girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (5)
  • medya (0)

1. Sağlık açısından doğru olan beslenme türü.

Örneğin ıspanak, çok zengin besin değerlere sahip olan bir sebze olmasına rağmen, pişince yararlı besin maddelerinin çoğunu kaybeder. Hatta sebzeleri bıçakla doğramak bile doğru değildir.

Ancak bunları uyguluyor muyum ? Tabii ki hayır .

11 aralık 2014 08:56

2. fast food düşkünlerine tavsiye edilmemesi gereken beslenme yöntemi.

- çiğ beslenme....

- karında kurt yapar :/

11 aralık 2014 10:04

3. bana göre; en doğru beslenme şekli.

zaten vegan beslenmenin sağlık deposu olduğu aşikar. birde bunun üstüne çiğ beslenen bir vegan gerçekten uzaya gider herhalde o enerjiyle.

bu tarz beslenme türünün deneyimleyen insanlar, mevcut hastalıklarını dahi yendiklerini söylerler.

ben polikistik hastası olduğum için bu kısmıyla ilgilenmiştim için daha çok.

birkaç video ekliyorum bununla ilgilenenler için: (link: https://www.youtube.com/watch?v=bMyOXxzrt20 1) (link: https://www.youtube.com/watch?v=rwU3__L1KxM 2) (link: https://www.youtube.com/watch?v=h1pZVmi-Pdc 3) (link: https://www.youtube.com/watch?v=Jziw4zbXLY0 4)

internette araştırırsanız daha tecrübeli insanlara ulaşabilirsiniz.

ben tabii ki yapamıyorum. belki burada yapmak isteyen çıkarsa yardımlaşabiliriz ama. gaza getirme konusunda

15 aralık 2014 14:03 16 aralık 2014 03:59


4. Çığ beslenme, farklı diyetlerden birisidir. tabii diyet deyince akla rejim gelmesin çünkü diyet; beslenme alışkanlığı anlamına gelir. yemekleri pişirirseniz besin değerini kaybederler. daha doğrusu ne kadar pişirirseniz o kadar kaybederler bu yüzden özellikle sebzeleri çok fazla pişirmemeniz lazım.

tabii bunu ette falan denemeyin maazallah parazit falan uğraşır durursunuz.

15 aralık 2014 20:28 19 aralık 2014 06:08

5. yaklaşık 1.5 sene boyunca 100% yaptığım, onu izleyen 1 sene boyunca da daha düşük oranda (%80 çiğ, %20 pişmiş) yaptığım sağlıklı beslenme diyeti. tamamen sebze, meyve, yeşillik, yağlı tohumlar, kuruyemişler, filizler ve deniz sebzeleri-alglerden oluşuyor. hayvansal ürünlere yer yok.

öncelikle belirteyim, herkese tavsiye etmem. çok bilinçli olmanız, sebze-meyveleri organik aldığınızdan emin olmanız ve sosyal baskıya maruz kalmamanız gerekiyor. ben %100 beslendiğim sürenin yarısını amerika'da geçirdim. zaten gurme çiğ beslenme şefliği eğitimi almak üzere gitmiştim, kurs boyunca yaptıklarımı yedim, akşamları ya kendim birşeyler yaptım ya da amerika'da bolca bulunan çiğ yemek restaurantlarını keşfettim. sonrasında yine aldığım eğitimler dolayısıyla (çiğ beslenme uzmanlığı) bulunduğum enstitüde sabah öğle ve akşam yemekleri tamamen çiğ gıdalardan oluşuyordu, o yüzden devam ettim. yani eğitim süresince ve türkiye ye döndükten sonra da bu beslenme şeklim devam etti. amerika'dayken rahatlıkla bu diyeti uygulayabilirken, türkiye ye döndükten sonra bariz bir şekilde zorlandım. çünkü süperbesin diye addedilen, amerika'da çokça bulunan sağlıklı gıda marketleri (whole foods, etc) türkiye'de yok, malzemelere ulaşım çok zor, pahalı vs. bir de sosyal baskı var tabi (aka mahalle baskısı). 'kızım bir parça börek de mi almazsın?' 'ya şu kadarcık yersen ölür müsün?' gibi her gün ne kadar cümle duyduğumu size anlatmama gerek yok sanırım. çiğ beslenmenin farklı alt kategorilerini de denedim, 801010 diye tabir edilen 'fruitarian' yani meyve ağırlıklı beslenmeden tutun, daha fazla yağ içeren, sebze ağırlıklı olana kadar çeşit çeşit çiğ beslenme alt kategorisini de denemiş biri olarak geldiğim nokta şudur:

-%100 çiğ beslenme, kısa bir süreliğine denenebilir. fakat sosyal baskıdan uzak olmanız, motive olmanız ve sebze meyve yemeyi gerçekten seviyor olmanız gerekiyor. yoksa yapmanız imkansız değil ama çok çok zor, ve yeme bozukluğuna yol açabilir, dikkat (bkz. orthorexia). benim tavsiyem daha önce hiç yapmadıysanız bir detoks merkezinde doktor kontrolünde yapmanız.

-eğer geçmişinizde yeme bozukluğu varsa, hiç başlamayın zaten. alkali diyet size daha uygun.

-çiğ beslenmeyi arttırarak da, vücudunuzda bir çok faydasını göreceksiniz zaten, illa %100 yapmanıza gerek yok. strese sokmayın kendinizi. önce sadece bir öğününüzü çiğ yapın. sonra belki diğer öğününüzü yarı yarıya yaparsınız. çiğ gıda miktarını arttırdıkça, vücudunuzda mucizevi etkisi daha fazla artacaktır.

-meyveleri her zaman tek başına tüketin. ve akşam 4 ten sonra yemeyin. bu iyi bir tavsiye çünkü meyve kanda insülini arttıracağı için, uyku hormonu olan melatoninin salınımını geciktirecek, bu da growth hormone dediğimiz anti aging/büyüme hormonu ve yağ yakıcı hormon olan leptin hormonunun salınımını geciktirecektir (hepsi sırayla salınıyor. saat 11 civarı melatonin, 1 civarı growth, 3 civarı leptin. bir gecikirse, diğerleri de gecikiyor). leptin hormonu önemli çünkü uykuda 1000 kalori civarı bu hormon sayesinde yakılır. eğer şeker veya meyve(doğal şeker) yerseniz, leptin hormonu daha az salgılanır ve daha az kalori yakarsınız, kısaca mantık budur.

-kuruyemişleri çiğ alıp, ıslatın. örneğin bademi çiğ alıyorsunuz, çok güzel. ama yetmiyor. sindirimi rahat olsun, enzimleri aktive olsun ve lif miktarı artsın diye ıslatmamız gerekiyor 8-12 saat.

tavsiyeler uzar gider. eğer bu konuya merakınız varsa türkçe kaynaklardan dr. ayşegül çoruhlu' nun 'alkali diyet' ve 'tokuz ama açız' kitaplarını önerebilirim.

16 kasım 2016 12:03