yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (30)
    • medya (2)

    30. çelişik bir durum.

    çocuk büyütmek değil de, insan yetiştirebilecek kadar yeterli miyim diye soracak olgunluğa eriştiğinde verdiğin cevap evet olduğu an, bu özgüven kibre dönüşüp insanı en iyi ben bilirimci bir ebeveyn modeline çevirip çokça kusur işletebiliyor. çocuğun özgür iradesine karışmak ve baskı yaratmaya sebep oluyor.

    bu soru yerine çocuğumla birlikte büyürümcü tayfa var, o zaten felaket. ikisi de büyümüyor genelde.

    şu aşaması bile beynimi yakıyor düşünmekten.

    23 temmuz 23:12 23 temmuz 23:15

    29. beni fazlasıyla korkutan eylem. önceden herkes gibi anne olmayı çok istiyordum. çok güzel bir şey bebek çok tatlı işte ne güzel falan diyordum. anne olmayı hala istiyorum ama içimde çok büyük endişeler var artık. çocuğumun hiçbir kavgaya şahit olmamasını isterim mesela. olabildiğince onu sorunlardan uzak tutmak isterim. onda hiç yara açmamak isterim. ilerideki herhangi bir davranışının sebebi çocukluğuna dayansın istemem hiç. onu takdir etmek isterim, orta düzeyde tabii, şımarık yetiştirmek istemem. yok’tan anlamasını da isterim fakat istediği şeylerden mahrum kalmasını da istemem derken bu liste hep böyle uzuyor gidiyor. ben bu yıl yaşadığım problemler sebebiyle bir psikoloğa gitmeye başladım. ve hayatımdaki yaşadığım her problemin kaynağı çocukluğumda çıktı. ve psikoloğum bana küçükken gördüğüm aile ortamının benim gördüğüm ilk dünya olduğunu ve ondan sonra hayatıma giren herkesi muhakkak ailemden biriyle eşleştirdiğimi söyledi. bunu fark ettiğim an anladım ben çocuk yetiştirmenin ne kadar önemli olduğunu. aile olmak, yuva kurmak bence çok güzel bir şey, istediğin sürece bir çocuğunun olmasının da. fakat çocuk kendini tatmin edilecek ya da iki yanağı sıktırılacak diye yapılacak bir şey değil. gerçekten çok büyük bir sorumluluk ve ben günümüzde ailelerin bu sorumluluğu sadece maddiyattan ibaret sandığını düşünüyorum.

    23 temmuz 21:02

    28. Kuzenime sordum çocuk büyütmek nasıl birşey diye. Dedi ki gerçekten güzel, çok başka bir duygu ama bir arkadaşım diyor ki "o olmadan önce eksiktim, tamamlandim." Yoo valla hiç de eksik değildim. Gezerdim, tozardım, kendime alışveriş yapardim, istediğim zaman uyur uyanırdım. Ama ben o kadar hazır hissettim ve isteyerek doğurdum ki eksiğimi tamamlamadım kendime bir omurluk bir yoldaş edindim ve hayatima bir fidan diktim.

    O kadar doğru ki. O bir çocuğun zorluklarını bilerek doğurdu, onu hayatına uyumlayarak geziyor, yaşıyor.

    Bence de çocuk bir fidan. fırtına da görecek, yağmurda da ıslanacak, güneşten de kavrulacak, biz sadece başlangıçta fidana bağladıkları çubuk gibi destek olacağız ama bir süre sonra buna ihtiyacı olmayacak. Bunun bilinciyle bağımlı değil bağlı aile olmak lazım.

    23 temmuz 18:45

    27. içimdeki çocuğu büyütemedim acaba çocuk nasıl büyütürüm diye iç geçirdim. anneliği tatmak çok istiyorum fakat böyle bir devirde çocuk ne kadar büyütülür bilemiyorum. çocuk büyütmek için hiç hazır hissetmiyorum galiba.

    23 temmuz 13:42

    26. 6 ay önce doğum yaptım ve ilk çocuğumu kucağıma aldım. Plansız gerçekleşen süpriz bir gebelikti benim için. Doğuma kadar kafamda bin türlü şey kurdum. Doğumdan sonra ise kurduklarımla alakasız bi düzenim oldu.

    Bir kere evet zormuş. Ama benşm hayatım tamamen değişti de onunla yeniden kurdum diye bir şey olmadı. Bebeğim 15 günlükken arabasına koyup dışarı da çıktım, eşimle haftasonları klasik gezmelerimizi yapmaya devam da ettik. Zor derken de neden zor, onu korumaya çalışmak için çok çaba harcıyorum. Daha ilk doğduğunda şekerli su içirmeye falan çalışan, reçel yedirmeye çalışan, şap şup ağzından öpen akrabalardan başla, biz tv izlerken tvye bakmasını önlemeye çalışmaya kadar bir sürü savaş veriyorum. Çok eğlenceli de ama. İlk gülüşünü ben gördüm. İlk kahkahasını annemin kucağındayken artık neyi komik bulduysa aniden attı. Yeni ek gıdaya başladık, üç günde bir başk sebzenin tadına bakarken o yüz ifadesi beni bitiriyor. Bazen bir kelimeye takılır o kelimeyi duydukça kahkaha atar. Biz de peşpeşe söyleriz ağzı açık kahkahaya boğulurken o minicik 2 tane dişini inceleriz falan. 

    Velhasıl ben hayatımda bu kadar güzel bişey yaşamadım. Anne olacağımı öğrendiğimde başlayan panik duygusu kayboldu gitti. Hayatıma bi neşe eklendi. İyi ki olmuş dediğim nadir şeylerdendir bebeğim. Umarım hayatımızın geri kalanı da böyle olur.

    23 temmuz 10:53

    25. "en zor büyüyen insan yavrusu."

    meğer ne doğru sözmüş, hayatımda yaşadığım hem en zor en de en güzel şey çocuk büyütmek. çocuk doğduktan sonra kendi hayatınız bitiyor ve birlikte yeni bir hayat kuruyorsunuz zaten, farklı bir beklentiye girmek hayal krıklığı yaratabiliyor.

    23 temmuz 09:55

    24. Bana şu an dünyanın en zor, en sorumluluk ve en emek isteyen işi gibi geliyor. Onu temiz beslemek, en azından ilk 36 aya kadar tv izletmemek, teknolojiden uzak tutmak, ağırlıklı olarak annenin ilgilenmesi, bol bol kitap okumak, oyun oynamak, temas etmek, gelişimini ve ihtiyaçlarını takip etmek, sağlıklı sınır koyabilmek o hassas denge bana başlıbaşına bir iş gibi geliyor. Çok yoruluyor, nasıl akşam olduğunu bile anlamıyorum. Bunun daha rutin takipleri, diş çıkarması, hastalıkları, okul seçmesi, kişilik özellikleri ve ilgi alanlarına göre gerekli hobilere yönlendirmesi var. Ben yine yol tutuşumun iyi olduğunu düşünüyorum, gerektiğinde danışmanlık alıyor bir uzman eşliğinde check ediyorum durumu, bir yandan kişisel terapi desteği de alıyorum. Keşke devlet politikaları izin verse en azından aileler ayda bir ücretsiz olarak bir psikolog ile görüşse, gerekli eğitimler düzenlense ve katılım zorunlu olsa  her şey çok daha farklı olur diye düşünüyorum. 

    23 temmuz 01:50

    23. Bu işi beceremediğimizi düşünüyorum özellikle zamane annelerimizin.

    Çocuklarla çalışıyorum işim gereği. Birkaç ülke görme şansım da oldu. Şu yorumu yapabilirim bu konuyla ilgili;

    Yurtdışındaki gördüğüm ülkelerdeki çocuklar o kadar sessizlerki Şımarık şımarık bağıranı ağlayanı sızlayanı hiç görmedim. ülkeye geri döndüğümde en çok bunu farkediyorum. Biz çocukları övgüvenli yetiştirelim derken şımarık yetiştiriyoruz. 

    Bizim ülkedeki anne ve babalar çocuklarıyla birlilte bir hayat yaşamıyorlar çocukları için yaşıyorlar.

    22 temmuz 16:35

    22. Bu başlığı görünce yazmak istedim bir akrabam var, cocuğunu cam fanusta yetiştiyor bildiğiniz. Bizim eve geldiğinde cocuk birşeye dokunmadan önce baba bu bana alerji yapar mı zarar verir mi diye soruyor, dal gibi ve çıt kırıldım afadersiniz biraz tırsak. Sinek ısırmış cocuğu vebalı gibi incelemeye aldı babası, bu cocuğun başkalarıyla oynaması sosyalleşmesi lazım, bu kadar aileye bağımlı bir çocuk görmedim ben öncesinde ellerinde su şisesiyle geziyorlardı bizim eve geldiklerinde bizde hazır su içmesek belki anlarım ama markası bile önemliymiş suyun ki öyle kalitesiz bir markada kullanıyor değiliz. Benden daha iyi bilen burda doktorlar vardır ama cocuklarında mikroplar tanışıp onlara bağışıklık kazanması gerekir bu gerek park olsun yada başka cocuklarla etkileşimi olsun, biz eskiden toprakla oynardık cocuk oyun oynamak bilmiyor, düşer diye koşmasına bile izin vermiyorlar cocuğun. Benim kardeşimle aralarında fazla bir yaş farkı yok kardeşim kolunu mu çatlatmadı dudağını mı yardırmadı cok hereketli yapabileceğimiz birşey yoktu şuan maşallah çok sağlıklı, güçlü kuvvetli, cocuklara biraz alan tanınması gerektiği düşünüyorum ne tamamen özgürlük alanı tanıyacaksın ne de akrabam gibi cam fanusta yaşatacaksın cocuğu.

    22 temmuz 04:23

    21. Çocuk yetiştirmekten ayrı bir kavram. Suriyelilerin yaptığı gibi doğurup doğurup sokağa salsan da büyür o çocuk. Doğurup kendin bakmasan da, annene, teyzeye, bakıcıya, kreşe gönderip günün 24 saatinin 16'sını onlarla geçirse de büyür. Eline telefonu verip, televizyonun başına oturtup hiç ilgilenmesen de, birlikte oyun oynayıp, kaliteli zaman geçirip, çocuğu kendin eğitmesen de büyür. Bu açıdan hiç zor değil çocuk büyütmek. Beslensin, uyusun yeter, jet gibi büyür. Zaman geçer, göz açıp kapayıncaya kadar büyür çocuklar. Ama çocuk yetiştirmek, çok az ebeveyne nasip bir şey bence.

    22 temmuz 01:28