girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (82)
  • medya (0)

82. çamaşır makinesi saat yönünde döndüğünde sağıma doğru, tersi yönüne dönmeye başladığında soluma doğru dönmek..

uzun süre çevremde döndükten sonra kendimi koltuğa atarak dünyanın dönüşünü izlemek...

bir ara merdivenlerden yuvarlanmayı çok seviyordum da buna dair çok anım olmadığı için kısa süreli bir salaklık olduğunu düşünüyorum.

13 kasım 00:30

81. Trafik canavarı logosunu ciddiye almak. Trafik kazalarını o logodaki canavar yaptırıyor sanmak. Özellikle gece yolculuktaysam gözlerim fıldır fıldır "acaba trafik canavarı nerede? Karşımıza çıkar mı bize kaza yaptırır mı?" Diye yollarda canavar arardım Ahsjksls.

(link: https://i.hizliresim.com/RrL78o.png Bahsi geçen namussuz canavar)

12 kasım 22:56

80. -Küçükken bir koalam olmadığı için ağladığım çok olmuştur.

-Annem pembe bayramlık dikmişti kızkardeşimle bana. Ona pembe kalpli çanta bana kırmızılı aldığı için ortalığı yıkmıştım uymuyor diye.O zamanlar da pembe -kırmızı kombini pek sevmiyormuşum demekki.

-Sallanan atta fazla geriye gidince kulağımın yanan sobaya yapışması.

-Sabah yatağa işeyince yanımda yatan kızkardeşimi dürtüp boşver ben işedim sen de işe diye teşvik etmem.

-Misafirlikte banyoda jilet bulmam ve hiç düşünmeden parmağımı cart diye kesmem. 

-Gene misafirlikteyken kızkardeşimin yerden bulduğu boncuğu burnuna sokması.Biz uğraştıkça boncuğun burnun derinliklerine doğru hareket etmesi. Gecenin bi vakti acile zor yetişmemiz

-Kiremitleri taşla ezerek un haline getirip kına diye elimize sürmek

12 kasım 19:53 12 kasım 22:52


79. monami boyalarının üzerindeki prens amblemini babamın liseden arkadaşı sanmak (niyeyse artık), babama bunu söylediğimde babamın “hee evet tabii” demesi (niyeyse artık) ve benim bunu arkadaşlarıma anlatmam...

12 kasım 16:50

78. annemlerin düğün fotoğraflarına bakarken "beni neden almadınız" diye hüngür hüngür ağlamak 1-2 saat boyunca trip atmak. olmadığıma 2 saat inanmamışım yani.

11 kasım 23:07

77. çok küçükken bir arkadaşımla koruk (gizlinot: bilmeyenler için, olmamış üzüm, çok çok ekşi olur, doğu yemeklerinin çoğunda limon yerine kullanılır, öyle bir ekşi) yemece oynamak. evlerinin bahçesindeki asmadan daha büyümemiş, küçük korukları salkım salkım koparıp, tuzlayıp yemek. bunu yılmadan bütün yaz yapmak. sonra bir gün işi abartıp "en çok koruğu kim yiyecek?" yarışması yapmak, velet başımıza asmada koruk bırakmamak, arkadaşımın diş etlerinin kanaması ve ölüyor sanmamız, ne zaman ölecek diye beklerken ağlamamız. akşamına hastanelik olmak, midenin yıkanması. 1 hafta mideyi yormamak amaçlı mama tarzı şeylerle beslenmek.

11 kasım 20:48

76. en sevdiğim şemsiyemi ters çevirip içine basmam. kendime tek bi şey sormak istiyorum NE DEN?

10 kasım 23:09


75. iğneyi alarak prizin içerisine sokmam :')

ardından hoşuma giderek bir daha sokmam...

ve anneme yakalanıp napıyosun sen diyerek temiz bir dayak yemem.

salaklık üzerine salaklık. iyi bu yaşa kadar yaşadım.

10 kasım 17:50

74. Herkese sataşmak kavgacı hatta dayakçı bir çocuk olmak :( hırçınlıklarım yaramazlıklarım psikolojisi bozuk bir çocuk olduğumun kesin kanıtı ama bunu tedavi ettirmeyi düşünememişler. 

10 kasım 14:54

73. 3-4 yaşlarında olduğumu hatırlıyorum. annem ve ben her sabah babamı işe uğurluyoruz. babam annemi dudaklarından öpüyor ve ben de kapı içinde bağırıyorum sabah sabah, ben de dudaktan ben de diye. annemler hem gülüyor hem de beni susturmaya çalışıyor. en son babam anneler dudaktan, çocuklar gıdıdan öpülür diyor ve ikna oluyorum. bu da benim saçma bir fallik dönem anımdır.

10 kasım 13:46