sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (40)
  • medya (2)

40. Fareler ile yapılan bir demeden çıkarılan sonuç, davranış batağı. 

yaklaşık 2.5 metreye 2.5 metre tabanı, 90cm duvar yüksekliği olan bir akvaryum. her duvarda zeminden 50cm yüksekliğe kadar dikine çıkan, duvara yapışık 16 tane tünel ve her tünelde 4 adet oda. yani duvar başına 64, toplam 256 oda. balık istifi doldurulursa da oda başına 20 fare kapasite. avluyu da kabaca hesaba katarsak hacmen 5-6 bin farenin sığabileceği, ısının 20c dereceye sabitlendiği ve iki tane sınırsız temiz su kaynağı olan bir ortam. farelerin dünyası bu. tabii en yüksekteki odadan sonra 40cm daha çıplak duvar olduğu düşünülürse neden kapalı dünya olduğunu anlamak zor değil.

bu dünyanın 1. gününde nüfusu; hastalık taşımadığından emin olunması için tek başına yaşatılmış 4'ü erkek 4'ü dişi 8 adet fare. bu şanslı 8; her gün tünellerin tepesinden kuru meyve ve kuruyemiş dökülmesi ve her 6 haftada bir de taban talaşı yenilenmesi dışında müdahele edilmeyen kendi dünyalarında, 104 gün kadar saltanat sürmüşlerdir. ortamı kolaçan etmeleri ve uyum sağlamaları bittikten sonra da 105. günde ikinci kuşağın ilk bireyi doğmuş ve nüfus 9 olmuştur. burdan sonra baktılar sıkıntı yok vitesi yükseltip yaklaşık her 55 günde nüfusu ikiye katlayarak 315. günde 600'ün üstünde bir nüfusa ulaşmışlardır.

bu noktada sabahtan akşama bi yukarı bi aşağı koşuşturup oynama, refah içinde yeme içme ve mutlu bir aile olma fikri sekteye uğramaya ve işler hafiften çirkinleşmeye başlıyor. fare sayısı arttıkça verilen yem de artırılıyor. hali ile huzurun kaçmasındaki sebep açlık değil, kalabalık. 

her yeni doğan fare hali hazırda oldukça kalabalık bir ortama doğuyor ve ömrü vefa ederse ortamın daha da kalabalıklaşmasına şahit oluyor. rakip sayısı sürekli artan erkek fareler yuva belledikleri kısımları korumakta zorlanmaya başlıyorlar. zorlanmaktan başarısız olmaya geçenler ise işi bırakıyor ve kendi bölgesinden çok avluda takılmaya başlıyor. 

ilk şiddet bu yitik gençlik gibi akvaryumun ortasında takılan ekipte baş gösteriyor. bazı fareler diğerlerine saldırmaya, ısırmaya ve yanlarından kovalamaya başlıyor. saldırıya uğrayan fareler de bir süre sonra ortama uyum sağlıyor ve onlar da canını sıkanlara saldırmaktan çekinmiyor. arada bir oda basmaya yukarılara çıkıyorlar, iyi korunmayan bazı fareler öldürülüyor ve yuvaları elinden alınıyor. bazı dişiler tek başına yaşamaya ve yavrularının bir kısmını yemeye başlıyor. terk edilen ve büyümeden ölen yeni doğan sayısı artıyor. az sayıda fare (deney sahibi calhoun bunlara "beautiful ones" diyor.) en üst kattaki odalara çekiliyor ve hatta bazıları odanın girişini kapatmaya çalışıyor. bunlar bi süre sonra s.kiş kovalamayı bırakıyor ve sadece yeme içme uyuma ile hayatlarını bitiriyorlar. 

komünün geri kalan kısmında; yamyamlık, çocuk katli ve şiddet bulaşıcı hastalık gibi giderek artıyor. çoğu erkek fare, maymun gruplarındaki tek baba maymun gibi davranıp bütün gördüğü dişileri s.kmeye çalışıyor. hali ile erkeklerin yemek haricinde paylaşamadıkları bu kulvar düzenli olarak kavga etmelerine ve birbirlerini öldürmelerine neden oluyor. güven duygusu ortamı tekediyor ve fare toplumu çökmeye başlıyor.

nüfusun zirve noktası olan 2200 fareye 560. günde yani bir buçuk yılda ulaşılıyor. bu noktada gittikçe daha çok hızlanan bir nüfus düşüşü başlıyor ve 610. günde nüfus 100 ün altına düşüyor. artık nüfus; balataları sıyırıp kendini saklamış, yukarı odalarda tek başına yaşamaya çalışan farelerden ve aşağıdaki kanlı oyunun kazananları, hafiften canavarlaşmış farelerden oluşuyor. deneyin sanırım en ilginç tarafı burası ki bu toplum bir daha da toparlamıyor. yani ortalığın cesetten ve hastalıktan geçilmemesi gibi bi durum yok, 6 haftada yapılan bir temizlikte zemindeki cesetlerde toplanıyor. içeride son kalan 100 fare aslında 250. gündeki 100 fare ile hemen hemen aynı şartlarda yaşıyorlar. ama artık yaşanmışlıklar mı dersin çoluğunu çocuğunu yediğin farenin yüzüne bakamamak mı dersin bilmiyorum ama 650. günde son dişinin ölmesi ile bu kapalı dünya zamanını dolduruyor ve şanslı 8 hanedanı tarihe karışıyor.

bu deney aslında "davranış batağı" dediğimiz, toplumun sert bir şekilde çirkinleşmeye başlaması kavramı. 

Buraya aldım çünkü günümüz Türkiyesine çok benzer, özellikle İstanbul. Her şey var ama bizi toplum yapan özellikler yok. 

25 nisan 20:53

39. enstrüman çalmanın beyin üzerinde etkileri,

müzisyenler ellerine enstrümanı her ellerine aldıklarında beyinlerinde havai fişeklerin patladığını biliyor muydunuz? müziği okurken, kesin ve çalışılmış hareketleri yaparken dışarıdan sakin ve odaklanmış gözükebilirler. ama beyinlerinin içinde bir parti dönmektedir. bunu nasıl mı biliyoruz. son 20-30 sene de sinirbilimciler gerçek zamanlı incelemeler ile beynimizin nasıl çalıştığı hakkında dev buluşlar yaptılar. 

bunun için fmri ve pet tarama aletlerini kullandılar. insanlar bu makineye bağlandıklarında okumak veya matematik problemleri çözmek gibi görevlerin her birinin beyinde karşılığı olan bölgeleri ve bunların o andaki etkinliklerini gözlediler. araştırmacılar, katılımcılara müzik dinletince havai fişekler gördüler. beyinlerin bir çok noktası aynı anda parlıyordu. beyin, sesi işleyip melodi ve ritim gibi parçalara ayırdıktan sonra hepsini bir araya getirerek birleşik bir müzik deneyimi oluşturuyordu. ve beynimiz bütün bu işi , müziği ilk duyduğu anda ayağımız tempo tutuncaya kadar kısa sürede yapıyordu. 

fakat bilimadamları müzik dinleyenlerden ziyade müzisyenlerin beynini incelemeye başlayınca küçük havai fişekler dev bir şölene döndü.ortaya çıktı ki müzik dinlemek beyni gayet ilginç etkinliklere soksa da enstrüman çalmak beyinde bütün bir vücut egzersizi yapmak ile eşdeğer. sinirbilimciler beynin bir çok alanın parladığını, aynı anda farklı bilgileri karışık, birbiriyle ilgili ve şaşırtıcı derece de hızlı bir seride işlediğini gördüler. ama müzik hakkında beyni böyle aydınlatan şey nedir. bu araştırma hala yeni sayılır ama sinirbilimcilerin gayet iyi bir fikri var. 

enstrüman çalmak beynin hemen hemen tüm bölümlerini aynı anda meşgul ediyor, özellikle de görsel, işitsel ve motor korteksini. ve başka herhangi bir eksersiz gibi enstrüman çalmaya disiplinli ve planlı çalışma, bu beynin işlevlerini güçlendiriyor, ve bu güce başka aktivitelerde başvurmamızı sağlıyor.müzik dinlemek ve enstrüman çalmak arasındaki en büyük fark, ikincisinin beynin iki yarımküresi tarafından da kontrol edilen ince hareket becerilerine ihtiyaç duymasıdır. aynı zamanda sol beyinin daha ilişkili olduğu sözel ve matematiksel keskinlik ile sağ beynin öne çıktığı yenilikçi ve yaratıcı içeriği birleştirir. bu sebeplerden, enstrüman çalmanın beyindeki carpus callosum bölümünün, yani iki yarım küre arasındaki köprünün hacmini ve etkinliğini arttırdığı görülmüştür. böylece beyindeki mesajlar daha hızlı ve daha çeşitli yollardan iletilebilir. bu, müzisyenlerin hem akademik hem sosyal ortamlarda sorunlara daha etkili ve yaratıcı çözümler getirmesini sağlar. müzik yapmak, duygusal içeriğini ve mesajını, üretmeyi ve anlamayı da kapsadığı için, müzisyenlerin genelde daha yüksek sevilerde yürütme işlevi vardır. yani planlamayı, strateji üretmeyi, detaylara dikkati içerirken aynı anda kavramsal ve duygusal alanları analiz etmeyi gerektiren birbiriyle bağlantılı göreler kategorisi. bu becerinin aynı zamanda hafızamızın çalışma sistemine de etkisi vardır. ve gerçekten de, müzisyenler daha hızlı efektif hatırlayarak, saklayarak gelişmiş hafıza becerisi gösterirler. çalışmalar, müzisyenlerin yüksek derece de bağlantılı beyinlerini her bir anıya birden çok etiket vererek kullandığını bulmuştur. örneğin, kavramsal bir etiket, duygusal bir etiket, işitsel bir etiket ve bağlamsal bir etiket. adeta iyi bir arama motoru gibi. peki bütün bu faydaların örneğin spor yapmak yada resim yapmak yerine sadece müziğe özel olduğunu nasıl biliyoruz. ya da müziğe yeni başlayan insanlar zaten en başından akıllı olabilir mi. 

sinirbiliciler bu konuları da araştırdılar, fakat şimdiye kadar bulduklarına göre bir müzik aletini çalmayı öğrenmenin sanatsal ve estetiksel alanları diğer bütün etkinliklerden farklı, diğer sanat dalları da dahil. ve aynı seviye de kavramsal beceri ve sinirsel işlem gösteren katılımcılar arasından yapılan rastgele çalışmaya göre, bir müzik öğrenimi görmüş olanlar diğerlerine nazaran birden çok beyin bölgesinde gelişme gösterdiler. 

enstrüman çalmanın zihinsel yararları hakkında yapılan bu yakın tarihli araştırma zihinsel işlemler hakkındaki anlayışımızı geliştirerek beynimşzdeki harika orkestrayı yaratan iç ritimleri ve karmaşık etkileşimi ortaya çıkardı.

Başka bir sözlükte var olan bir yazımdır, kaynağı. 

9 nisan 00:20

38. ailenin aslında bir yaştan sonra seni istemediği,sana bir an önce gitsin gozuyle baktığı* hatta bunun için seni kırıp geçmekten çekinmediği.

21 eylül 2018 12:29 21 eylül 2018 12:37

37. "angutluk yapma" diye bir tabir vardır. Hakaret olarak kullanılır. TDK'ya göre angut, "ahmak, kaba saba" anlamına geliyor. Ama aynı zamanda angut, "Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu"nun da adı. Ve bu zavallı kuş meğer eşi öldüğünde kendisi de ölünceye kadar eşinin üzerinden gözlerini ayırmazmış. Başkasına bakmazmış.

Sadakat ve sevgi ahmaklık mıdır?

20 eylül 2018 14:21

36. Soğan doğrarken bir burnunuz olduğunu unutup, yalnızca ağızdan nefes alırsanız gözleriniz yaşarmaz. 

20 eylül 2018 00:40 20 eylül 2018 00:41

35. Türkülerde bahsedilen Allı turnanın flamingo olması.

20 eylül 2018 00:31

34. genel olarak "altı kaval üstü şişhane" diye kullanılan sözün aslı "altı kaval üstü şeşhane"dir. Kaval ve şeşhanenin birbirine uymayan silah parçaları olmalarından doğan bir deyimdir.

Detaylı hikayesi (link: http://kaknushezar.blogcu.com/alti-kaval-ustu-sisane-sishane-olmak/2186955 burada) var.

19 eylül 2018 16:27

33. Dolarların sahte olup olmadığını anlamak için beyaz kağıda sürtmeniz gerekir. Eğer yeşil boya verirse gerçektir.

20 şubat 2018 20:36

32. İDO nun açılımı İbrahim ve Derya nın oğlu olması 

20 şubat 2018 19:17 20 şubat 2018 20:35

31. Hukuk camiasında 7.senem(gizlinot: Okulu da saydım),medeni hukukta kuzen,kuzin ayrımı diye bir şey olduğunu ilk kez duydum. Eğer doğruysa,ben boşa yaşamışım. :d

20 şubat 2018 17:54

ilginizi çekebilecek benzer başlıklar