sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (34)
  • medya (0)

1. Maaslari degil de ogretmen profilleri dert oluyor bana son zamanlarda universitede egitim fakultesi benim fakultemin hemen yan binasiydi ayrica kpss kursumda da kendileriyle cok fazla ayni ortamda bulundum.genelleme yapmak istemem tabi ki ama benim gorduklerimin cogu "ileride cocugumu bunlar mi egiticek" seviyesindeydi.

Ayrica eklemeden de duramadim kpssde 80 atanamamak nedir gulum iibfde tasraya atanman icin 83u garantilemen lazim ki maasi da ogretmenden azdir . Bilginize

edit: iibfde neler döndüğünü bilmeden zırva diyebilenlerin burda da olduğunu görmek ne kadar sevindirici :,)

26 ağustos 2015 13:11 26 ağustos 2015 19:27

2. Türkiye'de Maaşlar çok mükemmel değil bunda hem fikiriz. Buna bir çok meslek gibi öğretmenler de dahil, tamam. Ama bu noktada daha kötü Maaşlarla ve şartlarla kıyas yapmak kadar daha iyi durumlarla da kıyaslamak Abes bence. Niye bir mühendisin öğretmenden çok kazanması dert oldu bunu anlayamadım. Babam inşaat mühendisi, başvuru için gençler geliyor, abi 1000 liraya Razıyım diyorlar, diyor. Nerde öğrermenden yüksek almak. Şimdi bu noktada çocuğumu emanet edeceğim insanın daha iyi şartlarda yaşamasını ben isterim, zira ne kadar az derdi olursa çocuğuma o kadar iyi davranır diye düşünüyorum. Ama bi noktada bana da dert olmuyor değil, özellikle ek ders ücretleri. Ailemde oldukça fazla ÖĞRETMEN var ve cidden ek ders ücretlerinden iyi para kazandıklarını biliyorum, bu noktada Aklım karışıyor. ÖĞRETMEN de bir devlet memuru ise günde 8 saat mesaisini tamamlamak zorunda bence. Yok dersim bitti gideyim, yok fazla kaldım ek para alayım olmamalı. Yine bu noktada değinilen bir şeyden bahsetmek istiyorum, sağlık Çalışanları da nöbet karşılığı para almıyorlar mı? Ne yazık ki çoğunlukla almıyorlar arkadaşlar. 16 saat nöbet karşılığı genelde öncesi ve sonrası olmak üzere iki mesai günü izin kullanıyorlar, ek saat kalırsa da bi hemşire 8 saat için 50 lira alıyor mesela. Yine intern sözü geçtiği için söylüyorum, eşek gibi çalışmalarına rağmen ÇOĞU zaman okul Tarafından yemek masrafı bile karşılanmayanlar da bu arkadaşlar. Neyse konumuz bu değil. Bir başka nokta da KPSS ve atanmayan ÖĞRETMEN olayı var. KPSS' yi adaletli bulmuyorum ilk olarak ama zaten öğretmenlik seçenler bunu başta kabul ederek seçiyor bu mesleği, geri kalan bi Sürü meslek gibi. Bu noktada da ülke politikasına girmek gerekiyor. Neyse bi şekilde puan olarak aynı OLMASINA rağmen iş olanağı olarak daha az şansın olan öğretmenliği seçtin, o zaman Çalışacak ve sınavı kazanacaksın. Kazanan nasıl kazanıyor demek de istemiyorum ama biraz öyle. Ben de okulum bitince sınava girmem gereken bir bölüm Seçtim ve şikayet etmiyorum, netice de benim kararım. Bence kolay meslek yoktur, tabi Hakkı'yla yapılırsa. Öğretmenlik daha zor ya da kolay da diyemem. O yüzden hiç bir meslekle karşılaştırmaya girmiyorum.

26 ağustos 2015 13:22

3. Bana da olan şeydir.

Öğretmen maaşı son memur zammından sonra 2bin4yüzküsür lira. Bu öğretmenin evli ve çocuklu olduğunu düşünürsek yaşamını ancak hayati ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde sürdürebilir. Bir öğretmenden bahsediyoruz, kendini olabildiğince geliştirmek zorunda ve öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek bireyler olmalılar. Tiyatroya sinemaya gitmesi, kitap okuması gereken, öğrencilerine örnek olması gereken kişilerden bahsediyoruz. Bu maaşla maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde kendini gerçekleştirme basamağına yaklaşması imkansız bir öğretmenin.

Tabi ki bu maaş bana dert oluyor, çünkü ilerde çocuğum olduğunda mümkün olduğunca örnek olmaya çalışacağım ama öğretmenini benden fazla görecek ve onu da örnek alacak, öğretmeninin kendini geliştirmiş bir birey olmasını isterim.

Eğitim fakültesi öğrencilerinin profili 'çocuğumu bunlar mı eğitecek' seviyesindeymiş. Sevgilim hukuk okuduğu için o ve onun arkadaşlarından, çok fazla da hukuk okuyan ve bitirmiş arkadaşım olmasından biliyorum, adalet bunlara mı kalacak dediğimi çok bilirim. Çünkü toplum olarak böyleyiz biz. Hiçbir şeyi beğenmiyoruz. Mükemmel olan biziz çünkü. He, bir de ek ders ücretleri dert olanlar var. Zaten bir ailenin bu maaşla standart bir hayat sürmesi zor, ek gelir imkanı var, ona da karışalım. Çünkü bizden fazla para kazanabiliyorlarsa karışma hakkını kendimizde bulabiliriz. Çünkü önemli olan hak ettiği değil, bize göre ne kadar aldığı.

Atama puanları da bana dert oluyor. Çünkü bölümden mezun olmuş kişi artık öğretmendir. Aday değildir, kpss nin olması saçmadır. Atanmak için puana ihtiyaçları olması tabi ki bana dert olur. Ama bunu eleştirmek yerine iibf'de 83 puanla taşraya atanıyorum, öğretmen 80le atanabiliyor demek daha kolaydır. Çünkü ben zorlanıyorsam onlar daha da zorlansın deriz biz.

Var olan sistemi eleştirmeye başlayıp aynı tarafta yer aldığımızın farkında olduğumuz zaman aslında her şey daha kolay olacak kimsenin maaşı kimseye dert olmayacak. Ama yapamıyoruz işte.

26 ağustos 2015 13:53


4. 2011 yılında 84 puanla tercih yapma hakkı bile verilmedi bana, tercih taban puani 85 ten açıldı. Psikolojim bozulmuştu o puanla tercih bile yapamamaya, babam istediğim herhangi bir özel okula yerlestirebilirdi, istemedim hırs yaptim.

2012 yılında günde 8 saat kpss çalışıp 92 puanla atandım. Yok efendim iibf 83 le taşraya ataniyo yok öğretmen merkeze ataniyo gibi genellemelerin hepsi bana göre zırva. Çünkü o yıl 89 puan alan arkadaşım hala hakkari Yüksekova'da görev yapmakta.

Üzülerek söylüyorum ki, kamu kurumlarında görev yapan memurlar arasında lisans mezunu olup da en düşük maaşı alan meslek grubu öğretmenlerdir. Bu sebepten dolayı maaşı tartışılacak en son grup öğretmenlerdir.

Atatürk TBMM İlk açıldığında, mebus maaşları düzenlenirken "öğretmen maaşlarından fazla olmasın" demiş. Bir de şimdiki duruma bakın :)

Her mesleğin kendine göre zorlukları var, her meslek grubundan çürük yumurtalar çıkar, bu durumu genele vurmak çok sığ bir düşünce. Milli eğitim okullara elektrik, su, internet faturası dışında herhangi bir ödenek vermiyor, örneğin laboratuvar malzemesi talep ediyoruz, daha nice köy okullarının elektriği bile yok gibi bahaneler üretiyor, dolayisiyla okulun laboratuvarıymış, kütüphanesiymiş, fotokopi makinesiymiş, boyasıymış, çevre düzenlemesiymiş hepsini biz karşılıyoruz, bunu şahsi olarak övünmek için söylemiyorum, merkeze uzak olan çoğu yerde durumlar böyle, hani hepimiz yatmıyoruz,işimiz sadece eğitim - öğretim de değil, bilin diye.

Son olarak ;

''Eğer bir doktor, avukat ya da dişçi, ofisinde aynı anda, farklı ihtiyaçları olan, bazıları orada olmak istemeyen ve sorun çıkaran 40 kişiyle, yardımcısı olmadan 9 ay boyunca her biri ile profesyonelce ilgilenmeye çalışırsa o zaman belki öğretmenleri anlayabilirler. "

Donald D. Quinn

26 ağustos 2015 15:37

5. iç mimarlar odası iç mimarların 2015 asgari ücretini 3500tl belirlerken son ayrıldığınız yerde size 1300tl teklif edilebiliyosa bir iç mimar maaşları kadar dert olduğunu sanmıyorum. resmen saygı yok bu mesleğe. 2hafta kurs alıp piyasada iç mimarım diye dolaşanların faturasını ödüyosun.

26 ağustos 2015 16:24

6. belki de yüzlerce öğretmenin emeğinden nasibini alamayan , her fırsatta öğretmenlerin çalışma saatlerini eleştiren çünkü kendi çalışma hayatından zerre memnun olamayan yanlış iş seçimi yapmış insanların derdidir bu. üstüne burda utanmadan nöbet konusuyla dalga geçilmiş, böyle nankörler oldukça öğretmenler daha çoook nöbet tutacağa benziyor.

26 ağustos 2015 16:39

7. 4 yıllık matematik öğretmeniyim devlette 3. yılım.Van ın bir ilçesinde görev yapıyorum.Öncelikle şunu söyleyeyim temmuz ayı itibariyle hepimiz vergi dilimine girdiğimiz için kıdemi benim civarlarımda olan hiç bir öğretmenin 2400 lira maaşı yok ha vergi dilimine girmesek de yok zaten de neyse ikincisi ek dersten iyi para kazanıyor diyenler için bir branş öğretmenin haftalık alabileceği maksimum ek ders 20 saattir ayda resmi tatil gibi durumlar olmazsa 80 saat eder. Bu 80 saat ekim-aralık ayları arasındaysa 8 kusur lira ücretten 650 lira civarı, sene değişip hazirana kadar olan sürede 9 kusur liradan 740 lira civarı bir para eder. Bir branş öğretmeninin bizim tabirimizle full ekders alabilmesi (kendi branşım için konusuyorum ) 6 sınıfa derse girmesi lazım.Bu benim gibi küçük ilçelerde az sayılı öğrencili okullarda tek öğretmen bile olsan çok mümkün değil, çok sınıflı büyük okullarda aynı branştan birden fazla öğretmen olduğundan mütevellit full ekders yine biraz ütopik oluyor.Nöbet durumu ise sadece çocukların güvenliği anlamında değil o gün okulda olabilecek aklınıza gelecek olumlu olumsuz her koşul için nöbetçi öğretmene sorumluluk verir. Ha nöbeti elinde çay bardağı öğretmenler odasında tutanları tenzih etmekle beraber doğunun 6 ay ayazında kışın -30 derece soğuğunda dersten kendini bahçeye eli ayağı ısınmadan ordan hop derse atan öğretmenler için az bile dediğimdir.

Esas anlamadığım nokta ise diğer meslek kollarında iyi olmayan şartları iyileştirmeye çabalamak yerine neden var olan başka durumları aşağı çekmek yermek, cevap bulamıyorum

27 ağustos 2015 00:29 27 ağustos 2015 15:22


8. Maaşımı ya da çalışma süremi kendine dert edinen arkadaşıma söylemek istediğim birkaç şey var:

" Bak arkadaşım, hiçbir zaman kötü bi öğrenci olmadım. Yapmak istediğim mesleği daha ilkokuldayken koymuştum kafama. Lisede hem gayet iyi bir sınav puanı hem de çok yüksek bir yetenek puanı alıp öyle başladım istediğim liseye. Yıllarca hem kendi alan derslerime hem de diğer temel derslere çalıştım. Üniversitede " siz barajı geçseniz yetiyor zaten " diye kafa şişiren akranlarımın çoğundan yüksek puan alıp, yine günlerce yetenek sınavı peşinde koşturup alanımdaki en iyi üniversiteye girdim. Sen ders çalışıp arkadaşlarınla güzel güzel bir şeyler iciyorken ben bölüm kapanana kadar okulda çalışıp, üstüne bazen yemek bile yiyemeden para kazanmaya gidiyordum. Öğrencilik hayatım boyunca arkadaşlarımın pazar kahvaltısı saatlerinde şehrin bir ucundaki müzik evlerinde, dünyanın en şımarık öğrencileriyle 3. Dersime falan giriyordum. Çünkü para verip çocuklarına özel enstrüman dersi aldıran ailelerin büyük bir çoğunluğu çocuklarının en az Chopin, Mozart kadar yetenekli olduğundan emindir.

Sonra okulu gayet güzel bir ortalamayla bitirdim. Yarım dönem sonra gayet yüksek bir ales puanı ve tekrar söylememe gerek var mı bilmiyorum ama baba gibi bir yetenek sınavıyla yüksek lisans yapmaya başladım. Bu sırada özel kurumlarda üç kuruş paraya öğretmenlik yapıyordum. Öğretmenlik dediğime bakma ama; bazen temizlikçi, bazen aşçı, bazen velilerin stres topusun özeldeysen.

Neyse sonra anladım ki bu iş böyle olmayacak. En güzeli kpss' ye çalışıp devlete bağlı olmak. Döndüm memleketime, dershaneye yazıldım. Yine " sizin puanınız çok düşüüeekk " diye aptalca sidik yarışına girenlere inat gayet güzel bi puan aldım. Hoş almasam ne olur, Kpss puanım mı karar verecek benim öğretmen olup olamayacağıma? Neyse allah yüzüme baktı ve gayet şirin, güzel bir köye atandım. Hayatımda ilk kez odun sobası yakmayı öğrendim. Elektriğimiz bi var bi yok, kışın kar yağdığında sularımız donuyor, su basıncı az olduğu için duşa girmeden bir saat önce su ısıtmaya başlıyorum ama mutluyum. Çok mutluyum hem de çünkü işime aşığım. İş değil hatta bu benim için. Ben o çocuklara aşığım çünkü.

Şimdi benim çocuklarım senin adını bile hayatında duymadığın müzik türlerini sular seller gibi biliyor, dinliyor. Senin duysan yemek sanacağın çalgıların telli mi, vurmalı mı, üflemeli mi, yaylı mı; hangi Sınıfa girdiğini biliyor. Dağ başındaki köye çok sesli korolar gidiyor ayaklarına. Türkiye' nin ilk pilotu kim, ilk tiyatro sanatçısı kim, baro ne demek, Atatürk' ün en çok sevdiği yazarlar kimler bunların hepsini biliyor. Dünyanın her tarafından mektup arkadaşları var artık, onlarla mektuplaşıyorlar.

Şimdi sen benim maaşıma hâlâ göz dikiyorsan bu senin bencilliğin, senin ayıbın.

Genellemeyeceksin arkadaşım, kimseyi genellemeyeceksin. Zamanında öğretmen maaşının milletvekili maaşından yüksek olmasını isteyen bir liderimiz vardı ya, onu hatırla arada bir. Ya da ahkam kesme, gel iki odun taşı, okulu temizle azıcık da çorbada tuzun olsun.

10 ekim 2015 09:56 10 ekim 2015 09:59

9. Nitelik nicelik meselesi dikkate alınmalı. Otuz saat derse girilmiyor sadece. Planlamalar, veli görüşmeleri ve ziyaretleri, en önemlisi lafa yorgunluğu... Gerçekten çok yoğun geçen bir meslek. Bu anlamda maaşın "Türkiye şartlarında" normal olduğunu düşünüyorum.

10 ekim 2015 11:03

10. öğretmenliği sadece çalışma saati bazında değerlendirip şu kadar saate bu kadar maaş diyen arkadaşların, bu bakış açısıyla, öğretmenliğe dair hiç bir fikirleri olmadığını göstermiştir. İstanbul'da öğretmenim ve 7:10 da ders başı yapıyorum. eğer nöbetçiysem 6:50 de okulda olmak zorundayım. ilk görev yerimde sınıf mevcudum ortalama 80 kişiydi. bunları geçtim gün içinde hiç oturmadan ders anlattığım ve nöbet tuttuğum, tenefüste öğretmenler odasına girip bir bardak sıcak çay bile içemediğim günlerim çok olmuştur. evet çalışma saatleri herhangi bir çalışana göre kısadır ama o çalışma saatleri içinde birçok meslek grubundan daha aktif olur. yine de bu kadar itibarsızlaştırılmak, insanların maaşmış, tatilmiş diye bu mesleği kendilerine dert eden tavrı beni yıldırır mı? hayır! bana öğrencilerimin minik bir gülümsemesi yetip artıyor. onların iyi yerlere geldiğini görmek, başarılarında ve mutluluğunda pay sahibi olmak herşeye bedel.

10 ekim 2015 14:48