girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (16)
  • medya (0)

16. Öğretmen denince aklıma hep ilkokuldaki öğretmenim gelir.

Aşırı karizmatik,boylu poslu yakışıklı bir adamdı, her daim elinde kitabı olurdu. Eşinden boşanmış ve yalnız yaşıyor olmasına rağmen her daim ütülü kiyafetlerle, üstü başı jilet gibi okula gelirdi.

Şiir severdi. Kızına da aşırı düşkündü. Okuldaki tüm kadın öğretmenler hatta veliler bile hastaydı ona. 

Bize de her gün kitap okumanın önemini, açık görüşlü olmayı, Atatürkçülüğü, iyi giyinmeyi falan anlatırdı dersleri bitmeden 10 dakika önce. Nitekim örnek bir insandı. Allah yolunu açık etsin. 

28 nisan 19:46

15. Gün geçtikçe itibarsızlaştırılan, hevesi kaçırılan, her gün mutlaka birinin tartaklandığı, dövüldüğü, bıçaklandığı ve hatta öldürüldüğü hatta ve hatta atanamaığı için intihara sürüklediği meslek grubu.

Maaşı geçtik artık biz ya ondan ümidimiz kalmadı zaten de bari başımıza bir iş gelmeyeceğinin rahatlığıyla okula gidebilsek.

Biz artık öğrencinin, velinin, aynı görüşte olmadığımız idarecilerin iki dudağının arasındayız. Suçluysak da değil yalnız, suçsuz olduğumuz halde yapılan bir şikayet işimizi bitirmeye yetiyor. Dayak atmasak da, canımızı dişimize de taksak da, gerçekten eğitim vermeye çalışsak bile o kadar kolay gözden çıkarılıyoruz ki aklınız durur. Bir öğrenci ve veli tarafından degerlendirilmedigimiz kalmıştı, o da çıkacak yakında. Ha bu arada bizi değerlendirecek veliler arasında okuma yazma bilmedikleri için, işlerine gelmediği için ya da canları istemediği için kendilerinin doldurması gereken evrakları, anketleri, formları bizim doldurduklarımız var. Ya da çocuğunun ayağı enfeksiyondan kangren olmak üzereyken dahi umrunda olmayan, bizim zorumuzlar hastaneye götüren veliler var.

Ne zaman hevesim kaçsa başöğretmenim geliyor aklıma, köy enstitüleri geliyor , hasan âli yücel geliyor; onlar sayesinde yılmıyorum. Yılmak da istemiyorum. Hakkımızda hayırlısı olsun.

28 nisan 11:01

14. El birliğiyle en dibe çekilendir.

Bugün aynı okulda görev yaptığım öğretmen arkadaşım- aynı zamanda müdür yardımcımız - Bir velinin çocuğuyla ilgili talep ettiği şey geç yapıldığı için veli tarafından fiziksel şiddete uğradı. Bayağı adam elini kolunu sallaya sallaya geldi, ortalığı ayağa kaldırdı, vurdu ve gitti.

Geldiğimiz nokta, öğrenci ve veli her zaman haklıdır, ortada bir suç varsa bu kesinlikle öğretmenin suçudur. Asla abartmıyorum, durum şu an tam olarak bu.

Biz artık eğitim filan veremiyoruz. Gerçekten. Bıktım.

12 mart 21:02


13. Ben herkesin öğretmen sıfatını hakkettiğini düşünmüyorum.Bir şeyler bilip bunu aktarabilmek,aktaramamak zaten temel etken ancak benim değinmek istediğim şey öğretmenin öğrencisiyle olan ilişkisi.

Mesela bir öğretmen vardır anlatır gider,bilgiyi alırsınız ancak onunla kalırsınız.Bir öğretmen vardır ki hem öğretme istekliliği size öğrenme isteği olarak yansır hem de sizinle yakın bir ilişkiye sahip olduğu için dersleri daha zevkli hale gelir.

Ben edebiyattan nefret ederdim çünkü edebiyatçıyla birbirimize karşı nefret beslerdik ayrıca kadının anlatımı herhangi bir şekilde ilgi çekici değildi.İyiydi ama zevkli değildi.Bu yılki hocamı seviyorum ve adam zaten sevilen,öğrencileriyle iletişim kuran biri ve edebiyat dersinin gelmesini bekliyorum.

Coğrafya yüzünden eşit ağırlık seçmemeyi bile düşünmüş olan ben bu yıl coğrafya çalışmaktan garip bir haz duyuyorum.Eski öğretmenimiz çok iyidi ancak sıkıcıydı,şuanki ise eğlenceli ve yine bizlerle iletişim kuran biri.böyle birçok örneğim var mesela.

Ben öğretmenliğin meslek olarak değilde bir unvan olarak görülmesi gerektiğini düşünüyorum.Eğer sizin göreviniz bir kitleye bir şeyler öğretmekse bunu duvara anlatır gibi değil de onlardan biri olarak,belli bir yakınlık ve mesafe ile yapmanız gerekir.

Öğretmenin tutumu sizi bir dersten soğuta da bilir,derse aşık da edebilir.

--fazladan örmek--

ygs matematiğim çok daha kötü ancak ygs derslerini seviyorum çünkü öğretmen sadece anlatıp gitmiyor,gerektiğinde ara veriyor,sürekli bir iletişim halindeyiz ve adam okuldaki her şeyden haberdar çünkü seviliyor.

müfredat matemati şuan daha kolay mesela ama dersten tam anlamıyla nefret ediyorum çünkü öğretmen full ders işliyor.0 ara+0 iletişim=zevksizbir ders ;bir süre sonra ne yapıldığını bile anlamayan bir sınıf.Ve bu öğretmen öğrencilerle uzak olmasını,sevilmemesini dert ediyor.Sen dersin ortasında sırf bir kişi farklı üst giymiş diye çıkıp müdür yardımcısını çağıracak kadar uzaksın iletişim kurmaya.E halden anlamıyorsun,1 dakika bile ara vermiyorsun neden sevilesin ki?insan biraz kendine bakıp ''neden?'' diyebilmeli.

birkaç yıl önceki tarih konularımızla şuanki aynı ve ben birkaç yıl önce tarihe aşıkken şuan hiç sevmiyorum çünkü öğretmen farkı :/

---

Okulu çekilir hale getiren şey bence öğretmenleridir.Ders dışında da iletişiminizin olduğu bir öğretmen varsa çok iyi olur.Ama genelde erkek öğretmenler daha samimi olduğu ve onlar da erkek öğrencilerle bu yakınlığı sağladığı için zor oluyor bu yakınlık olayı.

Benim için mesela eskiden bir hocamız vardı,kadını hala taparcasına seviyorum,sürekli yanındaydım,ders dışındaki konularda yardımcı oluyordu,konuşmaktan o da zevk alıyordu ancak çok çok yakın değildik ki bence bu onun koyduğu sınırdı.Ama mesela matematik hocamız erkeklerle arkadaş gibi yakın.

Benim yakınlıklarım genelde çok sevdiğim hocalara soru sormam ve onların da bana alışmış olmaları,derslerine gösterdiğim ilgiye sevinmeleri şeklinde oluyor.Hiç yoktan iyidir ama keşke daha yakın olabileceğim hocalarım olsaydı.Bu da şans işi.Geçen yılki öğretmenlerimizin hepsi mesafeliyken şuankilerin çoğu yakınlık kuran kişiler.

29 aralık 2017 23:43 29 aralık 2017 23:45

12. ilk söylemek istediğim şey herkes öğretmen olamaz. bişeyler anlatıp gitmek değil kişide "imzanı" yani emeğini bırakmak önemli olan. bugün seni hala hatırlıyorsam hocam 13 yıl sonra mesafelere rağmen görüşüyorsak, gözlerim doluyorsa ben çok şanslıyım. çok şanslıyım ki karşıma çıkan çok iyi öğretmenlerim oldu, kötüsü de oldu o ayrı vedalaşmadan bile gidiyorsunuz böyle olunca. bunları yazmak vazifemmiş gibi hissettim nedense.inşallah ülkemizin tüm öğretmenleri benim öğretmenim gibi olur.işte o zaman eğitimden ve gelecekten umudum olur.Allah uzun ve hayırlı ömür versin

29 aralık 2017 13:38

11. ne ilkokulda ne lisede hiçbir öğretmenimle karşılıklı sohbet edecek kadar samimi olmamıştım. genel olarak öğretmenlerle samimi olmayı sevmiyordum. ta ki geçen seneye kadar. üniversiteye hazırlanmak için gittiğim dershanede bir kadın hocamız vardı, arkadaşlarımla kadının fangirl'ü olmuştuk. fikirleri, tavırları çok hoşumuza gidiyordu. neyse, zamanla samimi oldum bu hocayla. sohbet ediyorduk, film falan öneriyordum. bayağı iyiydi aramız. dershane bitti, üstünden 3-4 ay geçti bir baktım hocam beni instagramdan engelleyip engelimi kaldırmış sonrasında?! diğer arkadaşlarıma sordum size böyle bir şey yapmış mı diye yok, onlara yapmamış. merak edip "hocam beni neden engellediniz yiiaa" diye mesaj attım yine engelledi dkdjkd bu sefer tamamen engellendim. o zamandan beri anlam veremiyorum neden böyle bir şey yaptığına. içten içe benden nefret ediyormuş galiba. (gizlinot: swh)

28 aralık 2017 21:48

10. Bugün avm tuvaletinde fotoselli musluğa heveslenip elini ikinci kez yıkamak isteyen en fazla 8 yaşındaki minicik kıza arkadaşlarının yanında carlayıp ortalığı inleten insan müsveddesinin de malesef içinde bulunduğu meslek grubu.Şu hayatta söz konusu çocuklar olunca çok acımasız ve netimdir.Layığıyla bakamıyorsan doğurmayacaksın, çocuklara sabrın yoksa öğretmen falan olmayacaksın. Ben de sana carlardım da insan müsaveddesi dua et dalgınlığıma geldin de geç ayıldım mevzuya. Ben bile korktum o sesinden, çocukları da rahat bırak avm falan da gezdirme, mümkünse istifa et de yerine çocukları seven bir insan evladı gelsin.

25 şubat 2017 02:04


9. eğitim hayatım boyunca karşılaştığım öğretmenleri düşündükçe beynin ne kadar mükemmel bir yapıda yaratıldığını bir kez daha idrak ediyorum. eğitimcilerin bütün çabalarına rağmen normal insan olarak kalmaya devam edebiliyoruz. eğitim temelli psikoloji teorilerinin hepsi gerçekleşseydi hepimiz birer piskopata dönerdik herhalde. fazla mı karamsar oldu? evet, ne yazık ki ben eğitim sistemi ve öğretmenlik konusunda bu kadar karamsarım ve ileride nasıl olacak da çocuğumu içim rahat bir öğretmene, eğitim sistemine emanet edeceğim hiç bilmiyorum.

tanım: en kutsal mesleklerdendir. gönül işidir. en az bilgi kadar yürekten bağlılık gerektirir. bunları ne yazık ki nesnel ölçüm teknikleri ile tespit etmek imkansızdır. bu sebeple söz konusu vasıflarda olmayan pek çok kişi de öğretmen olur. pek çoğu iz bırakır. çok azı gülümseten izler olur. (gizlinot: en azından benim için öyleydi )

10 şubat 2017 09:41

8. günümüz dünyasında olmak istemeyeceğim meslek.

bazen keşke geçmişte olsak, öğretmene sonsuz saygının olduğu yıllarda olsak, öğretmen olmanın kutsallığıyla çocuklarımız büyüse diye iç geçiriyorum

öğretmen değilim

3 mayıs 2016 08:15

7. benim için, habire elindeki kağıtlara bakarak ders anlatan ve hiç bir notuna bakmadan ders anlatan olmak üzere ikiye ayrılır. hiçbir nota bakmadan ders anlatabilenler gözümde oldukça karizmaktiktir, aynı zamanda idolümdürler de.

bir de şimdi aklıma geldi bir matematik hocam vardı, problemleri bile ezberden yazardı öyle aşmış bir hocaydı.

2 mayıs 2016 15:21 2 mayıs 2016 15:22