yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1)
    • medya (0)

    1. 1958 yapımı siyah beyaz bir türk filmi. (gizlinot: 1971 yılında renkli bir yeniden çevrimi ve 2014 yılında dizi uyarlaması çekilmiş ancak bu girdide onlardan bahsetmeyeceğim.) rejisörü memduh ün. muhterem nur, fikret hakan, semih sezerli ve salih tozan başrolleri paylaşmış. mualla sürer de saraylı şehnaz karakteriyle çok kısa görünüyor ama iz bırakmayı başarıyor. muhterem nur'un yıldızının parladığı film bu olmuş. 2011 yılında restore edilmiş, ben de bu versiyonunu izledim.

    ilk düşündüğüm şey filmin çağdaşı olan hiçbir filmden farkı olmadığı oldu. çekimler (gizlinot: spoiler, murat ve mıstık kuşu satmak için bir adama gidiyorlar. o sırada ikiliyi kuş kafesinin arkasından görüyoruz, filmin devamında ikilinin hapise gireceğini tahmin ettim ve tahminim doğru çıktı. bu çekim bilinçli yapılmış olabilir.), müzikler, oyunculuklar, mekanlar... demek ki istenirse o dönemde de kaliteli bir film çekilebiliyormuş. filmde tek eleştirebilecek nokta senaryo. arabesk ama tatlı bir arabesk olduğu için insanı rahatsız etmiyor. karakterler çok düz. para istemek için gittikleri adam ''parayı sokakta mı bulduk, kör olmasaymış o da'' diyebiliyor, iyiler fazla iyi, kötüler fazla kötü. final sahnesini (gizlinot: spoiler, filmin sonunda üç arkadaş kendini gül'den soğutuyor ama gül onları seslerinden tanıyıp buluyor, kavuşuyorlar. bu birkaç kez daha olsaydı filmden soğuyabilirdim.) uzatmamaları da takdire şayan.

    ayrıca geçmişte niyetçilik diye bir meslek olduğunu öğrendim. fal kurabiyesi mantığında bir şey, kuş tezgahtaki kağıtlardan birini seçiyor, hangisi çıktıysa bahtına. bir de kabuslar evi'nin çizgisiz zamanlar bölümünde sevil armağan ''biz eski filmlerimizde derdik ya, bu kadar mutluluk beni korkutuyor diye'' diyordu. bu filmde bu repliği gül söylüyor. (gizlinot: eski filmlerde sıklıkla geçen bir replik mi bilemiyorum ama değilse bu filme gönderme olabilir. gül'ün şarkıcı olduktan sonra gülperi olması da unutursam fısılda'daki ayperi'yi hatırlattı mesela. üç arkadaş, çağan ırmak'ın çok etkilendiği bir film olabilir, kendisine sormak lazım.)

    15 nisan 10:35