yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (96)
    • medya (0)

    96. türkiyenin sorunu her şeyin ithal olması ve dovizin sürekli artması olduğu kadar; alım gücünün bu döviz artışına yetişememesi ve sürekli düşmesidir. bunların dışında artan işsizlik tuz biber olmaktadır. mesela zürih de çok pahalı bir şehirdir ama insanların alım güçleri çok yüksektir ve insanlara çarpıtılmamış enflasyon oranına göre zam yapılmaktadır. ülkemizde şuan enflasyon yüzde 40'dır yabancı kaynaklara göre. özel kamu farketmiyor maaşa yapılan yıllık artış max yüz 15 civarı olmaktadır. yani insanların alım gücü sürekli düşmektedir. bunların haricinde ülkemiz de 58 milyon çalışabilir durumda işsiz bulunmaktadır. Bunların 12 milyonu iş gücüne katkı sağlamayan ya da sağlayamayan ev hanımlarıdır. yaklaşık 20 milyon kişi ise işi olduğu halde işinden memnun değildir, işi bırakmak ya da iş değiltirmek istemektedir alınan maaş memnuniyetsizliğinden ötürü genel manada. Ülkemiz 83 milyon yaklaşık 58 milyonu işsiz 20 milyonu işinden maaşından şikayetçi geriye kalan 5 milyonun karnını doyurmak keyfini yerine getirmek için çalışıyoruz. Sosyal olarak inanılmaz adaletsiz bir ülkede yaşıyoruz, abd ile yarışır. 

    6000 tlyi beğenmediğim için bana laf atana kadar 6000 tl döviz bazında ne ediyor diye bakmanızı ülkenin koşulları göz önüne alındığında bu paranın hiçbir şeye yetmeyeceğini anlamanızı rica ederim. Ben de tl ile maaş alıyorum yüksek maaş tc standardına göre ama bence aldığım para az hatta hiçbir şey. çünkü paramızın değeri kalmadığı gibi gerçek enflasyon değerleri bize yansıtılmıyor dolayısıyla düşük zamlar alıyoruz. 

    23 kasım 16:09

    95. l'occitane, %30'a varan black friday indirim mesajı gönderince bir bakayım dedim ne var ne yok. zaten çoğu %30 falan değil, %10 inmiş, doğum gününde bile ürün seçmeksizin %15 indirim oluyor. her neyse 6-7 ay önce fiyatı 140 küsürden (gizlinot: indirimsiz) 2 adet aldığım toniğin şu anki fiyatı olmuş 220 tl. indirim sayfasında aşağı indikçe bir süre sonra sadece parmağım hareket etmeye, beynim ise ne ürünleri ne de fiyatlarını algılayamaz hale geldi.

    23 kasım 15:28 23 kasım 15:32

    94. Annemle en çok tartıştığımız konu 90 larda olan devalüasyondu,2001 krizi idi.

    Arkadaşlar hergün devalüasyon yaşıyoruz (gizlinot: Döviz karşısında paranın ani ve şiddetli değer kaybı ) 2008 krizini bilen bilir ki 3 yıl önce yazın dolar 3 liradan 6'ya çıkmıştı hatırlarsanız. Yani biz 3 yıldır derin,keskin bir kriz yaşıyoruz.

    Annemle kavgamla ne ilgisi var, en azından her üç ayda bir maaş zammı oluyordu o yıllarda enflasyon nedeniyle. Şimdi senin benim param eriyor. Enflasyonu düşük göstererek senin paranın erimesi destekliyorlar. Bunu kabul etmiyor.(gizlinot: Bu kadın egitimli biri,of of. Gerçi son dönemlerde farkında kendisi de)

    Mahfi Eğilmez'i takip ederim yıllardır, durum çok kötü. Hiperenflasyon kapıda,(gizlinot: Ikinci dünya savaşı sonrası Almanya) parayi yakıp ısınırız artık.

    Peynir la peynir, elim kadarı 40-50 tl.

    Orta kesim yok oldu,sınıf farkı arttı ülkede. Kazak,kozmetik geç bunları. Maslow hiyerarşisinde tabandan daha alta düştük yahu.

    Ne diyordu şair: Halk ağır vergiler altında eziliyordu.

    21 kasım 16:14


    93. Ee dolar 9, euro ve sterlin 10. Ne bekliyoruz ki. 3-4 senedir kurlarda bu inanılmaz ve önü alınamaz artışla git gide her şey daha uçuk fiyatlara varıyor. Hatırlıyorum 2013-2014te filan burberry gibi bir mağazada 600 lira gömleğe pahalı diyorduk. Geçen mangoya girdik, kazaklar 300-400 liraydı. Arabalara gelirsek daha 3 yıl evvel 300 bine ikinci el porsche panamera bulabiliyordun. Volvo s60 200 bin liralık arabaya 3 yıl önce pahalı demiştim ki sıfırdı, şu an ikinci ellerinde eski modelleri 200 bin civarı. 15 lirayla çıkıp tiyatroya gidip çay içip üstüne tatlı yiyebildiğimiz güzel günleri özledim. Çok uzak değildi, 10 sene bile geçmedi.

    20 kasım 12:20 20 kasım 12:21

    92. Ülkede aşırı bir pahalılık var fakat benim gibi orta sınıfı vuruyor. Biz ortalama bir markadan bir kazak alamadan bir seneyi eldekilerle geçirmeye çalışıyoruz, kuruyemiş alamıyoruz, istediğimiz içkiyi içemiyoruz, bir mekanda rakı-meze zaten hayal, bir monta verecek minimum 600 liramız yok. Yoksa zengin artik daha zengin, yoksul daha yoksul. Benim lafta 3 kurusu hesaplayan en son tanıdığım sıfır volvo jip aldı. Alan alıyor yani.

    20 kasım 00:55

    91. Artık gratis devri kapanmıştır benim için (gizlinot: Yıllık her şey %50 dışında). Bugün akışta gördüm Urban care mi ne, şampuan migros sanal markette 20 gratiste aynı ml aynı ürün 80 tl. Zincir marketler bunu farketmiş olacak ki yakın zamanda bim aktüel ürünlerinde gratisten aldığımız şeyleri bulabileceğiz (gizlinot: Gibi gözüküyor )hemde kat kat ucuzuna. Öylesine bim a101 şok migros gezmek bile hoşuma gidiyor. (gizlinot: Tabi Covid-19 döneminde değil mecbur kaldıkça kurallara uyarak ) yani bir yerde aynı ürün 80 diğer yerde 20 lira. İnsan bunun toptan fiyatı ne ben neden buna 80 lira veriyorum diyor. Bir şampuan değil ki bu. Çoğu üründe durum böyle. (gizlinot: Bakınız: simple, golden rose ve daha niceleri ) yani demem o ki, ben şampuanımı bimden (gizlinot: Bim diyince daha dramatik oldu migros yerine )mi alıcam diyip 4 kat fazla vermek istiyorsanız (gizlinot: İstemeyin) buraya kadar okumanızı bir anlamı kalmamıştır.

    19 kasım 14:58

    90. topshop'un, forever new'in, too faced'in onun bunun ülkeden çekilmesine zaten almıyorduk bize ne diyenler için ekşi sözlükte bir entry yazılmıştı "bir gün herkes lcw'den, defacto'dan, koton'dan giyinip, bim'den, a101'den alışveriş yapacak, paşa döner ve komagene'den karnını doyuracak. bütün ülke dev bir ümraniye'ye dönüşecek.", o kadar doğru ki.

    Yıllardır bu ülkede ne zaman bir marka çekilse "oh olsun zaten almıyordum", sushi yiyene özenti, lükse gücü yetene görgüsüz diye diye insanları aza kanaate ve iki lokma ekmeğe tamaha zorladınız. şimdi olmuş euro 10, dolar 9 her şey pahalı diye yakınırsınız tabii. ülkenin göz göre göre bu hale geldikten sonra şimdi gelen tepkileri ben anlayamıyorum. illa bu halkın aç mı kalması gerekiyor? Bu ülkede alım gücü hiçbir zaman yüksek değildi. İphone 5 alabildiniz, alım gücünüz olduğu için (link: https://www.tamindir.com/blog/iphone-fiyatlari-ve-asgari-ucrete-oranlari_61214/amp/ değil), 36 taksit yapabildiğiniz için, şimdi neden yakınıyorsunuz?

    16 kasım 22:26


    89. Moleskineden 1 defter ülke içinde 400 liraya satılırken aynı defter yurt dışında 20€. Deftersizlikten ölmeyizde... daha net görmek istiyorsanız instagramda mukayese.de diye bir hesap var almanya ile türkiye fiyatlarını iki ülkenin asgari ücretlerine göre kıyaslıyor şimdiye kadar almanya'yı alım gücü konusunda eti pufla geçtik sadece. Onun dışında çaydan rakıya herşey almanya'da maaş alan biri için daha uygun.

    16 kasım 19:12

    88. Bir tane kazak 200 lira ya 200 lira! İpekyol falan da değil mango, mudo vs bahsettiğim yerler. Bir tane kazak da yetmez işe gidiyorsan. 2-3 parça şey alamayacak hale geldik gerçekten insan şaşırıyor. Çok yazık...

    16 kasım 14:43

    87. üstteki bir süslünün dediği gibi, ben küçükken carrefour'a gider kocaman sepeti doldurur alışveriş yapardık. peynir reyonunda bakınır, iki çeşit peynir seçer yanında pide alır içine koyar yerdik akşam yemeğinde. ben eskiden orta halli bir memur çocuğuydum. şimdi annem babam da emekli, değil carrefour'da sepet doldurmak, lazım oldukça yakındaki ufak marketten birkaç parça indirimli ürün alıyoruz. lor dışında peynir yiyemez olduk. yumurtayı alırken kırk defa düşünür olduk. yine de karnımız doyuyor sıkıntımız yok, ama hafızanda o günler varken bugünleri görmek insanın çok canını sıkıyor. bunlar daha iyi günlerimiz diyen herkes haklı çıktı, çıkıyor.

    geleceğe dair ufak bir umudumuz vardı, onu da bitirdiler artık.

    17 eylül 00:19