girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (68)
  • medya (2)

68. şimdi bitirdim. söylemek istediğim, söylenmesi gereken her şey vardı. ben sadece yutkundum.

hakan günday ve onur saylak ve diğerleri, çok teşekkürler.

15 eylül 19:45

67.  İzlerken aklımdan geçti: herhalde televizyonda yayınlansa kanalı kapatırlar.

9 eylül 01:22

66. Bütün yaz dizi elimde süründü ama son 3 bölümü art arda izleyip bugün bitirdim. Dizi hakkındaki bütün olumsuz yorumlarım için pişmanım. Hakan günday gözümde yerli stephen king e dönüştü. Evet, akmıyor, mantık hataları-klişeler var, oyunculuklar büyük ustalar hariç kötü ama o 3 bölüm bence türkiye nin özeti.

7 eylül 21:56


65. Yapılabilecek en iyi dizi. 

‘’Bu burçlar falan var ya astroloji yani, prensip olarak çok saçma bir defa. İnsanın kişiliğini doğum tarihinden anlayamazsın. Hele geleceğini tahmin etmek, doğum tarihiyle olacak şey değil o. O nasıl olur ancak biliyor musun? Doğum yeriyle. İnsanın geleceğini de kişiliğini de doğum yeri belirler. Esasında bu burçları doğum yerine göre ayarlamaları lazım.

Bak, insanın doğum yerine göre kehanette bulunsalar mesela onu anlarım. Sonuçta Trablus'ta, Peşaver'de ya da Angola'nın herhangi bir köyünde doğmuş bir çocuğun hayatının neye benzeyeceğini tahmin etmek zor değil. Eh… Toronto'da, Oslo'da, Tokyo'da doğmuş da az buçuk ne olacağı belli. Bizim Anadolu insanı bunu bilir mesela. Onun için de yeni tanıştığı bir kişiye “Burcun ne?” diye sormaz. “Memleket nere?” diye sorar.

Bir de yükselen burç meselesi var. O da vatandaşlık oluyor, yani hangi ülkenin vatandaşı olduğu. O da önemli. Suriye'de doğmuş bir Suriyeliyle Suriye'de doğmuş bir Fransızın kaderi aynı olmuyor tabi. Burcum Halep ama yükselenim Fransız. O zaman iş değişiyor tabi. Ya da burcum Kongo yükselenim Belçika. Durum farklı. İşte benim burcum da Kambura. Benim kaderim de Kambura. Ben eğer bugün buralara geldiysem, sırf Kambura'da doğduğum içindir.’’

Cemil, Şahsiyet, 6.Bölüm

4 eylül 11:59

64. hakkında söylenebilecek o kadar fazla şey var ki, ama toparlayarak buraya yazamıyorum. bu kadar dibe battığımız bugünlerde keşke Agah Beyoglu gerçekten var olsa diyorum.

ilk başta Cansu Dere itici gelse de dizi bittiğinde Nevra'yı canlandırabilecek başka bir oyuncu hayal edemedim. Haluk Bilginer ve Hümeyra'nın sahnelerini tekrar tekrar izleyebilirim, şölendi benim için.

Bu diziye dokunan herkesin emeğine sağlık.

bir de, türk dizilerinde aşk-ı memnudan sonraki en iyi jenerik müziğine sahip dizi bence...

4 eylül 11:46 4 eylül 11:46

63. uğruna ölebileceğim şey. şahsiyetimden ödün vererek elde edeceğim hiçbir şeyi istemem kalsın.

4 eylül 11:06

62. "neler unutulmuyor ki ? yarın bi milli maç olur her şey unutulur." repliğiyle ülkemizin sosyoekonomik ve toplumsal yapısını bikaç sözcükle anlatan muazzam dizi.

12 yıl oynayıp da sadece reyting kasan içi boş dizilere inat, 12 bölümle en derin yaralara dokunabilmeyi başaran şahane dizi.

ülkenin içinden, gerçekleri tokat gibi her bir izleyicinin yüzüne vuran, sosyal medyalarda, gazetelerde, haberlerde istisnasız her gün izlediğimiz üstü örtbas edilmiş olayların gerçeklerini su yüzüne çıkaran harika ötesi, muhteşem dizi.

üçüncü sayfa olarak betimlenen taciz, tecavüz, işkence, şiddet gibi vahşi olayların anafikir olarak ele alındığı, dizi bittiğinde ise "ben bu mağdur insanlar için neler yapabilirim ?" demekten kendinizi alamadığınız , tekrar tekrar izlenesi ancak asla gerçek hayatta görsek bile görmek istemediğimiz dizi.

haluk bilginer'in oyunculuğu o kadar iyiydi ki büyük bir hayranlıkla izledim. her bölümü büyük bir heyecanla, büyük bir istekle izledim.

-spoiler-

agah beyoğlu (gizlinot: haluk bilginer ) , adli memur emeklisi tam anlamıyla istanbul beyefendisi bir adamdır. 1995 yılında kambura'ya tayin edildiği dönemlerde, tanık olduğu bazı insandışı olayları 22 sene boyunca hatırlayarak hayatını sürdürür. 2018 yılında ise kendisine alzheimer teşhisi konur ve 22 sene boyunca hatırladığı, "şahsiyeti meselesi" dediği bu insandışı olayları unutmamak, unutturmamak ve hatırlatmak için cinayetler işlemeye başlar.

nevra elmas (gizlinot: cansu dere ) , cinayet masasında komiser yardımcısıdır. 1993-1994 yıllarında kambura'da annesiyle birlikte yaşamıştır. bu nedenle de cinayetlerle ve kambura ile bi bağı bulunuyor. işlenen cinayetlerin nedenini hatırlatmak için agah bey, her maktulün alnına nevra için bir mesaj bırakır. tek amaç, bu cinayetlerin neden işlendiğini nevraya hatırlatmaktır.

-spoiler-

keşke temelini böylesi farkındalıkların oluşturduğu daha çok dizilerimiz, kitaplarımız, derneklerimiz, yardım evlerimiz olsa...

4 eylül 01:24


61. Gelmiş geçmiş en iyi türk yapımı dizi. Türk yapımı dizi diyerek diğer tüm dizilerle aynı kategoriye sokmak istemem ama görüntü yönetmeninden kostümcüsüne (ki başak dizer’di yanlış hatırlamıyorsam), dizideki mekanlardan müziklere, konusuyla, oyunculuğuyla efsane ötesi bir dizi. Son bölüm beni de ağlatmıştı ve bittiğinde ekrana bakmıştım boş boş bir süre.

Haluk Bilginer için de söyleyecek bir şey bulamıyorum. Zaten çok severdim, Şahsiyet ile benim için zirve yaptı. Anthony Hopkins’in tr şubesi olduğunu düşünüyorum. Belki de o olmasaydı dizi bu kadar iyi olmazdı. 

5 ağustos 09:30

60. Bi' solukta izlediğim ve izlemeyen eşe dosta tavsiye edeceğim, gerçekleri, unuttuklarımızı "pat pat pat" diye yüzümüze vuran bir diziydi benim için.Son sahnedeki "dağlar kızı reyhan" şarkısı beni ağlatmıştır.En çok etkilendiğim cümlelerden biri de Firuz'un "Yarın bugün bi' millî maç olur herkes her şeyi unutur, bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak?" sözleriydi.

Ayrıca Agah'ın "Ben Kambura'dan ayrıldım ama Reyhan'dan hiç ayrılamadım." cümlesi beni yıktı, geçti...

Edit:Ekleme

4 ağustos 23:09 4 ağustos 23:35

59. final bölümlerini bu gece izlediğim ve izlerken ağladığım dizi.

-spoiler-

maalesef o kadar içimizden, o kadar bizden bir hikaye ki anlatılan. senelerdir gazetelerde okuduğumuz o iğrenç tecavüz olaylarını unutuşumuzu öyle acı vurmuş ki yüzümüze. diyaloglarda öyle ince giydirmişti ki eleştirilerini. ölen gazetecileri, unuttuğumuz tecavüzleri, başımızı çevirip saniyeler içinde izleyip tükettiğimiz çoğu olayı. sonunun taciz ya da tecavüz olaylarına bağlanacağını ilk bölümlerini izlerken anlamıştım.

*deva'nın sevgilisinin 'ben orospu değilim' diye birini vuruşu resmen her gün her yerde tacize uğrayan biz kadınların yerine atılmış bir çığlıktı.

*yakılan ev, öldürülen gazeteci, tecavüz eden nüfuzlu adamlar, suça ortak olan kirli herifler, kentsel dönüşüm rezaleti, emniyette ki yargıda ki yozlaşma. solan giden reyhanlar...

*ama en önemlisi zihnimizin bizi korumak için unutturduğu tacizler, neredeyse her gün belki bir bakışla, bir sözle, bir imayla, belki de fiziksel olarak uğradığımız küçük ya da büyük farketmez. artık onları bile unutur hale geldik ''sırf kendi kendimizi korumak için(!)'' onu bile kanıksadık artık. bu ülkede o kadar çok şeyi kanıksayıp, sürekli susarak, ses çıkarmayarak, kafamızı çevirerek, duyarsızlaşarak ama aslında kelimenin tam manasıyla 'yok olarak' yaşıyoruz ki.

*dizi tam da bunlara öyle güzel ışıklar, planlar, kostümler, dekorlar, oyuncular eşliğinde parmak basmış ki son zamanlarda izlediğim en en güzel diziydi. en son suskunları böyle ağlamaktan içim çıkarak, midem bulanarak izlemiştim.

(link: https://www.ntv.com.tr/turkiye/n-c-davasi-utancla-bitti,PvXNReEdE0uGR0HHcsowDQ dizinin muhtemelen esinlendiği davalardan sadece biri n.ç. davası ) belki anımsayamayanlarımız vardır diye bu da burda dursun.

yapımında emeği geçen ne kadar insan varsa emeklerine sağlık, böylesine duyarlı, harika işler dilerim çoğalır.

-spoiler-

24 haziran 04:01 24 haziran 04:03