girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (61)
  • medya (2)

61. konusu çok güzel işlenmiş ve sonlanmış yerli dizi. uzun zamandır bu kadar güzel yerli bir dizi izlememiştim. ilk bölümlerde sonunun buraya geleceğini tahmin bile edemedim.son bölümleri izlerken sınırden küp oldum resmen..

deva'nın kalkışmış olduğu girişim ise ayrı bir dizi konusu olur ondan. iyi ki daha fazla genişletip dizinin ana konusundan uzaklaşmadılar. onur saylak belki çeker de izleriz..

münir bey'e ise ayrıca çok üzüldüm.

dün 18:20

60. finali izleyeli epey oldu ama bir türlü yorum yazmak için fırsat bulamamıştım şimdi içimdekileri bir dökeyim.

*spoiler*

bir kere mekanların güzelliği ve renk kullanımı şahaneydi. bir arkadaşımın (bu işlerden anlayan) dediğine göre mekanı ön plana çıkartmak yönetmenin ben buradayım deme sevdasındanmış her nedendir bilmem ama zevk aldım diyebilirim. sanırım kostüm sorumlusu da Başak Dizer Tatlıtuğ idi özellikle Agah beyin kostümleri ütopik gibi görünmesine rağmen karanlık dizi atmosferine bir ışık getirmiş.

Nevra meselesinde en başından beri kendi başından geçmiş olduğunu düşünmüştüm, arkadaşı olması, günlük okuma sahneleri, Nevra'nın kendisine yapılan pisliği hatırlaması çok canımı yakan sahnelerdi. Erk leşliğini her anlamda hissettim. Ve çok güzel dile getirildiği gibi unutuyoruz, unutmak ya işimize geliyor ya da varlığımız bunu bize telkin ediyor bilmiyorum ama unutuyoruz. Yaşanan olay ne gerçekten uzak ne de hikayeydi yaşanan olaylar gerçeğin ta kendisi... Maalesef bu ülkede her şeyi artık normalleştiriyoruz. Son bölümlerde sürekli bunu dile getirmeleri benim canımı epey yaktı. kendimden utandım.

gelelim dizinin en gereksiz anlarına Agah beyin kızının ve torunun dizideki görevi neydi? Neden böylesine özellikle kızı için konuşuyorum gereksiz karaktere ihtiyaç vardı? Gerçi kızını oradan kaçırmış ama sonrasında kız kendi ayakları ile adamın koynuna girdi ama bunu dile de getirebilirlerdi. Bana epey gereksiz geldi ki bunda zamanında epey beğendiğim Şebnem Bozoklu'nun oyunculuğunu en azından bu dizide beğenmemenin de etkisi büyük. Bir yapaylık sezdim ve artık o kadar da iyi bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Beni içine çekemedi.

çoğunluğun aksine Cansu Dere'yi beğendim. Özellikle son bölümlerde çok başarılıydı. Kendisinin Ateş karakteri Metin Akdülger ile olan uyumunu çok beğendim umarım ileride başka bir işte beraber görürüz.

Sonuç olarak dizi benim kalbimde bir yara olarak kalacak. Hatırlattıkları ile unuttuğumu hatırlatmasıyla...

*spoiler*

17 haziran 20:49 17 haziran 20:50

59. sırf hakan günday senaryosu, haluk bilginer oyunculuğu ve onur saylak yönetmenliği için bile izlenebilecek diZi. Cansu dere de gayet olmuş bence. 

15 haziran 00:36


58. Gelmiş geçmiş en iyi dizi olabilir. Türkiye gerçeklerine yüz tutması,çekimler efektler hepsi o kadar efsaneydi ki. Final olmasına aşırı derecede üzüldüm. 

------spoiler------

Cansu dereyi normalde sevmezdim ama bu diziyle kendini bana sevdirdi. Ayrıca ben ateşle değilde komiserle birlikte olmalarını isterdim. 

Ateşe (oyuncunun ismini bilmiyorum) bir türlü ısınamamıştım öldüğüne üzülmedim. 

Haluk bilginer efsane bir oyuncu zaten anlatmaya gerek yok. 

İbrahim selim de gayet iyiydi o şekilli gözlüklerinin hastasıyım. 

Cemili ilk başlarda seviyordum öyle bilge konuşmalarını falan ama finalde baya sövdüm kendisine. 

Finali beni çok etkiledi uzun zamandır bir diziye ağlamamıştım. Nevranın o günlüğü okuyuşu hatırlaması ağlaması o kadar üzdü ki. Sanki ben yaşadım aynı şeyleri. 

En sonda ise Agâh beyin alzheimerının  ilerlemiş olması o hallerini görmek beni baya ağlattı ya. 

----------spoiler--------

Bu kadar başarılı bir dizi devam edebilirdi keşke devam da etseydi fi çi saçmalığına bile 2 sezon verildiyse buna da verilmeliydi.  

Kaç kere izlersem izleyeyim bıkacağımı düşünmüyorum.

13 haziran 21:56

57. türk dizilerinin tahtına oturacak dizi.o kadar ince o kadar güzel işlenmiştiki konu .o kadar derinden hissettim ki acıyı sevinçi .

---spoiler--

agah ;kızı ve torununun gideceğini öğrenince sevinçten çıldırması ,,,

yine fezanın son dansı ve agah'ın acısı

en son sahnede dağlar kızı reyhan şarkısının çalması beni benden aldı..

------

haluk bilginer çok çok büyük oyuncu ve muhteşemsin...

13 haziran 07:59

56. türk dizileri içinde kendi alanında en başarılı bulduğum ve izlenmesi gerektiğini düşündüğüm mini dizidir. toplam 12 bölüm ve her bölüm ortalama 1 sa 15 dk.

- - - - - spoiler - - - - -

evet, türkiye'nin gerçeklerini anlatan bir dizi. ama sadece faili meçhul (!) gazeteci ölümleri ve bürokrasideki yolsuzluk konusunda değil. asıl olarak bu coğrafyada var olmaya çalışan kadınların, belki kendimize bile itiraf edemediğimiz, ortak yönlerini anlattı bu dizi. bu coğrafyada kaç kadın hayatının herhangi bir zamanında fiziksel tacize uğramadı? bakın sözlü demiyorum, fiziksel diyorum. ya da dizide vurgu yapılan sıfatı duymadı?(gizlinot: girdim kabine gitmesin diye yazmıyorum o sıfatı) ya da o sıfatı duymamak için yapması ve yapmaması gerekenler kendisine öğütlenmedi tam da nevra elmas'ın annesinin yaptığı gibi?

bu coğrafyada kaç yer var tam da dizide gösterildiği gibi bir ahlak anlayışına sahip olan? bilgisayar ekranından izliyoruz diye zihnimiz bazen o senaryoyu uzak gibi algılıyor ama değil. nevra elmas "burada kaç kız memeleri belli olmasın diye kambur yürüyor." derken haksız mı?

(gizlinot: buraya kendi hayatımdan iki tane itiraf yazmak istedim ama yazamadım.)

reyhan'ı pazarlayan pisliğin "orada biraz iş tuttu." demesi, diğer kıza pis elleriyle sandviç hazırlayıp götürmesi, o kızın oraya zincirle bağlanmış olması ve bakışı... unutamıyorum.

eleştireceğim tek nokta sanırım şu: o yaştaki bir çocuğun yazısı o kadar güzel olamaz ve çizgisiz deftere o kadar düzgün yazamaz. hele ki yazdığı şeylerin ona hissettirdiklerini düşünürsek.

- - - - - spoiler - - - - -

edit: 12 yerine 11 bölüm yazmışım. sevgili (yazar: milena) uyardı, teşekkürler :)

13 haziran 00:33 13 haziran 00:50

55. az önce bitirdim. canım acıyor çok.

spoiler--

nevranın 8 numarada her şeyi hatırlama sahnesinde sinirimden o kadar ağladım ki. elimi defalarca duvara vura vura ağladım. onca zaman hatırlama hatırlamama arasında beynin hafızaya med cezirleri, o kadar iyi hissettim ki. o kadar gerçekti ki. canım çok acıdı.

ateşin ölüm ihtimali ilk aklıma geldiğinde çok mmmeh klişe dedim ama kendi ağzıma sıçmak istiyorum şu an. öylesine etkileyiciydi ki. yine canımı öyle yaktı ki.

--

her şey farklı olsun isterdim. yaşamasaydık keşke. bu kadar kötüsünü de yaşamasaydık. bu kadar da alçaklaşmasaydı insan keşke.

11 haziran 03:51


54. izlediğim en güzel diziydi. yabancı dizilere bile taş çıkartır.

hala etkisindeyim ne desem ne yazsam bilemiyorum.

böyle güzel işler daha sık yapılır umarım.

--spoiler-

son 3 bölümü ateş ölmesin diye elim yüreğimde izledim ama uğur mumcu'nun da aralarında olduğu suikaste kurban gitmiş gazetecilerin fotolarını görünce anladım.

aklım hala o kadın satıcısının depo da sakladığı küçük kızda.ve firuz'un söylediği sözde bir tek mi hastasın sanıyorsunlu replik. o kadar doğru ki.

-----

ayrıca dizinin başından beri cansu dere ve metin akdülger için keşke gerçek hayatta da birlikte olsalar, çok cool bir çiftimiz olur diyordum ve sanırım beraberlermiş.

10 haziran 23:50

53. (link: https://www.suslusozluk.com/şahsiyet?i=791450 şu girdimde) bahsettiğim hemen hemen herşey doğru çıktı. o kadar üzgünüm ki... baştan sona ağlayarak izledim son bölümü... Türkiye gerçekleri bunlar ne yazık ki... korkusuzca dile getirip böyle bir yapıma imza attıkları için canı gönülden tebrik ediyorum emeği geçen herkesi. keşke televizyonlarda da yayınlanabilse. tacizler, tecavüzler bitmiyor bu topraklarda. hala daha mağduru suçlama eğilimi içinde olan bir toplumuz. kaç kişinin canı yanacak daha bilmiyorum. hiç başıma gelmediği halde kahroldum, bir de bunu yaşayanlar nasıl bir ömür bu yükle devam ediyorlar aklım almıyor. nefret ettim herşeyden... etkisinden uzun bir süre çıkamayacağım. ellerine emeklerine sağlık. harika bir yapımdı...

---spoiler---

ateş'in ölmesine aşırı üzüldüm. arabadan nevra'ya attığı son bakış beni bitirdi...

agah'ın kızını onlardan uzaklaştırmak için yatılı okula vermiş olmasına içim yandı.

reyhan'ı satan herifin itirafı sırasında "biz de nemalandık, yolumuzu bulduk" dediği sahne midemi bulandırdı...

nevra'nın gerçeklerle yüzleştiği, agah'ın evindeki sahne çok gerçekçiydi. insan hafızası çok garip işte...

yine nevra'nın hepsini tek tek öldürmesi ve yarım kalan işi tamamlaması içime su serpti resmen.

ateş'ten hamileymiş kız ya... çocuğuna ateş ismini vermesi burnumun direğini sızlattı...

ve son huzurevi sahnesi... nevra ve agah'ın birbirine attığı zafer bakışı...

agah sen bizim en kral amcamızsın... var ol...

---spoiler---

10 haziran 14:40

52. Spoiler olabilir bilmiyorum, ona göre uyarayım.

11. Bölümdeki zweig'ın amok koşucusu'na yapılan gönderme harika değil miydi ya !??

10 haziran 13:18