girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (61)
  • medya (2)

61. Bi' solukta izlediğim ve izlemeyen eşe dosta tavsiye edeceğim, gerçekleri, unuttuklarımızı "pat pat pat" diye yüzümüze vuran bir diziydi benim için.Son sahnedeki "dağlar kızı reyhan" şarkısı beni ağlatmıştır.En çok etkilendiğim cümlelerden biri de Firuz'un "Yarın bugün bi' millî maç olur herkes her şeyi unutur, bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak?" sözleriydi.

Ayrıca Agah'ın "Ben Kambura'dan ayrıldım ama Reyhan'dan hiç ayrılamadım." cümlesi beni yıktı, geçti...

Edit:Ekleme

4 ağustos 23:09 4 ağustos 23:35

60. final bölümlerini bu gece izlediğim ve izlerken ağladığım dizi.

-spoiler-

maalesef o kadar içimizden, o kadar bizden bir hikaye ki anlatılan. senelerdir gazetelerde okuduğumuz o iğrenç tecavüz olaylarını unutuşumuzu öyle acı vurmuş ki yüzümüze. diyaloglarda öyle ince giydirmişti ki eleştirilerini. ölen gazetecileri, unuttuğumuz tecavüzleri, başımızı çevirip saniyeler içinde izleyip tükettiğimiz çoğu olayı. sonunun taciz ya da tecavüz olaylarına bağlanacağını ilk bölümlerini izlerken anlamıştım.

*deva'nın sevgilisinin 'ben orospu değilim' diye birini vuruşu resmen her gün her yerde tacize uğrayan biz kadınların yerine atılmış bir çığlıktı.

*yakılan ev, öldürülen gazeteci, tecavüz eden nüfuzlu adamlar, suça ortak olan kirli herifler, kentsel dönüşüm rezaleti, emniyette ki yargıda ki yozlaşma. solan giden reyhanlar...

*ama en önemlisi zihnimizin bizi korumak için unutturduğu tacizler, neredeyse her gün belki bir bakışla, bir sözle, bir imayla, belki de fiziksel olarak uğradığımız küçük ya da büyük farketmez. artık onları bile unutur hale geldik ''sırf kendi kendimizi korumak için(!)'' onu bile kanıksadık artık. bu ülkede o kadar çok şeyi kanıksayıp, sürekli susarak, ses çıkarmayarak, kafamızı çevirerek, duyarsızlaşarak ama aslında kelimenin tam manasıyla 'yok olarak' yaşıyoruz ki.

*dizi tam da bunlara öyle güzel ışıklar, planlar, kostümler, dekorlar, oyuncular eşliğinde parmak basmış ki son zamanlarda izlediğim en en güzel diziydi. en son suskunları böyle ağlamaktan içim çıkarak, midem bulanarak izlemiştim.

(link: https://www.ntv.com.tr/turkiye/n-c-davasi-utancla-bitti,PvXNReEdE0uGR0HHcsowDQ dizinin muhtemelen esinlendiği davalardan sadece biri n.ç. davası ) belki anımsayamayanlarımız vardır diye bu da burda dursun.

yapımında emeği geçen ne kadar insan varsa emeklerine sağlık, böylesine duyarlı, harika işler dilerim çoğalır.

-spoiler-

24 haziran 04:01 24 haziran 04:03

59. Yeni başladığım, bir iki günde bitireceğim, haluk bilginer in oyunculuğunun mükemmel olduğu ama jenerik müziği kulaklarımı kanatan dizi :( başlarken ileri sarıyorum, biterken çat diye kapattım ama dizi içinde duymak bile acı veriyor. Spoiler yemeye cesaret edemediğim için başlık altında yazılanları okumuyorum ama bir beni mi bu kadar irrite etti merak ettim.

20 haziran 21:28


58. konusu çok güzel işlenmiş ve sonlanmış yerli dizi. uzun zamandır bu kadar güzel yerli bir dizi izlememiştim. ilk bölümlerde sonunun buraya geleceğini tahmin bile edemedim.son bölümleri izlerken sınırden küp oldum resmen..

deva'nın kalkışmış olduğu girişim ise ayrı bir dizi konusu olur ondan. iyi ki daha fazla genişletip dizinin ana konusundan uzaklaşmadılar. onur saylak belki çeker de izleriz..

münir bey'e ise ayrıca çok üzüldüm.

18 haziran 18:20

57. finali izleyeli epey oldu ama bir türlü yorum yazmak için fırsat bulamamıştım şimdi içimdekileri bir dökeyim.

*spoiler*

bir kere mekanların güzelliği ve renk kullanımı şahaneydi. bir arkadaşımın (bu işlerden anlayan) dediğine göre mekanı ön plana çıkartmak yönetmenin ben buradayım deme sevdasındanmış her nedendir bilmem ama zevk aldım diyebilirim. sanırım kostüm sorumlusu da Başak Dizer Tatlıtuğ idi özellikle Agah beyin kostümleri ütopik gibi görünmesine rağmen karanlık dizi atmosferine bir ışık getirmiş.

Nevra meselesinde en başından beri kendi başından geçmiş olduğunu düşünmüştüm, arkadaşı olması, günlük okuma sahneleri, Nevra'nın kendisine yapılan pisliği hatırlaması çok canımı yakan sahnelerdi. Erk leşliğini her anlamda hissettim. Ve çok güzel dile getirildiği gibi unutuyoruz, unutmak ya işimize geliyor ya da varlığımız bunu bize telkin ediyor bilmiyorum ama unutuyoruz. Yaşanan olay ne gerçekten uzak ne de hikayeydi yaşanan olaylar gerçeğin ta kendisi... Maalesef bu ülkede her şeyi artık normalleştiriyoruz. Son bölümlerde sürekli bunu dile getirmeleri benim canımı epey yaktı. kendimden utandım.

gelelim dizinin en gereksiz anlarına Agah beyin kızının ve torunun dizideki görevi neydi? Neden böylesine özellikle kızı için konuşuyorum gereksiz karaktere ihtiyaç vardı? Gerçi kızını oradan kaçırmış ama sonrasında kız kendi ayakları ile adamın koynuna girdi ama bunu dile de getirebilirlerdi. Bana epey gereksiz geldi ki bunda zamanında epey beğendiğim Şebnem Bozoklu'nun oyunculuğunu en azından bu dizide beğenmemenin de etkisi büyük. Bir yapaylık sezdim ve artık o kadar da iyi bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Beni içine çekemedi.

çoğunluğun aksine Cansu Dere'yi beğendim. Özellikle son bölümlerde çok başarılıydı. Kendisinin Ateş karakteri Metin Akdülger ile olan uyumunu çok beğendim umarım ileride başka bir işte beraber görürüz.

Sonuç olarak dizi benim kalbimde bir yara olarak kalacak. Hatırlattıkları ile unuttuğumu hatırlatmasıyla...

*spoiler*

17 haziran 20:49 17 haziran 20:50

56. sırf hakan günday senaryosu, haluk bilginer oyunculuğu ve onur saylak yönetmenliği için bile izlenebilecek diZi. Cansu dere de gayet olmuş bence. 

15 haziran 00:36

55. Gelmiş geçmiş en iyi dizi olabilir. Türkiye gerçeklerine yüz tutması,çekimler efektler hepsi o kadar efsaneydi ki. Final olmasına aşırı derecede üzüldüm. 

------spoiler------

Cansu dereyi normalde sevmezdim ama bu diziyle kendini bana sevdirdi. Ayrıca ben ateşle değilde komiserle birlikte olmalarını isterdim. 

Ateşe (oyuncunun ismini bilmiyorum) bir türlü ısınamamıştım öldüğüne üzülmedim. 

Haluk bilginer efsane bir oyuncu zaten anlatmaya gerek yok. 

İbrahim selim de gayet iyiydi o şekilli gözlüklerinin hastasıyım. 

Cemili ilk başlarda seviyordum öyle bilge konuşmalarını falan ama finalde baya sövdüm kendisine. 

Finali beni çok etkiledi uzun zamandır bir diziye ağlamamıştım. Nevranın o günlüğü okuyuşu hatırlaması ağlaması o kadar üzdü ki. Sanki ben yaşadım aynı şeyleri. 

En sonda ise Agâh beyin alzheimerının  ilerlemiş olması o hallerini görmek beni baya ağlattı ya. 

----------spoiler--------

Bu kadar başarılı bir dizi devam edebilirdi keşke devam da etseydi fi çi saçmalığına bile 2 sezon verildiyse buna da verilmeliydi.  

Kaç kere izlersem izleyeyim bıkacağımı düşünmüyorum.

13 haziran 21:56


54. türk dizilerinin tahtına oturacak dizi.o kadar ince o kadar güzel işlenmiştiki konu .o kadar derinden hissettim ki acıyı sevinçi .

---spoiler--

agah ;kızı ve torununun gideceğini öğrenince sevinçten çıldırması ,,,

yine fezanın son dansı ve agah'ın acısı

en son sahnede dağlar kızı reyhan şarkısının çalması beni benden aldı..

------

haluk bilginer çok çok büyük oyuncu ve muhteşemsin...

13 haziran 07:59

53. türk dizileri içinde kendi alanında en başarılı bulduğum ve izlenmesi gerektiğini düşündüğüm mini dizidir. toplam 12 bölüm ve her bölüm ortalama 1 sa 15 dk.

- - - - - spoiler - - - - -

evet, türkiye'nin gerçeklerini anlatan bir dizi. ama sadece faili meçhul (!) gazeteci ölümleri ve bürokrasideki yolsuzluk konusunda değil. asıl olarak bu coğrafyada var olmaya çalışan kadınların, belki kendimize bile itiraf edemediğimiz, ortak yönlerini anlattı bu dizi. bu coğrafyada kaç kadın hayatının herhangi bir zamanında fiziksel tacize uğramadı? bakın sözlü demiyorum, fiziksel diyorum. ya da dizide vurgu yapılan sıfatı duymadı?(gizlinot: girdim kabine gitmesin diye yazmıyorum o sıfatı) ya da o sıfatı duymamak için yapması ve yapmaması gerekenler kendisine öğütlenmedi tam da nevra elmas'ın annesinin yaptığı gibi?

bu coğrafyada kaç yer var tam da dizide gösterildiği gibi bir ahlak anlayışına sahip olan? bilgisayar ekranından izliyoruz diye zihnimiz bazen o senaryoyu uzak gibi algılıyor ama değil. nevra elmas "burada kaç kız memeleri belli olmasın diye kambur yürüyor." derken haksız mı?

(gizlinot: buraya kendi hayatımdan iki tane itiraf yazmak istedim ama yazamadım.)

reyhan'ı pazarlayan pisliğin "orada biraz iş tuttu." demesi, diğer kıza pis elleriyle sandviç hazırlayıp götürmesi, o kızın oraya zincirle bağlanmış olması ve bakışı... unutamıyorum.

eleştireceğim tek nokta sanırım şu: o yaştaki bir çocuğun yazısı o kadar güzel olamaz ve çizgisiz deftere o kadar düzgün yazamaz. hele ki yazdığı şeylerin ona hissettirdiklerini düşünürsek.

- - - - - spoiler - - - - -

edit: 12 yerine 11 bölüm yazmışım. sevgili (yazar: milena) uyardı, teşekkürler :)

13 haziran 00:33 13 haziran 00:50

52. az önce bitirdim. canım acıyor çok.

spoiler--

nevranın 8 numarada her şeyi hatırlama sahnesinde sinirimden o kadar ağladım ki. elimi defalarca duvara vura vura ağladım. onca zaman hatırlama hatırlamama arasında beynin hafızaya med cezirleri, o kadar iyi hissettim ki. o kadar gerçekti ki. canım çok acıdı.

ateşin ölüm ihtimali ilk aklıma geldiğinde çok mmmeh klişe dedim ama kendi ağzıma sıçmak istiyorum şu an. öylesine etkileyiciydi ki. yine canımı öyle yaktı ki.

--

her şey farklı olsun isterdim. yaşamasaydık keşke. bu kadar kötüsünü de yaşamasaydık. bu kadar da alçaklaşmasaydı insan keşke.

11 haziran 03:51