girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (11)
  • medya (0)

11. gezi döneminde dolar 1,93 olunca, gezi’ciler “vatan haini” ilan edilmişti. Ecevit’e yazarkasa falan atılmıştı. Şu an 1 Amerikan doları, 6,45 Türk lirası yapıyor. Bu ne demek?

Neredeyse her türlü Tarım ve hayvancılık anlamında elverişli olan ülkemizin tohumundan, samanına kadar yurtdışından ithal etmesi, önümüzdeki bir kaç hafta içinde marketlerde göreceğimiz fiyat artışıyla beraber “ben zaten hep 50 liralık benzin alıyom yeaaa” diyen sivri zekalı vatandaşımızın da artık götünün tutuşması demek. Evine ekmek götürememesi, yada sadece “ekmek” götürebilmesi demek.

Bizim gibi üretmeyen ve dışarı bağımlı yaşayan toplumların var olmasının/baştakiler tarafından bir şekilde dışarıya mecbur bırakılmamızın asıl sebebi, cüret etmemizi engellemek zaten. Rahip brunson’ın tutuklanmasıyla devletin göstermeye çabaladığı cüret, amerika’ya Haliyle “sen hayırdır?” Dedirtti. Bugün trump’ın açıklamasına göre Türkiye’den aldıkları alüminyum artık %20, çelik De %50 oranında gümrük vergisiyle satılacak Amerika’da. Yani Türkiye’den bu malları alanlar artık, mal aldıklarında daha düşük vergi ödeyebilecekleri ülkeleri seçecekler. dolayısıyla Türkiye’den gönderilen Çelik ve Alüminyumun fiyatları düşecek. yine dolayısıyla, zamanla kar zarar durumları yüzünden tedarikçi firmalar batma noktasına gelecek. 

burada para biriktirme yöntemleri olarak mı ne o tarz bir başlıkta, taaa geçen sene cumhurbaşkanı dolar satın, piyasaya para girsin derken biriktirdiğim parayı dövize çevirdiğimi anlatmıştım. Kazandığım ekstra her kuruşu Hem Euro, hem dolar, hem de pound olarak kenara attım 2 senedir. Şu anda bu kadar kâra geçeceğimi geçen sene söyleseydiniz yemin ederim inanmazdım. Ki o zaman bile “kısa sürede param çok değerlendi, siz de öyle yapın.” Falan yazdığım için beni mesajla “vatan haini” ilan edenler vardı. devlet “büyükleri”nin hepsi ellerindeki dolarları bozdursaydı da piyasayı asıl onlar hareketlendirseydi madem? Sizin yastık altındaki 100 dolarınızla piyasa şenlenecek sandınız, bu neyin cahilliğidir? Bu devirde cahil olmak/cahil kalmak artık bir seçim. Ve ben fikir sahibi olmayan cahile saygı duymak zorunda değilim. 

Oy almak için istikrar istikrar dediniz, kendi içinizdeki fetöcülere bakmadan, daha Meclis bünyesinden fetöcüleri temizlemeden eşek arısı kovanına çomak soktunuz. Şimdi saldırıya uğrayınca bakakalmayın öyle. Berat Albayrak doların durumuyla alakalı gerçekten yüz kızartıcı bir konuşma yapmış örneğin. bırak bakan olmayı, televizyona çıkan herhangi bir insan olsam, böyle bir konuşma yapmaya şahsen utanırım. sıfır Bilgi, full goygoy. Çözümün ne? Yok. Rezillik. 

Seçimi şayet ki Muharrem ince kazansaydı, bu dolar yükselmeleri de o zaman olsaydı kaç kişi yırtardı kendini? Kaç tane Akp’li götünü aça aça “ehehe bakın siz seçtiniz n’oldu?” Derdi? Kaç akp’li milletvekili saldırıya geçerdi? Meral akşener “hükümetin yanındayız” diye açıklama yapmış. Yahu sen ne biçim, nasıl bir muhalefetsin?! Ekonominin ağzını sonuna kadar açıp, içine sırayla sıçtılar, daha ne istiyorsunuz eleştirmek için?! Magandalıkla, mahalle ağzıyla ülke yönetiliyor ya burda. Ülkenin de çoğunluğu asgari ücretli olan ve zor hayatta kalan yarısı, ağzı açık reis’e bakıyor “öl de ölelim.” Diye. Öl demesine gerek kalmadan açlıktan öleceksiniz zaten yakında, haberiniz Yok. 

Siyasetçisinden de bıktım, at gözlüklü vatandaşından da. 

Arkadaşlar sözün özü, bizi meclisteki dolar milyonerleri yönetiyor, yani hepsinin tuzları kuru. Bugün devrim olsa, savaş vs çıksa ve arkalarına bakmadan kaçsalar ülkeden, yedi sülalelerini o rüşvetlerle, aklamaya çabaladıkları kara paralarla mis gibi yaşatırlar. Olan yine bize olacak. Ve biz, maalesef kimsenin umrunda değiliz. günaydınlar olsun efendim, seçimler geçti ve siz kurtuluşa giden gemiyi kaçırdınız. 

10 ağustos 19:22

10. Size biraz ingiltere’den bahsetmek isterim sevgili süslüler. İngiltere, hepinizin bildiği gibi sanayi devriminin başladığı ülke. Dünya, sanayi devrimi ile, tam bir dönüşüme girişti. Peki, neden ingiltere’de başladı bu devrim? Kömür kaynakları mı? Coğrafi keşifleri başlatıp sürdüremeyen portekiz ve ispanya’nın yerini alması mı? Bilgi birikimi mi? Hepsi doğru cevabın içinde. Ama bir konu var ki, o günlerden bu günlere geçerliliğini hep korudu: hukuk. 

   İngiltere’de köklü bir hukuk geçmişi var. Çok basit şekilde şöyle söyleyebiliriz: yatırım yapacağım fakat önümü görmek istiyorum. Sıkıntı yaşarsam devletin beni koruyacağını, güçlü kuralları ile hakkımı savunacağını bilmek istiyorum. Bu şartlarda nereye yatırım yaparım? Tabii ki tüm ekonominin bir kişinin ağzından çıkan söze baktığı bir ülkeye değil. Yani türkiye’ye değil. İngiltere sanayi devriminden daha büyük bir iş başardı. Nedir bu? Onu sürekli hale getirdi. Yani üretimi. Hukuk da bunu destekledi. 

Şimdi gelelim bize. Dünyada genel olarak esen bolluk yıllarında piyasaya sürülen ucuz döviz türkiye’yi adeta parlattı. Millet maalesef bunu akp’nin başarısı gibi algıladı. Geçmişle karşılaştırdı. Parti de, uzun yıllar bunun ekmeğini yedi. (Demokrat partinin ilk dönemlerini hatırlayalım 50-55’li yıllar özellikle) arkadaşlar, türkiye’de neye yatırım yaparsınız? Binaya. Betona. Üretim yapamayacak dört duvara. Neden? Neden paranızı teknoloji üreten, mal üreten bir şirkete yatırmazsınız? Çünkü hukukun olmadığını, o şirketin iki gün sonra fetöcü vs. diye suçlanmayacağını ya da bir hukuksuzluğa kurban gitmeyeceğini bilemezsiniz. E öyleyse üretim gelişmez. Üretici desteklenmiyor ise. 

Çok uzattığımın farkındayım. Var olan krizdir. Medya üç maymunu oynamaktadır. Ve bize düşen, olabildiğince tasarrufa gitmektir arkadaşlar. Ülkemi seviyorum. Üretmesini, yükselmesini, gazi mustafa kemal atatürk’ün yol gösterici dediği bilimin yoluna girmesini istiyorum. Tüm bunlar için önce zihniyet değişmeli. Yine o’nun dediği gibi, cahillikle yapılan savaş, düşmanla yapılan savaştan daha az önemli değildir. 

10 ağustos 13:06

9. siyasi konularda öngörülerim genelde yanılmadığı için çok endişeliyim bu ara. Düşüncelerimi uzun uzun yazıp başımı ağrıtmak istemiyorum ama iyi bir tablo yok önümüzde. 

Bu ülke ilk kez ekonomik kriz görmüyor ama o zamanlardan farklı olarak ilk kez kendi yiyeceğimizi üretemez haldeyiz. Venezuela’da son yıllarda yapılan bir araştırma krizden sonra ülkedeki kilo ortalamasının 11 kilo düştüğünü göstermiş. Durumun ciddiyetini güzel açıklayan bir örnek bence.

Allah bu ülkenin el etek öpmeyen onurlu ve vicdanlı insanlarına yarım etsin. 

10 ağustos 01:03 10 ağustos 01:03


8. Son günlerde sözlükte bir şeyler yazmak dahil olmak üzere pek çok şeye karşı motivasyonumu kaybettiren durumdur. Ne olacak memleketin hali demekten, çocukları düşünüp, nasıl büyüteceğiz bu sabileri demekten hayat enerjimiz tükendi. Nasıl müdahele edilmiyor aklım almıyor. Yarın açıklamalar vıttırızıtlar yapılacakmış. Açıklamayla toparlanacak seviyeyi çoktan geçti durum. Batıyoruz abi bunun kaçışı yok artık. Faizleri de yükseltseler kriz başladı. Yakında her şeye zam gelecek. Ya resmen apokaliptik filmlerdeki gibi kaçacak delik arıyoruz şu an. Her yer karanlığa gömülecek. Evet çok karamsarım, farkındayım, ben de böyle olmayı sevmiyorum ama özellikle çoluk çocuk işin içine girince pek pozitif olunmuyor. Akp hükümetinin de sonu gelmiştir ayrıca, daha da sağ çıkamazlar bu krizden. Çünkü adamlarda kriz yönetimi yok. 

9 ağustos 23:46

7. sır gibi saklanan kriz. bir kesimi kandırmak içinse (link: https://twitter.com/s0syalist/status/1024748859057233922 şöyle) bir açıklama yapmak da yeterli

her şeyin fiyatı artık çok bariz bir şekilde saçma seviyelere geldi. pazardaki bamyanın kilosunun 20 lira olmasından tut, bir dondurmanın 5 lira olması, dışarıda bir yemeğin 50 lira olması... yani makyaj paleti 300 tl olmuş alamıyorum da değil durum, onu da geçtik, ben dışarıda yemek yemeğe de kıyamıyorum artık.

artık değiştirmem, yenilemem gereken şeyler var ailemden istemeye utanıyorum, hiç bu kafada bir insan değilken (gizlinot: bozulan şeyin bir daha eskisi gibi olmayacağını düşündüğümden) artık elimde ne varsa tamir ettiriyim yaptırayım öyle kullanırım moduna geçtim.

herkes yakınıyor ama erken seçim sonuçlarını gördük. çok üzücü.

3 ağustos 02:15

6. 2004'te olan tayland tsunamisine benzetiyorum. 

insanlar neler olacağından bir haber kumsalda güneşleniyor.

sular geri çekildiğinde ve felaket "geliyorum" dediğinde yine insanlar güneşlenmeye devam ediyor, sadece bazıları şüphelenip kaçıyor (önlem alıyor).

sonra büyük yıkım gerçekleşiyor, 200 binden fazla ölü...

bizim ülkeye de ekonomik kriz tsunami gibi çarpacak sanki, gerçekten o büyük dalgayı ve yıkımı yaşamadan bazıları anlamacayak inatla neyin geldiğini. sonra da yüksek olasılıkla asıl sorumluları suçlamak yerine "allah'tan" diyecekler. 

An itibari ile euro 5,87 tl - dolar ise 5,06 tl

Artık soru cevapta işsiz ve açlıktan kıvranan süslüler,"şu otu buldum süslüler, yenir mi, marketten alacak param yok" diye soru yazarlar.

Hayır bulduğumuz boş toprağa bir şeyler ekeriz diyeceğim de tohumun da dna'sı değiştirildi, çoğu tarımsal gıda (tohum) artık bir sonraki yıla ürün vermiyor, tek seferde sadece o yıl mahsul veriyor.

ironi bir yana gelecek beni korkutuyor süslüler, umarım ben yanılırım. Bu dolar ve euro düşecek gibi görünmüyor ve bu durumu yıllar önce ön görüp, önlem çağrısında bulunan ekonomistler vardı. 

2 ağustos 18:16 2 ağustos 18:23

5. Geçen flo'da sandalet bakıyorum. 69.99. Gayet uygun geldi, deneyeyim dedim. (gizlinot: inci, hotiç, derimod, greyder falan 120 liradan açıyor) Geçtim kenara deniyorum, teyzenin biri geldi, güzelmiş kaç paraymış bunlar dedi. 69.99'muş dedim. Oha çok pahalı kızım, eskiden buna iki tane alırdık, bu fiyatlar ne böyle dedi gitti. Elinde ne vardı ? Ak parti kadın kolları poşeti.

Diğer markalardaki fiyatları görse kalp krizi geçirir heralde. Öyle oya, böyle ekonomi teyzem. Sorry.

16 temmuz 20:27


4. leona blush şarap geçen yıl 34 tl iken bu yıl tekeldeki adamın 50 tl demesi, cipslerin zamlanması, eskiden maksimum 15 tlye tişört alırken -ki ona bile çok pahalı derdik- şimdi en dandik tişörtün 20 tl olması ve çoğu bilindik markadan 30-40 tl’ye tişört aldım dediğimizde insanların bunu normal karşılaması krizin bazı örnekleridir. tabii çok daha önemlileri de vardır ama günlük rutin yaşantısı olan bir birey olarak bunlar benim çok zoruma gidiyor. bikini almayı düşünüyorum sonra evde var diye vazgeçiyorum. güneş kremi en önemli şeylerden biriyken fiyatı bile düşünmeme neden oluyor sağlık söz konusu iken. yemeksepeti’nde zaten çoğu yemek zincirinin menüsü 3-4 tl pahalı halde satılırken onlara bile ekstra 2-3 tl zam gelmiş. meyve sebze zamları hakkında konuşmuyorum bile. ben her şeyi saymaya kalksam bu böyle uzar da gider. ekonomi öldü ölecek, son uzatmaları oynuyoruz. bunlar iyi günlerimiz.

16 temmuz 20:18

3. 25 liraya aldığım vincent meyve şarabını 39 liraya aldım. Batan ülke ekonomisini bu şekilde kurtarmaya karar verdiler galiba ama insanların alım gücü yakında tamamen tükenecek, haberleri yok.

16 temmuz 20:03

2. tüm pollyannacılığımla ilk defa tayyip'in ekonomi hakkında dediklerinin doğru çıkmasını ümit ediyorum ama sanırım kendim bile inanamıyorum. allah sonumuz hayır etsin

12 temmuz 01:27