girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (505)
  • medya (16)

505. ilk çıktığında adil seçim sistemine şüphe ile yaklaşmıştım. ne yani bu da sonuçta bir yazılım işi, manipüle edilemez mi? nitekim seçim gecesi işlevsiz hale geldi, verileri aa ve ysk'dan aldı. seçim bitti "oyları sayıyoruz en azından tarihe not olarak düşülsün" dediler. o da olmadı. çöktü!

muharrem ince, seçim gecesinden sonra yaptığı açıklamada adil seçim ve ysk sonuçlarını karşılaştırdığında anlamlı bir fark olmadığını söyledi. e verileri zaten ysk'dan almışsa neden fark olsundu ki?

oylarımız, göz göre göre yine gasp edildi. ve sonucu asla bilemeyeceğiz. ben bu seçimde akp ve tayyip'in referandumda olduğu gibi yine kaybettiğini düşünüyorum. en azından ekonomik kriz muharrem ince'ye patlamadı mı diyeyim ne diyeyim? şaşırdım.

koyu akpli ve mhpli tanıdıklarımız bile cumhurbaşkanlığı için oylarını muharrem ince'ye attıklarını; milletvekili seçimi için yine partilerine oy verdiklerini söylediler.

edit: kısaca seçim gecesi bizi adil seçim safsatası ile oyaladılar. bizi ve gerçekten milletin yararına çalışacak olan insanları kandırdılar.

2 temmuz 12:11 2 temmuz 12:18

504. Seçimle, liderlerle, süreçle ilgili onlarla girdi yazdım. Son kez birkaç şey daha yazmak istiyorum. 

Olduğum sandıkta hiçbir sorun yaşanmadı, her şey olması gerektiği gibiydi. Oy çalınmadı, yeltenilmedi, bir maraz çıkmadı. Seçmen hak verdiğim şekilde çok agresifti. Zarflar binali yıldırımın yaptığı gibi yalanarak kapatıldığında açması çok zor olduğu için “yapıştırmayın içe doğru kıvırın” uyarısı yapıyorduk, genelde tamam dediler ama kimisi yine haklı olarak çok tepki verdi. Ben kapatmak istiyorum? Durum ortada diyenler oldu. Onlara içiniz nasıl rahat ediyorsa öyle yapın dedik. Yalanarak yapıştırılmış zarflardan hep muharrem ince çıktı. Sandık başkanı bir de bunun tükürüklü zarfı açma olayı var diye garip bir noktaya takılıyordu, ona “bana da özellikle yapıştırmayın deseler ben de işkillenip yapıştırırdım” dedikten sonra pek bir şey söylemedi. Sandık başında her partinin temsilcisi var ama o an alnımızda yazmıyor, seçmen şüpheye düşmekte haklı. Birkaç kişi “sana bakınca “ne” olduğunu anladım, biz izmiriz” dedi kulağıma. Alnımızda yazmıyor ama yüzümüze yansıyor bazen demek ki. En dikkat ettiğim şey insanları telefonla kabine sokmamak oldu. Birkaç kişi bunun mantığını sorguladı. “Ya ben size x partiye oy verdiğini bana kanıtla sana para vereceğim dediysem ve siz de fotoğrafla kanıtlayacaksanız” dediğimizde herkes hak verdi. Yine verdiği oy neredeyse alnında yazıyormuşcasına belli olan bir beyefendi kulağıma “bizden değil akplilerden telefon iste” dedi. “Onlardan isteyebilmek için sizden de istemem gerekiyor” dedim. İlginçtir ki sandığımızda akp müşahidi yoktu ama sandık kurulu üyesi vardı. Kabine telefonsuz girme olayından muaf olacağını kendisine göz yumacağımızı düşünmüştü ama telefonunu özellikle aldım. Morali bozuldu. Sorunsuz sandığımda en büyük başarım onun telefonunu almak oldu çünkü fotoğraf çekecekti. Bari oyumu sandığa atarken fotoğrafımı çekin cumhurbaşkanıma atacağım dedi. Akşama kadar bizi provoke edecek şeyler söyledi hiçbirine cevap vermedik. O yüzden de sorun yaşamadık. Kılıçdaroğlu hissedior:/ sandıkta sorun olmadığı için başarı saydığım şey akp üyesinin oyunun fotoğrafını çekmesini engellemek:/ bizim sandığın tek kaybedeni akp sandık üyesi oldu. 

27 haziran 12:32

503. (link: http://fb.onurluhabercilerr.com/ysk-yazilim-muhendisinden-itiraflar-paylasmayan-kalmasin-2 Ysk yazılım mühendisinin açıklamaları) ‘nın bulunduğu önemli bir link.

27 haziran 03:05


502. Allah rahmet eylesin oya aydoğan'ın bir patates yüzünden başlayıp ölüme kadar giden hazin yolculuğu beni çok etkilemişti. ama o zamanlarda ülkemin durumunu düşünürken galiba tek umudum patates derdim, o kadar umutsuzdum , şu anda ise ince bile olsa bir umudum var.

26 haziran 13:27

501. her şey bir yana, ohal koşullarında paşa gönlün istedi diye erken seçime gidip "acaba kaç oy çalındı" diye tartışıyorsan, en büyük muhalefet partilerinden birinini lideri hapisteyse ve "acaba ne kadar oy çalındı? On milyon var mıdır?" Diye tartışıyorsak kusura bakmayın bu seçim hakkıyla falan kazanılmamıştır.

İnce'ye de baya sinirlendim. On milyon oy çalınmasına gerek yok, bir tane oy çalındıysa, tek bir vatandaşın bile iradesi, tercihi temsile yansıtılamadıysa o seçim baskı koşullarında yapılmış demektir.

Mesele ne kadarını çalmayı başardıkları değil, mesele insanların oy çalınmasın diye kendini parçaladığı antidemokratik koşullarda demokrasicilik oynamak. Buna tahakküm denir. Tahakkümle başa gelenlerinde çok iyi olmaz sonu ama o başka mesele.

Ohalde yapılan bir seçime verilecek tek karşılık vardır: boykot ve yasal eylem hakkımızı kullanmaktır. "Bu seçim meşru değildir, önce ohali kaldıracaksın, sonra muhalefetin önünden çekileceksin, bütün devlet kaynaklarını miras yedi gibi tüketmeyi bırakacaksın, özel kalem adı altında harcadığın paralarımızdan elini çekeceksin, önce demokratik koşulları oluşturacaksın, sonra biz gelip demokratik hakkımızı kullanacağız" demek lazımdı.

Beyefendinin paşa gönlü öyle istedi diye kurallarını tamamen kendisinin belirlediği "gayri resmi sonuçlara göre" daha resmi hiçbir şey açıklanmamışken yangından mal kaçırır gibi kendini başkan ilan edip silahlı herifleri sokağa salarak "itiraz ederseniz karşınızda bu var" dediği bir seçimde biz de figüran olmak zorunda değiliz. Bu seçimin hiçbir meşru tarafı yok. Sabahtan akşama kadar trt'yi babasının malı gibi kullanıp muhalefetin en küçük örgütlenme çabasına müdahale eden bir iktidar partisinin gölgesinde, ohal koşullarında seçim yapılıyor. Muhalefet de çıkıp "neyse canım bir dahakine, sonuçta on milyon çalmadılar" diyor. Peki nasılsa oyumu çalacaklar diye sandığa bile gitmeyen insanlar ne olacak? Peki bu akp artık devlet oldu, silkelesek de düşmüyor deyip ona basanlar? Peki sabahtan akşama kadar trt'de tayyipten başka kimseyi görmeyip ekonominin cidden iyi olduğuna ikna olanlar? Muhalefetteki herkesi birbirlerine öcü gibi gösterdiler, trt'yi özel televizyonlarına çevirdiler bitti gitti. Miting yapmasına bile gerek kalmadı, bahçeli denen herif meclise ikinci partinin geneş başkanı olarak giriyor.

Bu seçimde tayyip kazanmadı. Bu seçimde muhalefet kaybetti. Bu seçimde muhalefet bir olamadı. Hala tayyip ne derse, neyi nasıl tartışmaya açarsa öyle tartışarak ona tabi olmayı sürdürüyorsunuz.

Gidip temel karamollaoğluna sivas meselesini soruyorlar sanki kendi partilerinin kurucuları, sivas katillerinin resmi avulatları değilmiş gibi. Chplilerin ulusalcı kesimine hdpyle ilişkiniz var diyorlar, hdpnin 6 milyon seçmeni yokmuş gibi. İyi partiye vuruyorlar, iyi parti seçmeni uzaklaşıyor. Bunlara verilecek tek cevap vardı: sana ne? Sen misin en milliyetçi, en demokrat, en dindar, en solcu vs. Vs.

Not: soru- cevaptaki şu malum soruya verilen "hakkıyla kazandı" cevabını görünce sinirlendim. Hak nedir diye bir fikir sahibi olmak lazım onun için önce ama kaç milyon oy çalındı acaba diye tartıştığımız yerde herkes unutuyor neyin hak neyin zorbalık olduğunu. Seçim günü bir kızcağız buraya video attı, bir lisedeyiz bütğn çuvalları almaya çalışıyorlar diye. Geri kalan her şeyi bırakın, cinayetleri, müşahitlerin alınmamasını, sayıma gidenleri bizzat polisin içeri almamasını bırakın, sadece bu nedenle bile seçim iptal olur normal bir ülkede.

26 haziran 10:31

500. Sonucuna asla inanmıyorum ve hırsızların yine iş başında olduğunu düşünüyorum.

Çaldığınız bütün o oylar yaptıranın ve yardım edenin fitil fitil burnundan gelir inşallah.

  

26 haziran 06:34

499. Emin Çapa'nın çok güzel yorumladığı seçimdir. İzlemek isteyen olursa:

(link: https://www.youtube.com/watch?v=3vr3-uh9UdI&feature=youtu.be emin çapa - seçim yorumu)

26 haziran 01:41


498. Herkes yazdı madem ben de kısaca bahsetmek istiyorum duygu ve düşüncelerimden; her şeyden önce yalnız olmadığımı bilmek çok güzel. Hem burada, hem evde, hem dışarıda. Bu sabah uyandığımda, bir korku sardı içimi. Sanırım akut stres bozukluğu gibi bir durumun içinde olduğumu düşündüm önce. Çünkü işe gittim, tek başıma olamıyorum. Arkadaşlarımla hareket ediyorum. Yalnız kalmak ürkütüyor. Babam öldükten sonra böyle olmuştum en son. Neyse herkes deli gibi sigara içiyor, ince’nin açıklamasını bekliyoruz bir umut var içimizde ikinci tura kaldık der belki bir mucize olur diye. Olmadı, herkes ağladı. Hiç kimse doğru düzgün çalışmadı. Ve gerçekten gücümün kaldığını da hissetmiyorum bu ülkede yaşamaya. Eşimin global bir mesleği var, yurtdışında evet dese hemen işi, evi, hizmetçileri hazır. Ve maaşı da burada alacağının iki katı. Ama benim vatan sevgim sürekli direnmeme neden oldu. Seçimleri bekleyelim en azından dedim.. O çok daha realist bana göre olmayacağını biliyordu olmadı da.. Aslına bakarsanız bende biliyordum. Nereden mi biliyorum ? Büyük ailem Sinop, Çorum ve Kastamonu’da ikamet ediyor. Hepsi ak partili. Neden oy veriyorsun ak partiye diye sorduğumda herkes onlara veriyor bizde veriyoruz diye cevap almışlığım var. Üniversitede köy okullarına gidip çocuklarla atölyeler yapardık. Gittiğimiz köylerin hepsi izole, ücra, unutulmuş bir vaziyetteydi. Tek iletişim ağı televizyon yani ana akım medya. Belediye başkanı ak partili, kaymakam ak partili, muhtar ak partili. Köylü üst biliş yapabilen bir birey değil, asla kendinizle kıyaslamayın. Bu küçümseme değil yanlış anlaşılmasın aksine o kadar iyi anlıyorsunuz ki oraya gidince o insanların ak parti dışında bir alternatifi olamayacaklarını.. hayatları sadece barınma,örtünme ve beslenme üzerine kurulu. Dediğim gibi üst biliş yok. Ben çok gülmüştüm Erdoğan’ın muhtarlarla toplantı yaptığını görünce. Ama düşünüyorum da neye güldüm ki ? Sizce de çok zekice bir hamle değil mi ? Bu ülkenin büyük bir bölümü taşralı değil mi? İşe muhtarlarla başlamak neden gülünç olsun ki ? Aksine ilk muhtarlardan başlamak gerekiyor. Metropolden değil, sosyal medyadan değil, tam olarak muhtarlardan buna artık çok eminim. Anadolu’da çoğu insan ne 17-25 aralık operasyonlarını biliyor, ne gezi parkını ne de unuttuğum diğer şeyleri..  Olayın bir de dış güçler boyutundan bahsediliyor ama o konuda teorik bir bilgim yok gerçekten olan varsa paylaşsın. Muharrem İnce’ye gelince; Atatürk’ten sonra o koltuğa layıkıyla yakışacak tek liderdi diye düşünüyorum. Bugün yaptığı konuşma kalbimi tuz buz etse de, üslubu ve olgunluğu ve trt’yi dışarı çıkarması takdire şayandı.. yüzümüzü güldürdü, bize umut verdi, güç verdi, ütopyalar güzeldir şarkısı tadında bir 50 gün yaşattı bize. Kendi adıma teşekkür ederim burada kendisine ve sizlere. İyi ki varsınız, yalnız değilim, yalnız değilsiniz. Çok sevdiğim bir sözle bitireceğim: “ Bana sapladığın bıçağı kahkahaya çevireceğim.” Ben hâlâ inanıyorum ki bilgi kazanacak, iyilik, dürüstlük, hümanizm kazanacak. Biz kazanacağız. Kaldırın başınızı yerden. Bu ülkeye yine sahip çıkacak olan bizleriz. Gün gelir anlarlar..

25 haziran 21:58 25 haziran 22:13

497. seçim sonuçlarına inanmıyorum. susturma, yıldırma politikasına da kanmıyorum. akp zaten kazanacaktı, sizin çevreniz muhaliflerden oluşuyor geyiğinden yıldım. gözümü, kulağımı, vicdanımı kapatırsam şaibesiz bir seçim olduğu söyleyebilirim ancak.

karadeniz’in bu zamana kadar muhafazakarlıktan vazgeçmemiş bir ilçesinde hatırı sayılır bir akraba çevrem var. hepsine sandık takip sisteminin linkini gönderdim. ince hayli önde çıktı. biz ankara’da zaten önde olduğu bir ilçedeydik bu yüzden şaşırtmadı ama kimse bana o ilçenin bu sonucunun ülke geneline yayılmadığını kanıtlayamaz. 

ordu, giresun fındık diye yırtacak kendisini %65 alacak öyle mi? % 100’ dür o, iyi bakın. 

halkı aptal yerine koymak degil de nedir bana bir söyleyin. o kadar sayılmamış oy, çuvalla beklerken ne oldu?  birden sandıkların hepsi açılıverdi. daha bir sürü şaibe var ve hala inatla bize kaybettiniz, yenilgiyi hazmedemiyorsunuz diyorlar. yahu ben yenilgiyi değil haksızlığı hazmedemiyorum. nerede sizin adalet duygunuz, allahınız, inancınız?  bir insanın hiç kutsalı olmaz mi? hep mi güce, paraya tapar? vicdanınızı nerede bıraktınız? ensar’da? soma’da? gezi’de? 17-25 aralık’ta? ergenekon’da? kadın cinayetlerinde? hayvan ölümlerinde? patlamalarda? ekonomik çöküşte? 

söyleyin yahu nerede sattınız ruhunuzu güce? nereden geliyor bu kayıtsız inanç? 

yapamam ben ya yapamam. körü körüne kimseyi savunamam. hataları görmezden gelemem. 

siz de eğer hırsızlığı, yolsuzluğu farkına varıp susuyorsanız, görmezden geliyorsanız uykularınız kaçsın geceleri.

bizimle birlikte haksızlığa, hukuksuzluğa karşı gelmiyor, göz yumuyorsanız katilsiniz, o kadar insanın kanı var ki elinizde. 

25 haziran 21:53 25 haziran 22:14

496. Diyecek bir şeyim yok, kelimeler boğazımda adeta bana acı çektiriyor. Umutlarımı alan herkesten nefret ediyorum, ölmeden gitmeyecek mi dediğim şahıstan nefret ediyorum. 22 yaşındayım. 2019 veya 2020nin ilk yarısında okulum bitme duruma göre kanada’ya gidip oraya yerleşmeyi düşünüyorum. Abim orada yaşıyor ve eğer okulum bitseydi bu sene gidecektim ama umutlarım vardı. Günün birinde ülkeme geri dönüp orada sadece annem abim ve evlenmeyi düşündüğüm sevgilim ile değil de bütün sevdiklerimle yaşamayı diliyordum. Fakat artık yok, sonsuza kadar aynı ideolojiyi ve saygı duyduğum kişileri destekleyeceğimi biliyorum. Yine de bu ülkede bu insanlarla nasıl yaşanır aklım almıyor o yüzden bundan sonra bize bunları yaşatıp oy veren kişilerin dertlerini dinlemeyeceğim hatta onlara hakettikleri her şeyi söyleyecek gerekirse burayı terk edip sizi sevdiğiniz liderle bırakacağım diyeceğim. 

Yine de bundan sonra hep peşindeyim sayın ince!!!

25 haziran 20:29