yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (12)
    • medya (0)

    1. (no: 0) istedikleri bilgi canından değerli mi denmiş, istedikleri bilgi canından değerli değildi elbette ama hukuk kuralları gizlilik ilkeleri cartlar curtlar var.

    Savcı ellerinden kurtulmak için bu bilgiyi vermiş olsaydı bu sefer de kimler tarafından öldürülürdü kim bilir !

    Çok büyük kayıp, ve altında kim bilir neler var. Ben de kesinlikle elektrik kesintisiyle ilgisi olduğunu ve bu olanlara bizzat göz yumulduğunu düşünüyorum. Bu ülke daha ne kadar uyutulacak bakalım.

    31 mart 2015 23:47 1 nisan 2015 19:58

    2. 31/03/2015-Istanbul Adalet Sarayı

    (Öncelikle her be sebeple olursa olsun insan hayatı kutsaldır ve terör eylemleri kabul edilemez!)

    T.C. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, gezi eylemlerinde 14 yaşında polis tarafıdan

    öldürülen Berkin Elvan'ın katillerini nihayet!! Tespit ettiği dosyada, Berkin'i öldürdüğü tespit edilen 3 polis memurun suçlarını itiraf ettirilmemesi yüzünden katledilmiştir.

    Ne yazık ki 'sık ulan sık' düşüncesine sahip

    polisler bu davanın açılmasına neden olmuş, yine polis tarafından yapılan başarısız operasyon ile 3 tane mermi kafaya ve 2 mermi karına isabet ettirilerek savcının hayatı kaybettilmiştir.

    Yıllarca Berkin' in katillerini tespit edemeyip!!!, 2 aylık çalışma ile korunan polisleri tespit eden merhum savcı, yine Berkin'e ölümü sonrasındaki gibi polisin başarısız operasyonu hükümet tarafından polis taltif edilmiş, başarısı övülmüştür.

    Bu eylem ile kimlerin fayda gördüğü açıktır! Kimlerin polisin insan hayatı yok eden uygulamalarını kabul ettiği, kimlerin polisin sırtını sıvazladığı açıktır!utanç duyuyorum!!

    Eliniz kanlı.. Yazıklar olsun!

    1 nisan 2015 00:40

    3. Savcı ve eylemcilerin ölümüyle sonuçlanan olay. Yayınlanan fotoğrafları ilk gördüğümde inanmamıştım. Hala inanamıyorum. Bu iş, bizim bildiğimiz kadar değil. Bu ülkede helikopter kazasıyla, ne olduğu anlaşılamayan trafik kazasıyla, tinercilerin saldırısıyla nice devlet adamları öldürüldü, bir de savcıyı gözden çıkarmışlar, çok mu?

    Gezi zamanından beri yayınlanan hiçbir habere inanmıyorum.

    -Elektrik kesintisi neden oldu?

    -Kesinti yaşanırken 'bir terör saldırısı olabilir' algısını kim yarattı?

    -O silahlar ve posterlerle savcının odasına kadar nasıl girildi?

    Aklıma takılan çok şey var. Hrant Dİnk davasında hatırlarsanız katil önce belirsizdi, sonra kamera görüntüleri çıktı, otobüs firması bilgi verdi, pislik yakalandı. Sonra? Devlet işbirliği ile yaptığı ortaya çıktı. ve hatta bu cinayeti kendisine işletenleri tehdit etti.

    Yahu bu adamlar gidip savcıyı öldürecek kadar gözü dönmüştü madem, o kadar korkusuzlardı, niye gidip asıl katili öldürmediler? Katil kim, bilmiyor muyuz?

    Onca saat anlamadılar mı istediklerini alamayacaklarını?

    Madem öldüreceklerdi neden beklediler?

    Eğer bu eylemi yapanlar gerçekten Berkin için yaptılarsa hem pisi pisine öldüler, hem de o çocuğun adını kirlettiler. Ailesini mahvettiler. Kana kan demenin insani bir tarafı yok. Evladını kaybeden bir babaya karşılık, başka bir çocuğun babasız kalmasına sebep olmak sol görüşle uyuşan bir şey olamaz.

    Yok eğer bu eylem devlet eliyle yapıldıysa (ki bu çok çok yüksek bir ihtimal), "operasyon başarıyla tamamlandı" açıklamasındaki "operasyon"un bizzat savcıyı ortadan kaldırmak olduğuna çok daha fazla inanıyorum.

    Olan savcının ailesine oldu. Berkin'in ailesine olduğu gibi.

    1 nisan 2015 08:51


    4. 31 mart 2015....kabataş olayına inanan insanlar varsa bunun da tesadüf olduğunu düşünürler dendi ve off tuşuna basıldı! gerçi kabataş olayı komikti,bu trajik.olay bu kadar net,herzaman ki gibi kurban belli,failler belli,suçlanan belli,bahaneler belli....harcanan bu defa savcı oldu,allah rahmet eylesin.bizim buralarda oyunu kimse yemedi bu böyle biline!

    1 nisan 2015 10:31

    5. savcının hem de kendi makamında rehin alınmasının ardından, yayın yasağı geldi.zaten elektrik kesik olduğu için olayı takip edemezdik.edebilecek olanlarda yayın yasağına takıldı.

    bu olay baştan sona yanlış, ondan hepimiz eminiz.davanın ilerleme kaydetmesini sağlayan savcıyı rehin almak neden? haklıyken haksız duruma düşmek bu şekilde oluyor işte.

    ben tüm bu kirli dolapları geçtim, bir insan öldü, görevini yapmaya çalışan bir insan!

    bir aile babasız kaldı, çocuklarının boynu bükük.bu saatten sonra o çocuklara babalarının şevkatini, ilgisini, desteğini kimse veremez.Anneleri çabalar ama aynı şey olmaz.ya eşi, kimbilir ne durumdadır? yaşadıkları endişe dolu saatler, göz göre göre öldürülen bir insan.ne yapsınlar şimdi?

    onlar bu acımasız dünyada babaları olmadan yaşamak zorunda bırakıldılar.

    babaları da onları bu b*ku çıkmış dünyada savunmasız bırakıp gitti, koparıldı ailesinden.

    berkin elvan davasına yeni bir savcı atanacak, bizler 3 gün sonra unutacağız ama ailesi, çocukları ne olacak?

    operasyonun tam bir fiyasko ile sonuçlandığı gün gibi ortada, bazıları aksini iddia etsede!!

    1 nisan 2015 12:51

    6. (yazar: dennizz )'in paylaştığı entrylere gönülden katılmakla birlikle eylemi gerçekleştiren gençlerle ahmet şık arasında geçen telefon görüşmesinde gençlerin talepleri (kusura bakmayın ben onlara terösist diyemiyorum gerçek teröristler dururken) bu kadar açık ve net iken bu olayın altında mit'i veya devletin her hangi bir kurumunu aramayı gereksiz ve mantık dışı buluyorum.

    arkadaşlar bugün abdullah cömert'in davası görülüyor. Abdullah'ın katillerini hala öğrenebildik mi? Katilleri kim koruyor? Devlet...Savcı kimin savcısı devletin savcısı, polis kimin polisi devletin daha doğrusu akp'nin...Sanki katili bilsek birşey değişecek mi? Değişmeyecek. Neden mi değişmeyecek? Buyrun gelin o zaman Ethem Sarısülük kardeşimizin davasına.Onu vuran kim ?Ahmet Şahbaz.Ahmet Şahbaz'ın tutuklanıp yargı önüne çıkartılması için en az 1 sene uğraşıldı. Ahmet Şahbaz kaç yıl ceza aldı? 5 yıl...Ahmet Atakan'ın ise faillerini hala bilmiyoruz...Dolayısıyla ortada zaten bir adalet yok...Bu genç arkadaşlar da adalet talep ettiler hepimiz gibi...Bunun için seçtikleri yol zaten bile bile baş koydukları yol.

    Savcı bey elinden geleni yapmış diyorsunuz. Kendisinin hizmet ettiği devlet tarafından katledilmesine elbette çok üzüldüm ancak kendisi bu davada avukatların talepleri ve girişimleri dışında nasıl bir ilerleme kaydetmiş, neler yapmış? bunları merak ediyorum doğrusu.eğer bir gelişme olsaydı zaten hepimiz bilirdik...Akp zaten kendisini gözden çıkarmış. Bu eylem olmasaydı bile susmaktan başka nasıl bir çıkar yolu bulabilirdi merak ediyorum.

    Öldürülen genç arkadaşlar için çok üzgünüm. Savcı bey için de üzgünüm.Ama bu ülkede adalet yok lütfen artık görün bunu....

    1 nisan 2015 13:39 1 nisan 2015 13:40

    7. Ülkedeki sağ ve sol görüşlüleri ve sadece vicdani açıdan bakanları ayırdığı yetmemiş gibi sol görüşlüleri de parça parça gruplara ayıran olay.

    "Savcı devletin savcısı" demek, devletin her türlü pisliğinin acısı her savcıdan, avukattan, doktordan, öğretmenden sorulabilir demektir. Hiçbir cinayeti bu şekilde meşrulaştıramazsınız. Siz bunu yaptığınız için şimdi her yerde Berkin'den "terörist tohumu" diye bahsediliyor. Sizin yüzünüzden almaya gittiği ekmekle alay ediliyor dünden beri, "böylelerini küçükken geberteceksin" diyorlar.

    Gazi mahallesi'nde bu hesap sorma olayını örnek alıp öldürülebilecek kaç çocuk var haberiniz var mı sizin? Bugünden sonra kaç çocuk dövülerek öldürülebilir düşündünüz mü? Ya savcının çocuğunu düşündünüz mü? Berkin artık terörist diye anılacak. Ailesi rahat edemeyecek. Niye?

    He madem devrimci ateşiniz can almayı size hak görüyor, o zaman fondöteninizi silip "emri ben verdim" diyeni vurun. Hadi.

    1 nisan 2015 14:13


    8. Berkin daha komadayken ve bu eylem gerçekleştirilmeden önce bile ellerini iki yana açıp koşarken çekilmiş fotoğrafına bakılarak "teorist çocuk" etiketini utanmadan yakıştıranlar olmuştu. Hatta yüzünü de photoshop ile kapatmışlardı. bu eylemden dolayı berkin'e o çirkin lafları söyleyenler daha önce de bu sözleri sarfedenlerdir.Hatırlatmakta yarar görüyorum o yüzden de...

    Kendine devrimci diyen arkadaşlar, ki buna bende dahil olmak üzere,cinayeti meşrulaştırmıyoruz. Çünkü cinayeti kimin işlediğini biliyoruz. Savcı Kiraz hizmet ettiği devlet tarafından bizzat katledimiştir. Adaleti istemek ister sağ görüşlü ister sol görüşlü olsun her vatandaşın hakkıdır. Bizler adalet istiyoruz. Bu adaleti devlet sağlamadığı sürece ve başka çare bırakmadığı sürece bunların olması kaçınılmazdır. umarız bir gün utanmadan "emri ben verdim"diyenden de bizzat hesap sorarız. ama ona gelene kadar onun saltanatına ve adaletsizliğine destek olan, pisliğini örtenlerle de görülecek hesabımız var.

    Ha bir de Niğde'de iki polisi öldüren IŞID militanı, IŞID ile devletin yaptığı pazarlık sonucu serbest bırakılmıştı. Bu katil koruyup kendi memurunu gözden çıkaran bir hükümetten bahsediyoruz. O yüzden de şu savcıyı gençler öldürdü bunlar terörist demekten bi vazgeçin...

    not: DHKP-C militanı veya sempatizanı değilim.

    1 nisan 2015 14:27 1 nisan 2015 21:14

    9. hiçbir siyasi görüşüm yok hepsi aynı bokun laciverti.

    bir çocuk öldü ister eylemci olsun ister ekmek almaya gitsin çocuktu siz de olabilirdiniz yada sizin kardeşiniz bu acı bir olay.

    Savcı Selim Kiraz'da bir babaydı bir evlattı. Ona yazık olmadı mı o 2 çocuğa yazık olmadı mı nasıl bir vicdan bu? 45 yaşında annem 71 yaşındaki babasının ölümünün ardından hala acısını yaşıyor o küçücük yavrucaklar bu yaşta babasız kalmanın acısını nasıl atlatacaklar?

    Allah hepimize akıl fikir versin, bir çocuğun hakkını savunurken diğer 2 çocuğu babasız bıraktık.

    1 nisan 2015 16:17 1 nisan 2015 16:17

    10. olayla ilgili şu yazıyı da paylaşmayı gerekli gördüm açıkçası :

    "Yön Haber'den Erdal Emre olay süresince Adliyenin önünde buluınan gazetecilerden biri.. Emre, dün gece Endişeli.org'un ulaşabildiği bilgilere ve haber kaynaklarına dayanarak ortaya koyduğu infaz şüphesini güçlendiren gözlem ve bilgileri haber-yorumunda ele alıyor.. ""

    "Bütün bunlara eklenmesi gereken önemli bir detayı ise şu.. Ambulansa aktarılmadan önce savcı Kiraz'a kalp mesajı yapılıyor. Görüntülerden anlaşılıyor ki aslında savcı yaralı değil Ex çıkarılmış adliyeden.. Deneyimli bir sağlıkçının kolayca farkedebileceği önemli bir detay. Bu, savcının da militanlarla birlikte öldürülmüş olabileceği olasılığını güçlendiriyor.

    Baştan belirteyim. İster Berkin’in hesabının sorulması nedeniyle isterse başka bir nedenle olsun, bu tür eylemlere karşıyım. Politik açıdan da son derece yanlış bulurum. Evet, devlet çok açık bir şekilde Berkin’in katillerini saklıyor. Ancak Berkin’in cenazesine katılan milyonların adalet arayışı er- geç katilleri yargı önüne çıkaracak. Berkin’in vurulması kamuoyunun büyük kesiminde vicdanları yaralamışken bu şekildeki kaba intikamcılığın Berkin’in hatırasına da ailesine de büyük bir haksızlık olduğuna inanıyorum. Bu eylemle Berkin’in ailesi de büyük bir yük altına sokulmuştur."

    Gelelim asıl konumuza…

    Çağlayan Adliyesi’ndeki eylem duyulur duyulmaz olay yerine gittim. Yüzlerce meslektaşımla birlikte olayı baştan sona yerinde takip ettim. Bir ara Okmeydanı’nda örgütün kurduğu barikatlara da uğradım. Oradaki örgüt sempatizanlarıyla da konuştum. Sosyal medya üzerinden gerek örgüt adına yapılan açıklamaları gerekse içeriden gelen bilgileri saniye saniye takip ettik. Bir gazeteci olarak elbette somut bilgiye ve belgeye bakmak esastır. Ancak kişisel kanaatimi de yazayım: Seçim öncesi güç gösterisine ihtiyaç duyan AKP, devletin savcısını feda etme pahasına infaz yolunu seçti. 49 vatandaşımızı kaçıran ve her gün kafa kesen IŞİD ile aylarca pazarlık yapan ve bununla da övünen hükümet Çağlayan’da neden kısa sürede operasyon yapmıştır? Bir çok ülkede benzer eylemlerde pazarlık günlerce sürer. Süre uzatılarak eylemcilerin yorulmaları, enerjisiz kalmaları , kafalarının karışmaları sağlanır. AKP bu yolu tercih etmemiştir.

    Diyeceksiniz ki pazarlık devam ederken eylemciler ateş açtılar ve operasyon bu şekilde başladı…

    Bu resmi açıklama pek inandırıcı değil.

    Çağlayan Adliyesi önündeki yüzlerce gazeteci, hep birlikte önce büyük bir patlama sesi duyduk. Patlama sesinden sonra 5-6 dakika sessizlik oldu. Ardından da bir el silah sesi geldi. Yine sessizlik oldu ve üst üste silah sesleri dakikalarca sürüp gitti.

    Bu durumda yanıtlanması gereken sorular şöyle:

    1. Sonradan ortaya çıkan bilgilere göre büyük patlama polisin sis ya da gaz bombası. Patlama öncesi silah sesi gelmediğine göre nasıl oluyor da ilk ateşi eylemciler açıyor.

    2. Operasyon başlamadan kısa bir süre önce örgütün sosyal medya hesaplarından şu açıklama yapıldı: “Anlaşma sağlandı, biraz sonra Berkin’i vuran polisler açıklama yapacak” Böyle bir açıklamadan birkaç dakika sonra neden durup dururken savcıyı vursunlar.

    3. Eylemciler, arkadaşımız Ahmet Şık’ın sorularını yanıtlarken talepleri yerine getirilirse savcıyı vurma niyetinde olmadıklarını ve pazarlığın devam ettiğini söylediler. Ne devlet ne de örgüt tarafından pazarlığın bittiği açıklaması gelmediğine göre neden aniden savcı vurulsun?

    4. Örgüt önce 4 talep öne sürdü ve 15:35’e kadar süre verdi. Sonra talepleri 1’e indirdi ve verdiği süre saatlerce aşılmasına rağmen ateş etmemişken neden birden bire ateş etsin.

    5. Böyle eylemlerde örgütler propaganda amaçlı olarak mümkün olduğu kadar süreyi uzatırlar. (devlet de bu nedenle yayın yasağı getirdi) Operasyon yapılmadan örgüt bu süreyi kullanmak yerine neden ateş etsin?

    6. Savcının odasındaki telefon açıktı ve sesler kaydediliyordu. Örgüt tarafından yayınlanan ses kaydı da resmi açıklamayı yalanlıyor. Bu durumda operasyon emrini kim verdi? (Örgütün böyle eylemlerde ses kaydı yapma gibi bir geleneği var. Örnek: Sabahat Karataş’ın da vurulduğu operasyon)

    Evet..Bunlar gazeteci olarak aklımıza gelen sorular ve resmi açıklamayı yapan İstanbul Emniyet Müdürü’ne sormak isterdik. Ancak bu kadar önemli bir olayda emniyet müdürü gazetecilerden soru almamayı tercih etti.

    Bir kaç soru da örgüt kanadına:

    1. Eylem devam ederken içerdekilerin kaç kişi olduğunu açıklamamak anlaşılabilir. Ancak operasyon bittikten sonra örgüte yakın twitter hesabından neden “3 arkadaşımız öldürüldü” açıklaması yapıldı. Öldürülen militanlar 2 kişiyken neden 3 kişi oldukları yazıldı..?

    2. Eylem başlar başlamaz açıklandığına göre müzakere edecek isimlerin örgüt tarağından önceden belirlendiği ve üzerinde düşünüldüğü anlaşılıyor. İstanbul Baro Başkanı’nın belirlenmesi anlaşılabilir. Peki , CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun ismi neden açıklandı. Bunun AKP tarafından algı operasyonuna dönüştürüleceğini, bunun da hükümetin ekmeğine yağ sürmek olduğunu örgüt bilmiyor mu?

    Aklımıza takılan sorular bunlar…Tekrar başa dönecek olursak…

    Seçim öncesi milliyetçi tabana güç gösterisi yapmak, iç güvenlik paketini meşrulaştırmak ve paketi pürüzsüz şekilde uygulamaya koymak üzere hakim ve savcıları denetim altına alan AKP, yargının savunma kanadını da iyice kıskaca almak ve adliyede tam kontrolü sağlamak için ikna değil infaz yolunu seçti.

    İnfazı, “ben gördüm, kulaklarım gördü.”

    edit : Bu haber endişeli.org'dan alıntıdır

    1 nisan 2015 17:43