sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (16)
  • medya (0)

16. Kendisini ilk kez başak kablan'ın kanalındaki yüzleşme videosunda gördüğüm yazar. Elbette adını daha önce duydum, kitabın uyarlaması olan diziyi de izledim ancak daha önce hiç kendisini dinlememiştim, hakkında araştırma da yapmamıştım. Videoyu izledikten sonra da zaten araştırmaya değer biri olmadığına karar verdim :d annelik ve din hakkındaki argümanları bana tuhaf geldi. Başak kablan çocuk istemediğini belirttiğinde kadınların oksitosin adlı hormonu en fazla emzirirken salgıladığından, annelik hissinin muhteşemliğinden vesaire bahsetti. Ama şunu da ekledi "ben eşimin bana sağladığı konfor alanında çocuğumu büyüttüm, maddi sıkıntı olmaması bu anlamda çok önemli". Ben bu kadının bir yazar olarak yaşadığı ülkenin gerçeklerinden uzak olduğunu düşünüyorum. Ülkede kaç kadın kocasının kendine sağladığı konfor alanında cocuğunu büyütme şansına sahip? Ayrıca konfordan kastın nedir? Toprakta bir şey yetiştirmeyen insanların hayatta başarılı olamayacaklarını vurgulaması da çok komikti :d "toprakta bir şey yetiştirmemiş adama adam demem." nasıl bir cümle ya? Ben de distopya yazdığını iddia edip ursula k. Leguin okumamış adama adam demem :d biraz overrated biri gibi geldi bana.

26 kasım 19:06

15. Bu kadar cok konuşup hic birsey anlatamayan biri görmemiştim daha once, yani yazar bilir kisi olarak.

26 kasım 13:07

14. Şu an youtubeda bir röportajını izliyorum, aeden adında bir bilimkurgu kitabı varmış ama hayatında ursula k. Le guin okumamış ve sanırım le guin in öldüğünden de haberi yok. :/ le guin için distopik bilimkurgu açısından kitabının benzerlik taşımadığı yargısına editörünün yorumuyla varmış. Yazarlar bile alanlarında kitap okumuyor, üzücü.

Edit. Video din argümanlarına gelince dayanamayıp kapattım. Boş, geçiniz.

25 kasım 15:28 25 kasım 15:34


13. Yetişkinler için wattpad kitapları (gizlinot: fi çi pi )yazan yazar. 

11 eylül 17:28 11 eylül 17:31

12. kitaplarını bilmem ama instagramda takip ediyorum. Ve gerçekten fikirlerini beğeniyorum.

11 eylül 15:52

11. Fi dizisinin final yapmasına sebep olduğu için artık kitaplarını okumayacağım yazardır kendisi.

13 mart 22:43 15 mart 22:43

10. Psikologculuk psikiyatricilik rolüne bürünen yazar. Allah akıl fikir versin çi de bilge nin kardeşi doğru ve diğer otizmli çocuklarda antidepresan ilaçlar ne kadar da kötü bunların beyin kimyasını bozduğunu ' yanılmıyorsam etinin ağzından bilgeye anlatmıştı..

Bide bu kadının kitapları o kadar satmıştı millet bunları okudu. Ya ülkemizin hastalığı herkesin herşeyi bildiğini sanması zaten.. psikolog değilsin psikiyatricilik rolüne bürünmüş bir yazarsin üstünkörü sırf hamaset edebiyati yapmak için bunları yazma ya.

Canan Karatay in iki kardeşim antidepresan dan öldü demesiyle bu kadının görüşleri alayına kapışır. Bir bitse de kurtulsak..

13 mart 13:41


9. Bana çok kasinti gelen kadın tabi ki gerçek hayatta çok samimi tatlı bir insan olabilir ama ben böyle hissediyorum kendisi hakkinda...böyle belli bir kalıba girme mücadelesi bir zorlama var

Gerçekten varoluş bunalımı psikoloji felsefe gibi konularda okumak istiyorsanız aylak adam,anayurt oteli,tutunamayanlar gibi eserleri okuyup metin tahlillerinden ayrıntılı şekilde inceleyebilirsiniz

sartre in denemelerini de severiz

13 mart 11:43

8. meşhur seriyi okumadım ancak, Fi dizisini izlerken merak ederek romanı Aeden'i aldım. betimlemeyi seviyor. fazla seviyor. romanın ilk 100 sayfası neredeyse gezegeni, orada yaşayan varlıkları ve hayatlarını detaylı şekilde anlatmakla geçti. hikayelerinde ne kadar tüketime düşkün olduğumuzu, sığ hayatlar yaşadığımızı, dünya kaynaklarının sınırlı olduğunun altını çiziyor. fakat bunu "ısıran" ve "hırçın" bir dille yaptığı için istediği desteği alabileceğini düşünmüyorum.

Aeden'i okurken beni oldukça sinirlendiren ve kendisine neredeyse mail atmama yol açan detay, romanın kadın karakteri olan Numi'nin "incecik, yağsız, dolgun göğüslü vs vücudu" ve "bembeyaz" tenine yapılan güzellemelerin bitmek bilmeyişi. "doğaya dönmeliyiz, tüketim toplumu olduk", "yüzeysel ve boş yaşamlar" diye serzenişte bulunan yazarın, Numi'nin güzel vücudunu uzun uzun, insanı baydıracak kadar tekrarla anlatması bana o kadar garip geldi ki o andan itibaren roman bitti benim için, sadece bitirmek için bitirdim. hani sığ olan bizdik? (aynı şekilde erkek olan karakterin de kasları, ten renginin kavrukluğu, saç şekli vs binlerce kez tekrar edilmiş) romanın içinde bir yerlerde gezi parkı olayını üstü kapalı şekilde anlatılması kısmında ise ciddi olarak "konu buraya nasıl geldi" diye şaşırıp, sayfa mı atladım diye kontrol ettim. sanki romanın ilk yarısı farklı bir zaman diliminde yazılmış, ikinci yarısı gezi parkından sonra. ve ikisini birleştirmek için fazla zorlanmış. yazar belki herkesi etkileyen bir toplumsal olay hakkındaki düşüncelerini paylaşmak istedi ancak ana hikayedeki dümeni sert şekilde kırmak yerine bunu kurgusu ile doğru giden başka bir kitapta yapabilirdi?

velhasıl, pazarlandığı gibi "harika, zeki, çağ dışı, pamuk kalpli" bir kadın olduğunu düşünmüyorum. aksine, kendini salt ego olarak değil ruh olarak geliştirebilseydi "hepiniz sığsınız" gibi alt mesajlar yerine "birlikte yükselmek" kısmına odaklanabilirdi. bundan sonra herhangi bir kitabını almayı düşünmüyorum.

12 mart 12:10 12 mart 12:10

7. kendi korkunç kitaplarından çok daha güzel ilerleyen fi dizisinin bu sezondan sonra biteceğini açıklayan yazar.kitapları geçen sene dizinin devamında ne olacağını merak ettiğim için okudum (evet spoi seven bir deliyim).çok net söyleyebilirim hayatımda gördüğüm en kötü kaleme sahip kendisi.dizüstü edebiyat kategorisinde çıkarılsaydı bu kadar eleştirmezdim ama o anlatım dili,o diyaloglar,o 3.kitapta olacak olayı ilk bölümde söyleyişi falan bana çok rahatsız edici geldi.altları asla doldurulamamış karakterler,nedeni niçini belirsiz olaylar,finalde açıklanmayan kişiler ve detaylar...saysam saysam bitmez.dizi çok daha başarılı ilerliyor kitaba göre bence.görsel olarak çok başarılı,sahne geçişleri çok doğal ve göz yormuyor,karakterlerin yapıları kolayca oturuyor.şuanki türk yapımları içerisinde en başarılı proje olduğunu düşünüyorum.azra hanım da hırsına yenilip diziyi iptal ettirmek istiyor gibi geldi bana.benim anlamadığım kendisi kitap haklarını ay yapıma devretmiş olmuyor mu sözleşme imzalarken? nasıl iptal ettirebiliyor? cidden iptal olursa çok üzüleceğim,umarım olmaz.kendisine de eğreti anlatış biçimiyle,edebilikten yoksun kalemiyle yazdığı serilerde başarılar diliyorum.ben 12 yaşındayken bu kadının kitaplarından daha edebi hikayelerim yayınlanmıştı be,yazık valla.

23 aralık 2017 17:04