girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (15)
  • medya (0)

15. ben fi dizisinin bitirilme kararından sonra kendisine saygı duydum. tamam çoğumuz sevdik diziyi. fakat kadın emek verip bir kitap ortaya çıkarıyor. sırf para için kendi ismini, eserinin ismini kullanarak senaryoyu, hikayeyi çarptırmamalarına göz yummamış. anladığım kadarıyla ikinci sezonda ciddi farklılıklar var. (gizlinot: normale göre olsa serenay sarıkayanın diziden çıkması gerekiyordu sanırım.) kadın eserine sahip çıkmış. ek olarak kitabın edebi dilini çok zayıf bulmuştum. kitabını okuyayım demiştim ama hoşuma gitmemişti.

13 mart 23:21

14. Fi dizisinin final yapmasına sebep olduğu için artık kitaplarını okumayacağım yazardır kendisi.

13 mart 22:43 15 mart 22:43

13. Psikologculuk psikiyatricilik rolüne bürünen yazar. Allah akıl fikir versin çi de bilge nin kardeşi doğru ve diğer otizmli çocuklarda antidepresan ilaçlar ne kadar da kötü bunların beyin kimyasını bozduğunu ' yanılmıyorsam etinin ağzından bilgeye anlatmıştı..

Bide bu kadının kitapları o kadar satmıştı millet bunları okudu. Ya ülkemizin hastalığı herkesin herşeyi bildiğini sanması zaten.. psikolog değilsin psikiyatricilik rolüne bürünmüş bir yazarsin üstünkörü sırf hamaset edebiyati yapmak için bunları yazma ya.

Canan Karatay in iki kardeşim antidepresan dan öldü demesiyle bu kadının görüşleri alayına kapışır. Bir bitse de kurtulsak..

13 mart 13:41


12. kendisi psikolog değil, psikolog unvanı lisans eğitimi psikoloji olanlar için kullanılır. yüksek lisansı psikoloji olduğu için kendisine psikoloji uzmanı diyebiliriz. eğer psikoloji alanında doktora yapsaydı (gizlinot: ki davranış bilimleri diyor, detay bulamadım) kendisine psikoloji doktoru derdik.

ikinci olarak "televizyonda terapi" gibi etik kurallarına tamamen aykırı bir durumun kitlelerce yayılmasını sağladığı için kendisine en ufak bir sempatim yok. psikoloji eğitimi verilirken etik derslerinde bu tür vaka örnekleri tartışılır, dolayısıyla eğer psikoloji yüksek lisansı yaptıysa ya etik derslerine girmedi ya da etik dersini dinlemedi. ha' konunun popi olacağını düşünüp, bile bile etik kuralları da çiğnemiş olabilir.

son olarak bu kadar kendisinden hoşlanmama nedenlerimden biri de etrafımda can manay rolüne bürünen psikologcuklar. hayır, ben senin derslerde koşullanma işlenirken "hocam hayvana şok veriyoruz diyorsunuz ya, hayvanı şaşırtıyor muyuz yani" demeni biliyorum (gizlinot: buraya kocaman bir lol ) , sosyal medyada can manay'dan farkın yok. böyle gereksiz artistlikler, ruhsal hastalıkları havalı bulan ergen rolüne bürünmeler. komik.

13 mart 12:03

11. Bana çok kasinti gelen kadın tabi ki gerçek hayatta çok samimi tatlı bir insan olabilir ama ben böyle hissediyorum kendisi hakkinda...böyle belli bir kalıba girme mücadelesi bir zorlama var

Gerçekten varoluş bunalımı psikoloji felsefe gibi konularda okumak istiyorsanız aylak adam,anayurt oteli,tutunamayanlar gibi eserleri okuyup metin tahlillerinden ayrıntılı şekilde inceleyebilirsiniz

sartre in denemelerini de severiz

13 mart 11:43

10. meşhur seriyi okumadım ancak, Fi dizisini izlerken merak ederek romanı Aeden'i aldım. betimlemeyi seviyor. fazla seviyor. romanın ilk 100 sayfası neredeyse gezegeni, orada yaşayan varlıkları ve hayatlarını detaylı şekilde anlatmakla geçti. hikayelerinde ne kadar tüketime düşkün olduğumuzu, sığ hayatlar yaşadığımızı, dünya kaynaklarının sınırlı olduğunun altını çiziyor. fakat bunu "ısıran" ve "hırçın" bir dille yaptığı için istediği desteği alabileceğini düşünmüyorum.

Aeden'i okurken beni oldukça sinirlendiren ve kendisine neredeyse mail atmama yol açan detay, romanın kadın karakteri olan Numi'nin "incecik, yağsız, dolgun göğüslü vs vücudu" ve "bembeyaz" tenine yapılan güzellemelerin bitmek bilmeyişi. "doğaya dönmeliyiz, tüketim toplumu olduk", "yüzeysel ve boş yaşamlar" diye serzenişte bulunan yazarın, Numi'nin güzel vücudunu uzun uzun, insanı baydıracak kadar tekrarla anlatması bana o kadar garip geldi ki o andan itibaren roman bitti benim için, sadece bitirmek için bitirdim. hani sığ olan bizdik? (aynı şekilde erkek olan karakterin de kasları, ten renginin kavrukluğu, saç şekli vs binlerce kez tekrar edilmiş) romanın içinde bir yerlerde gezi parkı olayını üstü kapalı şekilde anlatılması kısmında ise ciddi olarak "konu buraya nasıl geldi" diye şaşırıp, sayfa mı atladım diye kontrol ettim. sanki romanın ilk yarısı farklı bir zaman diliminde yazılmış, ikinci yarısı gezi parkından sonra. ve ikisini birleştirmek için fazla zorlanmış. yazar belki herkesi etkileyen bir toplumsal olay hakkındaki düşüncelerini paylaşmak istedi ancak ana hikayedeki dümeni sert şekilde kırmak yerine bunu kurgusu ile doğru giden başka bir kitapta yapabilirdi?

velhasıl, pazarlandığı gibi "harika, zeki, çağ dışı, pamuk kalpli" bir kadın olduğunu düşünmüyorum. aksine, kendini salt ego olarak değil ruh olarak geliştirebilseydi "hepiniz sığsınız" gibi alt mesajlar yerine "birlikte yükselmek" kısmına odaklanabilirdi. bundan sonra herhangi bir kitabını almayı düşünmüyorum.

12 mart 12:10 12 mart 12:10

9. kendi korkunç kitaplarından çok daha güzel ilerleyen fi dizisinin bu sezondan sonra biteceğini açıklayan yazar.kitapları geçen sene dizinin devamında ne olacağını merak ettiğim için okudum (evet spoi seven bir deliyim).çok net söyleyebilirim hayatımda gördüğüm en kötü kaleme sahip kendisi.dizüstü edebiyat kategorisinde çıkarılsaydı bu kadar eleştirmezdim ama o anlatım dili,o diyaloglar,o 3.kitapta olacak olayı ilk bölümde söyleyişi falan bana çok rahatsız edici geldi.altları asla doldurulamamış karakterler,nedeni niçini belirsiz olaylar,finalde açıklanmayan kişiler ve detaylar...saysam saysam bitmez.dizi çok daha başarılı ilerliyor kitaba göre bence.görsel olarak çok başarılı,sahne geçişleri çok doğal ve göz yormuyor,karakterlerin yapıları kolayca oturuyor.şuanki türk yapımları içerisinde en başarılı proje olduğunu düşünüyorum.azra hanım da hırsına yenilip diziyi iptal ettirmek istiyor gibi geldi bana.benim anlamadığım kendisi kitap haklarını ay yapıma devretmiş olmuyor mu sözleşme imzalarken? nasıl iptal ettirebiliyor? cidden iptal olursa çok üzüleceğim,umarım olmaz.kendisine de eğreti anlatış biçimiyle,edebilikten yoksun kalemiyle yazdığı serilerde başarılar diliyorum.ben 12 yaşındayken bu kadının kitaplarından daha edebi hikayelerim yayınlanmıştı be,yazık valla.

23 aralık 2017 17:04


8. Bir arkadaşım fi çok güzel şöyle güzel böyle güzel dediği için almıştım ilk kitabını. zaten yarısına gelmeden dayanamayıp bıraktım. Kitaplığımda olmasını istemeyeceğim, kaliteli bulmadığım ve bana bir şey katmayan bir romanıydı sadece. Gel gelelim youtube’da videosunu izledikten sonra konuşma tarzı, paçalarından akan kendini beğenmişliği ve onu dinlemeye gelen insanlara olan tavrı o kadar iticiydi ki bu kadının kitabına mı para vermişim dedim. Malesef olayı çözmüş, kitaplarına bolca cinsellik serpmiş ve satışlarını patlatmıştır. İlgi artınca da insanlar nedir bu bakalım diyerek satın aldı tabi.

23 aralık 2017 16:52

7. Öfffffff çok sinirlendim nerden başlasam.

Öncelikle selamünaleyküm arkadaşlar ben dj dikkat *parmakları kıtlatır*

Pek saygıdeğer psikolog kohen dizi kitaplar gibi bir hikaye çerçevesinde ilerlemediği için "bir yanlışı durdurmak adına" diziyi bitirme kararı almış.

Napcaklardı acaba, dizi asıl senin boktan kitapların gibi ilerleseydi izlemezdim be.

Hayatımda okuduğum en leşöz seks sahneleri, nasıl tarif edeyim size, internetin karanlık dehlizlerinde böyle "baldızıma sahip oldum sonra kocası bana sahip oldu" tarzı hikayeler olur ya, anlatım birebir o. Merak ettiyseniz açın ezhel'in küvet şarkısını dinleyin.

O son kitapta hele offfff bak oturduğum yerde çıldırıyorum sürekli bi mesaj verme çabaları, sokaktaki manav bile felsefe kasıyor. He sunduğu düşünceler de ne biliyo musunuz, 15-16 yaşlarında bi yeğeniniz bi komşu çocuğunuz varsa ona iki bira içirin sonra felsefi şeyler sorun, ne bilim "nolcak bu memleketin hali be çiko" diye sorun, "abiiiiiiii evet abiiiiiiii sistemin çarkları bizi yutiyür" gibi şeyler anlatmaya başlayacaktır, Sayın kohen bunu bu yaşında tuğla kalınlığında bir kitap boyunca gevelemeyi başarmış tebrik ediyorum kendisini buradan.

İnadımdan oturdum 3 kitabı da okudum burnumdan kan gele gele. Sırf para için Böyle rezil rüzül şeylerin yazılmasına, hele de edebiyat sayılıp popüler olmasına deliriyorum, vallahi deliriyorum, şu kadın, Hakan günday, ya allah aşkına farklı farklı yazarlar okuyun, farklı janrlar okuyun bi edebiyat zevkiniz gelişsin bunlara "ohooooo üstad" demezsiniz zaten o saatten sonra, wattpad yazarlarından farkı yok yemin ediyorum ya.

Ooooooh rahatladım allahın belası. Al kitaplarını da dizini de istemiyoruz be çık git hayatımızdan çık git hadi yallah

Haaaaaa şunu da Editliyim, üç kitabı da pdf olarak okudum sana ben para yedirir miyim be a şark kurnazı seni

23 aralık 2017 16:32 23 aralık 2017 16:50

6. nasıl psikolog ünvanını kullandığını merak ettiğim radyo televizyoncu(??)

Mesela bizim jeoloji profu bir aile dostumuz var, adam odtü'de jeoloji mühendisliği okumuş üstüne ingilterede inşaat mühendisliği masterı ve jeolojide doktora yapmış, asla ben inşaat mühendisiyim diyemeyeceğini biliyor ve zaten bu ünvanı da kullanamıyor resmi olarak. 

4 yıllık psikoloji lisansı yapmayan kimse, isterse 10 yıl psikoloji masterı yapmış olsun, psikolog ünvanını kullanamaz.(gizlinot: yakın bir lisans programı olsa bile; mesela sosyoloji vs) Kendisinin bunu bilmediğini sanmıyorum ama yaşadığı coğrafyanın muz cumhuriyeti olduğunu bildiği için(gizlinot: meslek yasamız yok) sağda solda kendinden rahatça psikolog olarak bahsettiğine inanıyorum. Yarattığı can manay karakteri kadar itici buluyorum kendisini ayrıca. 

23 aralık 2017 12:47