sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (164)
  • medya (9)

164. her markete gidişimde kafam çankırı grup başkan vekilinin yaptığı üç öğün simit çay hesabı gibi yanıyor. kaç lira, çarpı üç etti kaç lira, kaç, kaaç ? bir kere simit çay iki lira değil başkan. zaten çarpma bildiğinizden bile emin değilim. bir ay boyunca 5 kişilik bir aile 3 öğün çay simit yese hasta olacağı kesin. hastane ve ilaç masraflarına o kiradan arta kalan asgari ücret yetmiyor. yetmeyecek. biz iki kişi kıt kanaat geçiniyoruz. geçinebilmek denirse.

Yiyin efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin; Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin !

17 nisan 18:42

163. Öğrenciyim ve iki yıldır aylık elime geçen net para miktarı sabit. Önceden yemek, ulaşım gibi ihtiyaçlarımı karşıladıktan sonra elimde hayli para kalırdı. Alışveriş ya da sosyal yaşam için elimdeki para yeterliydi fakat şuan ufak bir plan yapsam ya da beğendiğim bir şeyi almaya kalksam başka şeylerden feragat etmem gerekiyor. 

15 nisan 11:21

162. Markete gitmeden kafanda hesap yapar 100 lira ayırırsın. Kasada gelir 150 lira..

14 nisan 11:49

161. Eve market/mutfak alışverişi yaptıktan sonra kasada ödeme yaparken küçük çaplı anksiyete krizi ve doğru mu diye fişi kontrol etmek

14 nisan 00:16

160. bu aralar daimi müşterisi olduğum eczanelerin hepsinin ama hepsinin piyasada özellikle pahalı ve ithal kanser ilaçlarına erişimlerinin kalmadığını, bunları bulup getirtmede çok büyük zorluklar yaşadıklarını söylemesi. çünkü niye? çünkü bu ilaçların fiyatı kur farkından dolayı arşa çıkmış durumda. çünkü artık tl ile kesilen sağlık sigortası ödemeleri, bu ilaçların maliyetini bile karşılayamıyor. benim bildiğim kadarıyla sistem şu: devlet diyor ki şu ilaçtan bu kadar tane ithal edeceğiz, bunları da benim doktorlarım reçete ettiği taktirde sağlık sigortası olan vatandaştan % bilmemkaç katkı payı dışında para almayacağım, belki ücretsiz vereceğim. sorun şu ki, ilaca olan talep azalmazken, hatta artarken, ilaçların fiyatı üstel bir şekilde artıyor. buna karşı en kestirme çözüm de az sayıda ilaç alıp, sonuçta ödemeyi taahhüt ettiğin ilaç sayısını azaltarak masrafta yeni bir dengeyi sağlamak. sonra olan şey ne? daha dönem bitmeden ilaç bitiyor, eczacılar kalmadı diyor, ecza depoları yok bizde diyor... olan hastaya oluyor.

bilemiyorum, kamu yönetimi bilgim sıfır. ama, savaş durumunda bile ennnn son feragat edilmesi gereken konunun sağlık olması gerektiğine inanıyorum. çünkü sağlık, ölümle yaşam arasındaki çizgide debelenip duran insanlara hayatını yaşama olanağı sunan müthiş kutsal bir alan. her sene 100 ilaç ithal ediyorsan, bu sene de fiyatı ne olursa olsun 100 ithal edersin, oradaki bütçe açığını da başka yerlerden kısarak tamamlarsın. eğitimden kıs, ama sağlıktan kısma.

çok üzücü. hem de çok.

13 nisan 22:23

159. Alım gücünün düşmesi beni birçok açıdan terbiye etti. Artık eskisi gibi savurgan değilim. Daha bilinçli bir tüketici oldum.

Kendi alım gücümün düştüğünü gösteren detaylar şu şekilde:

-alışverişe listeli ve kontrollü bir şekilde çıkmaya başladım.

Özellikle kozmetik alışverişlerimde geçerli bu durum. Artık yeni ürün denemekten çekiniyorum. Almayı planladığım bir ürün olduğunda iyice araştırıp hakkında yapılan yorumları inceliyorum.

-elimdeki ürünleri sık sık kontrol ediyorum.

Eskiden olsa aralarında yalnızca ton farkı bulunan rujları, fırçası neredeyse bire bir olan rimelleri alırdım. Artık neye sahip olduğumu iyi bildiğimden ufak tefek farklara değmeyeceğinin bilincindeyim.

-indirim zamanlarını daha sıkı takip ediyorum.

Bu demek değil ki her indirimde mağazalara koşup ihtiyacım olmayan şeyleri alıyorum. Yalnızca ihtiyacım olan bir ürün varsa yakındaki indirim zamanını bekliyorum. Çünkü bir ürünün ederi indirimli fiyatı bile değil, bunu artık herkes biliyor. Uzun zamandır indirimde olmayan hiçbir ürünü almadım.

-tabii ki sebze-meyve, çarşı-pazar kozmetikten çok daha önemli. Ama maalesef soğan-domates almadan yaşayamayız. isterse kilosu 50 lira olsun mecburen yaşamak için alacağız. Ben de karnımı doyurmayan ıvır zıvıra ayırdığım bütçeyi azalttım.

13 nisan 14:55

158. 150 liraya aldığım şarjlı diş fırçası şu an 800 lira.. 

13 nisan 02:30

157. Eskiden markete gittiğimde kampüsteki şok a gittiysem taş çatlasın 30 lira öder çıkardım artık en az 30 lira ödüyorum.

13 nisan 01:09

156. Önceden pazara gittiginizde 5 kilo soğan 4 lira diye yazardi kesekagidinda. Simdi yenebilecek soğan bulursaniz(gizlinot: Misir'dan ithal küflü soganlar var heryerde) 4 liraya birkac tane alabilirsiniz.

13 nisan 01:00 13 nisan 01:02

155. Bir iki sene önce ilk makyaj malzemem olarak hiç unutmam loreal lash sensational maskarayı indirimle 15 liraya almıştım. Zaten iki üç haftada bir indirimde olurdu kimse 30 liraya almazdı. Şimdiki fiyatı 59 lira... yüzde yüz değer kaybeden türk lirası...

13 nisan 00:20