sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (7)
  • medya (0)

1. (gbkz: Ayşe Arman)’ın bugün yayınlanan röportajında ortaya atılan durum. 

49 yaşında, 2 oğlu olan, torun torba sahibi tesettürlü bir kadın, ameliyathanede spinal anestezi için pozisyona sokulduğunda, kendisini tutan ameliyathane personeli, cinsel organını kadının dizine dayıyor, kadın geri çekilmeye çalıştığında arkasında anestezi ile ilgilenen doktordan haliyle “hareket etmeyin.” Uyarısı alıyor. sonrasında depresyona giriyor, olayı eşine açıyor ve dava açılıyor. kadın adamın Erekte olduğunu “tatmin oldu” şeklinde anlatıyor, “bana dayadı, kaldırdı” diye söyleyecek hali yok o yaşta ve muhafazakar bir kadının.

arman’ın Röportajda “siz yanlış anlamış olamaz mısınız?” Diye sorduğu bir bölüm var. Benim bir taciz mağduru olarak cinnet geçirdiğim nokta tam olarak bu. mutlaka, herşeyin iki farklı bakış açısı vardır evet. ama bu soruya maruz kalmak kadar insana aşağılık hissettiren birşey yok. kadın arman’ın Bu sorusuna “ben evli bir kadınım, neyin ne olduğunu biliyorum. Adamın solukları hızlandı.” Diye cevap veriyor. 

bu olay 4 yıl önce oluyor, kadın 4 yıldır bu anlamda hukuk mücadelesi veriyor, 2 yıl hapis cezası çıkıyor, sonra bu karar bozuluyor. Adamın avukatları kadının halüsinasyon gördüğünü, çok kilolu olduğu için adamın kadına tutunmak zorunda kaldığını ve adamın kilosunun kadının kilosunun 3’te 1’i olduğunu söylüyorlar, kadın 90 kilo... ameliyat esnasında kadında kullanılan anestezik maddelerin halüsinasyona yol açmayacağı da ispatlanıyor. Bozulan hapis kararına itiraz ediliyor, üst mahkemeye başvuruluyor ve sonuç bekleniyor. Olayın özeti bu. 

olayı Ayşe Arman’ın bu röportajı gösterdiği fotoğrafı insta’da hikayeme düşünce açıp okudum. ama instagram’daki doktorlardan gelen o yorumlar... tek bir olay için kimse tüm bir meslek camiasını suçlamaz, suçlayamaz zaten. ailesinde pek çok doktor olan biri olarak, en taze teyzemin cerrahı olduğu bir hastanede hastabakıcının tacizini duymuş ve bunun hukuki süreçlerini teyzemden işitmiş biri olarak, çok şükür ailemdeki hiç bir doktorun böyle bir taciz davasında, tanımadıkları etmedikleri bir adamı sırf tıpçı oldukları için ağızlarından salyalar saçarak savunup da, tacize uğradığını söyleyen tanımadıkları bir kadına “kendisi bağnaz (gizlinot: kapalı olunca otomatik olarak bağnaz oluyor heralde, sonra diyoruz ki kapalılar niye açıklara öfkeli) olduğu için sapkın düşünceli, belki kendisi tahrik olduysa bilemem” gibi çirkin ithamlarda bulunduğunu görmedim. 

ben de ameliyat oldum 2 kez. 2’sinde de spinal anestezi oldu, bir tanesinde anestezi öncesinde omurgaya giren iğne mevzusundan tedirgin olduğum için, spinal öncesi uyutuldum, ama baygın olmama rağmen ameliyat masasında beni sola doğru çevirdiklerini, doktor ve hemşirelerin beni pozisyona getirdiklerini, ve ameliyattan sonra da sık sık bana dondurma getiren dünya tatlısı orta yaşlı hemşiremin spinal anestezi esnasında saçlarımı okşadığını ve “geçecek inşallah güzel kızım” dediğini hatırlıyorum, ameliyat sonrasında sorarak da doğruladım hatta. sadece spinal anestezi olduğum ameliyatla ilgili de herşey net, ağrı kesici içtiğimde ne kadar halisünasyon görme ihtimalim varsa, onda da o kadar gördüm. Doktorum müzikler açtı, ben bunu sevmiyorum diyince hemşireler değiştirdi, bayağı sohbet muhabbet bir ameliyat geçirdim sadece spinal anestezi yapıldığında. sırf instagram’da öyle ithamlar yapılmış ki, ne yalancılığı kalmış, ne azmışlığı. Kimse birlikte çalıştığı insana “sapık” yaftasını yakıştıramaz, doğru. ama hastanelere personel diye alınan insanlar psikolojik durumlarına bakılarak mı alınıyor? Olayın olduğu şehirle bile bağlantısı olmayan anestezistler, doktorlar nasıl bir kin kusmuşlar. siz iyi ve mesleğini layıkıyla yapan insanlar olabilirsiniz, ama bu herkes öyle demek değil. Hüseyin üzmez diye bir adam vardı bu ülkede herkesin bir zamanlar saygı duyduğu ama çocuk tecavüzcüsü olan. Ensar diye bir vakıf var insanların hayır yapıyoruz diye para verdikleri ve erkek çocuklarına tecavüz edilen. öğretmenler var çocukları istismar eden. herkes bir değil. Bir kişi kötülük yaptı diye, tüm meslek kötü değil. bu da kimseye “tacize uğradım.” Diyen bir kadına “sen azmışsan bilemem” deme lüksünü vermez, hele ki kendisi de (gbkz: kadın) olan bir doktora. 

şimdi bu kadın, kapalı bir kadın. Orta yaşlı bir kadın. 2 oğlu, torunları, çevresi olan bir kadın. adı soyadı çarşaf gibi gazetede. bir insan isminin bununla anılmasını neden ister? taciz edilmediği halde, o yaşta bir kadın neden taciz edildim diye gazetelere kadar çıkar, mahkemelere gider? arman’ın Sorduğu bir diğer soru “neden susayım demediniz?” Bu bana da sorulmuştu. Ülkemiz öyle boktan bir adalete sahip bir ülke ki, tacize uğradığınızda binlerce taciz mağduru sustuğu için, sizin neden konuştuğunuz ve şikayet ettiğiniz merak ediliyor. Kadın da demiş ki “ben susarsam, o susarsa kim söyleyecek? Bu yanlış nasıl meydana çıkacak?” Bu kadın gelini doğurduğunda torununu bebek odasında beklememiş, gitmiş gelinini ameliyathane önünde beklemiş, ya o da aynı şeyi yaşadıysa korkusuyla. 

mesleki gurur, insan olmanın önüne geçmiş arkadaş. Ayıptır yahu. 

Not 1- olay 4 sene önce olmuş, kadın odada anestezi doktoru ben beni taciz eden kişi vardı, bir hemşire daha vardı ama arkası dönüktü diyor. Kadın olaydan 2 ay sonra kocasına anlatıyor be hukuki işlem başlatılıyor. Türkiye’de yaşıyoruz, bir kadın bu olayı ailesine açtığında, eşinin çocuklarının silahı alıp bahsi geçen kişiyi öldürmeyeceğini bilemez. bunu itiraf edebilmek öyle çok kolay bir süreç değil arkadaşlar, benim başıma geldiğinde 19 yaşındaydım, ani hareket ettim çünkü toplum içerisindeydik ve ben telefonumla şahsın bana dayanan erekte penisinin kottan belirgin olan halinin fotoğrafını çekmiştim, elimde kanıt vardı, o otobüsten birşey yapmadan inseydim bir sahan o şahsı bulamazdım. O akşam eve gelip aileme anlatırken ağlamaktan nefes alamadım. bu olay hastanede geçiyor, bu kadın adamın adını soyadını nasıl biliyorsa, adam da aynı şekilde kayıtlardan ulaşabilirdi, sırf bunun korkusu bile yeter insana. Herkes cesur yürek değil, olmak zorunda da değil. 

Not 2- doktorlara ne gibi ithamlarda bulunulduğunun farkındayım, ameliyatta hiç birşey ters gitmediği, mikrop vs kapılmadığı halde kaybedilen hastanın ardından evinin önünde komaya sokulurcasına dövülen eniştemden de biliyorum. adama bilerek öldürdün bile dediler. bu yüzden tek bir kişinin yanlışının mesleği etkilemediğinden bahsettim. tek bir vatandaşın yanlışı da nasıl eniştemin mesleğine dönmesini engellemediyse...

8 şubat 2018 19:26 8 şubat 2018 20:05

2. Ülkenin nasıl bir hale geldiğini gösteren olaydır. Haberi bende gördüm ve gerçekten üzüldüm. Koskaca kadının yalan söyleyecek hali yok bence de. Artık ameliyata girerken de ya tacize uğrarsak diye düşüneceğiz sanırım. Kadınları bu hale getirdiler işte "ülkenin paranoyak kadınları" olduk.

8 şubat 2018 19:53

3. nerede rahat bırakacaklar bizi? samimi soruyorum nerede güvende olucaz biz? allah insanı akıl sahibi yarattı höyt höyt diyip her türlü sapıklığı fantezi haline getirmiş sapıkların, uğruna adam öldürdükleri allah’larının verdiği akıl yerine içgüdüleriyle hareket etmeyi tercih ettiği bu dünyada biz nasıl yaşıyaz?

8 şubat 2018 20:21

4. çok üzgünüm daha neler artık diyemediğim için. o kadar acı bir durum ki, cinsel tacize uğrayan insana acaba yanlış anlamış olabilir misiniz diye yanılma imkanını soruyoruz. olaya sadece bir kadın olarak empati yaparak bakacağım. hangi kadın ameliyata girecekken böyle bir şeyi yaşamış olmayı düşünebilir ya da bunun neresini yanlış anlayabilir ki? cinsel saldırı mağdurları zaten öyle bir anda olayın şokunu yaşayıp, beyin bir yandan olayı kendi içinde sorgularken nasıl bir yanılgıya düşebilir ki? kadının açıklamaları ve karşı tarafın avukatının yaptığı açıklama birbiriyle örtüşmüyor ki zaten. varsayalım kadın yalan söylüyor bundan ne gibi bir çıkarı olabilir yani? çok mu imkansız bir şey bu anlattığı ya da bugüne dek başka örnekleri yok mu bunun?

röportajı olaydan bağımsız olarak konuşmak gerekirse açık olayım beğenmedim.

birincisi; tesettürlü vurgusu niye var burada. kadının tesettürlü olması olaya başka bir yerden mi bakmamıza neden olacak yani? tesettürlüler de tacize uğruyor demek için mi yapıldı. bir kadın tacize uğradığını anlatıyor konu bu. onun kıyafeti, dini inancı olayı etkilemez. türkiye'de sokaktaki herhangi bir kadından biri o kadın da sonuçta.

ikincisi; dediğim gibi kadının inancı kısmı. kadın dini inancım gereği kimseye iftira atmam diyor mesela. dini inancı olmayan bir kadın olsaydı illa farklı mı düşünmek gerekiyor? o zaman iftira atabilir mi diyelim yani var mı böyle bir şey. konuyu buraya getirmek olayın özünden çıkmak demektir bir yerde.

üçüncüsüyse; evli bir kadınım neyin ne olduğunu bilirim diyor kadın kendini açıklarken. evli değil, hatta hiç cinsel ilişki yaşamamış bir kadın olsaydı değişir miydi o anki yaşanan şey? taciz edildiğini anlaması için bir insanın evli olması, bakire olması gibi detaylara girmeye gerek yoktur. böyle böyle insanlar içine kapanıp, anlatmaktan, olduğu gibi söylersem yanlış anlaşılırım korkusu yaşıyor. susmak, olayı kafanızda yok canım olmamıştır öyle bir şey diye konumlandırmak kimse için bir çözüm değil.

peşini bırakmamak gerek asla bu tip şeylerin. inanmadım ya da tutarsız demeden önce bir dönüp bakalım geçmişte yaşanan vakalara diye düşünüyorum ben.

8 şubat 2018 21:15

5. köpeğe tecavüz eden ak sakallı yaşlı dedenin videosunu izlediğimden beri hiçbir şeye şaşıramıyorum. insanlık hep böyle miydi yoksa artık bi kıyameti hak ettik mi?

8 şubat 2018 22:41

6. insanın olduğu hiçbir yer güvenli değil galiba. ameliyathanede taciz, sokakta köpeğin makatına silikon tabancası sıkmak... sırada ne var, gerçekten yüreğim kaldırmıyor artık. bir de yakın zamanda aile içindeki enseste dayanamayıp intihar eden kadın vardı. ardından mektup bırakmıştı. nasıl bu kadar kötü olabiliyor bu insanlar?

9 şubat 2018 09:00 ed.9 mart 2018 10:05

7. Yemin ederim ki, bu ülkede her an her yerde, mümkün olabilecek her şekilde tacize tecavüze uğrayabileceğime yürekten inanıyorum. Tıpkı hiçbir zaman insan hakları, hukuk, adaletle ilgili doğru dürüst bir karar verilmeyeceğine inandığım gibi. Yazık gerçekten...

10 şubat 2018 01:47