sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (4)
    • medya (0)

    1. öğretmenin yoklama alıp(gizlinot: almamış bile) gelmeyen çocuğun velisine durumu bildirmesi, servis görevlisinin çocuklardan eksik var mı diye sayım yapması hepsini tek tek kontrol etmesi, en kötü servis şöförünün içerde bir eşya vs kalmış mı diye bakması, son kontrolleri yapması ve öyle gitmesi gerekirken yaşanan korkunç olay. bunlar nasıl insanlar anlayabilmiş değilim. çocukları sevmiyosanız, ilgilenmek istemiyorsanız öğretmen olmazsınız, onlarla ilgili herhangi bir meslek dalı da seçmezsiniz. unutmak ne demek ya aklım almıyor. cep telefonunu 5 dk göremese her yeri ararlar ama küçücük çocuğa verilen öneme bakın. delirmemek işten değil. en ağır cezaları alsalarda yetmez bunlara. 3 yaş bebek benim gözümde daha. neler yaşadı kim bilir orda yavrucak.

    (link: https://onedio.com/haber/anaokulu-servisinde-unutulan-3-yasindaki-cocuk-havasizliktan-oldu-782429 link)

    18 ağustos 2017 12:48

    2. Bi kaç gündür evdeki herkesin aklını kurcalayan olay. Bu sene 4 yaşındaki kardeşimi anaokuluna kaydettik ve o da bu şekilde servisle gidip gelicek. İçim rahat etmiyor sözlük. Zaten türkiyede allaha emanet yaşadığımız bi gerçek. Çocukları korka korka dışarı çıkartıyorduk peki ya okul? Okula da mı göndermeyelim artık. Allah ailesine sabır versin. Benim tükendi çünkü 

    18 ağustos 2017 12:53

    3. unutulduğuna bir türlü inanmadığım olay. otobüsten inerken elimizde bir poşet varsa dahi kırk kere kontrol ederiz. kaldı ki bu bir çocuk sonuçta yani. çocuk aklıyla oyun da yapsa, saklansa da servis içindeki görevli personel her yere bakıp onu bulup, ailesine, evine teslim etmekle yükümlü. sonuçta bu iş için var orada.

    bir kere servis aracı olarak kullanılan araç sadece okul servisi olarak dizayn edilmemiş, bu zaten başlı başına bir suç. ceza evi aracından bozma her tarafı kapatılmış, yeri geldiğinde mal taşıma amacıyla da kullanılan bir araç olduğu iddia edilen bir araç söz konusu burada. o yüzden bu tip bir araçla çocuğunu ana okuluna gönderen ailelere de aslında burada sorumluluk düşüyor biraz da. camların etrafının çeşitli yazılarla bir şekilde kapalı olduğundan yola çıkarak konuya bakınca,unutulduğunda çocuğun içeride olduğunu çevreden görebilecek kimse de yok tabii. bir başka konu serviste çocuklardan sorumlu olan servis ablası konumundaki personele gelince, o da zaten 17 yaşında staj amacıyla orada bulunduğu söylenen bir çocuk, yani bu durumda çocuğa çocuk emanet edilmiş. bu da başka bir olay. hepsi bir yana ana okulunun daha önce de yaşanmış pek çok vukuatının mevcut olduğu konuşuluyorken, bir türlü bu olanlara rağmen çalışmaya devam edebilmesi, çocuk arabada unutulmuş da ölmüş demekten çok daha fazlası olan bir durumdur. çocuk poşet mi aa unuttuk biz onu densin bir türlü insanın aklı almıyor. ama ne hikmetse bizde bu tip olaylar hala yaşanmaya devam ediyor ya işin en can yakan yanı da bu işte.

    18 ağustos 2017 13:14 18 ağustos 2017 13:26

    4. konuyla ilgili yazabileceğim o kadar çok şey var ki... şu an devletteyim ama atanmadan önce büyük kolejlerde de çalıştım, butik okullarda da.

    3-6 yaş arası her çocuğun yarım gün okul öncesi eğitim alması gerekliliğine inanıyorum. ama işin içinde olan biri olarak çocuğunuzu, yeğeninizi emanet edebileceğiniz; bu işi gerçekten hakkıyla yapan o kadar az kurum var ki.

    özel kurumlarda her personel ve her materyal masraftır. ve masraftan kısmak için elinden geleni yapar okul sahipleri. hele ki şahıs işletmesiyse, düşman başına. gg olma ihtimaliyle adını vermeyeceğim bir zincir okulun franchise şubesinde markasını bile duymadığım sütlerin içirilmesine, ucuz olsun diye karışık/toplama ve haliyle kokan kıymalarla yapılmış yemeklerin çocuklara yedirilmeye çalışılmasına itiraz ettiğim için okulun son 3 ayında çok büyük baskı gördüm. beni sindirebilmek için her yolu denediler (tabi ki başaramadılar, haklarımı, sözleşmemin maddelerini, bana ne yapıp ne yapamayacaklarını çok iyi bildiğim için)

    bu okullar için denetimler çok zayıf kalıyor. şu anda da bildiğim kadarıyla aile ve sosyal politikalar bakanlığı'nın milli eğitim bakanlığı ile bir protokolü var, anaokulunun bilmem kaç metrekarelik "arşiv" odası olması zorunlu ama çalışanların diploması var mı, sigortaları düzgün ödeniyor mu, haftasonu geldiklerinde fazla mesai ücreti veriliyor mu bu insanlara? o konular hak getire.

    kimi de okul sahibinin öğretmenleri yalan ifade vermeye zorlamasına şaşırmış. özel okullarda olanı asla olduğu gibi anlatmaya hakkınız/şansınız yoktur. olumlu olayı da olumsuz olayı da süslemek zorundasınız. zaten veliyseniz, öğretmene kalmadan okul sahibinin, müdürün ya da rehber öğretmenin ezber cümlelerini duyacaksınızdır.

    ilk yılımda bu yavrucağın can kaybı gibi sonuçlanmayacak olsa da bir unutma vakasının kıyısından döndüğüm için yıllardır sınıf saymak benim için hobi gibi bişey. tuvalete gönderdiğim öğrenci tahminimden fazla zaman geçirirse ya gider kontrol ederim, ya da ettiririm. sınıfım bahçe saatindeyken kafalarına göre sınıfa ya da su içmeye gidemeyeceklerini bilir.

    insanlar boşu boşuna "control freak" olmuyor. insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. hele çocuklarınki...

    18 ağustos 2017 22:56