girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (6)
  • medya (0)

1. Cumhuriyetin İlk Üniversitesi

Ankara Üniversitesi, Cumhuriyet tarihini ve misyonunu milletiyle özdeşleştirmiş, bütünleştirmiş bir üniversitedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, salt bir yönetim biçimini değiştirmenin çok ötesinde, çağdaş bilime, çağdaş demokratik değerlere ve kurumlara dayalı büyük bir toplumsal dönüşüm sistemi olduğu gibi; Ankara Üniversitesinin açılışı da, bilinen üniversite amaçlarının yanında, özel bir misyonun somutlaşmasını ifade eder. Ankara Üniversitesi, Atatürk ilke ve inkılâplarının dayanaklarını oluşturmak, bu ilke ve inkılâpları yurt geneline yaymak, kökleştirmek ve çağdaşlığın, bilimin ve aydınlığın ifadesi olan bu değerlerin yılmaz savunuculuğunu yapmak üzere, temeli bizzat yüce Atatürk tarafından atılmış bir üniversitedir. Genç Cumhuriyetin yüksek öğretim alanındaki ilk ve çarpıcı icraatları; laik ve demokratik Cumhuriyetin yeni hukuk düzenini gerçekleştirecek hukukçuları yetiştirmek için 1925′te kurulan Hukuk Mektebini, Türk çiftçisine hizmet etmek üzere 1933′te öğretime başlayan Yüksek Ziraat Enstitüsünü, zengin Anadolu kültürünü araştırmak ve Türkiye’nin dünya ile dil ve kültür köprüsünü kurmak amacıyla 1935′te açılan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesini, 1859′dan beri Mektebi Mülkiye adıyla üst düzey kamu yöneticileri yetiştiren ve 1936′da Ankara’ya taşınan Atatürk’ün özel emir ve ilgileri ile kurulan Siyasal Bilgiler Okulunu açmak olmuştur. Bunlara, hazırlıkları Atatürk tarafından başlatılan ancak kuruluşu II. Dünya Savaşı nedeniyle 1940′ların başına kalan Tıp ve Fen Fakültelerini de eklemek gerekir. Her biri Türkiye Cumhuriyetinin imarında önemli görevler üstlenen Hukuk, Dil ve Tarih-Coğrafya, Fen ve Tıp Fakülteleriyle 1946 yılında resmen kurulan Üniversitemizin gelişme kronolojisi şöyledir:

1948′de Yüksek Ziraat Enstitüsünün Ziraat ve Veteriner Fakülteleri, Üniversitemiz bünyesine alındı.

1949′da İlahiyat Fakültesi kuruldu.

1936’da kurulan Siyasal Bilgiler Okulu 1950′de Fakülte adını aldı.

1960′ta Eczacılık Fakültesi kuruldu.

1963′te kurulan Diş Hekimliği Yüksek okulu, 1977′de Diş Hekimliği Fakültesi adını aldı.

1965′te Eğitim Bilimleri Fakültesi kuruldu.

1965’te şimdiki adıyla İletişim Fakültesi olan Basın Yayın Yüksekokulu kuruldu.

2001 yılında Mühendislik Fakültesi, Fen Fakültesi bünyesinden ayrılarak kuruldu.

1996 yılında eğitim-öğretime başlayan Sağlık Eğitim Fakültesi 2007 yılında Sağlık Bilimleri Fakültesi adını aldı.

1993 yılında eğitim-öğretime başlayan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu 2013 yılında Spor Bilimleri Fakültesi adını aldı.

2014 yılında 16. Fakültemiz olan Uygulamalı Bilimler Fakültemiz kuruldu.

iş bu entry ankara üniversitesi'nin kendi internet sitesinden alınmıştır.

benim için en güzel üniversitelerden biridir. hayranıyız efendim. hitit güneşi kalbimde her daim.(gizlinot: çok cool geliyor amblemi)

ukte sahibi: (yazar: merviis)

29 kasım 2015 22:48

2. Siyasal bilgiler fakültesi efsanedir. Hocaları da efsanedir. Çok kaliteli öğrenci yetiştirdikleri öğrencilerin yazdığı y.l. Ve doktora tezlerinden bellidir. Bi araştırma yapacağım zaman ilk ankara üniversitesinin tezlerini araştırıyorum. Zaten o okulun çok ayrı bi ruhu kültürü var.

Not :ankara üniversiteli değilim

12 ocak 2016 14:12

3. 5 yılımı tandoğan kampüsünde geçirdiğim canım okulum. bilen bilir, ankara'nın en işlek yerlerinden birindedir. o kalabalıktan, keşmekeşten sonra yemyeşil, sessiz, havuzlarında nilüferler yüzen okula girmek huzur verir. çoğu zaman kapıdan girdiğim zaman adımlarımı yavaşlatır, gözlerimi kapatır, başımı göğe çevirir ve gülümserdim. ama en güzeli neydi biliyor musun? eğer miting vb. varsa tandoğan meydanında, polisin, bariyerlerin, sloganların, kızgın suratlı insanların, kaosun arasından geçip kütüphaneye atıp kendimi kitabın, bilimin, ışığın kokusunu büyük bir sessizlikle ciğerlerime çekmek, iyi ki bilim var demek...

23 mart 2016 00:08


4. ilgisini çeken olur mu bilmiyorum ancak bu üniversitenin eski gazeteleri yüklediği online bir arşiv var. şuradan ulaşılabilir: (link: http://gazeteler.ankara.edu.tr/ link)

dil devriminden önce çıkan osmanlıca gazetelerden de çok sayıda yüklü olanlar var, keşke okuyabilseydim. (gizlinot: bir yıl osmanlıca dersi almama rağmen asla akıcı okumayı başaramadım)

eski gazeteleri okumak gerçekten çok keyif veriyor. bazı şeylerin eskiden beri hiç değişmediğini daha iyi anlıyor insan. bakmanızı tavsiye ederim.

1 eylül 2016 23:26

5. Okulumdur. 7 Yılım geçti Tandoğan kampüsünde. Hala gittiğimde huzur buluyorum. İnternette haberlerde ösym sınavlarıyla ilgili haberlerde BFA'yı veya KFA'yı gördüğümde yüzümde gülümse bırakıyor. Özledim okulumu.

17 mart 22:55

6. 10 yıldır okulum çünkü 4 yıl lisans, 6 yıldır yüksek lisans qeyfi jljkjk dipnot. Dersleri ilk 2 yılda tamamladım, gerisi tez dönemi

17 mart 23:10