yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (91)
    • medya (1)

    1. yaygın anksiyete bozukluğundan muzdarip olduğum, yakamı bırakmayan illet. işe yaramayan ilaçlardan da, psikoloğa para dökmekten de bıktıran, herşeyi bırakıp olduğu gibi idare etmeye çalıştığım lanetim.

    16 kasım 2014 21:03

    2. nedense kadınların daha çok yakalandığı illet. kendi kendimizi nasıl yüksek standartlara tabi tutuyorsak artık...

    bende kendisini kararsızlık ve uykuda diş sıkma gibi şekillerde gösteriyor. kafein iyi gelmiyor bir de.

    6 temmuz 2015 22:03

    3. Sahip olduğum hastalık. .lise 1. sınıfta tanıştım kendisiyle. İstemediğim uzak bir okulda olmam ve bu okulda bir de başarılı olamadığım derslerle boğuşmam üzerine bir sınav haftası nüksetti bünyeme. 14 yaşındaki bir kıza göre dünyam minicik kalmıştı. Hayal edemiyordum,iyi şeyler düşünemiyordum ve her şeyin en kötüsü geliyordu aklıma. Duş alamıyordum (yapmayı en sevdiğim şey) korkutuyordu. Uyuyamıyordum çünkü o da korkutuyordu. Temel bir kaç korkunuz o kadar çok büyüyor ki yattığınız yatakta hiç de bir şey yokken tir tir titrerken buluyorsunuz kendinizi. Mide bulantısını anlatmayı unutmuşum. Korkudan mideniz bulanıyor ve sürekli kusuyorsunuz. sonra yorgun düşüyorsunuz ama yine uyuyamıyorsunuz. Bu durum kalbimin çarpıntısı hiç durmadan 3 gün sürdü süslüler! sonra nasıl geçti hatırlamıyorum öyle derin uyumuşum ki...

    Geçti sanmayın ama. Hiç beklemediğiniz anda kendini hatırlatıyor. Mesela Dedenizin evinde ailece toplanmış küçük kuzenlerinizle oynarken,halalarınızla,ninenizle gülerek sohbet ederken bir anda ''şşt! ben de burdayım!'' diyerek size kendini hatırlatır. Bir anda içinizde yine bir boşluk oluşur.

    Sınav zamanlarında gelen anksiyeteden bahsetmeme gerek var mı? Normal sınav stresinin daha ağır olanı....

    Ben bu durumum hakkında düşünürken kendime bir yolculuk yaptım ve uzuun uzun düşündüm. Duygularımın haritasını çıkardım. Daha sonra anladım ki benim anksiyetemin kaynağı KAYBETME korkusu.

    Ben çocukken tuvalete gitmeye uyandığımda önce anne-babamın nefesini kontrol eder öyle tuvalete giderdim. Neden bilmem.

    Okul stresi ise çok başarılı bir öğrenci olmasam bile yetindiğim başarımı kaybetmek,sınıfta kalıp ailemin sevgisini kaybetmek gibi kendime itiraf edemediğim korkularımın olduğunu fark ettim.

    Ailenle mutlu olurken gelen o mutsuzluk da onları kaybetme korkusundan... Ben böyle yorumladım kendimi.

    Evet ilaç kullanıyorum ama bunlar bu düşüncelerimi değiştiremiyor. Sadece o dibe vurma anında kalp atışlarınızı normal seviyeye getiriyor ve sizi dipten çıkarmada yardımcı oluyor. O kadar.

    Bu işle başa çıkmak yine size kalıyor anlayacağınız. Belki ruhsal olgunlaşma,gerçeklerle yüzleşme,kitap okuma,kendini geliştirme işe yarar.En azından bende işe yarayacağına inanıyorum.

    6 temmuz 2015 23:10

    4. bende de var bu. dışarı çıkınca eğer kulağımda müzik yoksa feci heyecanlanırım, gereksiz bir kaygı endişe. çok kötü çok ,ben müzik ile bir nevi aştım bunu.

    7 temmuz 2015 00:36 26 ocak 2016 17:41

    5. Genel olarak insanlar tarafından pek dikkate alınmayan ama henüz artmadan, en başında, en basit halindeyken müdahale edilip önüne geçilmesi gerektiğini düşündüğüm kaygı durumu.

    Sonrasında panik atak, ibs, sosyal fobi gibi yaşam kalitenizi ciddi şekilde düşüren, başa çıkması daha da zor olan sorunlara kadar gidiyor.

    zamanla geçmiyor. aksine öncesinde sadece sınav ve aile problemleri varken mesela, ardından iş hayatı, mobbing, maddi sıkıntılar, hastalıklar da ekleniyor hayatınıza, ve anksiyete siz büyüdükçe büyüyor ve hayatınızın ortasına yerleşiveriyor.

    psikologlar, terapiler, kişisel gelişim kitapları, yoga.. ne olursa. bir şekilde bir şeyler yapmalı. kimisi ilaç tedavisiyle, kimisi meditasyonla bir şekilde baş edebiliyor stres bozukluğuyla. ben de akupunkturdan sonuç aldım.

    stres kaçınılmaz, herkes kaygılı dememek lazım, aksi için bir adım atmak lazım.

    çevrenizdeki insanlar sorunun çözümünü çoktan bulmuştur bu arada. 'stres yapma', 'takma yea' anksiyeteyle baş edenlerin en çok duyduğu cümlelerdir. eş dost engin psikoloji bilgilerini sizden asla esirgemez, sağolsunlar.

    7 temmuz 2015 00:47

    6. Yaklaşık üç sene önce psikoloğa gidip konuşmuştum bu konuyu.Kendi kendinize sorun yaratıp üstüne o sorunu çözme yöntemleri düşünmek hiç bişey yokken kendinizi yıpratmak çok yorucu.Şimdi aştım ve gerçekten yenmenin tek yolu kendinize geçeceğini inandırmak.Ve konuşmak.Konuşun düşünceleriniz ne kadar saçma olsa bile yakın hissetiğiniz kişiyle konuşun.Bir şekilde geçiyo git gide azalıyo.

    14 eylül 2015 01:43

    7. gözümün önünde anneme araba çarpması sonucu bende baş gösteren psikolojik hastalık. yaşayacağınız en illet hastalıklardan biri. geçirdiğim bir kriz sonucu att (gizlinot: acil tıp teknisyeni ) beni bir psikiyatriste yönlendirdi. o da derdimi dinledikten sonra "secita" adlı bir antidepresan verdi. kullandığım süre boyunca faydasını gördüm fakat ilaç bitince tekrar nüksetti. bu süre zarfında seni iyileştirecek olan yine sensin, ilaçlar çok zararlı diyen bir sürü insan oldu ama öyle olmuyor işte. neyse tekrar gittim ve bu sefer aynı ilacın daha yüksek mg olanını yazdı. ilacı bitirmeden bıraktım, hastalığım geçti mi? hayır. kendimi iyileştirebildim mi? yine hayır. ama bu hastalıkla yaşamayı öğrendim.

    14 eylül 2015 11:21

    8. pek çok psikolojik rahatsızlık gibi ilaç tedavisinin yanında psikolojik destek alınmadan atlatılmayan hastalıktır. Kaygı durum bozukluklarında ilaç tedavisi, hayatını asgari düzeyde bile devam ettiremeyen hastalar için önerilir (yataktan kalkamamak, işinde 0 konsantrasyon, araç kullanamama, vs.). İlaçlar, o duyguları "maskeler", bu şekilde kişi hayatına (nispeten) kaldığı yerden devam edebilir ancak ilaç kullanmayı bıraktığında kimyasal dengesi yeniden eski haline döner ve kaldığı yerden kaygılar devam eder. O yüzden bu konuda şikayetleri olan herkesin en azından bir psikiyatriste veya psikoloğa gidip durumu çözmesini öneririm.

    14 eylül 2015 13:00

    9. Malesef bana da koyulan Teşhis. Ben de gece uyuyamıyordum korkudan.(gizlinot: bazı zamanlar devam ediyor) aklınıza gelebilecek her şeyden korkmaya irkilmeye başlamıştım. Yolda Yürürken bile durduk yere korkup Olduğum yerde sıçrıyordum. Doktor lustral ve uyku hapı verdi. Ama ben ikisini de kullanmadım. Şu aralar çok şükür iyiyim. Kendi kendimi iyileştirdim sanırım. Daha doğrusu yeni işe girdim ve o kadar yoğun bir hayata atıldım ki korkmaya fırsatım kalmadı. Bunu da geçenlerde farkettim ve inanılmaz mutlu oldum. 3 aydır rahat uykular çekiyorum.

    16 eylül 2015 23:51

    10. 20 yasinda universitede bir sinavda kalvimi dakikada 200 carptiran elimi uyusturan adeta ruhumu bedenimden sokuluyormus gibi hissetmeme yol acan hastalik. 1 sene paxil kullandim ve resmen hastaligin adini bile unutmustum ara ara yeniden geldigi donemlerde de prozacla yola devam ettim. Yaklasik 2 sene ilaci biraktiktan sonra suan yine basa dondum tekrardan ilac kullanmaya basladim. Insani hayattan sogutan ve mutlu bir ortamda kedinizle oynarken bile sizi yakalayabilecek bir kaygi bozuklugu.100 de 100 tedavi edildigi soyleniyor ama benim gozlemlerime gore ara ara tekrarlayan bir hastalik. Ne yazikki agbimde teyzemde ve halamda da var. Isin tuhafi okudugum bolum psikoloji ve birincilikle bitirdim

    26 ocak 2016 18:52