yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (34)
    • medya (0)

    34. Anne değilim ve anne olmaktan korkuyorum açıkçası. Dün bir avm'de kendini yere atan bir çocuk ellerini sağa sola sürdü akabinde annesi kucağına alıp eline çubuk kraker verdi. Çocuğun elini silme ihtiyacı duymadı. Belki de çocuğunu çok hassas yetiştirmek istemediğindendir. İçim gitti, uyarmak istedim ama hadsizlik etmek istemediğim için bir şey diyemedim. Sonuçta çocuğu annesinden daha fazla düşünemem.

    21 temmuz 14:38

    33. Bu biraz ilginc bir mesele. Ben de cocuklari sevmeyen gruptandim eskiden. Cocuk gordugum zaman kacardim hatta ve hic de tatli gelmezlerdi. Fakat bana bir sey oldu. Daha 22 yasindayim okuyorum ve kendimi hala cocuk gibi hissediyor olmama ragmen acaip her seyi birakip gidip cocuk yapasim var. O bana tatli gelmeyen bebeklerin ayaklarina kiclarindan sarkan beze minik ellerine falan baktikca gidip sarilasim geliyor. Bu buzu eriten neydi bilmiyorum belki hormonal bir durumdur. Belki vucudum fizyolojik olarak kendini bir bebege hazir hissetmeye baslamistir bilmiyorum. Ama umarim bu duyguyu ben de yasarim.....

    15 mayıs 04:17

    32. Gecenin bir yarısı sizi uyandırıp karnını doyurtan, kaka temizleten, kucağınıza alıp uyuttugunuz halde yatağına koyarken on defa uyanıp ağlayan biricik varlığa ‘off’ dememektir. 

    26 ekim 2018 03:27

    31. sadece kendi çocuğumun değil tüm dünyadaki çocukların annesi gibi hissediyorum kendimi. dyanamıyorum artık çocuklarla ilgili kötü haberleri duymaya. bir çocuğun aç kaldığını duymak, görmek bile tüm gün boğazımın düğümlenmesine yetiyor. istiyorum ki hiç bir çocuk ilgisiz, sevgisiz, şevkatsiz kalmasın. hepsini sarayım, hepsini koruyayım, hepsine yetsin şefkatim.

    ha derseniz anne olduktan sonra mı böyle hissettin? evet, daha önce bu denli yoğun hissetmiyordum bu duyguları.

    11 ocak 2018 10:17

    30. bir kadın anne olduğunda feminist olmaktan çıkar mı? özellikle anne olduktan sonra fark ettiğim bir dışlama, ince ince laf sokma, sözlükte de dikkatimi çeken bir anne nefreti gözüme çarpıyor. bugün denk geldiğim bir yazı ise hislerime tercüman olmuş durumda. şöyle (link: http://www.5harfliler.com/hep-beraber-feminist-olabilir-miyiz/ link) koyayım da dursun.

    ayrıca annelik neden "kutsaldır" anladım ben. başka türlü yaptıklarınıza katlanmanız mümkün değil de ondan. bir yerde isyan edecekken olsun olsun kutsal bir şey yapıyorum diyerek insanın kendini avutması için " kutsal" annelik. o kadar emek verilen her şey kutsaldır. ben annemin benim için neler yapmış olabileceğini çok geç anladım, geçtiğimiz birkaç ay sarılıp sarılıp ağladım anneme. o sebebini anlamadı bile, normal şeyler yapmıştı. hayatını feda etmesi normaldi onun için, benim için değildi.. umarım annem gibi her şeye yetişebilen bir anne olabilirim ve oğlumu  hayalini kurduğum gibi cinsiyetçi olmayan bir erkek olarak yetiştirebilirim.

    10 ocak 2018 11:20 26 ekim 2018 13:39

    29. çok. çok ama çok büyük bir cesaret istiyor bu eylem. uzun zamandır da aklımı kurcalıyor.

    hayatım boyunca kendimi hiç kucağımda bir çocuk ile düşünmedim. evliliğimde 4. yılı doldurdum, yaşım 30'u geçti ama hala aynıyım. o kararı vermek o kadar ağır geliyor ki vermiyorum, erteliyorum. 

    iki kuzenim ile birer yıl arayla evlendik üç kız. ikisinin çocuğu oldu, hatta yaşıtlar neredeyse ama ben çocuk fikrine hazır olmadığım için erteledim ve ertelemeye devam ediyorum çevre baskısına rağmen!

    mesela nasıl karar verilir bilemiyorum hiç. yani eviliğinizde bir yere gelmişsiniz, her şey yolunda, tamamsınız ve artık anne olmaya karar verdim diyorsunuz. nasıl olabilir bu duygu, bu karar verme aşaması aklım almıyor, olmuyor yani bende. 

    kuzenlerim ile konuştuğumda her birinin kendince sebepleri vardı. birinin kist yüzünden çocuğunun olmama ihtimali vardı, acele etti. diğeri yaşım geçiyor dedi, bir diğeri aradan çıksın çocuk da dedi. herkesin bir sebebi vardı ama benim öyle bir sebebim yok.

    merak ediyorum bu şekilde anne olmuş süslüler nasıl o fikre kendilerini hazırladılar? her zaman içlerinde var mıydı? yoksa bir an geliyor, biyolojik saat 12'yi vuruyor ve tamam mı diyoruz? kızlar bu işler nasıl oluyor? 

    merak içerisindeyim:/

    17 kasım 2017 00:44

    28. Dünyanın neresinde bir çocuk ağlasa ciğerinin yanması,2 saat uyusan şanslı hissetmek,nefesini kontrol etmek,düzen manyağıyken evin her yerindeki küçük eşyalara mutlulukla bakabilmek,emzirdiğinde besleyebiliyorum diye ağlamak, fazla uyusa neden uyudu demek uyumasa şikayet etmek. Bir ömür pms döneminde gibi dengesizleşmek. Dengesizleştikçe daha fazla sevmek. Dünyanın bütün sevgilerini kalbine sığdırmak. Annelik delilik! 

    17 kasım 2017 00:29

    27. Kakasını kahverengi görünce sevinmektir. Hem de öylesine değil havalara uçacak kadar sevinmek. 

    16 kasım 2017 08:27

    26. Karmaşık duygular içerir.bazen onu iyi ki doğurmuşum dersin,bazen öfkeden deliye dönersin,bazen 3 saat uyusa deli gibi özlersin,bazende onun varlığı yüzünden yapamadıklarına hayıflanır pişmanlık duyarsın.ama eninde sonunda içini çızlatır,gözlerinin doldurur yavrunu düşünmek.ona sarılmak ve kokusunu içine çekmek ilacın olur çoğu zaman.bitmeyen bir aşktır evlat sevgisi.anne olmak daimi ve sevginin hiç bitmediğini bir mesaidir.

    15 kasım 2017 00:51

    25. her annenin kutsal olduğunu düşünmüyorum. bana göre "iyi bir anne" olmak dünyanın en zor işi. çok büyük fedakarlık, özveri ve emek gerektiriyor çünkü. çocuğunun her hareketine, tavrına dikkat ederek, ona çok iyi bir ahlaki eğitim vererek büyüten bir anne-baba gözümde kutsal olabilir ancak. etrafımda bolca şımarık, rahatça küfür-hakaret edebilen, saygısız, istediği olmazsa ortalığı ayağa kaldıran çocuğa rastlıyorum. çocukların etrafında gördüğü insanları taklit ederek büyüdüğünü göz önünde bulundurursak buradaki suçun, onu eğitemeyen ebeveylerine ait olduğunu düşünüyorum.

    şu an ve gelecek için çocuk istemiyorum fakat "bir gün anne olursam" diye düşündüğümde, en çok dikkat edeceğim şey çocuğumu büyütürken başka insanlara rahatsızlık vermemek ve onun terbiyesine çok dikkat etmek olur herhalde. ben "aman kimseye rahatsızlık verme", "kimseye kötü söz söyleme", "kimseye kaba davranma, haksızlık etme" gibi cümlelerle büyüdüğüm için herkes tarafından sevilen, kibar bulunan, kendi halinde bir çocuktum. şimdilerde sokakta başı boş gezen, erken yaşta eline teknolojik aletler verilip ne yaptığına bakılmayan, yediğine içtiğine hiç dikkat edilmeyen ve tamamen çevresinden gördüğü üzere kendi kendine yetişen çocuklara rastladıkça şaşırıyorum.

    ayrıca artık 21. yy. da bir insanın hayatını bir çocuğa adamak istememesinin normal bulunması gerekiyor. bana göre çocuk sahibi olmak sonsuz emek ve fedakarlık isteyen bir şey olduğundan anne olmak istemiyorum. keşke sorumluluk almak istemeyen, çocuğunu özenle, dikkatle büyütmeyecek her insan çocuk sahibi olmak istemese de, sırf kendi egoları tatmin olsun diye bu kadar mutsuz ve sorunlu bireyin yetişmesine sebebiyet vermeseler.

    nietzsche'nin dediği gibi "Bir çocuk istemeye layık bir insan mısın?" herkesin önce bunu düşünüp, öyle karar vermesi gerekir.

    4 eylül 2017 18:51

    ilginizi çekebilecek benzer başlıklar