girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (103)
  • medya (1)

103. üzüldüğünde, sıkıldığında, kaçmak uzaklaşmak istediğinde kontağı çevir ve git... kimseye hesap vermeden, aç müziğin sesini ister ağla, ister haykır tek başına. yolllar senin. erkeklerin saçma sapan "kadınlar araba kullanamıyor yeaa..." söylemlerine inat bas gaza.

16 mayıs 00:54 16 mayıs 00:55

102. Bugün 10 dakika kapalı dükkanın tam önüne değil de biraz aşağısına park ettiğim halde kaldırım tarafındaki aynamı kırdılar. Ve o aynayı kırıp birşey olmamış gibi tutturdukları için ben yola çıkınca geriye devrildi ve şuana kadar yaşamadığım paniği yaşadım sinirimle beraber. Ben oraya park ederken bir sürü adam vardı yan kuaförün önüne masa atmışlar oturuyorlardı. Kimse de bana demedi ki buraya çekmeyin. Sadece 10 dakika işimi halledip geldim. Ufak bir semt ufak bir sokak bir de bu. 

Sabır gerektirir.

15 mayıs 20:39

101. Çocukluğumdan beri özgür, güçlü, kendi ayaklarının üstünde duran bir kadın olmak için şiddetli isteğim vardı. Ne mutlu bana ki bunları gerçekleştirdim çalıştım çabaladım. Bu isteklerimin içinde tek yapamadığım şey araba sahibi olmak ama onun için de uğraş içindeyim. Çok istiyorum kendi arabamın içinde o direksiyonun başına oturmak süslüler. 

İşte o gün en mutlu olduğum günlerden birisi olacak. Çünkü benim için bir kadının kendi alın teriyle aldığı kullandığı bir arabasının olması demek kendi hayatına yön vermesi, kendine yetmesi demektir. İnşallah inşallah en kısa sürede. Çok istiyorum. 

13 mayıs 01:24


100. İstanbul’da trafiğe çıkan biri olarak şunu söyleyebilirim ki, trafiğe yeni çıkıyorsanız kornalara karşı biraz kulaklarınızı tıkamanızdır. Çünkü gerçekten insanı paniğe sürükleyebiliyor. Sakin olun öncelikle ve kimsenin anasının karnında araba kullanmaya başlamadığını kendinize sürekli hatırlatın. Mümkünse trafiğe tek başınıza çıkın, acemi olduğunuz için yanınızda sizi strese sokacak kişilerle yolculuk etmeyin. Büyükşehirlerde yaşıyorsanız orta, daha küçük şehirlerde yaşıyorsanız sağ şeridi kullanın. Çünkü genelde sağ şeridi otobüsler minibüsler işgal ediyor, özellikle büyük şehirlerde. şerit değiştirecekseniz, bir yere dönecekseniz sinyal vermeyi unutmayın. Sola dönerken geniş, sağa dönerken dar alın özellikle yol çift yönse. Yoksa ordan gelen bir arabayla kafa kafaya kalmanız çok olası. Yine özellikle büyük şehirdeyseniz ve arkanızdan yakın mesafede gelen varsa çok acil olmadığı sürece yaya ya da araba hiç farketmez yol vermeyin. Çünkü o sırada siz yavaşladınız diye sizi sollamaya çalışan dallama çok olur. Birinin ezilmesine ya da kazaya sebebiyet vermeye gerek yok. Gönül isterdi ki trafikte insanlar biraz Avrupa’da olduğu gibi olsun. Ama gelin görün ki ne yaya bilinçli ne de çoğu sürücü. Bunların dışında özellikle aynalarınızı çok iyi kontrol edin. Sadece önünüze odaklanmayın. Çok paniklediyseniz uygun bi yerde sağa çekip dörtlünüzü yakıp sakinleşmeyi bekleyin. 

Ve kontağı çalıştırdığınız anda kendinizi bir araba gibi varsayın, diğer arabalardaki sürücüleri de sürücü olarak değil araba olarak görün. Böyle düşünmek zamanla yola trafiğe daha kolay koordine olmanızı sağlıyor. 

Vereceğim son tavsiye de trafikte kararlı olmanız, kararsızlık insana hata yaptırıyor malesef. 

Şimdilik benden bu kadar süslüler. Hepinize kolay gelsin süslüler. İyi yolculuklar. :)

12 mayıs 17:15

99. Bunu başarabilmeyi çok istiyorum. ama en bir şey bilmeyen insan bile,15-16-17 yaş erkek çocukları gibi, araba kullanıyorken ben asla yapamayacağım gibi geliyor. saçma bir mantık, biliyorum ama ya bi gün bir hata bir dikkatsizlik sonucu ciddi bir kaza yaparsam da hapse girmek zorunda kalırsam korkusu var bende, bu yüzden ne kadar istesem de hiç adım atamayacağım sanırım.

Ben de daha 19 yaşındayım gerçi ama işte, çoğu yaşıtım başladı bile araba kullanmaya.

12 mayıs 15:16 ed.14 mayıs 10:17

98. araba kullanmayı bilmiyorum ve ne zaman araca binsem geriliyorum çünkü kontrolsüz, düşüncesiz o kadar insan var ki. bir insanın cahilliğini övmesi ve bununla gurur duyması asla anlamayacağım bir şey herhalde. cahil cesareti denilen şey ne kadar tehlikeli ve ne kadar acınası

12 mayıs 14:56 12 mayıs 14:56

97. İyi şoför olmak trafik kurallarını ihmal etmek değildir. Kırmızıda geçmek, makas atmak, olur olmadık yerde olur olmadık hızlarla gitmek ustalığınızı kanıtlamaz. Aksine usta şoför kurallara uyan, çevresindeki sürücüleri ve yayaları zor duruma sokmadan araba kullanabilen, onlara saygı duyan insanlara denir. Özellikle büyükşehirlerde bu fark o kadar çok karıştırılıyor ki. “Ustayım ben heheee” diyeni kuralları çiğniyor, insanların hayatını tehlikeye atıyor. Ehliyetsiz araba sürenler hakkında konuşmak bile istemiyorum, gereken her şey söylendi zaten. Araç sahibi olmak kimseye, kimsenin hayatını tehlikeye atma hakkını vermez.

12 mayıs 12:01


96. Eğer yeni ehliyetliyseniz ve trafiğe yeni yeni çıkmaya başladıysanız sizi sağa çekip ağlatacak hadisedir.

Bazen türkiyeden de istanbul'da yaşamaktan da nefret ediyorum. Yeni ehliyet aldım, yeni yeni alışıyorum. Tabiki hatalar yapıyorum, ancak kim anadan doğma şoför ki? En ufak hatamda kornalara asılmalar, ağız dolusu küfürler... bu kadar hoşgörüsüz insanı nasıl barındırıyor bu şehir, insanlar 10 saniye tolerans göstermekten, yardımcı olmaktan nasıl bu kadar uzak anlamıyorum. Aklıma hep arabasının arkasına "acemiyim, kusura bakmayın" yazan kız geliyor. Ona bu yazıyı yazmak zorunda bırakan bu zihniyetler maalesef yeni yeni araba kullanmaya çalışıyorsanız size de aynı ezilmişliği hissettiriyor. Gerçekten sağa çekip ağladığımı çok bilirim, yazık ne diyeyim ki. Bu kadar hoşgörüsüz ve kötü zihniyetle aynı havayı solumak zoruma gidiyor. Kendisi kurallara uymayıp onlarca insanın, hayvanın canına acımayanlar da ayrıca zoruma gidiyor. Lütfen siz siz olun, karşınızdaki insana hoşgörülü olun

12 mayıs 00:11 12 mayıs 00:29

95. (yazar: nilll)in de değindiği 13 yaşında arabayı yürütmeyi öğrenenlerdenim. trafiğe ise 16 yaşında yaya olmanın üzerine bisiklet ile çıktım. evet unuttuğumuz şey yaya olmak da bizi trafiğin bir parçası yapıyor. lütfen yayaya kırmızı yanarken yola atlamayın. neyse 18 yaşında da bir motosiklet alarak resmi olarak trafiğe girdim. b ve a2 ehliyetimi aldım. 2 yıl motosiklet ile yaşadığım şehtin trafik akışına alıştıktan sonra otomobil ile trafiğe çıkmaya cesaret geldi. ilk zamanlar sadece otoparklara park edebildim. birkaç ay içinde yol kenarına iki araç arasına rahatlıkla girecek özgüvene sahiptim. 

neden anlattım bunu? arabayı yürütürsünüz onda sıkıntı yok ama trafik gerçekten pratik istiyor. pratik ise daha yürümeye başlayıp ebeveyninizin elinden tutup yürüdüğünüz anda ya da onların aracında yolcu koltuğunda ya da toplu taşıma aracında başlıyor. ağız ayır ayıra yürümek/seyahat etmek yerine trafikteyken trafik kurallarını öğrenmek çok büyük pratik aslında. sonrasında ise motosiklet gibi küçük bir araçla trafiğe alışmak gerçekten kolay. bir scooter ile trafik korkusunu atıp otomobile geçmek faydalı olabilir. en azından park etmek veya ışıklarda dur kalk yapmak stres olmaktan çıkıyor scooter ile.

11 mayıs 22:49

94. başlıktaki girdilerde "sevgilim öğretiyor", "erkek arkadaşımın yanında kullanıyorum" gibi ifadeler fazlasıyla mevcut ama bir ortamda iş kadınların araba süremediği önermesine gelince hepimiz bir sinir oluyoruz.

benim şahsen erkek arkadaşım araba kullanmayı sevmiyor rahatına düşkün, ben kullanıyorum o da durumdan gayet memnun. önce bu konudaki cinsiyet ayrımını kafadan silmek lazım. bence zaten bizim ülkemizdeki en garip şeylerden biri araba kullanımının bir tabu haline getirilmiş olması.

11 mayıs 21:26