girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (204)
  • medya (0)

204. hayatımdan insan çıkarmak benim için çok basit.. yalnızlığı zaten seven biriyim, bırakın yalnızlıktan korkmayı... o yüzden irili ufaklı her türlü sebep olabilir.. bana bir şekilde iyi gelmiyosa, isterse feriştahın oğlu olsun siler atarım...

her türlü saygısızlık sebep olabilir bence.. size, tercihlerinize, yaşayış biçiminize saygı duymaması.. hep sizin aramanız.. vicdan sahibi olmaması, hep bana rabbena demesi, maddiyatçı olması, her türlü ahlaksızlık..sadece bacak arası değil.. bunların hepsi benim için değerlendirme kapsamında..

bilmiyorum bazı yakın arkadaşlarım biraz daha hoşgörülü olmamı telkin ediyolar ama böyle insanları hayatımda bulundurmak için bir sebep göremiyorum...

dün 17:42

203. 8 senelik arkadaşlığımız geçen onca iyi-kötü gün oldu.Çok zor zamanlar geçirdiğini bildiğim için elimden geldiğince yanında olmaya çalıştım.Bu arkadaşlık süresince beni yoran şeyleri çok sonra farkettim.Sürekli ilgi beklemesi,haksız da olsa kabul etmemesi,insanlara karşı olan küçümseyici hareketleri,sürekli sorun duymak,maddi olarak kullanması-ki bu çok sonra dank etti kafama- benim için bu arkadaşlığı zedeleyen şeylermiş meğer.Gerçekten bir insandan sürekli olumsuz şeyler duymak,sorunlarına yardımcı olmaya çalışmak bir noktadan sonra sizi yoruyormuş.

dün 15:58

202. Karşı tarafa devamlı şekilde zararı dokunuyorsa hangi sebep olursa olsun arkadaşlık bitmeli. Hayatımızdaki insanlar hayatımızı güzelleştirmek için olmalı sıkıntı yaratmak için değil.

12 ağustos 13:41


201. Kıskançlık.

Benim fransız tipi, taze beyaz peyniri andıran, selülitsiz, uzun bacaklarımı, ince ama oldukça kıvrımlı hatlarımı sürekli yermeye çalışması ama içten içe kıskanması. Bende duran pantolonun onda o kadar da güzel durmadığını görünce çıldırması ve benim eşimle yaşadığım kayak maceralarımı küçümsemesi. (gizlinot: 😉)

12 ağustos 03:14

200. - ders olur, ilişkiler olur, diyet/spor olur hevesle anlattığınız herhangi bir şeyin ardından bir şekilde motivasyonunuzu düşürdüğünü fark etmeniz.

- başkalarının olduğu bir ortamda sizi "şakayla karışık" eleştirmesi hatta yermesi.

- birlikte geçirdiğiniz anın kıymetini bilmemesi, size adeta bir sokak köpeğiymişsiniz gibi davranması.

- sizi sadece öğrendiği dedikoduları anlatmak için kullanması, aranızda başka bir paylaşım olmaması.

- ağlarken onunla dertleşmek istediğinizde içinde nispeten popüler insanların bulunduğu ortamı bırakmaya tenezzül etmeyip, sonradan pişkin pişkin gelip ne olduğunu sorması (gizlinot: abartıyor muyum bilmiyorum ama en çok yaralayanlardan biridir bu :'))

resmi olarak bitirmedim daha ama ilk fırsatta noktayı koyacağım. ektiğim fesleğen bile bundan daha iyi arkadaşlık ediyor bana.

12 ağustos 02:48

199. -arkadaşlığın boyunca size bir kere dahi asla iltifat etmiş olmaması

-sevincini, mutluluğunu paylaştığında hiçbir pozitif tepki almamak

-hayata sürekli negatif bakması, senin onu teselli ederken aslında enerjini sömürmesi

-yeni arkadaşlar edindiğinde, (gizlinot: ki aslında içedönük bir bireysindir bunun ne kadar zor olduğunu bilir) saldırgan bir tavıra bürünerek sürekli sizinle vakit geçirmek istemesi

-arkadaşlığınız süresinde sadece dinleyen, tavsiye veren taraf olmanız

-ona bir hata yaptığınızda, yanlış bir şey yaptığınızda oldukça saldırgan bir bireye dönüşüp sizi aşağılaması ve bundan keyif alması (gizlinot: bunun sonucunda elimde ona dair maddi ne varsa çöpe attım)

-sizi her işi için kullanması, sizin de bunu arkadaşlık sanmanız, yardım ettiğinizi düşünmeniz

-hayata bakış açılarınızın aslında siyah ve beyaz kadar zıt olması

-sevmediği insanları delice aşağılaması, kötülemesi, bu insanlara böyle diyorsa sizin de arkanızdan konuşma ihtimalinin çok yüksek olması

-bir arkadaşınız hakkında ondan hoşlanmadığını söylemesi ama sonrasında can ciğer kuzu olmaları hatta birleşip sizi olgun olmamakla suçlamaları

-sürekli maddi durum hakkında konuşmaları, yeni bir şey aldığınızda ilk fiyatlarını sormaları

-maddi açıdan sizi kendileri ile sürekli karşılaştırmaları

-hiçbir zaman derdinizi anlatacak kadar kendisine güvenmemeniz, hiçbir şey anlatmamanız

-sevdiğiniz, değer verdiğiniz şeylerin sürekli sevmediklerini, hoşlanmadıklarını dile getirmeleri

-entelektüel anlamda aslında ortak şeyler paylaşmıyor olmanız

-bir süre sonra sizin yaptıklarınızı yapıyor olduğunu fark etmek

-annenizin arkadaşınız hakkında sürekli telkinde bulunması (gizlinot: ilk gördüğünde siz oldukça zıtsınız nasıl arkadaş oldunuz demişti hala şaşkınım)

-sürekli ilgi beklemesi

uzun olduğu için özür dilerim, fark ettiğiniz üzere oldukça doluyum,bunu da bana yaptıklarını unutmamak için yazıyorum.

12 ağustos 01:50

198. kiskanclik.biz süslüler herkesi kendimiz gibi iyi güzel sanıyoruz yakinlarimizin iyiliğini istediğimiz icin hasetlenemiyoruz ama gercek kotu carpıyor bazen yuzunuze.eger en ufak suphe bile duyarsaniz kıskanıldıgınıza dair o kisi ile arkadaslıgınızı bitirin inanin yuzunuze guler arkanızdan konusur aynı zamanda boyle tipler.çok üzülmeden yolu verin derim

10 ağustos 11:31


197. Çok sevgili erkek arkadaşları benimle konuşmalarını istemedikleri için. İki arkadaşımla böyle oldu. Biri de en yakın arkadaşımdı ne yazık ki. Benimle konuşmalarını istememelerinin sebebi de asla yapamazsın dedikleri bir şeyi yapmış olmam?... egoları zedelendi kuzucukların, olan bizim arkadaşlığımıza oldu.

9 ağustos 13:02 9 ağustos 13:04

196. Mutluluğumla mutlu olamaması. Kıskançlık bir arkadaşlığı tamamen bitirebilir. Ondan daha kötü şartlarda hayat yaşarken cok mutlu bir arkadaşlığımız vardı. Şartlar değişince her şey bozuldu. 

Ne yapsam, ne alsam, neye sevinsem, nereye gitsem  karşımda barut fıçısı gibi bir kadın buldum. Sürekli sinirli, laf sokan, enerji emen  birine dönüştü. O arada hiç beğenmediği dalga geçtiği bir adamla hızlıca evlendi. 

Daha güzelim, sevgilim onun eşinden  çoook daha nitelikli ve artık daha iyi şartlardayım diye iyice zıvanadan çıktı.  Sevgililerimizin yanında bile olmadık şeylerden sorun çıkarır olmustu. Sevgilimin yanında beni kötülemeye, yaşadığımız anıları olmadık şekilde değiştirip anlatarak beni aşağı çekmeye çalışıyordu hatta. 

Yalnızken de “iyi sevgili buldun ama bu adam bence seninle evlenmeyecek, evlilikten hiç bahsetmiyor bile” tarZında güya beni düşünen konuşmalar yapıyordu. Evlilik teklifi alınca da ipler tamamen koptu. İyice çıldırıp her yerden engelledi. Hiçbir seyime de gelmedi. Su an nereden baksan 7-8 yıldır görüşmüyoruz. Pişman değilim. Bana büyük tecrübe oldu. Şimdi hayatıma kıskanç, kendi hayatından memnun olmayan, hayatını düzene koyamamış, hayatından memnun kişileri tırnaklarını kemirerek takip eden  insanları almıyorum. 

 

9 ağustos 12:17 9 ağustos 12:21

195. Yıllardan sonra araya ilk kez ve uzun bir küslük girince, ne kadar barışılsa da mazideki küslük etkisiyle tekrar kurulan bağ hiç sağlıklı ve -samimi- olmuyor ben bunu anladım. En küçük alınganlıkta acımasızlıkla karşılaşıyorsunuz ve o arkadaşlığın o an değil aslında çoktan bitmiş, hatta hiç başlamamış olduğunu görüyorsunuz. Bir miktar burkuluyorsunuz ama yıllardır -tek dostum- dediğiniz insanın bile vazgeçilmeyecek biri olmadığını anlıyorsunuz.

9 ağustos 11:13