girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (519)
  • medya (6)

519. Ağustos ayı için konuşursam;

Dizi: Castlevania (4 bölümlük bir anime mini-serisi, netflix yapımı),

Müzik: Perfect Circle - Judith ve Yeah Yeah Yeahs - Soft Shock,

Youtuber: Shane Dawson ve Helen Anderson,

Kitap: Chuck Palahniuk - görünmez canavarlar,

Kozmetik: Kat Von D - Cathedral (studded olanlardan. Parmagımla dokundurunca çok doğal bir gül kurusu oluyor. Üstüne de burts bees şeffaf olanlardan geçiyorum),

Yiyecek/İçecek: light cold brew latte + şekersiz fındık şurubu

7 eylül 22:33 7 eylül 22:34

518. ağustos ayı favorileri:

dizi, film favorileri:

gilmore girls: genelde sci-fili, kurgulu diziler beğenen biri olarak beğendiğime hayret ettim. oyunculuklar mükemmel, o kadar özenle seçilmiş ki bu da olmamış diyebileceğim hiçbir şey yok. bir anne kızın hikayesini anlatan, dramedy tarzı sürükleyici bir dizi.

makyaj , cilt bakım, saç bakım:

colourpop supernova shadow dragon: bu rengi şu an internet sitesinde bulamıyorum ama diğerlerinin de aynı yapıda olduğunu düşünerek kendinize uygun bir renk bulabileceğinizi düşünüyorum. bu likit fara yaklaşık 8-9 aydır sahibim ama kullanmayı daha yeni öğrendim diyebilirim. önceden kendi aplikatörüyle uygulayıp parmağımla dağıtıyordum, çok kalın oluyordu ve eşit dağılmıyordu, kuruyunca da dökülmeye başlıyordu. yeni keşfim biraz elimin üzerine alarak direkt parmağımla dağıtmak, çok ince dağılıyor ve çok hızlı kuruyor. uzaydan görülebilen parlaklığa sahip ve kullanması inanılmaz pratik bir likit far kısacası.

müzik:

bu sıralar hep mr. brightside dinledim. dinlerken de aklıma gilmore girls'tan jess ve lane geldi nedense.

lifestyle favorilerim:

tapioca: bir bubble tea hayranı olarak kendi tapiocamı alıp evde bubble tea yapmaya başladım. dışarda içmeye göre çok ucuza geliyor ve yapması çok kolay. daha önceden bahsetmiştim evde bubble tea yaptığımdan ama o meyve aromalı bobalarlaydı. ilk defa orijinal tarifinde olduğu gibi tapioca ile denedim, oldukça da güzel oldu.

bu ay da bu kadar deneyebildim sözlük, gelecek ay daha fazla deneyebilmeyi diliyorum. 

7 eylül 21:55

517. Ağustos ayı için yazıyorum. Ancak vakit buldum ama bu ay neredeyse hiç makyaj yapmadım. Güneş kremi, kapatıcı ve ruj kullandım yalnızca. Kozmetik favorim çok az, yeni bir şey almadım ve keşfetmedim.

Kozmetik:

Avene'in high protection mineral güneş kremi: Boynuma kullanıyorum, bayağı nemlendirici ama günün sonunda ayrışıyor yüzde çirkin duruyor.

Makeup revolution concealer: Bendeki renkleri c3 ve c4. Tarte shape'e muadil gösterildiği için tarte shape tapete olmayan pembe tonlardan alayım demiştim. C4 direkt pembe, c3'ü almasam da olurmuş pembe alttonlu iseniz ve kapatıcı bulmakta zorlanıyorsanız gri sarı durabiliyorsa, c3 rengine bakabilirsiniz, bana corrector olmak için fazla açık geldi. Gözaltlarımın iç köşesini c4 ile nötrleyip gözaltı çukurumun yanaklarıma gelen kısımlarına shape tape'i uyguluyorum. Gözaltlarımı tam kapatmayı da aydınlık yapmayı da sevmem normalde ama benim sevdiğim nemli gösteren, hafif concealerlar akıyor bu sıcakta. Kalıcılığı iyi olanlar da full coverage ve pudralı oluyor genelde. Bu kapatıcı benim için full coverage çünkü nötrleyen tonları mevcut elimde ama shape tape kadar örtücü olmadığını söyleyenler mevcut.

Formül olarak yorumlarsam, shape tape kırışmıyor bu kapatıcı kırışıyor bende, ki ben kırışma sorunu yaşamam genelde hiçbir kapatıcıda. Benim gözaltlarımla alakalı bir durum da olabilir ama tarte shape taş gibi duruyor hala. Aplikatörü dışında pek benzetemedim zaten ben, hatta narsın radiant creamy kapatıcısına daha çok benziyor ama kurutmuyor. ve daha saten bir bitişi var. En çok bu sıcaklarda pudrasız yerinde kalabilmesini sevdim. C1 chantilly'nin biraz daha fazla okside hali sanırım. Okside olması da shape tape e göre daha fazla gibime geliyor, elimde tamamen farklı tonlar olduğu için emin değilim ama.

The balm charming ve trustworthy: bu ikisini tek başlarına da karıştırarak da kullandım. 2-3 nokta bırakıp dağıtmayı seviyorum.

Catrice'in lipglow: dior lip glowum bitti, yenisini de almadım zira yeni Türkiye'de benim için lüks sınıfına giriyor ve biraz birikim yapmak istiyorum açıkçası. Muadil diyemem, sürekli nemli tutmuyor ve kalıcı değil, çok parlak da göstermiyor. Pembesi de fuşyaya dönüşüyor 2-3 kat geçerseniz.

Nars'ın yeni fondöteninin oslo rengi benim için muhteşem bir yaz rengi oldu, kat von d'nin l41'i ile karıştırdım biraz. 

Kitap:

Game of thrones'u baştan döndüm her yaz bir kez yapıyorum bunu, winds of winter gelİnce bilgilerim tazecik olsun hazır ve nazır olayım diye ama gelmiyor.. Redditçi, preston jacobsçu, the last harpy'ci ruh hastaları anlar ancak beni. I can not give you back your homes or restore your dead to life but perhaps I can give you justice? 

Dizi: sharp objects. Amy Adams aşkım dolayısıyla her türlü sevecektim zaten?

Pek fazla dizi izlemedim.

Film:

Big eyes. Biyografi filmlerini gerçekçi oldukları için severim ama pek gerçekçi değildi sanki. bir sanatçının  biyografisi olduğu için entelektüel yanını da görmek istedim ama korkak bir kadının eş sömürgesine karşı cesaretini kazanmasını izledik sadece. Political correctness'a girer mi bilmem bence girer. Feminizmden haberdar bile olmayan kadınların bile filmlerine, kitaplarına feminizm serpiştiriyorlar biraz. Feminist ögelerden rahatsız olduğum için değil (hatta 1.dalga feminizmi okumayı severim, savunurum da), gerçekçiliğe zede verdiğini düşündüğüm için sevmiyorum. Popüler kültürde yer ettiği için eskilere pompalanan her ideoloji için geçerli bu. Yeni Neil armstrong filminde amerikan bayrağının dikilmemesi gibi..

Split. Oyunculukların enfes olduğunu düşünüyorum, james mcavoy'un oyunculuğu tartışılmaz zaten ancak Anya şaşırttı beni. Patricia <3 Sadece sonunu beğenmedim. Unbreakable ile birleştirecekler sanırım. 

Heat. Bir aksiyon filminden çok daha fazlası. Ağır dram içerir.

A single man. Bir tom ford filmi seveceğimi hiç sanmazdım, nocturnal animalsı amy adams'a ve inanılmaz sinematografisine rağmen beğenmemiştim.

Anime:

Shingeki no kyojin. Başlığında iki girdim var, daha önce favorilere de koydum ama her bölümü ayrı efsane, festival gibi katılmak istiyorum. An itibariyle son bölümü özellikle... Tekrar söylüyorum, izlediğim hiçbir dizide ve filmde bu kalitede aksiyon sahnesi görmedim. Çıtayı arşa çıkardı başka aksiyon izleyemiyorum.

Bleach'e de başladım.

Naruto'yu baştan ve baştan izlemekteyim.

Müzik:

Ders çalışıyorum bu ay. Dolayısıyla Burzum daudi baldrs albümünü dinledim tüm ay. The weeknd'ın yeni albümü de fena değil.

4 eylül 23:46 6 eylül 11:18


516. (bkz: la roche posay anthelios xl spf 50+) kesinlikle kullandığım en güzel yüz güneş kremi. Sivilceye meğilli, hassas ve yağlı bir cildim olmasına rağmen hiçbir sorunla karşılaşmadım.

(bkz: Rival de loop eyebrow pomade) farmasinin kaş pomadını bitirince acil bir durumda almıştım ancak farmasiden daha güzel çıktı. Bütün gün 30 derece sıcakta akmadan bulaşmadan duruyor, sürümü de kolay. Fiyatının da 20 tl gibi bir şey olması lazımdı

(bkz: koton matte lip cream 437 narcissus) mavi alttonlu tam bir tok kırmızı. Yapısı da gün boyu kalıyor ve normal bir likit mat rujdan daha fazla kurutmuyor. Kesinlikle underrated bir ürün.

ilgili medya:
1
2 eylül 22:52

515. (bkz: wet n wild photo focus pressed powder) yok gibi gözüken ancak cilde gayet aydınlık veren bir pudra. İndirimde 15 liraya aldım ve çok beğendim her yerime sürüyorum resmen jsjsjs. Dayanıklı olduğunu düşünüyorum İstanbul sıcağında bir kez tazelemeyle birlikte 8 10 saat kullandım.

(bkz: real techniques flawless base set) neden daha önce almadığımi sorguluyorum. İçinden 4 fırça ve seramikimsi bir fırçalık çıkıyor. Kontür fırçası, yassı fondöten fırçası, detay fırçası ve başka bir tane daha fondöten fırçası ile gönlüme taht kurdular. Fondötende fırça izi bırakmıyorlar kıl dökmüyorlar ve yumuşacıklar. Alın aldırın.

(bkz: real techniques blush brush) allığı baya yüze sabitleyen, yumuşak bir fırça. Sevdim, eklipsi kullanmam artık.

(bkz: real techniques expert face brush)l fondötenimi genelden süngerle uyguluyordum süngerler maalesef çok uzun ömürlü değil ve sürekli içine ürün emdikleri için çabuk bozuluyorlar. Bu durum da canımı sıkıyordu gidip bu fırçayı aldım. Yüzde homojen dağıtıyor ve kıl izi bırakmıyor.

2 eylül 21:42 10 eylül 22:44

514. ağustos ayı için favorilerim:

-makyaj ürünlerinde: bobbi brown smokey eye mascara, bobbi brown aydınlatıcı pudra, golden rose kalem ruj 09 numara kırmızı olanı, nyx rustic antique far paleti

-cilt bakım ürünlerinde: bioderma foaming gel, nivea essentials defence gündüz kremi

-favori dizilerim: dark ve skam

-favori müzik: the weeknd - the hills

2 eylül 15:02

513. deniz, kum, güneş.

1 eylül 23:37


512. Makyaj malzemesi olarak

Catrice Full Coverage Kapatıcı

Rival de Loop 3 Step Paleti

Dizi-Film olarak

Sharp Objects

Final Space

Bülbülü Öldürmek

Kitap

İçimizdeki Şeytan(gizlinot: Tüm zamanların favorisi oldu )

Şarkı

JSPH-Comemyway

1 eylül 23:32

511. makyaj ;

max factor false lash effect maskara (gizlinot: yine ).

Maybelline dream satin bb krem.

Maybelline fit me kapatıcı/pudra .

nascita küçük kabuki fırça

cilt / saç ;

urban care Argan yağli sac serumu

Himalaya neem maske ve kayısı özlü peeling

1 eylül 23:13

510. cilt bakım: bepanthen. evet bildiğimiz bepanthen. dudak kenarlarım bazen çok kuruyor, neden bilmem çok önemsemiyordum yani soyulur falan ama. insanlar o kadar çok "senin ağzına nolmuş" dedi ki allah allah nolmuş benim ağzıma acaba ya diye bir nemlendirici bulayım dedim. eczacıdan bana 487658 liralık fransız dermokozmetiklerinden vermesini beklerken al dedi, bepanthen. aldım ve sevdim, iyi nemlendirdi artık soyulmuyor.

film: the seventh seal. karanlık ve kafa karıştırıcı atmosferde hayat bulan bütün eserlere sevgi duyuyorum, mesela kara kitap, metropolis, dark city, the new york trilogy. konusu geçerse hayranlık içinde aynen bu şekilde sayarım arka arkaya. the seventh seal'ı da sayacağım artık. ölüm, satranç, veba, tanrının ve dinin sorgulanışı filmin anahtar kelimeleri ama ben dağ çileği yenirken tastan yeni sağılmış inek sütünün içildiği sahneyi unutamıyorum.

müzik: tuğçe şenoğul - kaptan. spotify haftalık keşfet'imde türkçe şarkı çıkınca bozulan biriyim, çok üzülerek artık türkçe şarkılara ön yargılıyım çünkü. milli kültürümüze -ne yazık ki- dönüştürülen arabesk pop kısmını hiç konuşmuyorum bile fakat son zamanlarda ithal ettiğimiz ama pek de başaramadığımız indie şarkıların dahi yerde sürünen kalitesi, "sen gittin battaniyeme sarıldım ve oturdum vuhuhuhu" minvali sözleri, çalıntı ritimleri böyle katılaştırdı beni. bu şarkıya da o yüzden çok az şans verip hemen ortasına aldım, birisi miyavlıyorsa, saçma sapan şeyler söylüyorsa direkt geçecektim, geçemedim, hatta 100 kere falan dinlemişimdir bu ay. çok güzel. üstte bahsettiğim karanlık atmosferden bir parça gibi bu da, şiddetle tavsiye ederim.

dizi: brooklyn nine-nine. baya komik dizi. komedi dizilerinin bir süre sonra kalıp oturtup aslında hep aynı esprileri yapması durumuyla da karşılaşmadım henüz, 3.sezondayım. çok memeable ayrıca.

1 eylül 22:58