girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (8)
  • medya (0)

8. Yusuf atılgan’ın -umarım şimdiliktir- okuduğum tek romanıdır aylak adam. 

Bu roman sonuna gelinceye dek benim için çok ortada bir romandı. Okuduğuma memnundum ama birine tavsiye de eder miydim? Sanmıyorum.

Biraz bahsedecek olursam, Her şeyden önce bay C. Bir anti kahramandır. Yani her şeyi muhteşem yapmaz, romanın sonunda mutlaka o kazanmaz, tembeldir, vasıfsızdır, beceriksizdir. Adeta silik bir tiptir. C’nin parası çoktur mirastan, çalışmaz. Gerçek bir aylaktır. Bir kadını günlerce aynı yerde oturup bekleyecek kadar aylaktır. Her şeye ama her şeye karşıdır. C. , okuyan herkes gibi beni de zaman zaman çok sinirlendirmiş zaman zaman ise kendine çok yakın hissettirmiş garip bir karakterdir. Kitabın orta zamanları beni çok yakalamadı ne yalan söyleyeyim, sevdim, sevdim ama Kararsızdım. Ta ki sonundaki “tutamak” olayına kadar. Şimdi bundan elimden geldiğince bahsetmek istiyorum.

Bir konuşma ortası, tam hatırımda değil. içki içtiğini, İçmediği zaman “aradığını” söyler. Ve bu aramayı tutamak sorununa bağlar. İnsanın bir tutamağı olmalıdır. Çünkü Bu dünyayı yıkıldı yıkılacak bir köprüye benzetir C. İnsan tutamağı olmazsa aşağı yuvarlanır. Bu tutamağı örnekler, kiminin evi, kiminin arabasıdır. Herkesin bir tutamağı vardır. Bunları da komik bulur C. İşte c tutamak olarak komik olmayan bir şey, gerçek sevgiyi arar. Kendi tutamağı da odur.

İşte böyle, benim için bu roman tam bu tutamak sorunu unutulmazlar listesine girdi yani iki üç sayfa ile. elbette bunu yusuf atılgan daha etkileyici bir dille anlatmıştı, böyle benim gibi değil.

yaşça çok büyük biri değilim ama aklı baliğ zamanımdan beri sanki Bir arayış içinde gelir insan bana. Yeryüzünde gezinir, bir şeyler yapar, birileriyle konuşur ve onu arar. hayatta var olmasına sebep bir şey. Onu bu hayatta tutan bir şey. Ben de hep aradığımı biliyordum, biliyordum ama aradığım şeyin adını bilmiyordum önceleri. Yusuf atılgan düşünmüş, adını tutamak koymuş. her insan gibi ben de övüneceğim, sahip olduğum ve aynı zamanda ait olduğum, sallandığımda tutunacağım bir tutamak arıyorum. C. İle sandığımdan daha fazla ortak noktamız varmış belli ki çünkü ben de düşündüm düşündüm ve bu tutamağı malda, mülkte, itibarda değil gerçek, salt sevgide aradığımın farkına vardım.

Umarım hepiniz sizi hayata bağlayan tutamağınızı bulmuş veya bulmak üzeresinizdir.

5 mart 04:02 5 mart 04:05

7. ilk 50 sayfasında burhan altıntop edasında "bayılazaaam" diyerek okusam da bittikten sonra bıraktığı tadı çok sevdiğim kitap. kitabın notunu bitirince vermenizi tavsiye ederim. c karakterinin bazı huylarına sinir olsam da, o sinir karakteri öyle bir canlandırıyor ki gözünüzde yazar, bir iki gün onunla yaşıyorsunuz. gittiği yerler, yedikleri, ıslanması, üşümesi, terlemesi, aynı anda sizde de vuku buluyor gibi gerçekten, özellikle bilinç akışı tekniği şeklinde yazılan bölümler dil olarak enfes.

3 kasım 2017 20:37 3 kasım 2017 20:38

6. Okurken sıkıldığım, bir türlü konu bütünlüğü sağlayamadığım ve sonrasında sonunu getiremediğim bir kitap oldu. Yusuf Atılgan 'ın bu eseri pek çok kişi tarafından sevildi, bu referans ile katmak istedim kitaplığıma lakin aynı hazzı ben alamadığım için üzüldüm.. Belki tekrar alırım elime..

8 nisan 2017 16:30 9 nisan 2017 12:30


5. benim buhran dolu bir zamanımda sanırım bir gecede okuyup bitirdiğim bi kitap. sabaha karşı 3 gibi falan bitirmiştim sanırım o aralar pek uyuyamıyordum belki uyumama yardımcı olur dedim ama aksine olan bir gram uykumu da kaçırmıştı.

kitap adı bizde saklı bir adamın hayata bakışı ve gündelik hayatı üzerine. olay ve macera beklentiniz varsa yusuf atılgan size göre bir yazar değil demektir. kitapta her şeyden çok zihin var, bir adamın zihnine girip her düşüncesine ulaşıyor gibisiniz. kitabın adından belli olacağı gibi kendisi bir aylak adam. varlıklı oluşu, sorumsuz oluşu ve buna rağmen barındırdığı mutsuzluk beni kızdırmıştı okurken amaan dertlere bak ya diye ama zamanla üzerine düşündükçe ve açıp açıp yeniden okudukça mutsuzluğun ya da mutluluğun dışarıdan çok iç dünyamızla alakalı olduğuna inanıyorum. elinizde her imkan olabilir dışarıdan gıpta edilen bir hayatınız olabilir ama bu sizin aradığınız şeyin bu olduğu anlamına gelmez. zira mutluluk başkalarının çizdiği gibi değildir. şimdi ona sinir olmaktan çok onu anlıyorum ve açıkçası başkasına bakıp aa bak ne güzel hayatın var mutlu ol denmesini aptalca buluyorum. işte bu kitapta tam olarak bunu buldum ben.

yusuf atılganın yazın dilini akıcı buluyorum. düşünce odaklı olduğu için monologlarını seviyorum, düşünce yapısını, kitabın akışını, sonun çok doğal olarak gelişini seviyorum yusuf atılganı seviyorum.

7 nisan 2017 18:11 7 nisan 2017 18:13

4. bitiremediğim nadir kitaplardan birisi. valla yalan yok, beni çok ama çok sıktı. ince de bir kitap olmasına rağmen ne kadar kendimi zorlarsam zorlayayım okuyamadım. c. karakterine feci şekilde antipati duydum. işin aslı çocukluğunda yaşadığı travmaların, üzüntülerin hayatını şekillendirmesi teması da hiç okunası gelmedi bana. belki daha önceden okusaydım düşüncelerim değişik olabilirdi bilemiyorum. bende sıradan bir burjuvazi insanı hikayesi izlenimi bıraktı. gözümün önüne bir karaköy, efendime söyleyeyim bir kadıköy hipster'ı gelip duruyor c.'yi düşününce.

başıma bir iş gelmeyecekse ne yabancı ne de bozkırkurdu gibi eserlerle kıyaslayamayacağım kitaptır.

şimdi aklıma düştü yine. yakın zamanda yeniden bir bitirme girişiminde bulunurum.

4 mart 2016 03:19

3. insan doğasına ilişkin tespitleri etkileyici bir kitaptır.

"çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. sinemadan çıkmış insan. gördüğü film ona bir şeyler yapmış. salt çıkarını düşünen kişi değil. insanlarla barışık. onun büyük işler başaracağı umulur. ama beş-on dakikada ölüyor. sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar."

18 şubat 2016 10:04 18 şubat 2016 10:40

2. En sevdiğim roman karakterlerinden birine c.'e sahip roman.

Yusuf atılganın şehir hayatından uzaklaşıp bir köye yerleştiği dönemde yazdığı şehrin orta göbeğinde geçen bir roman.

Döner döner tekrar okurum c.'nin yaşadıklarından hep başka şeyler çıkarırım.

C. Sayesinde hayatta karşıma çıkan "bu me biçim insan be Nasıl yapar bunları" diye sövdüğümüz çoğu insanı anladım.

Bu kadar ustalıkla günümüzde çok yaygın bir karakteri bu kadar duru anlatan yazarın önünde eğilinilir.

18 şubat 2016 02:54


1. bir Yusuf Atılgan romanı.

baş kahramanından en fazla nefret ettiğim romandır kendisi. bazen yumruğumu sıkarak okudum sinirden. her şeye karşı duran ve kendini mutluluğa kapatan bir adamın hikayesi.

ukte (yazar: sutlukahve)

18 şubat 2016 01:07