yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (2)
    • medya (0)

    1. eğer çocuk iseniz yapabileceğiniz hiçbir şey yok malesef, aileniz bunu size dayatıyorsa muhtemelen hiçbir argüman işe yaramayacaktır. aklı başında aile büyükleri var ise onlara danışılabilir bir ihtimal işe yarayabilir. en kesin ve net çözüm en kısa zamanda ekonomik özgürlüğe kavuşup evden ayrılmak.

    çok küçükken çok güzel iki kız görmüştüm sokakta ve kapalılardı, ben de heves edip kapanmak istedim koştur koştur eve gidip örtü seçtim kendime. dışarda oynarken falan takmıyorum ama (gizlinot: swh) çok sosyal bir hayatım da yoktu zaten sadece misafirliğe giderken takardım ve zaten gittiğimiz aileler de benimkiler gibi muhafazakardı, ve onların kızları da kapalıydı, kendi aramızda çocuk aklımızla bir statü belirteci olmuştu bu birbirimize hava atıyorduk

    sonra yaşım ilerledi ortaokula geçtim ve benim için sadece misafir kızlarıyla yarış simgesi olan örtüden kurtulmak istedim, babam izin vermedi. okulda açıktık zaten, ama okul dışında bir yere gitmiyordum kapalı gitmek istemediğimden. sonra bir okul gezisi oldu ve ben gitmek istemedim babam öğretmeni tanıdığı için beni gitmem için zorladı, başımı kapattırdı yola çıktık, otobüse binicem o sırada bir bahane bulup - iğnem düştü vs- başımı açıp arabada düzeltirim diye sıyırmayı planlıyordum. babam hadi in geldik demek için arkasını döndü ve başım açık görünce bağırıp güzel bir tokat attı, bir sürü şey söyledi beni ağlatıp başımı da bağlayıp arabaya bindirdi. bütün arkadaşlarım beni kapalı görünce şok tabi. o gezi bok gibi geçmişti, bütün fotoğraf makinelerinden kaçmıştım.

    sonra ben işte açılmak istediğimi söyledim, kıyamet koptu yine. okkalı bir tokat daha yedim evde büyük kavgalar ettik, okuldan alınmakla tehdit edildim (ortaokuldaydım evet), sana şu vakte kadar süre veriyorum kapanmazsan bütün kemiklerini kırarım dedi babam falan.

    bi şekilde yılmadım, okumak benim hakkım elimen alamaz devlete şikayet ederim vs dedim ve inat ettim. uzun ve kavgayla dolu bir süre sonunda açıldım. babam tabi arkadaşları geldiğinde başımı kapatmamı (rezil olmamak için) istiyordu, kabul etmedim annem araya girdi baban istiyor nolur sanki yapsan baban için bi kerecik dedi (mantığa bakın sdfs).

    tabi giyimim yine çok kısıtlıydı, dar pantalon/üst yasak, pantolonun üstüne kesinlikle uzun bir şey giyilecek, kısa kollu yasak, yaka boğazıma kadar kapalı olacak.

    sırf bu yüzden yaz mevsiminden nefret ettim, herkes bana terlemiyor musun? kısa kollu giysene hava çok sıcak falan diyordu. herkes cıvıl cıvıl giyinirken ben kat kat giyiniyordum. bir kere kısa kollu giydiğimde annem beni ağlatmıştı, yazık nasıl evlatlar yetiştiriyoruz ya yakında askılı da giyersin falan demişti.

    hala daha çok değişmedi aslında, kavga ede ede bazı şeyleri kabullendirdim ama hala tabi kısa kollludan öteye gidemiyoruz, pantolonla bot arasında 1cm deri gözükse azar işitiyorum, rimel sürsem çok dikkat çekiyor oluyorum, makyaj yapsam kendi mi beğendirmek istiyorsun oluyorum evden çıkarken çaktırmadan (aslında baya çaktırıyor) şöyle bir süzülüyorum.

    ve hala yaz mevsiminden nefret ediyorum.

    ukte: (yazar: gece gece)

    23 ocak 2018 19:49 23 ocak 2018 19:56

    2. Küçükken bende arkadaşlarımdan heves edip böyle bir girişimde bulunmuştum. Çok küçük olduğum için ailem kabul etmemişti. ailem yaptığı sayılı mantıklı hareketten biriydi. Çocukken böyle şeylerin bilincinde değiliz kesinlikle.

    Bir keresinde dedeme Allah kim diye sormuştum da bayağı bir azar işitmiştim. Ailem içinde akademik din eğitimcilerini de barındırır oysaki. İç içe büyüdüm hep. Ama bunları algılama yaşının olduğuna inanıyorum.

    Neyse devam edeyim. Kapalı olmasam da "dikkatli" giyinmek durumunda kaldım.

    Ta ki üniversiteye gidene kadar. Kendi kişiliğimi, isteklerimi ancak aile ve toplum baskısından uzaklaşınca buldum. 

    Mütasıb ailelerin en büyük korkularından biri tabiri caizse çocuklarının "açılıp saçılması".  Ailemin korktuğu şekilde bir tarzım olmadı hiç. Kendimi neyin içinde rahat hissedersem onu giyiyorum. Ama aileme bir şeyi "giyme" deme hakkını kesinlikle tanımıyorum. Bu beni onların ve toplumun gözünde asi evlat yapsada. 

    Ailem beni, ben ailemi kabul ettik zamanla ama o zamana kadar çok hırpalandım. 

    Böyle durumlarda Önemli olan kesinlikle kararlı durmak. 7 yaşında da 27 yaşında da aynı kararlılığı gösterebilmek. Ben böyleyim, beni sevecekseniz böyle sevin, bu benim hayatım diyebilmek.

    Ben kararlı durmasaydım benliğimi bulamazdım. Oradan oraya savrulur gider, en kötüsü de mutsuz olurdum. 

    23 ocak 2018 23:05