girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (7)
  • medya (0)

7. bakıcıyla büyümüş bir çocuk olarak konuşacağım. bakıcı kavramını asla sevmiyorum bunun sebebi o kişinin *ben her zaman olmayan babaannem gibi gördüm kendisini* bana hiçbir zaman öyle hissettirmemesiydi. aslında babaanne ile anne arasında bir kavramdı benim için. annem çalışıyordu, bir süre bana anneannem baktı bana. daha sonra ise bakıcı kavramı hayatımıza girdi tam olarak kaç yaşımda olduğumu hatırlamıyorum fakat anaokuluna başlamadan önceydi. bu insan bizim ailemizden biri oldu zamanla. yeri geldi tatillerimize geldi, yeri geldi aile fotoğraf çekimlerimizde bizle karede oldu. biz ona hiçbir zaman aile dışı bir birey olarak bakmadık. aslında anahtar kelime benimsemek. tabii böyle insan da bulmak zor ama o konulara hiç girmeyeceğim. kendisinin ne yabancı dili vardı ne başka bir şeyi ama her zaman bize kibar olmayı ahlaklı olmayı öğretti. her zaman yanımızdaydı. ben annemden daha fazla onla birlikteydim. benden sonra kardeşimi büyüttü. dediğim gibi kendisi ailemizin bir bireyiydi. bayramlarda bizleydi, bizle olamasa bile biz her bayramda onu ziyarete gittik. onun torunları bizim kuzenlerimiz gibi oldu. çocukları ona bakmadı, biz ailecek destek olduk. yaşlanmaya başladı daha fazla bize bakamayacağını anladık *belli sağlık problemleri vs*. ama her zaman bizleydi. çalışmasa bile biz onu hiç bırakmadık. yeri geldi maddi problemleri oldu destek olduk yeri geldi sağlık problemleri oldu en iyi doktorlara hastanelere götürdük. *bunları övünmek için söylemiyorum*. dile kolay tam 17 -on yedi- yıl benim, 7 -yedi- yıl da kardeşimin hayatında yer etti. peki sonra ne oldu? kendisini bir gece ansızın geçirdiği kalp krizi sonucu 3 gün hastanede yoğun bakımda kaldıktan sonra maalesef kaybettik. her zaman yanında olduğumuz gibi o 3 günde yanında olduk. hayatımın belki de en zor 3 günüydü. vefatından sonra ise hepimiz resmen dağıldık. annem, kardeşim, teyzem, anneannem ve hatta hiçbir zaman üzüldüğünü görmediğim taş kalpli dediğimiz babam bile çok dağıldı. o günler resmen ölü gibiydik. halen her ismini duyduğumda, aklıma geldiğinde gözlerimden yaşlar yavaş yavaş akmaya başlar. -ki asla ağlamayan ve duygusal olmayan biriyim- bu satırları da yazarken eski günlere gittim ve istemsizce ağlamaya başladım. benim hangi üniversiteyi kazandığımı, mesleğimin ne olacağını asla öğrenemedi. evden ayrılışımı göremedi. büyüdüğüme dair hiçbir şeyi görmedi. çok uzun konuştum ama bu meslek o kadar önemli ki ve sizin ona karşı nasıl davrandığınız o kadar önemli ki bunu anlayın istedim. nur içinde yat canım babaannem.

19 ocak 00:15

6. ben çalışan bir annenin çocuğuyum.

çocukluğum bakıcılarda geçti.

bir sürü bakıcı değiştirdik. kimi evlendi gitti kimi kardeşimin gelişimini ters yönde etkiledi gitti. bakıcı sendromu diye bir şey var bilir misiniz bilmem. umarım hiçbiriniz öğrenmezsiniz.

iyisine denk gelmek zordur ama denk gelirseniz çok rahat edersiniz.

çocuk gelişimi çok önemli. eğitim almış insanları tercih edin derim. ya da en azından çocuklarla anlaşabilen, anaç ruhlu insanları...

18 ocak 11:21

5. ikinci girdiyi yazma ihtiyacı hissettim.

evet. evde bir yabancının olması bebeğinize dokunması korkunç geliyor olabilir; ama emin olun bebeğinizin sadece ailesini görerek asosyal büyümesi de korkunç. ayrıca aileler her zaman "amaaan çalışmayayım yeaa" diyecek kadar rahat olayamabilyor. maalesef günümüzde çekirdek bir ailenin geçimi için tek kişinin maaşı yetmiyor.

bunun dışında; özellikle memurlar memleketleri dışında yaşamak zorunda kaldıkları için her zaman anneanne/babaanne desteği olamayabiliyor. olsa da aman istemez kalsın denebiliyor. evet annelerimiz babalarımız bir tane ama yaş ilerledikçe doğr uve yanlışlar çatışıyor. birlikte yaşadıkça olmaması gerekn konuşmalar bitmeyen kavgalar neticesinde aile fertleri kopabiliyor.

önemli olan güvenmeniz. eğer yapılabiliyorsanız çat kapı gidin arada. bir de bence biraz olsun orta yaş olmalı. 40 - 50 arası iyidir. hem tecrübeli hem de çoluk çocuğunu çoktan büyütmüş olurlar. küçük çocuğu olan bakıcılar her zaman sorundur sonra bir bakarsınız ki siz de onun çocuğuna bakıcılık yapıyorsunuz (yaşanmıştır).

bir de çocuğa dil öğreticem diye bilmediğiniz yabancı uyruklu kadınları eve sokmayın göszünüzü seveyim. okulda öğrenir nasılsa bir şekidle abartmayın bu kadar.

18 ocak 11:10


4. aileden biri gibi hissetmem gereken, ve onun da bizim için aynı şeyi hissettiğini bilmem gereken kişi. ailemden çok uzakta yazıyoruz çekirdek ailemle. işe döndüğüm zaman bebeğime bakacak bir yakınımız, bir akrabamız yok. 1 yasından küçük çocuğumuzu da kreşe göndermek istemiyoruz ve bakıcı arıyoruz. ama korkunçlu bakıcı hikayelerini duydukça o kadar ürküyorum ki. eve kamera mı yerleştirmeli, içimi nasıl ferah tutmalı, cook tavsiyeye ihtiyacım var.

18 ocak 03:23

3. Asla onaylamadığımdır. Anne kişisi bile çocuğuna bakarken zaman zaman sinir krizi geçirecek noktaya gelebiliyorsa, dışarıdan gelen biri ne yapar kim bilir. Kış günü buz gibi suyla çocuğu yıkayıp zatürre edenler, bebeğe söylemek istemediğim bir takım yöntemlerle bir şeyler yapıp uyumasını sağlamalar, psikolojik ve fiziksel şiddet uygulayanlar, çocuğun çıplak fotoğraflarını çekip sapıklara satanlar ve daha neler neler.

İlla bakıcı tutulacaksa evde aileden ikinci biri mutlaka olmalı.

Daha da iyisi, bakıcıya para ödeyecek kadar maddi refah varsa o zaman annenin kendisi çocuğa bakmalı.

17 ocak 23:55

2. bakıcı mı bulunmalı yoksa kreşe mi başlatılmalı çocuk karar vermekte çok zorlanıyorum. güvenilir birini bulmuş süslüler varsa tecrübelerini paylaşsalar ne güzel olur. mecburiyetten de olsa yine de yabancı birinin çocuğumla benden çok vakit geçirmesi fikri üzücü geliyor.

17 ocak 23:24

1. iki tane eskittikten sonra sanırım iki cümle söyleyebilirim.

bakıcı kadın sadece uzaktan bakmamalı, cevval olmalı her zaman.

yeri geldiğinde çocuğunuz adına ya da sizin adınıza karar verebilmeli (ulaşamadığı durumda).

evinize görüşmeye ilk geldiğinizde etrafına bakınıp evinizi kontrol eden bakıcıdan hayır gelmez zannımca. biri bana evimin kendime ait olup olamdığını sormuştu ona göre fiyat verecekti misal.

bunun dışında; aynı ev arkadaşı gibi kimyanız tutmalı biraz. huylarınız benzemeli ki bir arada karar verebilin.

her ne kadar para karşılığı da olsa siz olşmadıüınız zaamanlarda çocuğunza annelik yapıyor. sizden çok farklı biri çocuk için de sizin için de yorucu olacaktır.

bir de bakıcı ilk geldiğinde birkaç gün izin alıp bakıcı anne bebek evde durun ki bebek biraz olsun güven kazansın.

ve çok önceden aramaya başlayın, ben 3 ay aradım. ama değiyor. allah hayırlı insanlar çıkarsın karşınıza süslüler.

17 ocak 12:30