sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (3)
  • medya (0)

3. öğrenecekler önce lie to me ile bir temel atabilir. 6 farklı duygu ve alt yapılarını öğrenebilirsiniz. bir tık daha ileriye taşımak için paul ekman ve joe navarro'yu öneriyorum.

beden dili o context bağlamında değerlendirilmezse sadece basit göstergelerdir. o bağlamda değerlendirildiğinde bir mesaj verir. yani bir erkek karşınızda bacaklarını v şeklinde açıp oturuyorsa; rahatlık, cinsel çağrışım bunu da geçtim sadece öyle oturmak istediği için oturuyor olabilir.

ama ilk date i olan bir çiftte kadın ya da erkek eli dudak çevresinde gezdirip, büyük yutkunuşlar yapıyorsa orada duygu, bir çekim vardır.

beden dilini böyle değerlendirmek gerekiyor. genelde ortalıkta dolanan bilgiler şöyle mesela: eğer birisi bacaklarının ve ayaklarının yönünü size çeviriyorsa sizle ilgileniyordur. e herhalde öyle olması gerekiyor eğer karışı tarafla konuşurken onu dinliyorsanız bunu yaparsınız ama bu sizden etkilendiği anlamına gelmez. genelde magazinsel kaynaklar genel bilgiyi satmak için böyle pazarlıyor.

(bkz: paul ekman)

(bkz: joe navarro)

14 mart 11:08

2. insanın hareketlerinden bir anlam çıkarmak.

doğrusunu söylemek gerekirse gerçekten böyle bir şey var mı, şüpheliyim. insan davranışlarının ne anlama geleceğini bildiği sürece kontrol eder gibi geliyor bana. kollarımızı göğüs hizasında birleştirmeyi ele alalım mesela, bunun ne anlama geldiğini bildiğim sürece bilinçli bir şekilde kullanırım. iletişime kapalı olduğumu belirtmek adına bağlarım kollarımı, karşımdakine mesajı böylece iletirim ama bilinçli yaparım. aynı şekilde yalan söylediğimi belli edecek şeyleri de yapmayabilirim, böylece karşımdaki insanı yanıltırım. o zaman beden dili gerçekten vardır ve doğrudur, diyebilir miyiz?

hepimiz farklıyız. fiziksel özelliklerimiz, yetiştirilmemiz, aldığımız eğitim, yaşadıklarımız, hayatı yaşayış tarzımız... buna rağmen genelleme yapmak ne kadar doğru? herkes "bir şeyi" yaparken "aynı mesaj"ı verir mi, vermek ister mi? böyle düşününce beden dilinin varlığına inanmıyorum.

edit: yanlışlıkla gönder tuşuna bastım, düşüncelerimin devamı: ayrıca bir hareketin anlamını öğrenince bilinçaltımıza işlediğini de düşünüyorum. mesela burun kaşınıyorsa yalan söylemek. yalan söylediğimde bilinçaltıma bu bilgi işlediği için burnumu kaşıyabilirim bilinçsizce. böyle düşündüğümde de beden dilinin varlığına inanıyorum.

okuyanların fark edeceği üzere benim için karmaşık konulardan biridir beden dili.

5 ocak 03:42 5 ocak 03:48

1. Kadınlar bu konuda doğuştan yetenekli erkekler ise öğrenci.

-eğer bir kişi soru sorarken kaşlarını kaldırıyorsa sorunun cevabını biliyor demektir.

-Eğer bir kişi soru sorulunca yukarı bakıyor ise cevabı bilmiyor demektir. 

-eğer bir kişi soru sorulunca aşağıya bakarak cevap veriyorsa yalan söylüyor demektir. 

-eğer bir kişi ellerini göğsünde kavuşturuyor ise araya mesafe koymak, kendini korumak istiyor demektir. aynı şekilde sizinle arasına kitap, top ve benzeri nesneler ile set kuruyorsa yine aynı anlama gelir.

-eğer karşınızdaki kişinin elleri soğuduysa kaçmak istiyordur, kan kaçışı kolaylaştırmak için bacaklara gitmiş, uç organlardan çekilmeye başlamış demektir.

-koltuğa iki bacağını açarak oturmuş, cinsel olarak kendinden emin demektir. 

-eğer yaptığı şeyleri sondan başa anlatamıyor ise yalan söylüyordur. çünkü baştan sona anlatmayı çalışmıştır ama anıları gerçek olmadığı için sondan başa anlatamaz.

-eğer sorulan soru sonrasında kaldığı yerden devam edemiyor yada hatırlamıyor ise yalan söylüyor demektir. 

-eğer tek omzuyla silkme hareketi yapıyorsa söylediklerine inanmıyordur.

-eğer dudaklarını aşağı doğru büküp çenesini çıkartıyorsa söylediklerine inanmıyordur.

-eğer çenesini çıkartıyorsa ve burun delikleri genişlemişse öfkelidir.

-elleriyle bacaklarına dokunuyor ise cinsel mesaj veriyordur. 

-İki kişi masada oturuyorsa, siz geldiğinizde eğer gövdeleri, kafaları ve ayaklarıyla size doğru dönüp sizi karşılarlarsa bu, "gel sen de otur" demektir. ama sadece kafalarıyla ve gövdeleriyle size dönerlerse "gel, otur" deseler bile samimiyetlerine inanmayın. ayaklar size dönmüyorsa, kendilerini zorunda hissettikleri için davet ediyorlardır. 

-sigara dumanını yukarı üflemek keyifli olmaya aşağıya üflemek dertli olmaya işarettir. Az üflemedik aşağıya kaç zamandır. 

-ayağı anlamsız şekilde havada ise, yani topuk yere değerken parmaklar havada ise moraliniz yerindedir. 

-sigara içerken bilekleri göstermek, sekse davettir. 

-elleri bele koyup kafayı arkaya düşürmek özgüven işaretidir. Eski Mısır da güzelliği ile meşhur Nefetiti bu pozu ile bilinir, insanlık hep aynı demek ki. 

-birisini dinlerken kafayı hafif yana eğip kaşları kaldırır iseniz konuşan kişi anlatmaya meyilli olur. Kesinlikle işe yarıyor. 

-Başarmak hariç diğer parmaklar cebinizde ise özgüven sahibi bir görünüş ,imaj verecektir. Tersi, yani başarmak içerde diğerleri dışarda ise zayıf bir imaj, özgüven göstergesi olacak. Bu aynı zamanda karşı tarafa cinsel mesajdır. 

-güldüğünde gözlerinin etrafını kırışmıyorsa gerçekten gülmüyordur. Çünkü gerçek bir gülüşle yüzdeki kasların neredeyse hepsi harekete geçer, sahte bir gülüşte ise sadece dudak kasları çalışır. 

-birisi sizi gördüğünde gözleri açılıp kapanıyor ise sizi seviyor demektir. Eğer bu açılıp kapanma çok hızlı ve sık ise aşk akla gelebilir(Şahsen ben o kızın karşısında gözlerimi kırmadım hiç. Her saniyesi özeldi).

-eğer gerçekten şaşırmışsa yüzündeki şaşkınlık ifadesi sadece bir saniye sürer, bir saniyeden uzun sürerse rol yapıyordur. şaşırdığında gözleri ve ağzı hafifçe açılır.

-kalabalık içinde birisi sizinle ilgilenir ise kolu, ayağı ya sigarası vb. İle size yönelmiş olacaktır. 

-eğer gözleri açılmışsa ve kaşları yukarı kalkıp birbirine yaklaşmışsa korkuyordur.

-burnunu kaşıyorsa yalan söylüyordur. (özellikle erkekse)

-kendine dokunuyor, kendini okşuyorsa kendini sakinleştirmeye çalışıyordur.

-elini ensesine atıyorsa yalan söylüyordur.

-eğer sorduğunuz soruya bir saniyeden kısa sürede cevap veriyorsa önceden hazırlanmış yalanını sunuyordur(tabi yalan söylediği varsayımı ile).

-eğer dudaklarını birbirine bastırıyorsa  öfkelidir. 

-eğer elini kulağına götürüyorsa, takılarına dokunuyorsa manipüle etmeye çalışacaktır.

-eğer yalan söylüyorsa bedeni yalanlarına karşı koymaya, konuşmasını engellemeye çalışacaktır; dudakları kuruyacak, bu yüzden sık sık yalayacak, öksürecek ve yutkunacaktır.

-eğer işaret parmaklarını/parmağını dudağına bastırıyorsa, önünde birleştiriyorsa kendini susturmaya çalışıyordur.

-eğer ağzının tek tarafıyla gülüyorsa küçümsüyordur.

-eğer üst dudak burna doğru kalktıysa tiksiniyordur.

-yere bakıyorsa suçluluk duyuyordur.

-çene hafif yukarı kalkmış ise gururludur.

-eliyle bir yeri işaret edip başka yere bakıyorsa yalan söylüyordur. (parmak sallama hareketi).

-hareketler ve sözler arasında zaman kayması varsa yalan söylüyordur. (önce bağırıp sonra ayağını yere vuruyorsa gerçekten sinirlenmemiş demektir, eğer gerçekten sinirlenseydi bu ikisi aynı anda olurdu.)

-gerçeği söylüyorsa el hareketleriyle hikayeyi pekiştirir. (-sonra kapıyı açtım (kapıyı açma hareketi)) yalan söylüyorsa el hareketleri azalır.

-eğer bir grup sizi gövdesiyle karşılıyorsa ama ayakları size dönük değilse orada istenmiyorsunuz demektir.

-yalan söyleyen insan daha az yer kaplamak ister(bacaklarını toplamak, kamburunu çıkartmak, kendine sarılmak).

-eğer bir insan evet derken hayır der gibi hafifçe kafasını sallıyorsa, örneğin "ben yapmadım." derken evet der gibi kafasını sallıyorsa gerçek söylediğinin tam tersi demektir.

-kişinin ses tonu değiştiyse, tizleştiyse, yükseldiyse, düştüyse bir şeyler ters gidiyor demektir.

-yutkunma güçlü duygulara işarettir.

-nefes tutmak kaygıya işarettir.

-gözlerini kırpıştıran insan bir şey düşünüyordur.

-orta parmakla burun kaşımak, orta parmaktan destek almak gibi hareketler bilinçsiz hareket çekmedir.

Okuduğum kaynaklar bunlar, dahası da var. Bu kaynaklar ve ekşi de gördüğüm bilgilerin toplamı bu. Bu konuda Ahmet şerif izgören ve Lie To Me(bana yalan söyle)  dizisi ile Paul Ekman kitaplarını öneririm. 

5 ocak 01:48 5 ocak 01:53