girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (78)
  • medya (2)

78. Aslında yaptığı en büyük çılgınlık küçükken balkondan insanların kafasına tükürmek olan ben, geçen hafta otoparkta o kadar boş yer olmasına rağmen engelli park yerine park eden (gizlinot: ne çok park yazdım) öküz arabadan inerken durdum önünde çat diye fotoğrafını çektim. (gizlinot: salaklık da var bende) (gizlinot: Hiç üşenmem çok pis ispiyonlarım) adamla göz göze geldik. iri yarı bir adam zaten beni hüp diye içine çekip kalbinin saraylarında tokatlar yani. pıtı pıtı ilerlemeye başladım baktım arkamdan geliyor. Hızlandım o da hızlandı. Otopark da boş zaten korktum. Ben Güvenliğin yanına Ulaşınca oyalandı biraz sonra gitti. Çekmiş arabasını ama:d adamın aklını alırım aklınıı:d

Edit: adamla göz göze gelince sahip olduğum tip ektedir.

ilgili medya:
1
23 mayıs 02:07 23 mayıs 02:19

77. YGS'ye hazırlandığım zamanlar geç saatlere kadar oturup ders çalışıyordum. Yine böyle gecelerimden biriydi. Bir bağırış duydum sokaktan. Sarhoş adam karısı mı sevgilisi mi bilmiyorum apartmanda yaşayan kadına bağırıyor. Apartman kapısını tekmeliyor. Küfür kıyamet. Öldüreceğim seni diyor utanmaz. Ben de camın ucundan izliyorum. Kadın çıkmadı hiç ama hayvan herif gitmiyor bir türlü. Dedim şunun kafasına bir şeyler atmalı.(gizlinot: swh) ama kokuyorum da bir yandan görür belki beni bize musallat olur diye. Düşündüm saksı geldi aklıma. Dedim bir de adamı hastanelik Edip başıma iş almayayım. Şu döksem çok ifşa olacağım. Baktım evde ne var. Nar var. Öldürmez ama süründürür. Aldım evdeki narları ikisi boşa gitti. Üçüncü de tutturdum. Adam da nasıl sarhoş bu kim a... K.... Öldüreceğim seni bittin sen diye bana bağırmaya başladı bu sefer. Ama ben evin içinden atıyorum. Küfrede küfrede gitmişti. Bir daha da gelmedi. İşte gerçek bir feminizm hikayesi. Gerçek bir aktivist olarak ben.(gizlinot: swh)

22 mayıs 16:03

76. bisiklete binmeyi yarım yamalak öğrenmemin ardından 3 gün sonra motorsiklet sınavına girmem.

bütün gün çalıştım, her seferinde düştüm. kimse alacağıma inanmadı. ama nasıl oldu hala bilemiyorum benim sınavım sırasında düşmedim ve ehliyeti aldım.

şimdi olsa hayatta cesaret edemem.

19 mayıs 17:38


75. yıl 2007-2008 olsa gerek. lisedeyim, bir gün şehir dışında bir okul gezisi gibi bir şey vardı. bizimle birlikte müdür yardımcılarından biri daha geliyordu. bu müdür yardımcısı da beni severdi sağolsun. neyse gezi dönüşü canım sıkılmasın diye sınıftan hoşlandığım çocukla telefonda mesajlaşıyordum. konuşma da çok güzel gidiyordu, tam sohbet koyulaşmışken çat diye telefonumun şarjı bitti. çocuğa haber vermem lazım, ne güzel de konuşuyorduk diye diye bir baktım bu müdür yardımcısının elinde iki telefon var. artık iş telefonu olarak mı kullanıyor neyse. ona bir telefon yeter diyerek gittim birini istedim. isterken de "hocam şarjım bitti de hattımı sizin telefonunuza takabilir miyim?" diye sordum. adamcağız heralde anneme babama haber vericem sandı. hemen verdi telefonu, aldım yine başladım çocukla mesajlaşmaya. bir de bu olayı anlatıyorum, x hocanın telefonundan yazıyorum ahabasjk diye kıs kıs gülüyorum. heralde hoca baktı ki benim acil bir işim yok geyik yapıyorum on dakika sonra saltanatım sona erdi, telefonu istedi.

19 mayıs 09:47 19 mayıs 09:52

74. Henüz lise 2deyken evden okula diye çıkıp sevgilimin 4 saat uzaklıktaki şehrine gitmiştim. Günübirlik tabii, okulun çıkış saatinde de arayıp arkadaşıma gideceğimi söylemiştim anneme. Heyyy gidi günler heyy gidi yürekler 

19 mayıs 05:03

73. bu başlığı okumayı çok seviyorum, hahaha pinç!(gizlinot: babala tayfa sa) diye diye okuyorum.aklıma geldikçe güncelleyeceğim ben de.

üniversite 2de, izmir,ankara, istanbul bazlı bir projede yaşadığım şehri değilde sırf sevgilime yakın diye ankarayı seçtim. ortada ev, yiyecek, ulaşım hiçbir şey yok. ankara kayseri yakındır diye araştırmadan atlayıp gittim. nasıl gözüm karardıysa :d işin ilk günü konuştuğumuz gibi olmadı istifamı verdim gittim aştiye. bilenler bilir ben de o gün gördüm asker uğurlamaları, kalabalık, gürültü kirliliği of of. sevgilimde o sırada maç için polonya'da. aştiden bindirdi beni dayılar, yol uzadıkça uzuyor sürekli duruyoruz. meğer yolcu toplaya toplaya giden kaçak hatmış benim böyle bir şeyin varlığından haberim dahi yok :d ben anlaradan kayseriye geçinceye kadar adam polonyadan geldi.

ailemden habersiz bir hafta kaldım orda çok çok güzel zamanlardı. anı olarak kaldı şimdi.

aileme okul gezisi diyip sevgilimle amsterdam,belçika,almanya gezmemiz. hayatımın en güzel zamanlarıydı, iyi ki.

sarhoşken yapılanları yazmak istemiyorum olur da bir gün deşifre olurum,gerek yok :d

19 mayıs 04:35

72. üniversiteden mezun olduktan yaklaşık 1,5 yıl sonra, daha önce adımımı bile atmamış olmama rağmen 2 yıllığına Hindistan'a 3D animasyon eğitimi almaya gitmek (sonra 3 yıl oldu o ama olsun). deli cesareti resmen, ha pişman mıyım? hayır değilim şimdi olsa yine yaparım.

edit: imla

18 mayıs 16:29 18 mayıs 16:29


71. bize "Allah sizin cezanızı versin" diyen ve sürekli bize hakaret eden lise öğretmenime bütün sınıfın ortasında "köpeklerin duası kabul olsa gökden kemik yağardı" demiştim. nasıl çıldırttıysa artık.

p.s: eksileyenler lise hocam ve akrabaları:d

18 mayıs 16:00 18 mayıs 20:42

70. eşimin gelmiş geçmiş tüm pantolonları arasında en sevdiği pantolonda 50 kuruş boyutlarında bir leke gördüm. lekeyi çıkarmak isterken daha beter yaptım ve pantolonu çöpe attım. çöpü de dışarıya çıkardım. böyle bir pantolon hiç var olmamıştı aslında. (bkz: hayaldir o hayal)

2004'te hiç tanımadığım bir grupla, alaçatı'ya 4 günlüğüne tatile gitmiştim. hey gidi günler

daha da farklı farklı cesaretli hikayelerim vardır da ilk anda bunlar geldi aklıma

not: bu arada pantolon olayının sonu şöyle bitti; aylarca şu pantolonum nerede diye sordu, "oradadır bak işte" diye oyaladım. sonra da keyifli bir anında söyledim (bu işler için böyle anları kovalarım hep napiim, sinsilik on numero).

18 mayıs 15:17

69. lisede bir çocuk vardı, ama ne çocuk... bir görseniz, tam benlik ya. uzun boylu, benden 1 yaş büyük, sporcu ve hafif anarşist idi kendisi. Hâlâ rüyalarıma giriyor. Kolay değil, davut heykeli gibi çocuk neticede. Ama imkansızız çünkü ben bakacağı son kişi bile değilim çocuğun. Ben tabii platonikleşe platonikleşe çocuğu takip edecek kıvama geldim.(gizlinot: yanlış tabii ki ama 16 yaşındaydım ve beynim henüz oluşumunu tamamlamamıştı) Neyse, ben bir gün kantindeyken çikolata aldım(gizlinot: ki damak almıştım nasıl seviyorum siz düşünün), gidip ona verdim.Çocuk tabii şok!! Bugüne kadar hiç konuşmadığı, adını bile bilmediği bir kız ona çikolata verdi. O an anladı tabii ki durumun aslını, "teşekkürler" dedi, kaçtı. Canım benim ya, utanmamı istemedi resmen. Tabii ben 1 ay sınıfımdan dışarı çıkmamıştım utancımdan. Davut reyiz, beni bul artık lütfen bi kere sarılayım beğenmezsen bırakıcam söz.(gizlinot: swh)

18 mayıs 13:05 21 mayıs 09:58