sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (2)
  • medya (0)

1. türkiye'de olmadığını düşündüğüm tüketici tipidir.

aliexpress'ten 1 dolara getirttiği ürünü burada 80-90 tlye satmaya çalışan uyanıklara,

"vatandaşı yeterince düzemiyoruzz :(" diye hükümete yalakalık edip (gbkz: yurtdışı kozmetik yasağı) getirterek 5 dolarlık kozmetiği burada 60 tlye kakalamaya çalışan dolandırıcılara,

kaliteyi gittikçe düşürdüğü halde fiyatlara bindirim üstüne bindirim yapan markalara,

çalışanını eğitmeyen, kötü şartlarda çalıştıran gözünü para hırsı bürümüş şirketlere,

yurtdışından 3 liraya imal ettiği salaş dandik kazağın üzerine bir marka logosu koyup 200 tl fiyat biçen sahtekarlara,

müşterileri umursamayan, müşteri memnuniyetini önemsemeyen, "elinde sonunda seve seve gelip alışveriş yapacaksın nasılsa" havalarına girip şımaran mağazalara öfkeliyim.

ama bunlara para kazandıran,

"kazanıyorum elbet harcıycam paramı, hem o rujla aşk yaşıyoz" diyerek bu tür kötü satıcıların pazarda barınmasına hatta artmasına sebep olan,

kendi tüketici haklarından bihaber,

boykot bile yapamayan,

parasının değerini bilmeyen,

markaların birbiriyle daha iyi hizmet için yarışmasını sağlayacağı yerde onların "kalitesiz ürünü de satabiliyorum nasılsa" diye düşünmelerini sağlayan, daha kötü ürünü daha pahalıya satmalarına neden olan,

reklamcı ve güvenilmez vloggerlara tık kazandıran,

aynı ürünün yurtdışı fiyatı x lira iken ülke sınırları içinde 10x satılmasının hesabını soramayan,

alışverişkoliklere daha da sinir oluyorum.

sonra neden watsons müşteriye saygısız,

neden mac son kullanma tarihi geçmiş ürün gönderme cüretini gösterebiliyor,

neden mango iki gün önce 70 tlye sattığı ürünü indirimde 120 tlye satıyor,

neden nyx bloggerlara ürün gönderirken kendi müşterisine boş stok gösteriyor,

neden gratiste kullanılmış ürünleri bantlayarak kullanılmamış gibi satıyorlar,

neden 50 liraya alabileceğim ürünü 500 tlye kaktırabiliyorlar,

neden iki giymede ağzı yüzü yamulan kıyafetleri ya da su geçiren ayakkabıları denetleyen bir denetim sistemi yok,

neden bu ülkede bir kalite kontrol, bir rekabet kurulu, bir tüketici şikayeti bürosu vs gibi hizmetler yok,

neden bu ülkede müşterinin değil esnafın sözü geçiyor,

neden neden neden iyi alışveriş deneyimlerimiz olmuyor;

işte hep bu bilinçsiz tüketiciler yüzünden.

22 aralık 2016 18:34

2. gümrüksüz alışverişin 30 euroya düşürüldüğünü duyunca "size para kazandırmayacağım" diyen tüketicidir.

(bkz: tüketmiyoruz kampanyası)

22 aralık 2016 21:25