yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (18)
    • medya (0)

    18. yıllardır bu dertten muzdaribim. kendimi bildim bileli böyleyim. yemeye çok düşkün değilim fakat moral bozukluğu ve stresle birlikte gelen yeme atakları yüzünden çok kilo aldığım dönemler oldu. mesela üniversite sınavına hazırlandığım sene 14 kilo, mezun olup ilk işe girdiğim sene de 17 kilo aldım. kendimi dizginleyebildiğim zaman kilo verebiliyorum fakat en ufak bir olumsuzlukta eve gelip 8 tane çikolatayı aynı anda yiyebiliyorum. ya da çiğköfte, cips, suffle,dondurma ve hamburger gibi alakasız şeyleri tek öğünde arka arkaya tüketebiliyorum. yemek yemeyi kafamda ne yerine koyuyorum bilmiyorum ama bunu engellemek bazen çok zorlaşıyor. bir dönem temizliğe sarmıştım. temizlik yapınca, evle ilgilenince kafam dağılıyordu rahatlıyordum. fakat o da ciddi boyutlara ulaşıp temizlik hastalığına doğru gidince uzaklaşmaya zorladım kendimi.

    hayatım boyunca çeşitli zorluklar yaşadım. 8 yaşından beri mücadele halindeyim. onların yansıması olduğunu düşünüyorum bunun. babamın cenazesinde 13 tane ülker kekstra yemiştim mesela. bir damla gözyaşı dökmeden kek yiyip durdum habire. sonra da günlerce sadece boşluğa bakıp tek lokma yemek yememiştim. çok küçüktüm. belki o dönemlerden kalmıştır bilmiyorum. bununla ilgili destek almak hep aklımdan geçti ama bir türlü başaramadım. tamamen psikolojik bir durum olduğunu biliyorum. hiçbir şey beni yıkamaz, ben ne günlerden çıkıp buralara geldim derken, aslında hayatıma ne kadar da büyük etkiler ettiğini, psikolojimi alt üst ettiğini bu yeme atakları bende kalıcı olduğunda anladım. zor arkadaşlar. yaşadığımız şeylerin ilerideki yansıması ne şekilde olacak bilemiyoruz. kimisi oturur ağlar, kimisi de yemek yiyor demek ki.

    duygu özaslan'lar falan çıkıp bu rahatsızlıktan gülerek bahsedince üzülüyorum ben. bunu aşamayan, kilo almaktan ziyade ruhunda yaralar taşıyan insanlar varken "10 kilo aldım ühüü" boyutunda kendi kendine teşhis koyan insanları gördükçe sinirleniyorum. bu öyle bir şey değil kardeşim. gerçekten şiddetli ataklar geçirseydin, kusana kadar yeseydin, sonrasında yaşadığın uyuşuklukla belki de ağlayıp kendini harap etseydin bu kadar gülerek anlatamazdın. herkesin dilinde "depresyondayım" lafı vardır ya, aslında depresyona çok az insan girmiştir ve ne olduğuyla ilgili fikri dahi olmayan, azıcık morali bozuk olanlar bile depresyondayım diye gezer. aynen o halde geldi bu olay. 10 kilo aldın diye binge eating yaşamıyorsun. o çok başka bir boyut ne yazık ki.

    29 haziran 08:46

    17. Tek bir öğünde ortalama 1500 kalori alacak kadar, yani 5 kişinin tek öğünde toplamda yiyebileceği öğünü tek başına, şuursuzca yemektir en basit tabiriyle. Yani çok uç noktada bir rahatsızlık.

    Diyetisyenlik mezunu olarak buraya birkaç şey yazmak istedim. Son zamanlarda 'bende binge eating var' diyenlerin sayısı fazlasıyla arttı gördüğüm kadarıyla. Drama quenn influenza duygu ortaya bir laf attı (ki kendisinin de binge eating diye tabir edilecek kadar yediğini sanmıyorum), daha önce adını dahi duymamış olanlar 'bende de bundan var' demeye başladı. Arkadaşlar, birçoğunuzun sıkıntısı sadece iradenize sahip çıkamayıp fazla yemek. Bu rahatsızlık ile ilgili derste videolar izlemiştik. Birinde kişi önüne yiyecekleri alıyordu, 4-5 paket cips, 5-10 paket çikolata, krakerler, birkaç litrelik içecekler; bunları tek seferde tıkınırcasına yiyip içiyordu. Şimdi binge eating sendromu yaşıyorum diyenler, böyle misiniz? Eminim ki yüzde 99 unuz değilsiniz, sadece nefsinize hakim olamamaya süslü isimler arıyorsunuz. 

    Tavsiyem, çok yiyince 'binge eatingim', bir şeylere üzülünce 'anksiyeteyim' diyen birinden güç alacağınıza bir diyetisyene gidin, size güzel sağlıklı bir zayıflama diyeti yazsın, uymaya çalışın en önemlisi de, mideniz o rutine alışmaya başlayınca zaten bir süre sonra haddinden fazla yemeyi siz kendiniz istemeyeceksiniz. Ve korkmayın, iyi bir diyetisyene görünürseniz aç kalmazsınız. 

    28 haziran 16:54 28 haziran 17:03

    16. İşsizlikten beri düştüğüm durum ve kötüye gidiyor, çok kilolu değilim kilom yıllardır sabitti ve çevremdekiler zayıf olduğumu söyler ama hayatımda ilk kez 2 ayda 5 kilo aldım ilk kez sabit kilom bozuldu çünkü sanırım ilk kez bu duruma yakalandım, intermittent fasting deneyecektim bu lanet binge eating onu ilk günden devirdi ama umuyorum ki bu gece dersimi aldım, yediğim gece yemeği (sanki gündüz yediğim gereksiz birsürü şey yetmezmiş gibi) ilk kez bu kadar canımı yaktı vücudumun heryerini kramplar aldı ve aynaya baktığımda midem göbeğimden daha büyüktü, gerçekten bundan kurtulmalı yada en azından yollarını aramalı ve denenmeli.

    13 mart 03:53


    15. farkına yeni vardığım epeydir içinde bulunduğum illet. 

    aslında yemeğe düşkün bi yapım yoktur. genel olarak düşkün olduğum, sevdiğim şeyler zararlı değildir. ama bu atağı geçirdiğim zamanlar saçma sapan, normalde burun kıvırdığım şeyleri anormal kombinasyonlarda tüketiyorum. evet doğru bildiniz yalnızken. kendimi durduramadan. sadece akşamları işten geldikten sonra oluyor.

    atak sonrası midemin ve vicdanımın verdiği rahatsızlıkla başbaşayım.

    ve bunun tek sebebi işim neden olduğu stres.

    5 gün iyiyim gayet yolunda her şey derken o gün farklı bi durumla karşılaşmış olmam atağımı tetikleyebiliyor, engel olamıyorum. günler haftalar aylar geçti. izin dönemimde her şey çok güzeldi ama işe başlamamla her şey değişti.

    varsa bu dertten muzdarip olan arkadaşlar lütfen yazsın, konuşalım. şu aşamada tıbbi destekten önce deneyebileceğim her şeyi denemek istiyorum.

    17 kasım 2019 14:59

    14. Yaklaşık bir buçuk aydır içinde olduğum ve henüz çıkmayı başaramadığım bataklık. Skinny fat vücut yapısına sahibim, düzenli beslenen biri olamadım hiç. Bir süre önce bir gayretle spora başlamıştım, onun verdiği hevesle düzenli şekilde yemek yiyordum. Sonra sporda dizlerimi zorlamam nedeniyle kıkırdaklarımda yumuşama olduğunu öğrendim. Squat, leg extension gibi birçok hareketi doktor yasakladı. Böylelikle zaten yeni başlamış olduğum spordan soğudum, yeme düzenim de yine bozuldu. Kilo almadım henüz ama bel çevrem falan kalınlaştı yine, bok gibi oldu. Çok mutsuzum. Şu sıralar gelecek kaygılarım, maddi kaygılarım had safhada. Mesleğimi sanırım sevmiyorum. Babamın kaybıyla da başa çıkmakta çok zorlanıyorum. Zorlandıkça kendimi elime ne geçerse yerken buluyorum. Ne yapacağım hiç bilmiyorum gerçekten.

    8 haziran 2019 22:42

    13. duygusal ataklar sonucu açlık, tokluk, rahatsızlık hissi olmadan sadece yemek yemek. bazen bir tencere makarna yemek, bazen 4 paket bisküvi yemek. bazen sadece yememek için evdekilerin aldıkları kutuları paketleri gizli gili çöpe atmak.

    sonrası pişmanlık, mide ağrısı, şişkinlik, ve aç günler.

    sanırım 4-5 yıldır bununla mücadele ediyorum. yukarıdaki girdilerdeki kadar sık değil ama atak geldiğinde yanımdaki insanın iğreneceği kadar yeme miktarlarına çıkabiliyorum. bu yüzden ataklarımda yanımda kimse olmamasına özen gösteriyorum. böyle tuvalette tek başıma uyuşturucu almışım gibi ama devamında sanal bir keyif de yok.

    bu hafta şunu keşfettim ki benim ataklarımı ikili ilişkilerimdeki durumlar tetikliyor. flört edeyim, karşılık göreyim asla yemek aramıyorum. ama ne zaman bişeyler ters gitsin, reddedildiğimi ya da istenmediğimi düşüneyim hemen bir atak geçiriyorum. babasız, erkek figürü olmayan bir çocukluk geçirdiğim için özellikle sevgi görmek istediğim erkeklerin onayına ve ilgisine endeksli bir mutluluk durumum var (lütfen yargılamayın, bununla yüzleşmem yıllarımı ve seanslarımı aldı). bu yüzden o tarafta pamuk ipliğine bağlı güvenimi bişey zedelediğinde hemen yemeğe saldırıyorum.

    benim hikayem de bu. çok isterdim hiç hayatımda olmasın, ama bu benim gerçeğim. elimden geldiğince kontrol etmeye çalışıyorum. umarım birgün hepimiz mutlu ve dengeli bir iç dünyasına kavuşuruz.

    8 haziran 2019 19:58

    12. artık sal beni gözünü seveyim.

    kendimi bildim bileli annemin yeme,yapma, etme, kilo alacaksın uyarıları yüzünden, sevdiği şeyleri gizli gizli tıkınırcasına yiyen biriyim.

    polikistik overim var,bir yandan yıllardır sivilce problemim var, yapım gereği her şeyi çok kafaya takan bir insanım, moralim çabuk dibe vurur ve yemek yiyerek kendimi mutlu ederim. daha doğrusu yemek yeme bahanelerim bunlardır.

    bahaneler bir yana ben mutluyken de mutsuzken de; bazen çok aktifken bazen çok sıkılınca yerim. hep yerim yani. ağzıma kadar dolu olayım, sofradan yeni kalkmış olayım, sevdiğim bir şey varsa, canım bir şeyi yemek istiyorsa midem rahatsız olana kadar yerim.

    yaklaşık 4 ay önce bir diyetisyene gitmeye başladım. paket programın içinde bir de psikolog desteği vardı 4 seans kadar. fakat psikologla bir başladık konuşmaya, konu yeme bozukluklarından başladı, benim uyku problemi yaşamama neden olan olaylara ve özgüven problemime, diğer başka ıvır zıvırlarıma geldi. dolayısıyla diyette uyku önemlidir diye, uykuyu toparlayayım derken diğer yandan motivasyonu kaybettim.

    kaybettim çünkü, gerçekten hayatımda ilk defa 2,5 ay boyunca listeden 1 gram sapmadan, kaçamak yapmadan, belirlenen kaloriyi aşmadan deli gibi sağlıklı beslendim, diyet yaptım. vere vere 2 kilo verebildim. ne hormonal problemlerimde, ne cilt sorunlarımda düzelme olmadı. dolayısıyla bir kırılma anı yaşadım yaklaşık 1,5 ay önce.

    şu an asla motive olamıyorum ve eskisinden çok daha sağlıksız besleniyorum. gizli gizli abur cubur alıp sırt çantamda eve getiriyorum ve aynı gün içinde paket paket cipsleri,çikolataları,şekerleri tıkınırcasına rahatsız olana kadar gizli gizli yiyorum.

    artık gerçekten çok yoruldum. çünkü bunu kendimi iyi hissetmek için ya da doymak için yapmıyorum. neden yaptığımı da bilmiyorum ve kendimi durduramıyorum, telkin edemiyorum. bu problemle baş etme yollarını bilen süslüler varsa lütfen konuşalım bu alışkanlığı aşma yollarını.

    edit: imla

    2 nisan 2019 21:15 2 nisan 2019 21:23


    11. Vaktiyle 1 sene diyete girmiştim. İstediğim kiloya da ulaştım lakin. Uzun süren diyetin sonucunda insan kendini kısıtlandığını hissediyor. 1,5 senenin sonunda bende binge eating baş gösterdi. O sırada da yurt dışındaydım, yeni tatlar çikolataları gördükçe içim gidiyordu. Bir gün markete gittim gördüğüm bütün çikolataları, tatlıları, kekleri, pastaları aldım ve bir otobüs durağına oturup patlayıncaya kadar yedim. Sonra  midem yağa alışkın olmadığından (1.5 senedir diyetteydim) içim bulanmaya başladı, yorgun hissettim ve suçluluk duydum. Sonrasında da diyeti bozdum zaten. aşırı kısınca diyetlerde vs. sonucunda binge eating ortaya çıkıyor.

    6 mart 2019 18:25

    10. kendimi bildim bileli boğuştuğum, hayatımın sonuna kadar da bu şekilde gideceğini tahmin ettiğim yeme bozukluğu. binge eater sağlıklı hatta gerekenin altında bir kiloda da olabilir. bazı zamanlarda kendini bu eylemi yapmaktan alıkoyabilse de, bir madde bağımlısı gibi sürekli yiyecek düşünmek, bu yüzden agresif olmak-mod değişimleri yaşamak, withdrawal yaşamak da getirdiklerinden.

    bu öyle bir illettir ki bir hafta önceden kararlaştırılan planı son gün iptal edersiniz, çünkü o son güne kadar yediğiniz şeker-karbonhidrat-sodyum yüzünden yüzünüz ve vücudunuz delicesine şişmiştir. partnerinizden/birlikte yaşadığınız insanlardan bitmiş yiyecek kutuları saklarsınız, onlar fark etmeden markete gidip tekrar yiyecek depolarsınız çünkü onların kendileri için aldığı şeyleri de bitirmişsinizdir. yemek söylediğiniz app'i açıp geçmişe baktığınızda rahatsız olursunuz çünkü maaşınızın büyük bir kısmı oraya gitmiştir. gece 12'den önce yediğiniz şeyleri saymazsınız çünkü sabah yeni bir güne başlayacak ve kendinize hakim olacaksınızdır. hiç gerçekleşmez.

    şimdi benim rahatsız olduğum bir nokta var: bu yeme bozukluğu aşırı yaygın. bu platformda da birçok kadın aynı sıkıntıları yaşıyor. ancak konuşmuyoruz. yaşadığımız sıkıntıları tartışmıyoruz. ben başlığa girmeden önce sandım ki yüz+ tane girdi çıkacak. 10 tane. imkansız ya. neden yeme bozukluğu konuşulduğunda akıllarımıza halen anoreksiya(gizlinot: hadi bir miktar da bulimia) dışında bir şey gelmiyor? vallahi bu bozukluk insanın kendine yapabileceği en kötü şeylerden biri, kesinlikle daha çok teşhir gerek.

    her gün -haklı olarak- kadınların üzerindeki baskıyı, idealize edilen görüntüyü, tek tipleşmeyi tartışıyoruz. kimseye model vücudu borcumuz yok, o görüntüye ulaşmak için de fad diyet yapacak halde değiliz. ancak spektrumun bir tarafına çok fazla kaydık ve diğeri gözden kaçtı gibi geliyor. devir duyguların gerçekliğin önüne geçtiği (bkz: post-truth world) devri, artık kilo-sağlık-özeleştiri üçgenini tartışırken birkaç kez düşünüp konuşabiliyoruz. bir örnek vereyim: sevdiğiniz bir insan size "gereğinden az yediğini düşünüyorum, senin için endişeleniyorum" ya da "gereğinden fazla yediğini düşünüyorum, senin için endişeleniyorum" dediğinde verdiğiniz tepkiler aynı mı olur? ben cevaplayayım, aynı olmaz.

    sanırım kadın olarak dış görünüşe verdiğimiz muazzam önem, bunun getirdiği baskı, ve bu yüzden dış görünüşün iç değer ile birbirine geçmesi ile beraber eğer gereğinden fazla yiyorsak bu kesinlikle kabullenmesi zor bir konu haline geliyor. açın bakın "kilo vermek isteyenlere tavsiyeler" başlığına; girdilerin %94'ü "bir hastalığınız olabilir......." ile başlıyor. kilo aldıysak kesin altta yatan bir neden var, hastalık var, vs. var. açık açık "yaktığından fazlasını yeme" demek zorlaşıyor. bir de şöyle bir şey var; evet hastalıklar geçerli sebeplerdir, ancak birçoğu zaten bizim yeme düzenimizin bozukluğuyla beraber başlıyor. insülin direnci yüzünden kilo aldım/veremiyorum, e tamam da zaten en başta insülin direncimin başlama sebebi hayatımı karbonhidrat ile idame ettirmem. :d pcos kilo alıp hareket etmedikçe daha çok kötüleşiyor, e kötüleştikçe kilo vermek zorlaşıyor, kısır döngü. bir noktada sorumluluğu kendi elimize almamız gerekiyor.

    bu yeme konusunda erkek/kadın arasındaki fark hep ilginç gelmiştir bana. zira erkeklerin çoğu bu durumda gereğinden fazla yedikleri için kilo aldıklarını kabul ediyorlar. bizim "fazla yemek" ile ilişkilendirdiğimiz suçluluk-saklama hissi onlarda daha az.

    konudan saptım, benim binge eating'i anlamak üzerine en çok yardımını gördüğüm şey (bkz: brain over binge) adlı kitaptır. yıllarca binge eating ve bulimia ile boğuşan yazar çözümü nasıl kendi kendine bulduğunu anlatıyor. yazarın savını özetlemem gerekirse: binge eating, genelde yapılan kısıtlayıcı bir diyet ile başlıyor. evrimin getirmiş olduğu karbonhidratlı-şekerli-yağlı yiyecekleri tüketme isteği higher brain(gizlinot: mantıklı kararlar alabildiğimiz "üst beyin") ve lower brain(gizlinot: hayvani istekler/ alt beyin) arasında sürekli bir çekişme konusu, ve en sonunda kişi dayanamayıp isteklerine yeniliyor. bu noktada istediğimiz şeyi istediğimiz miktarda yemek beyne dopamin salgılatıyor. (bkz: neuroplasticity) sayesinde hemen bu yeni alışkanlığı öğreniyor, daha sık aralıklarla, daha çok dopamin arıyoruz. üst beyin her ne kadar durumun farkında olsa da, alt beyin kurulmuş alışkanlığın avantajını kullanıyor. bu yazar binge eating'in hayatımızın başka kısımlarındaki eksikliğin/ruhsal problemlerin/vs. sonucu olduğuna inanmıyor. bunu da kanıtlamak için amerika'da binge eating bozukluğu yaşayanlara yazılan, beynin gaba ve dopamin reseptörlerini etkileyen bir ilacı kullanıyor. ilacı kullandığı süre boyunca, hayatındaki sorunlar aynı şekilde devam etse de, binge eating tamamen kesiliyor. "hayatımın sonuna kadar ilaç kullanacak değilim" diye ilacı bırakıp, beyin ve binge eating arasındaki ilişkiye yoğunlaşıyor.

    yazarın açıklaması bana oldukça mantıklı geliyor zira ben hayatımın felaket olduğu dönemlerde de, mükemmel olduğu dönemlerde de bu illetten çektim. mutsuz olmak, mutlu olmak, depresif olmak, sıkılmış olmak... ruh halinden bağımsız binge eating hep burada. bunun yanı sıra "altındaki sıkıntıları aşmalısın" tavsiyesi bana doğru gelmiyor. hayatımızda hiçbir şekilde çözülmeyecek sorunlar da var, ben ruh halimden bağımsız olarak bir sonuca ulaşmak istiyorum. ki düşündüğümde binge eating benim için hep şu şekilde başlıyor: karbonhidrat ve şekerden uzak durduğum bir süre geçmiştir, artık eskisi gibi dürtü yoktur. "eh ben bu işi çözdüm" diyerek keto dışı bir şey yerim. iki saat sonra tekrar acıkırım, daha fazla şeker tüketme dürtüsü gelir. dayanamayıp devam ederim, bu suçluluk yaratır. suçluluk ile daha kötü hissederim. dürtü iyice artar, ve bingo kendimden geçmişimdir. istisnasız her zaman böyle. başka bir şeyi suçlayamam.

    işte bu yüzden bazı insanların gerçekten şekerden ve karbonhidrattan bir bağımlı gibi kaçınması gerekiyor. sonra karbonhidrat ağırlıklı diyet-yaşam biçimlerine eleştiri getirmeye çalıştığınızda "başka insanların seçimlerine saygı duy" denerek tartışmaya ket vuruluyor ancak herkesin tip 2 diyabet ve insülin direnci ile gezdiği bir dünyada bırakın birkaç şüphemiz olsun. ben de isterdim badem sütlü, muzlu yulaflar yemek, smoothieler acai bowllar ile a e s t h e t i c s yaratmak ancak hayatlar bol tereyağlı üç yumurta.

    3 mart 2019 01:43

    9. Normalde tüketilemeyecek miktardaki yiyeceklerin dakikalar içinde yenilmesi. Bazı durumlarda sonu bu yiyecekleri çıkarmayla biter.

    Tam olarak pençesinde değilim, ama başlangıcında olduğumu hissediyorum.

    10 ayda 26 kilo verdiğim bir anoreksiya döneminden geçtim, daha sonra zorla yedirilmeler sonucu bulimiaya dönüştü bu durum ve şimdi de binge eatinge çevirdi. 

    Bunu saklıyordum aslında ama saklamayacağım artık, yiyeceklerle ciddi manada sorunum var.

    Binge eating öyle bir şey ki, sadece yiyorsunuz. Düşünmeden sadece saatlerce yiyorsunuz. Doyma duygusu falan yok. Rahatlayana kadar yiyorsunuz. İğrenç bir şey gerçekten.

    En kötüsü midenin büyümesi.

    Nasıl tedavi edilir? Yeme bozuklukları psikolojikmiş zaten, dolayısıyla yardım almak gerekir.

    Her yeme bozukluğundan muzdarip insan olarak ben de yardım almayı reddediyorum çünkü aslında nasıl çözeceğimi biliyorum ve eğer tanı konulursa kendimi daha da dibe çekeceğim ve hastalık bahanesine sığınacağım vb. düşünceler içerisindeyim. 

    24 temmuz 2018 23:29

    ilginizi çekebilecek benzer başlıklar