sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (6)
  • medya (0)

6. final kararı alınmış. İsabetli olmuş çünkü cidden çok başarısız bir cast ve oyunculuk örneği. Ne kitabı ne de orijinal dizideki duygu iletimi yok. Mantık hataları ve Miray Daner'in yapmacık ses tonu ve mimikleri ile yazık ettiği bir dizi olmuş. Emeği geçen kişiler adına üzüldüm.

13 kasım 12:36 19 kasım 10:22

5. 2 yıl önce kitabını okuduğum dizi. kitabı "bin damla gözyaşı" diye geçer ve defterli versiyonunu alırsanız (bkz: leyla'dan sonra)'ya bağış yapabiliyorsunuz.

kitapta aya'nın fotoğrafları, annesinin ve doktorunun sonsözleri vardı yanlış hatırlamıyorsam.

kitabın idefix linkini de (link: https://www.idefix.com/kitap/bin-damla-gozyasi-bir-cocuk-bir-dilek/edebiyat/roman/dunya-roman/urunno=0000000720018 buraya) bırakayım...

12 ekim 15:45

4. orijinali olan 1 liter of tears’ı izlemiştim ve gözlerimde yaş kalmamıştı son 4 bölümünde. hayatımda onun kadar etkilendiğim çok az dizi vardır. (bundan sonrası spoiler) aya’nın ne olursa olsun gülümsemesini kaybetmemesi, babasının dizinin başında çok neşeli bir adamken finale doğru bütün neşesini kaybetmesi, aya’nın okuldan ayrılmak zorunda kalması, asou-kun’un aya’ya olan saf aşkı ve ne olursa olsun onu bırakmaması... gerçek bir hikayeden alıntı olması ise ayrı bir vuruyor, ber bölümün sonunda aya’nın gerçek fotoğrafları ve günlüğünden satırlar geldikçe göz yaşlarınızı durduramıyorsunuz. dram seviyorum diyorsanız, ağlamak istiyorsanız mutlaka izleyin diyorum sadece.

  bir litre gözyaşı‘nın 1. bölümünü parça parça izledim. hepsini izleyemem zaten 2 saat çok uzun bir süre. orijinali 45’er dakikalık 11 bölümden oluşuyordu. konuyu sakız gibi uzatmadan nasıl çekecekler gerçekten merak ediyorum. ilk bölüm için bazı eleştirilerim var.

 bir kere her şey çok fazla renkli, göz yoruyor. oysa hikaye oldukça dramatik, bu kadar renkli görüntüler hikayeden koparıyor insanı bence.

 miray daner’i vatanım sensin’de çok severdim. hilal olarak harikalar yaratmıştı orada. ama nedense bu role yakıştıramadım. role tam girememiş gibi geldi. tamam orijinal versiyonda da aya neşeli bir kızdı ama cihan karakteri bildiğimiz yapmacık. hele o “anne ben aşık oldum, anne beni öptü” vs dediği kısımlarda tonlama o kadar yapmacıktı ki izlerken cringe oldum. aya 15 yaşında olduğu için çocuksu hareketleri göze batmıyordu ancak cihan üniversite öğrencisi yani bu kadar çocuksuluk itici durmuş.

mahir karakteri çok kasıntı geldi bana. asou-kun’a benzetmeye çalışmışlar ama asou-kun kasıntı değildi, sadece abisinin acısından dolayı insanlara mesafeli olan bir çocuktu. ama özünde çok sıcakkanlı olduğunu hissederdiniz. mahir ise klasik amerikan lise dizilerindeki ailevi problemleri olan okulun cool çocuğu tadında bir karakter. bir derinliği yok. umarım ilerleyen bölümlerde karakteri daha derinlikli yazabilirler çünkü asou-kun’a izlerken hayran kalırdım, çok güzel ağlardı, o karakterin potansiyelini harcarlarsa üzülürüm.

ilk bölüm biraz hızlı gitti sanki. cihan ve ali bu kadar hızlı yakınlaşmamalıydı. mahir cihan’a daha mesafeli durmalıydı ilk zamanlar. tamam bölüm 2 saat diye daha fazla şey sığmış olabilir ama her bölüm 2 saat sürecek ve herhalde en az 1 sezon hedefliyorlardır. nasıl dolduracaklar merak ediyorum.

özetle ben ilk bölümü pek beğenmedim. ama hikayenin hatrına birkaç bölüm daha izlerim, nasıl devam edeceklerini merak ediyorum. umarım beni yanıltırlar da güzel bir şey çıkar ortaya. neyse gideyim de bir doz konayuki dinleyeyim, özlemişim.

12 ekim 14:28


3. sırf yayından kalksın diye izlemediğim dizi. (gizlinot: evet totem yaptım) miray daner'i sevmediğimden midir, diğer oyunculara da ısınamadığımdan mıdır bilmiyorum. dram dizilerinin, ilk bölümde bütün konuyu seyircinin kucağına koyup kaçmasını da hiç sevmiyorum. vakit kaybı.

edit: üşenmedim ve orjinalini izledim. ve demin de Türk versiyonuna denk geldim. kusura bakma Miray'cım ama asıl yapımı izledikten sonra seni görmek gözlerimi kanattı. yapımcılar oyuncu seçerken bilerek özensiz davranıp hikayeden uzaklaşmaya çalışıyorlar herhalde. kıza basketbol bile öyle oturmamış ki; amerikan futbolu seçseniz ancak bu kadar yapay durur. anne ve babadan bahsetmiyorum bile. sanem çelik anne rolünü aliye ile bırakmalıydı bence. zamanla soğumuş ekranlardan uzak kala kala. tolga tekin babaya daha yakın olsa da, neşesi eksik. nerede aya, nerede cihan. 11 bölüm izledim ama ben en ufak el teması bile göremedim. ilk bölümden aşık et yakınlaştır ne heyecanı kaldı ne aslı. uyarlamayıp aynısını verseler daha akla yatkın. sonu kalp atışı gibi olacak, ama inşallah o kadar uzamaz. gözlerimize yazık yahu. dizi samimiyetsiz ve yapmacık. sıcak bir aile dizisinden çok uzak.

12 ekim 02:38 14 ekim 20:20

2. 2005 yapımı 1 liter of tears diğer adı Ichi rittoru no namida olan 11 bölümlük  Japon dizinden uyarlanmıştır. Ben bu dizinin orijinal versiyonu 9 yıl önce izlemiştim, 11 bölüm boyunca gözlerimde yaş kalmamıştı. dizinin en güzel taraflarından biride şarkılarıydı hala da ara ara dinlerim.(link: https://youtu.be/VtZgUoEeeXY Konayuki) 

11 ekim 22:25 11 ekim 22:28

1. Kanal d’de yayınlanan, orijinali japon yapımı olan uyarlama bir türk dizisi. Miray Daner’e olan sempatimden dolayı ilk bölümünü açtım izlemeye çalıştım. Hikayesinin Türk televizyonunda yayınlanan dizilerden farklı olması diğer dizilerin arasından sıyrılmasını sağlıyor. Ayrıca gerçek bir hikayeden alındığı yazıyor dizinin girişinde. fakat Benim gözüme takılan yarım saatlik süreçte ki hatalardan sonra kapattım. İzleyen varsa şans verilebilir diyorsa tekrar dönüp bakarım ama bu şartlar altında bu diziyi izleyip vaktimi harcamam. Beni diziden soğutan hatalar ise şunlardı:

--------spoiler-----------

Dizinin jeneriği bittiğinde haziran 2018 yazısı ile jenerikten sonra ki ilk sahne başlıyor. Burada kızımız cihan, tyt ya da yks sınavına girecek ama annesi ona evden çıkarken şans getirmesi için eski moda gümüş bir kolye takıyor. Miray Daner 1999 doğumlu bir oyuncu ve eğer kendisi üniversite sınavına girdiyse küpe, kemer, kolye gibi metal eşyalarla sınav salonuna girilmediğini biliyor olmalı. Bu sahneyi çekerken kimsenin aklına gelmedi mi? Sınav esnasında kolye yok oluyor fakat girişte bu kolyenin çıkma anı ile ilgili hiçbir detay yok. Sonra eve dönülen sahnede hooop kolye yine cihan’ın boynunda. Bu kolye annesinin yıllardır sakladığı özel bir kolyeyken buna değinilmeliydi diye düşünüyorum.

Daha sonra kızımız evden babasıyla çıkıyor ve trafikte sıkışıyorlar sınava yirmi dakika kaldığını belirten bir diyalog geçiyor aralarında babası ise on dakikaya okula ulaşabileceklerini söylüyor.(eğer trafik olur da açılırsa!) Metal eşya kuralını bilmeyen senaristimiz ya da set ekibi hiç mi haber izlemedi? Kaç öğrenci on beş dakika kuralı nedeniyle sınava alınmadı… bunlar ilk bölümün konuya giriş sahnesi için oldukça büyük hatalar bence. Sınavla ilgili sahne bile Bu kadar gerçekten uzakken nasıl bir empati kurdurup dram yapmanın peşinde acaba senarist bunu merak ediyorum.

Sonuçlar açıklanıyor baba diyor ki hangi fakülte. Tercih bile yapılmamış ama evin babası sıralaman nasıl diyeceğine hangi fakülte diyor. Gerçek hayattan bir hikaye alıp bu denli gerçek dışı yayınlamak ancak türk dizilerinde olabilirdi zaten.

---------------spoiler-----------

edit: bilgi yanlışı. (yazar: milalila) girdisinde orijinal yapım olan ülkeyi belirtmiş.

11 ekim 17:33 12 ekim 00:12