sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (22)
    • medya (0)

    22. Şu anda kafamda bit ilacıyla giriyorum bu entry'yi.

    Ilk kez ilkokul yıllarımd başıma gelmişti. Annemle yengem okulda bit salgını varmış diye konuşurken benim kaşınmam annemin dikkatini çekti ve o an spontan gelişen bir kontrolle bitlendiğim öğrenildi. Ben bit şampuanı alalım derken yengem "ay ne para vereceksiniz durun bende ilaç var" diye kafama ddt'li tarım spreyini boca etti. Upuzun gür saçlarım pişmaniyeye dönmüştü. Annem kıyamayıp o taraklardan kullanmadan kucağına yatırarak tek tek sirkeleri eliyle temizlemişti o gece.

    Ondan sonra saçlarımı kestirmemize rağmen yine bitlendim. Bu sefer mücadele edip şampuan aldırdım anneme. Yine aynı işlemler falan baya can sıkıcıydı. Aynı dönem 15 tatiline denk geldi annem son hafta okula da göndermedi beni. İkinci dönem sıra arkadaşım değişti. Bir daha bitlenmedim, günahı boynuna o kızdan geçiyordu diye düşünüyorum hala.

    Ta ki bugüne kadar. Kızkardeşimin okulunda salgın varmış. Neler çektiğimizi bilen annem direk koruyucu toka aldı ama arkadaşları kötü kokuyor dedikleri için bizim zilli tokasını takmamış(gizlinot: Ulan zaten amacı kötü kokması). E haliyle ailenin bahtsız bedevisi olarak direk bana da bulaştı.

    Bu ilaçlar şampuanlar saçımı yıpratacak kırıklar olacak diye çok korkuyorum sözlük. Kaç sene sonra uzatmaya cesaret edip hatrı sayılır bir boyda saça sahip olmuştum. Renkli boyaları bile bitkisel almaya özeniyordum. Upuzun uçları mavili morlu saçlarım şu anda ilaçlı bir halde kaderine terk edilmiş durumdalar(gizlinot: Ağlamıyorum gözüme bit ilacı kaçtı).

    İşin daha kötü kısmı annem nereden bulaşacak ona diye sözlüme haber vermemi istemedi. Anneme haddinden fazla yakınlaşıyoruz bulaşır diyemedim gizli gizli aradım çocuğu söyledim(gizlinot: Swh). Yavrum onun da uzun iri bukleli saçları var umarım bulaşmamıştır ona da.

    23 ocak 18:04

    21. her fani bunu bir gun tadacak.. haa ben hic bitlenmedim falan diyen de bence bitlendigini farketmemistir yada keldir..

    8 ağustos 2017 14:51

    20. en kötüsü 20 yaşındayken başıma gelmiş hadise benim için. anaokulunda öğretmenlik yaptığım dönem öğrencilerde bit mevzusu patlak verince hiçbir şekilde bit kontrolü yapma işine girmediğim halde bitlenmiştim. daha sonra kız kardeşime de bir güzel bulaştırdım. evde 1 haftalık şampuan, ilaç, nevresim kıyafetleri bilmem kaç derecelerde yıkama işlemlerinden sonra kurtuldum. kız kardeşimde saçlarını boyatarak kurtuldu öenmli bir bilgi. çünkü ben ilalar yüzünden o dönemki saçımda olan yıpranmayı hala toparlayamıyorum. yani bitlenmenin yaşı yok. en trajikomik olay da bitlendiğimde annemin bit şampuanını mahalle eczanesinden aldırmamasıydı tanıdık diye ashdhd :(

    7 ağustos 2017 16:50 7 ağustos 2017 16:51

    19. anaokuluna giderken bitlenmiştim. ama öyle bir bit değil, artık saçımı bırakmış vücudumda geziyorlardı. geçirmek için ne varsa, ne icat edildiyse denedik, geçmedi. sonra çareyi kafamı kazıtmakta bulduk. ben istememiştim, "kar küresi alacağız sana" diye ikna ettiler. okula her gün şapkayla gidişimi hatırlıyorum... (gizlinot: swh)

    7 ağustos 2017 16:17

    18. ilk vukuatımı 11 yaşında ilkokulda yaşadım . Kafam öyle bir kaşınıyordu ki elim kafamdan gelmiyordu. Bana da muhtemelen okuldan geçmişti .Bir gün sokağa oynamaya çıkarken annem saçlarımı taradığında farketti. Önce oturup saçlarımı körlemesine omzuma kadar kesti.(gizlinot: Bir daha saçlarım asla o kadar uzun olmadı ühüühühü.) Sonra annem beni beyaz bir çarşafın ortasına oturtup sık dişli bir tarakla kazıdı resmen kafamı allahımmm o nasıl birşeydi hala hatırladıkça tüylerim kalkıyor her tarak vuruşunda bir kaç tane bit düşüyordu bizde onları hızlı bir şekilde iki tırnağımızın arasında çıt çıt öldürüyorduk. Mübarekler ikametgah alıp , sonsuza dek yaşayacak kadar uzun süredir oradalarmış . Sirkeleri de elinden geldiğince ayıklamaya çalıştı ve Sonra çılgın annem kafama sinek ilacı sıkmaya karar verdi ve yaptı. Offff ne yandı o kafacığım benim hemen çıkarttık zaten öldüyordu beni az kalsın. Neyse sonra yine tek tek saçlarımdan sıyırdı o sirkeleri ve saçlarımı biraz daha kesti .Aklıma geldikçe üzülüyorum. İyice temiz olduğuna inanınca kuaföre gittik Yıl bu arada 1985 filan . Bit şampuanı hak getire (gizlinot: en azından biz bilmiyorduk)

    İkinci vukuatımda kızım ortaokula giderken oldu. Ona geçen bitler bana da gelmiş. Oldukça azdı ama beni tiksindirmeye yetmişti. Allahım nasıl çirkin yaratıklar onlar öyle yıllar önce kafamda onlarcasını beslediğimi düşününce midem bulanıyor. Onlardan da bit şampuanı kurtulduk.

    30 kasım 2016 10:17

    17. başlıktaki yazıları okuyamıyorum kafamın kaşınmasından. limon diyince ağzın şapırdaşması gibi bir şey. ve evet ilkokulda ben de bitlendim, sınıfça tek bir arkadaştan bitlendik. annem bit şampuanı ile yıkarken, ağzıma kaçarsa ölürüm diye düşündüğümden, nefesimi bir yüzücüden çok daha iyi tuttuğumu hatırlıyorum. üniversitede ise; trenle gidip geldiğim için oradan bir minik bit arkadaşımız az kalsın yuva yapacakmış ki henüz başında yakaladım da bir şey olmadı. o tatlı kaşıntıyı şu anda hala hatırlıyor olmak ne garip.

    29 kasım 2016 18:15

    16. Yukarıdaki girdide söylenen 'bit pis değil, temiz saç sever' saptamasını katılıyorum. Özellikle biz İlkokula giderken, okulumuzun pansiyonlu olması ve 3 öğün yemek yenmesi sebebiyle her sene bir bit krizi yaşanıyordu maalesef. Hatta hayal meyal okulda bit taraması yapıldığını hatırlıyorum. Mutlaka bitlenirdik annem bit ilacıyla saçlarımızı yıkar, her gün tarar, sirkeleri temizler (çünkü o bit ilacı sirkeleri öldürmüyordu) tertemiz yollardı . AMa mezuniyete kadar sonuç hiç değişmedi, her yıl birkaç kez bitlendik.

    Ve nitekim sınıfımızdaki arkadaşlarımızdan birinin doktor olan babası, bitin kirli ve yağlı saçı değil, tutunması kolay olduğu için temiz saçı sevdiğini söylemiş. O zaman inanmamıştım tabi. Şu an mantıklı geliyor.

    Kazık kadar olmama rağmen yerde böcek görse çığlık atan ben; küçücükken o iğrenç hayvanların saçımda yürümesine çıldırmadan nasıl katlanmışım acaba!!

    29 kasım 2016 12:49

    15. benden 13ay küçük bir erkek kardeşim ve ondan 2 yaş küçük bir erkek kardeşim daha var. henüz ilkokula başlamamıştım sanırım, mahalleden bit kapıp kardeşlerime de bulaştırmıştım ve babam üçümüzün de saçlarını 3numaraya vurmuştu hiç unutmam :((

    bahçede kesilen saçlarımızın ateşe verilişi ve bitlerin çıtır çıtır ölüşü.. anlayamazsınız..

    yine de sokak güzeldir :)

    29 kasım 2016 10:12 29 kasım 2016 10:14

    14. İlkokuldayken meşhur bit şampuanı ve tarağıyla zar zor annemin arındırdığı illet.ayrıca okul formama da adını yanlış hatırlamıyorsam kafirun isimli tabletten takmıştı koruması için. Neyse bir şekilde geçti derken,10 yıl sonra kızkardeşim ilkokula başladığında o da bitlendi ve işin kötüsü bana ve anneme de bulaştırdı.bu sefer çareyi internette araştırırken tesadüfen denk geldiğimiz (bkz:paranit )

    İsimli ilaçta bulduk. Annem zaten bit geçer geçmez saçlarını kestirdi rahat arınsın diye ama benim saçlarım uzundu ve kestirmeden bi yol bulmam lazımdı.yaklaşık 3 kullanımla hallettik,tabiiki tarakla da baya ayıkladık.

    Çok beter bir şey,o kaşıntılar yetmez gibi yaşattığı psikoloji bambaşka.

    dilerim kimsenin başına gelmez.

    Ayrıca (link: http://www.saglikbakimreyonu.com/paranit-sprey-bit-spreyi-anti-bit-100-ml_29316.html paraniti incelemek isterseniz )

    Edit:imlâ

    29 kasım 2016 00:20 29 kasım 2016 00:21

    13. 30 yaşımda yaşadığım olaydır.

    Oğlum kreşe gidiyor. Kreşte bir arkadaşından bulaşmış, getirdi bana sattı. Tatlı tatlı kaşınmalarımı önceleri strese bağladım. Baktım olacak gibi değil, saç diplerimi yağlandırmaya falan çalıştım. Malum cilt kuru olunca daha çok kaşınır diye. Bir gün oğlumun saçlarıyla oynarken hareket eden bir cisim gözüme çarptı. Yakından bakınca kaşıntımın sebebini de bulmuş oldum. dezenfekte aşaması kolay oldu ama duyduk ki biti getiren çocuğun ilkokulda bir kardeşi varmış. Oraya da yayılmış. Lise falan derken, üniversitede öğrencilerime yayma görevi de bana düştü demeyeceğim tabii ki. Zaman kaybetmeden arındık da bulunduğumuz yerdeki tehlike de ortadan kalktı..

    29 kasım 2016 00:14