sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (2)
    • medya (0)

    1. yaklaşık 5 yıl evli kaldığım sürede döngüsel şekilde "olmuyor gitmiyor bu evlilik" temalı sonuçlanmayan kavgalar yaşanıyordu sürekli.

    ben hep mutsuz, depresif ve agresiftim. ve bir şekilde kavga edecek sebepler de çıkıyordu hayatta. (maddi -manevi)

    çok kere boşanma teklif ettim ama o hiç yanaşmadı. ve benim bu "boşanalım" gibi çıkışlarım artık onu etkilemez de olmuştu, söyleyip söyleyip bir şey gerçekleşmediği için.

    bir gün karşısına geçip güzel bir dille artık ayrılmak istediğimi ve bu konuda karşılıklı rıza ile bunu gerçekleştirmek istediğimi anlattım. maddi hiç bir şey talep etmedim, aksine ben haklarımdan vazgeçtim, üstüne verdim. yeter ki bitsindi. o da tamam dedi. muhtemelen bana yine geldiler (!) zannetmişti. 2 poşet eşya hazırlamıştım. baba evine gittim.

    sonrasında, ne aramalar, ne konuşmalar, ne araya insan sokmalar -aklınıza gelecek her türlü şey- dönmedim. davayı ben açtım. şanssızlığım; evden ayrılışım adli tatile rastlamıştı. ve bu süreyi onun tarafından, ailem ve sosyal çevre tarafından ciddi baskılar yaşayarak geçirdim.

    eşya alımı dışındaki mahkemede karşılaştığımızda yine beni rahatsız etti. benimle birlikte gelen babamı duygusal anlamda rahatsız etti. konuşmadım. ters tepki vermedim. tanımadığım biriymiş gibi davrandım kısacası. imzamı attım çıktım.

    üzerine yağmur yağmış toprak gibi hissediyordum kendimi. özgür ve hafif.

    bir aileyi- yuvayı(!) yıkıyorum diye herkesi bana düşman edip, beni karaladıktan sonraki 6. ayda evlendiği haberini aldım. çok sevindim. yolum tamamen açılmıştı.

    ukte: (yazar: kirmizikarga )

    26 ağustos 2016 16:22

    2. Vermiş olduğum ukteden anlaşılacağı üzere bir türlü sonuç alamadığım konuşmadır.

    Hayatta kendimden emin olduğum tek nokta varsa o da olaylar karşısındaki net tutumumdur ama aynı evin içine "evlilik" adı altında girince işler değişiyormuş, öğrendim.

    Hepi topu bir yıl süren evliliğimde defalarca bu raddeye gelmiş olmama, her seferinde "bu kez son" dememe, bi kaç eşya yüklenip gerek otellerde, gerek anne evinde, gerek herhangi bir bankta sabahlamış olmama, avukatlarla kararlı konuşmalar yapmış olmama rağmen an itibariyle yine bu evdeyim, hala evliyim.

    Rüyalar görüyorum, hiç evlenmemişim eğleniyorum öylece...

    Ağlayarak uyandığım sabahlarım oluyor, devamı bok rengi..

    Aşktan besleniyormuşum ben. yaka silktiğim, kaçtığım, yıldığım acısı beni ayakta tutuyormuş, acısı bile özlenirmiş, özlüyorum...

    An geliyor kendimi annemin dizlerinde "anne ben ölüyorum!" Diye hıçkırıklara boğulurken buluyorum ki bihter ziyagil görse o bile acır halime.

    Şayet mutsuzluktan ölünüyorsa sanırım ben bu rutubetli sıkışık hayatın içinde, içimdeki umudu çürütüp, kokuşarak ölüyorum!

    Destek olup yanıt veren tüm kadınlarımı kucaklayıp öpesim var (yazar: lou solome ) (yazar: isabel ) (yazar: starsaround )

    Edit: bu süreçte hem dostluğunu hem de profesyonel desteğini esirgemeyen (yazar: lulu ) Her daim beni gülümsetip kafamı dağıtan (yazar: osbeauty )

    Kendi derdini unutup bana odaklanan (yazar: ailurophile )

    Yüzyüze tanışmak için can attığım (yazar: fried green tomatoes )

    Ve şu an burada olmayan (yazar: cookiedogmonster )

    Hepiniz hepiniz iyi ki varsınız, iyi ki tanıdım sizi (gizlinot: bu akşam hayli duygusalım, ölücek miyim nedir)

    26 ağustos 2016 21:21 27 ağustos 2016 00:53