girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (71)
  • medya (1)

71. Bunca yazarın anlamadığını iddia ettiği, ancak esas kendisinin anlamadığı şey, kimsenin onu kıskanmaya ihtiyaç duymadığı aslında. Hatta çoğu yazarın onu kıskanmaya vakti bile yok. Herkes kendi hayat telaşesinde yaşamaya çabalıyor. Sanaldan görmediğimiz, sadece yazılarını okuduğumuz ve sahip olduğunu iddia ettiği şeyler için kıskanıyor olduğumuzu savunmasını mantıklı bulamıyorum. troll mü değil mi kısmında emin değilim. Olmayabilir. Annemin bir lafı vardır; “herkes kendi evinde mutlu olsun.” Der. Doğru bence.

Not: tırnaklarımı kemirmiyorum bunubegendicim merak etme:))) bu arada, viravira daha havalı bir nickti :)

9 ağustos 20:24 9 ağustos 20:25

70. Trollse cok Kötü bir troll yazar. Viravira'dan önce de baska bir profili vardi belki hatırlayanınız vardir. Olsun'du adı sanırım. Hep kendini tekrar edip ayni seyleri yazıyor, daha başarılı troller gördüm yani internette. Evet pronovias gelinlik, iyi koca kocaman tektaş alir, çok zarif, çok güzel, çok ince olmak, maldivlerde balayi, çok iyi Giyinmek. Yani üç profili şunlarla geçirdi daha yaratıcı olmasını beklerdim bu mükemmel kişilikten. (bkz: Olsun)

7 ağustos 08:56 7 ağustos 08:59

69. kim övüyo bunu ya jhgsdhahahahahah

tanım: troll bir yazar. ama artık daha yeni şeyler bulması lazım. din ve siyasete de girdin mi tamamdır bunubegendicim. ha gayret.

7 ağustos 08:37


68. Viravira adlı yazarla aynı kişi olduğunu düşündüğüm yazar. 

7 ağustos 01:13

67. hiç yüceltmeyeceğim ya da gömmeyeceğim,

hiçbir yorumum yok.

sadece bir kere görmek istiyorum. 

kim bu bunubegendi?

6 ağustos 16:07

66. sözlüğün nadide trolü. beni eğlendiriyor ya ne bileyim okurken "vay be nasıl bir işsiz ve nasıl bir hayal gücü var ki böyle şeylerle uğraşabiliyor" filan diyorum. ayrıca ne içiyorsun bana da söyle demek istediğim yazar. kafalar pırıl pırıl.

6 ağustos 14:22

65. bu başlığa ikinci girdim olacak ama bir gözlemimi yazayım dedim. girdileri buram buram reductio ad absurdum (olmayana ergi) kokan yazar. çoğumuzun ya da çoğu insanın zaten doğal rutini olan pek çok davranışı, alışkanlığı gözünde çok büyütmüş, algılarında bunlara bir üstünlük atfetmiş olduğunu görüyorum. yani misal; zaten dişlerini sabah öğle ve akşam fırçalamak senin sıradan bir doğalın, doğal rutinin olmalı. gelip de bir sözlükte bunun girdisini yazacak kadar gözünde üstün bir davranış ise bu; senin bangladeş’te sefalet içinde filan doğup büyüdüğünü düşünürüm. diş fırçalak sadece bir örnekti, neredeyse tüm girdilerinde çoğumuzun, pek çok insanın zaten doğalı olan davranışları sadece kendi tekelindeymiş gibi abartarak, yücelterek anlatması bana acaba nasıl bir yokluktaydı ki bu zaten gayet normal ve doğal ve olması gereken default alışkanlıkları çok üstün bir ayrıcalık olarak şablonlamış bilinçaltı diye düşündürtüyor. anlattıkları ancak çok yoksul bir afrika ülkesi sözlüğünde woaaww diye karşılanırdı herhalde :)) bir de yine çoğu girdisinde “pek vaktim yoktu, o girdileri vaktim olmadığı için okuyamadım“ vs diyor fakat bence sözlükte kendisinden daha bol vakitli (işsiz mi desem) bir yazar daha yoktur bence. zira yazdığı dinozor böbreği ebatlarındaki kilometrelerce uzunluktaki girdileri yazmak epey bol vakit gerektirir. bunları yazmaktan o girdilerde övünerek anlattığı aktivitelerini uygulamaya nasıl vakit buluyor enteresan ;)) güzel bir söz vardır; “bilen söylemez, söyleyen bilmez.” genellikle de; olan anlatmaz, anlatanda yoktur. etrafınızda bu yazarın kendinde var olduğunu anlattığı şartlarda olup da dişlerini fırçalalamakla, kayağa gitmekle övünen birini gördünüz mü? sende varsa o senin doğalındır ve doğalın olanı anlatmak, öne çıkarıp habire altını çizip göstermek gereksinimi hissetmezsin. insanlarda anlattığı kişi olmadığı izlenimi bırakmasının sebebi bu. bilinçaltında bir sezgi. ki kadın olduğunu düşünmüyorum bu yazarın, erkek olma ihtimali daha kuvvetli. troll olduğunu umuyorum. çünkü troll değilse ciddi bir uzman desteğine ihtiyacı var. son derece sevgisiz, kıskanç, nefret dolu biri görüntüsü saçıyor yazdıkları. sürekli bi “şöyle bi arkadaşım var” sözleri var girdilerinde, fakat bu kişiliği kendi yarattığı sanal bir persona değil ise etrafında tek bir arkadaşının bile olduğunu sanmam. insanlar etraflarında kin kusmayan, hemcins düşmanı olmayan, rutin alışkanlıkları gözünde büyütüp sadece kendi tekelinde sanmayan, sözlüklerde arkalarından aşağılamayan komplekssiz dostlar isterler. anlattığı kişi gerçekse çok yalnız ve takdir edilmeye, onaylanmaya çok aç biri. bu ihtiyacını kendi kendisini överek doyurmaya çalışıyor. kişilik bu kadar itici ve sevgisiz olunca dış görünüm, maddi dünya ve dünyevi nesneler ile kabul görme dürtüsü baskın hale geliyor bireyde. troll değilse iç dünyasını derinleştirecek ve zenginleştirecek gerekli destekleri ve çalışmaları en kısa zamanda başlatması kendi hayrına olacaktır.

6 ağustos 05:23 6 ağustos 05:30


64. "yeterince güzel, akıllı, zeki, hoş kadınların bir erkeğe hiçbir şey vadetmesene gerek yok bence," diye bir cümle kurmuş, hesap ödeme muhabbeti ile alakalı.

düzeltiyorum "hiçbir kadının bir erkeğe hiçbir şey vadetmesine gerek yok".

eğer "yeterince" güzel, zeki ve "hoş" değilsem erkeklere bir şey vadetmem gerekiyor demek.

az önce profilini okudum biraz. ciddi kilo takıntısı var. fazla kilolu insanlara "nasıl memnunsunuz halinizden öyle ya?" bile demiş asdfdsaf. (link: https://galeri12.uludagsozluk.com/500/beyle_577203_m.jpg cevap)

3500 girdi boyunca herkesin kendisine nasıl iltifat ettiğini, onu nasıl övdüğünü söyleyip durmuş. bir girdisinde de "vasat biriyseniz etrafınızdaki herkes size iltifat eder. sizi göklere çıkarır. devamlı herkesten övgü alırsınız çünkü kendilerini sizden üstün gördükleri için size iltifat edip içlerinden şükrederler." gibi bir şey yazmış bir de asfsdadff çelişkiler, çelişkiler. engellemiyorum ama böyle cringe kişilikleri izlemek, okumak beni çok eğlendiriyor. yazdıklarını okurken aklıma tek bir insan geldi (bkz: ilayda oymak). arada ilayda'nın videolarını da aynı sebepten dolayı izliyorum itiraf edeyim. ilayda oymak'ın sözlük şubesi gibi zaten.

lisedeki bir öğretmenim bir gün "her şeyin fazlası zarar en çok da özgüvenin. özgüvenin dengesini bulmak çok zordur. fazlası insanın akıl sağlığını bozar, hiçbir şeye sağlıklı bakamaz herkesin nefret ettiği bir insana dönüşürsünüz. en önemli şey sağlık derler ya hep aslında en önemli şey akıl sağlığıdır. o gitti mi geri dönüşü olmaz bir daha aklınıza hep mukayyet olun." derdi. bir kez daha akıl sağlığım için şükrediyorum, çok şükür!

not: soru cevap aparatı hakkında yazdığı bir girdisini çok beğenip, kendisine çok güzel yazmışsınız gibi bir mesaj atmışlığım var bu arada. yazdıklarını beğendiğim çoğu yazara atarım. mesajı yazdıktan sonra profile bir girdim bütün girdileri eksilemişim. bozuk saatte arada doğruyu gösteriyor demek ki gerçekten onu da ekleyeyim dedim.

6 ağustos 02:12

63. Bazı girdilerine harfi harfine katılıyorum, bazılarına kesinlikle katılmıyorum. Benim için uç noktalarda ama kendi hâlinde yaşayan bir yazardı kendisi. Artık bilemiyorum.

Soru cevap kısmında nadiren son cevaplara bakarım, genelde soru başlığı üzerinden ilerliyorum. Az önce de son cevaplara bakasım tuttu, en başta kendisini gördüm. Yazdığı cevabı dile getirmeyeceğim, sildi zaten ben ne olduğunu idrak edene kadar fakat bir insanın onuruna ve gururuna anca bu kadar laf gelebilirdi. İyi niyetli olduğuna bu saatten sonra kesinlikle inanmıyorum. Kendisi adına bir an ben utandım. Ben kendisine bir daha denk gelmek istemiyorum, engellediğim ilk yazar olacak birazdan ve muhtemelen de tek yazar olacak.

5 ağustos 23:36

62. Acaba "yanlış olduğunu bildiği şeyleri" doğruymuş gibi abartı bi dille yazıp da "çevremizde bu tip insanların var olduğunu ve bunun yanlış olduğunu" mu göstermeye çalışıyor diye düşünüyorum şu an.

Niye bu kadar derinlemesine sorguladım bilmiyorum ama gerçek olmasını kabullenemedim galiba.

Edit: Yine de gerçekten beğendiğim girdileri ya da cevapları vardır inkar edemem.

5 ağustos 16:36 6 ağustos 13:52