sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (18)
    • medya (5)

    18. resmen arzu nesnesi ayakkabılar üreten bir dayı. kırmızı tabanları, kaliteli derileri, güzel işçiliği, topuklarındaki o kavisi... gerçekten jilet gibi ayakkabılar, kabul; ancak yaptığım ufak çaplı bir araştırmayla şunu öğrendim ki: yine el yapımı ayakkabılar üreten ayakkabıcılar tarafından ortalama bir ayakkabısının taş çatlasa 90-300 dolar arasında bir maliyeti olduğu iddia ediliyor. satış fiyatlarının 900-1200 dolar vs. bandında olduğunu düşünürsek bu çok uçuk bir kâr marjı. tabii ki marka değeri, kırmızı halı ayakkabısı vs. evet ama yine de bir paylaşmak istedim bu bilgiyi. değiyor mu? bence değiyor, çünkü bu tür ürünleri biraz da yatırım olarak görmek lazım bana kalırsa. bundan 15 yıl sonra ayakkabının kullanım durumuna göre elden çok da zarar etmeden çıkarma imkânı bulabiliyorsunuz ve çoğu parçası "timeless" bence, modası geçecek bir şey olmadığını düşünüyorum yani.

    ekonomik ve yatırımsal yönünün yanı sıra kullanım açısından da görüşlerimi paylaşayım. ilk olarak herkesin bildiği gibi innnnanılmaz rahatsız bu ayakkabılar... çok şıklar ancak rahatlığın r'si yok tabii. arabayla seyahat edip genelde oturuyor olacağınız bir ortamda tercih etmeniz en mantıklısı olacaktır. ben fuarda giyme gibi bir gaflette bulundum (bu da biraz abartı oldu tabi çünkü aşağı yukarı 6-7 saat ayakta/yürüyor vaziyetteydim). taraklı olmasa da ve hatta ayakkabı kendi numaramdan tam 1 numara büyük de olsa ayaklarımı mahvetti, gerçekten bacaklarıma falan ağrılar vurdu. rahatsız olan kısmı topuğunun yüksekliği vs değildi kesinlikle. daha çok ayakkabının burun tarafı, serçe parmak kısmına denk gelen kısım öldürdü beni. güzelliklerinin hatrına bir yere kadar dayanılıyor ama, sağlık yönünden değer mi bilemeyeceğim. önerim bu ayakkabılarla en fazla 1-2 saat ayakta zaman geçirmeniz, oturacağınız zamanlarda giymeniz yönünde olur.

    23 ocak 12:35 23 ocak 13:52

    17. SO kate modelini ne zaman çorapsız giysem başparmağın altındaki kemiğin olduğu kısım sürtünmeden dolayı su toplayıp kabarır. Çok değil, 5 dakika durmadan adım atmam yeterli derinin kalkması icin. Ama Uslanmıyor, şeffaf bantla devam ediyorum. zalım louboutin güzel parmak dekoltesi verdiriyor ayaklara.

    3 ekim 2018 22:28

    16. 12 cm topuklu pigalle ve so kate'imi ne zaman giydim hatırlamıyorum bile. İşkence aleti ama çok seksi. 

    27 ağustos 2018 01:54

    15. erkekler kadınlara tektaş yerine bunun bir ayakkabısıyla evlenme teklifi etse, dünyada evlilik teklifi reddedilen erkek kalmazdı. (gizlinot: gülücük)

    26 ağustos 2018 23:08

    14. Rujlarini beğendiğim ve ayakkabılarına aşık olduğum tasarımcı.Elimde rujlarindan very prive ve Rouge Louboutin renkleri var. Çoğu insan "yapısını kötü onun yerine cocoshe alırım" tarzında konuşsa da ben hakkının yediğini düşünüyorum. Yapısı Tom Ford rujlarini andırıyor,keskin olmayan bir parfüm kokusu hakim. Tasarım olarak insanı çekiyor. Kutusu,aksesuar olarak kullanmak için bir adet kurdele ve kesesi bulunuyor. Ben Beymen'den almıştım. Öncelikle very prive rengi mac amplified serisi gibi,parlak ve yağ gibi bir yapıya sahip bır bordo . Bu rengi çok uzun süre dudakta tutmak Biraz güç. Çünkü yapısı böyle güçlü bır renk için fazla parlak. Üstüne bazen pudra geçerek,bazen de parmak ile dağıtarak kullanıyorum. Rouge Louboutin ise Louboutin'in meşhur kırmızisi. Yapısı mat ve kalemsiz sürmek için biçilmiş kaftan. Ben bu ruju güzel bir ten makyajı,yoğun rimel ile birlikte kullanmayı çok seviyorum. İsteyen kolye olarak kullanıyormus,bana biraz frapan geldiği için hiç öyle kullanmadim. Tatilden dönüşte swatclari ile birlikte fotoğraflari ekleyeceğim. 2016 senesinde 280 TL ye aldım ancak şimdi 400'lere dayandığı için tekrar tercih edilecek bir şey  degil benim için. 

    26 ağustos 2018 14:54 26 ağustos 2018 15:01

    13. maalesef çok rahatsız ayakkabıları. 80mm biraz önden destekli olanlar rahat ama 100mm ve üstü olan stilettoları hiç rahat değil. hele birde sivri burunsa dayanılmaz oluyor. yürümeyeceğiniz bir günde giyilmesi gereken ayakkabılar. tam bir aksesuar yani. uzun yol yapamazsınız. dizilerde görüyorum hepsinin ayağında şakır şakır yürüyorlar, nasıl oluyor düşüncelere gark oluyorum. ben 15 dakika yürüdükten sonra canım acımaya başlıyor. giydikçe açılma yapıyor biraz, ama uzun bir süre giymeniz gerek. alacaklara tavsiyem, yarım numara büyük almaları. ama güzel mi? çok! ve çok seksi duruyor bence..

    27 nisan 2018 16:07

    12. çok zarif ayakkabılar özellikle altının kırmızı olsa mükemmel bir detay evet ama giydiğiniz an o zerafet yok oluyor bence. marka veya değil, o parmakların canavar gibi yarısının görünmesi beni irrite ediyor. modaymış, bu böyle giyilirmiş pek umrumda değil parmak dekoltesi vermenin güzel bir yanı yok bence.

    5 ocak 2016 21:49

    11. Senelerdir kafaya taktığım ayakkabı.

    Her türlü imkandan medet umarak evrene doğru mesaj yollama vesilesiyle, telefon ekranıma, bilgisayar duvar kağıdımda, hatta iş bilgisayarımdaki duvar kağıdımda bile resmi vardı. ilk işim ve ilk stajımdı. hayatımın en parasız döneminde o ayakkabı için para biriktirmeye karar verdim. siyah pigalle.

    şişmandım, tamam sırf pigalle için zayıflamadım da, cidden beni motive eden şeylerden biri olmuştu. sonuçta para biriktiriyordum da, ayağına çivi çakılmış fil gibi görünmenin alemi yoktu, zayıflamak da lazımdı.

    kilolar verildi, para neredeyse biriktirildi, gittim zorlu'daki beymen mağazasına, hani o sırada satın alacak gücüm hala yoktu, ama bi ayağımda görmek istiyordum :'( ellerinde yoktu cağnım ayakkabım. ben de parayı biriktirince nişantaşı'ndaki mağazaya gittim, ellerinde numaram olmadığı için sipariş verdim. bir haftaya kadar ellerinde olacaktı! sonunda ayakkabıma kavuşacaktım!

    derken ev durumları sıkıntı yarattı... eve çıkacağımız arkadaştan kazık yiyince aylarca çalışıp biriktirdiğim parayı eve çıkmakta kullanmak zorunda kaldım, yoksa evsiz kalacaktım. evsiz ve ayakkabılı biri olmaktansa evi olan ama louboutin'i olmayan bir genç kız olmayı tercih ettim...

    ha akıllandım mı? hayır. allahın ayakkabısı için biriktirdiğim parayla çıktığım evde hala oturuyor olabilirim?! yine de alacam seni pigalle. bekle beni.

    22 mayıs 2015 14:11

    10. Kendisinin "topuklu ayakkabı rahatsız olur" gibisinden bir beyanı varmış sanırım ama bu pigalle'in "zengin olunca alınacaklar" listemde en üst sıralardaki yerinden kımıldamasına engel olabiliyor mu, henüz hayır.

    Belki ilerde akıllanınca, hani elie saab veya zuhair murad gibi insanların tasarımlarının bana yar olmayacağını, chanel mademoiselle'in çok pahalı olduğunu ve birkin'in bekleme listesine bile giremeyeceğimi kabullenecek kadar olgunlaştığımda...

    Her genç kızın rüyası, singer dikiş makinası yetsin bana.

    21 mayıs 2015 16:29 25 mayıs 2015 10:04

    9. pigalle ya da so kate modellerinden birisinin nude rengine sahip olacağım marka...

    benim için hermes çanta ile birlikte arzu nesnesi konumundadır. kabul pahalı ama kesinlikle bir klasiktir. imkanı olan her kadının dolabında olmalı.

    21 mayıs 2015 13:38