yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (25)
    • medya (0)

    25. (link: https://www.suslusozluk.com/süslü-sözlük-yazarlarının-cilt-bakım-rutinleri?i=1092872 burada) karma cildim için oluşturduğum cilt bakım rutinimi paylaşmıştım ancak bir de direkt ürün ve yöntem yerine daha genel hatlarıyla 'şunlara dikkat etmek cildimde büyük iyileşmelere neden oldu' dediğim bir iki maddeyi paylaşmak istiyordum, en uygun başlık burası gibi görünüyor. yine oldukça uzun bir girdi olacağını öngörüyorum. 

    cilt bakımı ile ilgili her girdimde olduğu gibi bunda da uyarımı yapayım, burada paylaşacağım maddeler benim son 2 senedir cildimi gerçekten gözlemleyerek ve gözlemlerimi analiz edip hayat tarzımı bunlara uygun olacak şekilde biçimlendirerek varmış olduğum oldukça kişisel çıkarımlar. bunlar sizde de işe yarayabilir, hiçbir fark yaratmayabilir, cildinizi çok daha kötü hale getirebilir. hiçbir şeyin garantisini veremem, hiçbir şeye kefil olamam. sadece, ister başlıktaki gibi naçizane öneriler olarak algılayın isterseniz de başlangıç noktası olarak alın (gizlinot: yani belki de buradaki maddeler 'aa bu benim gözümden kaçmış' ya da 'evet aslında ya, şu noktaya ben de biraz dikkat edeyim' diyebileceğiniz ufak kapılar da açabilir). maddelerden sadece ilki, benim bu 2 senelik süreçte aldığım en büyük ders olduğu için, önem sırası gözetilerek ilk sıraya alındı, geri kalan maddeler birbirlerinden daha çok/daha az önemli olmayacak.

    'tamam okuyalım da senin cilt sorunun neydi, ne zaman başladı, bu yolda nasıl bir tedavi aldın, bu maddeleri nasıl bir cildi düzeltmek için uyguladın?' soruları oluşabilir kafanızda, aşırı doğal. önce bunlar cevaplanmalı tabii ki.

    14 yaşında sivilce problemleri yaşamaya başladım ben. o zaman da fazlasıyla can sıkıcı aslında ancak ciddi ciddi 'neden?' diyemiyorsunuz çünkü ergenlik yani, o dönemde olması çok normal. fakat benim sivilcelerimde 18 yaşına kadar hiçbir azalma olmayınca 6 aylık bir zoretanin geçmişim oldu, bundan ilk maddede bahsedeceğim için verim alamadığımı hatta daha çok zarara uğradığımı söyleyip geçeyim. 18-22 arası süreçte de yine çeşitli ilaçlar kullandım ancak yok yani, hiçbir iyileşme yok. cilt bakımımı resmen saat bile aksatmıyordum ancak düzelme yoktu. 23'e geçişim artık gerçekten sağlam cinlenmeye başladığım dönem oldu, 'zoretanin 'bile' kullandım neden geçmiyor, piyasada kullanmadığım ilaç kalmadı neden böyle hala' ve daha neler neler ve artık cildimle inatlaşmaya başlamıştım o sene. sen misin düzelmeyen, yok sana bakım makım. sen misin sivilce çıkartan, acaba bugün hangi fondöten ile uyusam. gibi gibi. cidden sağlıklı düşünememeye başladığım dönem oydu. 23-24 arası hatta 25'e yaklaşırken ise cildimin son 10 senedeki en iyi haline sahibim, aşağıda belirteceğim maddelere dikkat ederek: 

    1. madde, ezbere hareket etmemek: 36 punto, kalın, altı çizili ve kırmızı metin rengi. ezbere hareket etmeyin. bu öyle çeşitlendirilebilir ki aslında. 

    hani yukarıda zoretanin 'bile' kullandım demiştim ya, bile diyorum çünkü hem zoretanine gelene kadar birçok ilacı kullanmıştım zaten hem de zoretanin/roaccutane biraz daha son çare gibi görülen ve 'bebek poposu gibi yapacak' diye bahsedilen, muhakkak işe yarayacakmış gibi lanse edilen ilaçlar. bende zoretanin işe yaramadı arkadaşlar. işe yaramamayı bırakın, cildimi daha beter yaptı çünkü önce sivilce kusturma dönemi yaşattı (gizlinot: tamam, zaten ilaç bu şekilde işliyor) ancak kusturduğu sivilcelerin hiçbirini geçirmedi. bu kadar 'son çare, kesin deva' olarak görülen ilaç bana tedavi öncesini arattırdı resmen.

    lütfen 'aynısını kaynım da kullanıyor' diyen gruba körü körüne inanıp bir yola girmeyin. başkasında mucize yaratan ilaç/ürün/uygulama bunu size de sunmayabilir. size çok çok iyi gelmiş başka bir ilaç/ürün/uygulama başkasında çok ters işleyebilir.

    sivilcem var eşit değildir roaccutane, cildim yağlı eşit değildir cildim nemli, cildi kurutma eşit değildir cildi mat tutma, x şu ürünü kullanmış çok memnun kalmış eşit değildir e bizim cilt tiplerimiz aynı demek ki bana da iyi gelir. olumlu ve olumsuz anlamda söylüyorum, ezbere göre hareket etmeyin. size çok iyi geleceğini düşündüğünüz bir ürün kötü de gelebilir iyi de. yine size çok kötü geleceğini düşündüğünüz bir ürün iyi de gelebilir kötü de. ben cildim karma diyerek yağ bazlı temizleyicilere çok uzun süre yanaşmadım mesela ancak her zaman düzenli olarak güneş kremi kullanıyordum. temizleyememişim yıllarca? ya da eve geliyordum yüzümü makyaj temizleme suyu ile silip geçiyordum makyajı çıkarmak için, çıktı mı yani sence?

    deneyin. asitlerden, yağlardan, maskelerden, farklı formlardaki temizleyicilerden köşe bucak kaçmayın ancak ilk etapta yoğurt gibi de sürmeyin tabii (gizlinot: swh). ufak miktarlarla düşük konsantrasyonlarda deneyin. içerikler konusunda bilgilenin. bir süre sonra zaten hangi içerik size iyi geliyor/gelmiyor konusu oturuyor ve çok daha kolay buluyorsunuz cildinize uygun ürünleri. 

    her cildin ihtiyacı farklı olabilir. başkasında çok güzel sonuçlar veren 56858 adımlı cilt bakımları sizin cildinize ağır gelebilir, belki de sizin cildinizin ihtiyacı sadece temizleme ve nemlendirmedir. çoğu yüz temizleme ürününün arkasında 'sabah ve akşam olmak üzere günde iki kere kullanın' yazar. niye ki? ben yüzümü hem sabah hem de akşam ürün ile yıkadığımda burun üzerimin yağı ile başa çıkamıyorum mesela. 'ayy günde iki kere iki kere yeter, sürüp durma şu yıkama jelini sabah, yağ yaparım her yeri he' diyorsa bir de sadece akşamları kullanmayı deneyin. deneyin yani bunu ne olacak ki?

    bir cildin ihtiyacı her zaman aynı olmayabilir. karma cilt de neme ihtiyaç duyabilir, kuru cildin de karmaya döndüğü dönemler olabilir. sivilce tedaviniz bittiyse o dönemde kullandığınız ürünler cildinize fazla gelmeye başlayabilir. sivilce tedavisine başlayacaksanız normal cilde yeterli gelen nemlendirici yetmez olabilir. cildin ihtiyacı değişiyorsa kullanılan ürünleri de buna bağlı olarak değiştirmek gerekebilir. yine ezbere hareket etmemek gereken noktalardan. 

    bende kesin çözüm olarak görülen zoretanin değil görece daha hafif bir ilaç etkili oldu mesela, sırf bu yüzden bile ezbere hareket etmeyin. 

    2. madde, bunu nasıl haddimi aşmadan açıklayacağım bilmiyorum ancak eğer hekim ile tedavi sürecine girmişseniz tedaviyi de bir ufak sorgulayın. amacım hiç kimsenin mesleğini eleştirmek/yanlış bildiklerini iddia etmek değil ancak ülkenin hatrı sayılır tıp fakültelerinden birinden mezun olmuş ve benim yaşım kadar yıldır hasta alan bir doktor kişisi beni zoretanin gibi ağır bir ilaca haziran ayı gibi bir dönemde (gizlinot: bu tarz ilaçların kullanımı yazın pek önerilmez, başlansa da ekstra dikkat gerektirir) 60 mg gibi bir doz ile (gizlinot: doktor değilim ancak kimsenin bu ilacı bırakın başlamayı 60 mg ile sürdürdüğünü bile duymadım. genelde 10-20 mg ile başlamış insanlar ve 30-40 mg'a çıkarılmış zamanla) (gizlinot: belki demek ki cildin 60 mg'lık kadardı diyeceksiniz ama değildi arkadaşlar ya, hele tedavi sonrasına bakınca öncesi bebek gibiymiş resmen cildim) başlatmıştı. 1 ay boyunca her gün 60 mg zoretanin kullandım ve hayatımın o ayı bende yok mesela. 24 saatin 20 saati uyuyordum, geri kalan 4 saati de sırt ve bel ağrısından yataktan kalkamıyordum. 'ya neden bu kadar ağır etkiledi bu ilaç beni' de diyorum, yani bir şeylerin normal gitmediğinin farkındayım ancak bu ilacı bana bir hekimin yazdığını düşünerek yanlış dozlamaya ihtimal vermiyorum. bir ayın sonunda doktorun genel serkeş tavırlarından rahatsız olup doktorumu değiştirdiğimde yeni doktorumun gözleri yuvalarından fırlamıştı 'nasıl yani ya, bu ilaca kim nasıl 60 mg ile başlattı seni' diye. bu maddede kastettiğim şey şu, aklınıza yatmayan/size mantıklı gelmeyen şeyler olabilir. bunları sormaktan, dile getirmekten, gerekirse farklı doktorlardan fikir almaktan çekinmeyin. 

    3. madde, gözlem yapmak: temelinde yine ezbere hareket etmemek var aslında. cildinizin tepkilerini gözlemleyin. siz x ürünü kullandığınızda nasıl reaksiyon gösteriyor? süt ve süt ürünleri bazı ciltlerde sivilcelenme yapar, keza cips, baharat, aşırı baharat tüketimi, kahve, kola. gözlemleyin. koladan mı şüpheleniyorsunuz? kola içtiğiniz ve içmediğiniz dönemlerdeki cildinizi karşılaştırın. uzun süre içmediğinizde cildinizde neler değişiyor buna bakın. stres, uyku düzeni, sigara/alkol tüketimi yine cilt kalitesini etkileyebilir.

    4. madde, hijyen: bunu özellikle üst maddeye dahil etmedim çünkü en çok faydasını gördüklerimden birisi. hiç de çevre dostu bir uygulama olmadığının farkındayım ancak yüzüme 2 senedir sadece kağıt havlu kullanıyorum (gizlinot: boşuna da papialara sololara para dökmeyin bimdeki queen marka kağıt havlu oldukça kaliteli ve kocaman, 300 yaprak olması lazım. fiyatı da 6-7 lira bir şey. tek yaprak bile öyle kalın ve kaliteli ki bunu alıp lavabomun yanına koyuyorum sadece bu amaçla kullanmak için ve 3 ay kafa rahat). yine yastık kılıfı olayı, benim çene hattımdaki asla geçmeyen sivilcelerimi geçirdi çünkü ben dünyanın en sırt/yüz üstü yatamayan insanıyım, illa yan yatmam lazım (gizlinot: swh). hal böyle olunca da yüz saatlerce yastıkla doğrudan temas halinde. geçen sene english home'dan 10 tane yastık kılıfı aldım, 1 de nevresiminki var etti 11. her gece değiştirip temiz yastık kılıfı ile yatıyorum. normalde yüzümün yastığa değen kısımlarında sürekli sivilcem olurdu artık hiç çıkmıyor. bunların dışında eli çeneye koymamak, suratı allahım sen sabır ver capsi edasıyla avuçlamamak, yüze telefon değdirmemek, makyajla uyumamak bunları saymıyorum bile. 

    5. madde, sizden değerli değil. takmayın. inanın takmayın demesi bana da kolay değil. ben de insanlar bana takma dediğinde takmamayı beceremiyordum. ancak bunun sizi yiyip bitirmesine izin vermek, hayatı bu şekilde kendinize zindan etmek hiç çözüm değil. benim mesela hayatımın o dönemlerinden fotoğrafım yok gibi bir şey, şimdi ise daha dün baktım son 2 ayda 700 tane fotoğrafımı çekmişim. bu öyle yazık bir durum ki aslında, hayatımın 14-22 arası döneminden doğru düzgün fotoğrafım yok. ne içindi yani ya? cilt sorunlarına illa ki çözüm bulunur ancak sizin kendinize o kadar kötü davranmanız pek telafi edilebilir olmuyor. hele her ağzı olanın sözlerini takmak, aman aman. hee diyip geçin, sorsanız herkes her şeyi en iyi kendisi biliyor, herkes yetkili merci. cilt sorununuz varsa ve bunların çözülmesini istiyorsanız tabii ki harekete geçin ancak cildinizle mutluysanız da kime ne? hiçbir yeriniz kusursuz olmak zorunda değil, ali kıran baş kesen insanların saçma sapan güzellik kriterleri ile sizi kalıplara uydurmaya çalışmasına izin vermeyin. 

    yine epey uzun yazmışım, okumak istemeyen kaydır kaydır bitiremeyen arkadaşlar kusura bakmasın. birilerinin işine yaraması umuduyla.

    14 kasım 22:55

    24. kesinlikle makyajı temizlemeden yatmamak gerekiyor. tabi yatıpta benden güzel cildi olan insanlarda yok değil. sinir oluyorum çabasız kusursuz olan insan tipine

    10 eylül 11:39

    23. Fazlası zararlı mı bilmiyorum ama her gece yatmadan önce bepanthol cilt bakım kremi sürüyorum. Göz altlarım için ise miniso'dan aldığım lavanta serisinin göz altı kremini kullanıyorum. Göz altlarıma alerji yapmayan ve güzel nemlendiren nadir kremlerden biri.

    9 eylül 15:47


    22. akşam makyajı çıkartmışımdır gözümden uyku akıyordur hemen hametan sürerim. kuru ciltli olunca bana yağlı gelmiyor cildim hemen emiyor. nemlendirmesi süper reçete ettirmeden aldığımda 11tlydi sanırım. minik pütürtüleri 3 güne geçiriyor

    9 eylül 15:16

    21. öncelikle eğer bir cilt probleminiz varsa doktora gidilip tedavi olunması gerekiyor. amaç bir problemle savaşmak değil sadece güzellik - bakımsa, benim yaptıklarım şu şekilde:

    olabildiğince en az içerik listesine sahip ürünleri kullanmak.ne kadar az kimyasal o kadar iyi.

    peelingi haftada birden fazla yapmamak.

    makyajlı assla uyumamak.

    gün içerisinde eli yüze değdirmemek.

    maske tarzı ürünleri paket şeklinde değil de dönemsel olarak ihtiyaca yönelik, olabildiğince alerji riski olmayan ve ev yapımı maskeler şeklinde uygulamak. favorim maya ve bal maskesi.

    akşam uyumadan önce mutlaka nemlendirici kullanmak.

    gündüz mutlaka güneş koruyucu ya da güneş koruması içeren nemlendiriciler kullanmak.

    güneş ürünlerini boyun ve ellere de sürmek.

    bol su içmek(en önemlisi olabilir).

    bence işin özü cildinizi yıpratmadan korumanız gerekiyor. eğer genetik bir güzelliğiniz yoksa evde yapabilecekleriniz çok sınırlı. daha fazlasını isteyenler cilt bakımı yapan proflara gitmeli, evde mucizeler yaratamıyoruz maalesef.

    9 eylül 14:13

    20. Benim en büyük cilt bakım kuralım eve sürünerek dönsem de makyaj ile uyumamak. Çok eskiden yaptığım elbette oldu ama her seferinde kötü geri dönüşler aldım o yüzden yıllardır bu kuralı asla ihlal etmiyorum. Bunun dışında bir kaç maddem var: 

    - makyajı da güneş kremini de double cleansing yöntemi ile temizlemek, sabahları sadece yıkama jeli yeterli. 

    - yüzü çok sıcak ya da çok soğuk su ile yıkamamak. Genel olarak bütün agresif uygulamalardan kaçınıyorum. 

    - iki üç yıldır rutinime güneş kremi ekledim. Eskiden sadece plajda sürerdim, şimdi yaz kış şehirde dahi sürüyorum ve bence en etkili anti aging ürünü güneş kremi. Bu bilinci kazandıran da canım çisem çakır oldu. Bir gün düşündüm, çevremde pek yaz tatili yapmayan, güneşlenmeyen kadınların tümü yaşıtlarından daha genç görünen ve kırışıksız bir cilde sahip. 

    - seyahate çıkarken koca koca şişeleri taşımak yerine hediye gelen ya da kendi aldığım sampleları yanıma alıyorum. hem denemiş oluyorum hem de çok az yer kapladıkları için dışarıda çok pratik oluyor. 

    - yüzümü kurulamak için kağıt havlu kullanmak da basit görünen etkili bir detay. 

    - son olarak hakettiği değeri hiç vermediğimiz tonik diyorum. Ne zaman setlerden vs. çıkan tonikleri kullansam cildim hep daha dengeli hale geldi ama almayı alışkanlık haline getirmediğim için o şişe bitince kullanmayı kestim. Son olarak missha’nın toniğini kullanıp etkisini görünce artık cilt bakım rutinimden çıkmayacak bir ürün oldu. 

    9 eylül 09:58

    19. cilt bakımı konusunda pek de başarılı değilim. daha doğrusu basit yollar tercih ediyorum fakat işe yaradığını söyleyebilirim. öncelikle, tonik ya da peeling gibi ürünler kullanmıyorum. bir ara ipek keseyle yüzümü keseliyordum ancak sonradan fark ettim ki, özellikle burnumda kendimi kaptırıp bastırdığım için kılcal damarlar oluştu. bir dönem loreal'in kil maskesi ve peelingini kullandım fakat o da çok büyük bir farklılık yaratmadı. şu anda stres ve tatlı tüketimi sebebiyle çıkan sivilcelerimin geçmesi için sivilce kremi kullanıyorum. eğer o kremi sürdüysem, sabah kalkınca önce yüzümü makyaj temizleme suyuyla silip sonra da miniso yüz temizleme cihazıyla yıkıyorum.

    yüz temizleme jeli ve nemlendirici kremim cosmed'in day to day serisi. sivilce yapmadığını düşünüyorum bu serinin. sabahları yüzümden sivilce kremim yoksa genellikle yüzümü sadece suyla yıkıyorum. sivilce kreminin olmadığı durumlarda yüzümün yağlanma seviyesine göre hareket ediyorum. eğer 2 gün olmuşsa o zaman jelle yıkıyorum.

    bunun dışında makyajımı asla sadece temizleme suyu/sütü gibi şeylerle silip bırakmam. bence bu çok önemli. sadece bir kimyasalla yüzü silip yatmak sivilce oluşumunu hızlandırıyor. bu nedenle mutlaka yüz yıkama jeliyle yıkayıp ardından da nemlendiriyorum.

    bir diğer önemli nokta da, yukarıda bir başka süslümün de bahsettiği gibi cep telefonu. gün içinde birçok yere elimizi değdiriyoruz; otobüs direkleri, paralar, kapı kolları vb. bunların tamamı bir tuvaletten bile daha kirli olduğu bilinen nesneler. eve geldiğimizde ellerimizi yıkıyoruz ama asla telefon kabımızı yıkamıyoruz. dolayısıyla elimiz temiz olsa bile, telefonu elimize alıp sonra yüzümüzü ellediğimizde o bakterileri yüzümüze taşımış oluyoruz. biraz takıntı gibi görünebilir ama, markete bile çıkmış olsam eğer telefonumu ellediysem mutlaka eve geldiğimde telefonumun kabını çıkartıp sabunla yıkıyorum. sonra da alkollü el dezenfektanımı telefonun hem önüne hem de arkasına sıkıp temizliyorum.

    9 eylül 03:23


    18. Yıllardır cildimde gözlemlediğim şey cildimi ne kadar kendi haline bıraksam o kadar kendini toparladığı oluyor.çoğu cilt böyle aslında fazla bakım ayarlarını bozuyor ve bu aşırı sebum, dolu gözenekler,sivilce olarak bize geri dönüyor. Tabiki sadece suyla temizlemek lazım demiyorum ama her akşam temizleyicisi, maskesi, toniği, serumu, nemlendiricisi derken cildimizi çok yormuş olabiliyoruz.cildimizin kimyası bozulabiliyor.bunun yerine uzun zamandır cildimde temizleyici-nemlendirici krem şeklinde ilerliyorum ve cildim duru,yumuşak ve sakin bir halde.Cildiyle barışamayan süslülere önerim bir müddet basite indirgemeleri olur.

    9 eylül 00:29

    17. Sabahları cildi sadece soğuk suyla yıkamak. Bunu yaptığımdan beri cildim düzeldi. Kuruma minimuma indi. Birde düzenli olarak peeling yapmak,gün içinde surata dokunmamak,ellememek. Özellikle cep telefonlarıyla uğraştığımız zaman elimizi yüzümüze götürüyoruz,istisnasız bende sivilceye sebep oluyor.

    8 eylül 22:49

    16. cilt bakım rutinini olabildiğince basit tutmak. cilt iyiye gidiyorsa veya zaten sağlıklıysa rutinine gereksiz ürün eklememek. internette veya mağazada gördüğün herşeyi denememek. elindeki ürünler işe yarıyorsa bu rutininin devamını sağlamanın gerekli olduğunu düşünüyorum.

    internette yüzlerce ürün önerisi varken herşeyi denememek için kendine hakim olmak zor olabiliyor. ama sonra cildim iyi gidiyordu derken kuruluk, deri altı sivilceleri gibi reaksiyonlarla uğraşıyor insan. en kötüsü de son yıllarda kozmetik firmalarının hiç kimsenin ihtiyacı olmayan ürünleri olmazsa olmazmış gibi satmaları ve hepimizin bu furyaya yenik düşmesi. çoğu kişi artık bunun farkında diye düşünüyorum o yüzden cilt bakım rutinlerimizi basit tutarsak ve her öneriyi koşa koşa denemezsek birşeyleri değiştirebiliriz.

    8 eylül 20:57 8 eylül 21:02