girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (35)
  • medya (0)

35. Bu başlıkta ikinci girdim ama yazmadan duramadım. Bir önceki süslünün dediği gibi ülkede tekelleşmiş ve bundan sonuna kadar faydalanan bir işletme.

 Dün cepa ya birkaç şey almaya gitmiştim gitmişken Christopher Robin'i izleyeyim dedim. Gişeye bileti almaya gittim koltuktur, filmdir seçimi yaptım ödeme kısmına geçince 23.50 ₺ hesap çıkardılar filmin 12 ₺ olduğunu neden böyle fazla hesap çıktığını sorunca otomatik mısır içecek menüsü eklendiğini söylediler. Bunu bana sormadıklarını ve istemediğim bir şeyi ödemek istemediğimde ise gişeden sadece bu şekilde satış olduğunu eğer sadece bilet alacaksam internetten veya ordaki kiokslardan almam gerektiğini söylediler. Bu nasıl bir bir saçmalıktır ve insanlar neden buna karşı çıkmıyorlar anlayamıyorum. izleyiciler ise bambaşka bir dünya dün filmden çıkarken salonun haline baktığımda ise utandım. İçtiğin, yediğin şeyin kabını gidip çöpe atmak bu kadar zor olmamalı veya mısırları illaki dökerek, oraya buraya atarak yemek zorunda değiller. Gerçekten o mısırlar yanlışlıkla dökülecek tarzda değiller. O koltukların neden bu kadar pis oldukları gayet net anlaşılıyor.

21 ağustos 13:41

34. ülke kültürüne zarar veren sinema zinciri.

fark ettiyseniz gelen filmler ya iyi para kazandıran hollywood blockbuster filmler ya da yerli ucuz yapımlardır. bu kalitesiz yerli yapımlar "seyirci talebini karşılamak için" 4 - 5 sinema salonunu kapatırken, bir festival filmi ya da gerçekten kaliteli bir yapım için bir salon bile ayrıldığını göremezsiniz. festivali geçelim, geçen sene oscar adayı olan filmlerden kaçı oynadı türkiye'de?

tekelleştiği için fiyatları yukarı çekmeleri, seyirciyi reklama boğmaları, salonlarındaki kalitesizliklerinden bahsetmeyeceğim. çünkü en büyük günahları, izletmek istedikleri yapımları tüm salonlara yayarak seyirciye başka film seçme şansı vermemeleridir.

zira yerli film firmaları ile cinemaximum birbiri ile paslaşır. imdb'de 1 puan bile alamamış yerli yapımlar, cinemaximumda 3-4 sinema salonunu kapatır. bu filmler izlendikçe, şirketler zenginleşir ve o kalitesiz yapımların devamı çekilir. devam filmi daha fazla sinema salonunda yayınlansın diye de cinemaximum'u beslerler. seyirci aynı içerikte filmlere maruz kalır, dolayısıyla bu tür filmleri talep eder durur. yeni, farklı, aykırı bir film yayınlanmaz.

mesela bkm ile paslaştıklarını biliyorum. bkm çeker, mars media yayınlar, ikisinin de cebi dolar.

karamsar bir bakış açısı ile yazdım belki. ancak medya devlerinin ellerinin nerelere uzandığını, hangi büyük şirketlere sahip olup başka hangi alanlarda paralar çevirdiğini okumuştum zamanında. bu içeriğe ulaşabilen varsa ve paylaşırsa harika olur.

9 ağustos 00:34

33. en kısa zamanda batmasını umduğum şirket. ilk geldiği zamanlar bir sinema bileti 6tl iken, onlarda en düşük 12tl idi yani iki katı. Bir bileti 25tl yapıp üstüne 40dakika boyunca reklam izletmek de neyin nesi, insanların hem parasını hem zamanlarını çalıyorlar. Önceden platinum kampanyam vardı haftada 4 gün 1 alana bir bedavaydı bayağı karlı sayılırdı cinemaximum için, sonrasında haftada 1 güne düşürdüler. Üstüne turkcell platinum da zam yapınca iki taraftan kazıklanmak ağır geldi ve hattımı taşıdım. uzun zamandır sinemalarına da uğramıyorum ama resmen mantar gibi her yere yayılmışlar ve özellikle merkezi yerlerdeyseniz başka seçeneğiniz olmuyor.

8 ağustos 22:28


32. İki kelime tanım yeterli, "gereksiz pahalı". Son 1 yılda kaç kere cinemaximuma gittiysem hepsinde bedava girdim. Qumpara uygulaması sağolsun. Bu aralar da çek kazan diye bi uygulama gratisten 2 adet nivea deodorant alıp fişi yollayınca kod veriyormuş. Para verip girmem sana cinemaximum diye inat edip, normalde almayacağım şeyleri almaya başlıcam sonunda hayırlısı  (gizlinot: Swh)

8 ağustos 16:47 8 ağustos 16:47

31. Parasızlıktan tek sosyal aktivitemin sinemaya gitmek olduğu şu günlerde öğretmen bileti uygulaması için -haftasonu 10, haftaiçi 8 lira- gerçekten takdir ediyorum ama normal bilet fiyatı 28. Öğrenci, öğretmen olmayan insanlar sinemaya düzenli gidemiyordur herhalde ki sinema alt düzey de olsa kültürel bir etkinlik.

Dipnot. Yaşlılar için de uygun fiyatlı bilet uygulamaları var. Belki yakınlarınızı götürmek istersiniz.

8 ağustos 16:31 8 ağustos 16:31

30. istanbul film festivali sırasında denk geldi 2 filmi bu sinemada izlemek zorunda kaldım (city's). ilk film başlamadan önce büfenin tam karşısına oturup (gizlinot: bulduğum ilk boş yere oturmuştum) termosumdan evde hazırladığım kahveyi içtim. daha sonra 2 film arası yine evde hazırlayıp yanıma aldığım sandviçi yedim. kimse de bir şey söylemedi. eskiden olsa kıyametleri koparırlardı. yine de zorunda kalmadıkça tercih etmeyeceğim bir sinema zinciri.

8 ağustos 16:14

29. maliyeti 30-35 kuruş olan ( evet kesin rakam 1 sene önce falan bu şekildeydi) mısıra aldıkları paraları gördükçe bana bi gülme geliyor. cinemaximuma dünya kadar para vereceğime biraz bekler torrentten indirirm diye diye torrent öğrendim. teşekkürler cinemaximum.

8 ağustos 16:05


28. Mümkün oldukça gitmediğim, gittiğimde ise büyük bir vicdan azabı çektiğim mars media oluşumu.

Sinemayı seven, kendi halinde takip eden bir insan olarak vizyona yeni girmiş filmeri sinemada izlemeye gayret ediyorum. Şu ana kadar birkaç istisna dışında yurtdışında büyük ses getirmiş hiçbir festival filminin ya da bağımsız filmin cinemaximumlarda gösterildiğine şahit olmadım. Bu filmleri vizyona soksalar  bile filmler  1, maksimum 2 hafta vizyonda kalıyor ve seansları çoğunlukla akşam seansları oluyor. Buna karşılık “gişe filmleri” diye tabir edilen, içine 20 kişilik”komedi oyuncusu” doldurulan(hangi filmlerden bahsettiğimi anlamışsınızdır), belirli yapım şirketlerinin (Türkiyede yapılan her projede adı geçen) filmlerinin 2 ay kadar vizyonda kaldığını, 4-5 farklı salonda gösterildiğini ve resmen o gün sinema izlemek için alışveriş merkezlerine gitmiş insanlara resmen başka seçenek bırakılmadığını birçok kez tecrübe ettim. Tabiki bu durumun biraz da türk halkına göre şekillenen arz-talep dengesine bağlı olduğunu biliyorum ancak bu durumun büyük sebebi türkiye de çoğu yapım şirketinin “bas parayı,film çok yerde oynasın,çok gişe yapsın” döngüsüne bağlı olarak film yapması olduğu da su götürmez bir gerçek. 

Cinemaximumun bir diğer eksisi sinemayı tekelleştirmesidir kesinlikle.büyük şehirlerde her avm ye cinemaximum kurmalarından dolayı, küçük olarak nitelendirebileceğimiz şehir sinemalarına daha da az talep oluyor bu da o sinemaların ayakta kalmasını güçleştiriyor. Ayrıca fiyat politikaları da aşırı kötü. Bu gün 2 kişi cinemaximuma gittiğinde 60 liradan aşağı çıkması çok zor o yerden. Buna yiyecek-içecek dahil etmiyorum tabiki. Bu fiyatlarla çoğu öğrencinin sıklıkla sinemaya gitmesi çok zor. Zaten ekonomiden dolayı zar zor geçinen insanlar ve özellikle benim gibi  öğrenciler o kadar parayı filmden önce 30 dakika reklam izleyerek geçirmek için vermektense  daha iyi şeylere harcayabileceklerini düşünüyorlar doğal olarak.İnsanlar o paraya devlet tiyatrolarından rahatlıkla 5-6 hatta belki de daha fazla oyun izleyebilir mesela. Filmden önce ve film arasından sonra çıkan ve toplamda 45 dakikayı bulan film araları, bu tarz kuruluşların sadece para olarak değil, zaman olarak da bizi zarara uğrattığını düşünüyorum.

Benim amacım filmi  büyük salonlarda değil, kaliteli, daha uygun fiyata ve bu kadar ticari olmayan yerlerde izlemek diyorsanız cinemaximumda değil, bulunduğunuz şehrin daha eski tarz sinemalarında izleyin süslüler. Cinemaximum her yerde bulunduğundan ulaşması daha kolay olduğu için bunu yapmanın daha zor olduğunu biliyorum ancak bu paraya bu filmleri izlemeyi haketmediğimizi düşünüyorum.

Çoğu festival filmini ve bağımsız filmi ülkemize getiren başka sinema oldukça güzel bir proje. Ayrıca birçok anadolu şehrinde de anlaşmış oldukları sinemalarla gösterimlerini oralarda da sürdürüyorlar. Şehrinizdeki gösterimleri başka sinema nın web sitesinden ve twitter adresinden takip edebilirsiniz.

Not: ne çok kin kusmuşum gören de düşmanım sanacak ama konu sinema olunca biraz hassas oluyorum ajdjdjwjjsjdjs

Sinemayla kalın 🌸

8 ağustos 01:16 8 ağustos 01:18

27. zorunda kalmadıkça gitmediğim ve gizliden gizliye kin güttüğüm, mars medyaya ait sinema zinciri.

filmleri sinemada izlemeyi oldukça seven biriyim ve olabildiğince sinema zincirlerini tercih etmiyorum. kendimce diğer alternatif, tek tabanca sinema salonlarına giderek buralara destek olmaya çalışıyorum.(gizlinot: çok az kaldılar ama hala varlar ve sadece ticari kaygı gütmüyorlar) bu alternatif sinemalarda süreç belli: biletinizi alırsınız, film tam saatinde ya da öncesine konan birkaç fragman sonrasında başlar, ara verilmez ki normali budur, isteyen molasını dilediği vakit verir ve kapanış. peki cinemaximumda ne olur? sanırım burası en iyi tarafı, seansa on - on beş dk geç kalsanız da filmi kaçırmazsınız.(gizlinot: çünkü, filmin önüne koydukları reklamlar oldukça uzun! hiç unutmuyorum interstellar filmine yirmi dk kadar geç kalmıştım fakat salona girdiğimde çok şükür(!) hala reklam vardı.) filmin ortasında, tüm dikkatinizi dağıtan o mola verilir. ikinci yarı öncesi yine bir dizi reklama maruz kalırsınız ve kapanış. sonra insan kendine sorar, para vermeme rağmen neden o kadar reklam izledim? ya para verip kesintisiz, reklamsız filmi izleyeyim ya da para vermeyeyim/daha az para vereyim, reklamlı filmi izleyeyim.

çözüm, başka sinema!

8 ağustos 00:07

26. Normalde cinemaximum’a hiç gitmiyorum, geçen gün can sıkıntısı sonucu avmde yapacak bir şey bulamayıp buraya girdim. Bir bilet 20 liraydı. Ama asıl koyan suya 4 lira vermek oldu (: :) 

7 ağustos 23:15 7 ağustos 23:15