girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (112)
  • medya (3)

112. benim tarafsız olduğum, ancak bazı kullanıcılarının -kişisel etik seçimleri yetersiz gelmiş olacak ki-, başka insanların seçimlerini yargılamaya başlaması ile gözümü seğirtmeye başlamış kavram.

amacım kimsenin kişisel seçimlerini ağzıma malzeme yapmak değil. eteğin bir ucundan tutup değişiklik yapmaya çalışan bir kişiyi ancak tebrik edebilirim. fakat bu trend de (bkz: virtue signalling) denen illetten(gizlinot: lol) nasibini almaya başladı, elf olmayan gözlerim bazı cruelty free tüketicilerin başkalarını aynı yolu izlemediği için ayaküstü vicdansız, cani, ve başka sıfatlar ile yargılamaya başladığını görüyor. sözlükte youtuber'ların cruelty free ürün kullanmadıkları için eleştirildiğini ve bunun üzerinden karakter analizi yapıldığına birçok kez şahit oldum. "influencer, content creator, co-owner"(gizlinot: zaaaaaaaa hahaha) tayfasını eleştirmek için 99 sebebim var ancak cruelty free kavramı bunlardan biri değil. eh, madem cruelty free ürün kullanmamak benim değer yargılarımın hedef haline gelmesine neden olabiliyorsa ben bu konu ile ilgili fikrimi yazayım istedim. belirttiğim gibi, amacım kimseye saldırmak değil; konuya farklı bir açıdan bakmak istiyorum.

* cruelty free kavramının büyük bir pazarlama aracına dönüşmesi

kozmetik şirketlerinin özellikle son birkaç yılda cruelty free tüketime insanı sorgulatacak kadar verdiği önem hiç mi şüpheli gelmiyor? markalar kendi imaj ve ürün tanıtımlarından önce cruelty mcfree yarışında nasıl en birinci olduklarını tüketiciye göstermek için ellerinden geleni yapıyorlar. artık fiyat, performans, ulaşılabilirlik gibi geleneksel tüketim seçimlerinden önce bir ürünün cruelty free olup olmaması birçok kişi için öncelik haline geldiği için hiç şaşırtıcı değil.

"ee, bunda sorun ne?"

marka sana nasıl masum, nasıl bebeksix55 olduğunu cruelty free damgası ile gösteriyor. etik bir şekilde tüketiyorum, kafam rahat.

bu marka farların içindeki mica, rujların içindeki karmin'i, işçilerinin insanlık dışı çalışma şartlarını mı pazarlama aracı yapsın, cruelty free dururken?

(link: https://www.reuters.com/article/us-india-mica-children/blood-mica-deaths-of-child-workers-in-indias-mica-ghost-mines-covered-up-to-keep-industry-alive-idUSKCN10D2NA mica ve çocuk işçiler)

sosyal medyada cruelty free ürün kullanımı patlıyor; tüketicinin içi rahat, üretici bulduğu kolay pazarlama aracı ile mutlu. bunun gibi başka bir hikaye: (bkz: paraben free)

* her kötülüğün anası l'oreal

cruelty free konusunda en büyük tepkiyi çeken kozmetik devi l'oreal'in sadece bir senede lab üretimi deri yaratabilmek için 900 milyon dolardan fazla yatırım yapmış olması? ne şirketler ne de çin hükümeti deneyler sırasında odaya girdiğinizde ellerindeki kozmetiği okşamıyorlar. (link: https://www.cnbc.com/2017/05/25/loreal-is-making-lab-produced-human-skin-to-curb-animal-testing.html l'oreal)

* çin ve hayvan deneyleri

çin hükümeti hayvan deneyleri yapıyor çünkü özellikle komünist parti politburo komitesi tavşanlardan nefret ediyormuş. zaten köpek yiyorlar biliyorsunuz.

çin dünyanın en büyük marketlerinden birine sahip, ürün testleri oldukça meşakatli ve önemli. ülkede birçok kez toksik madde barındıran ürün ortaya çıktı ve zehirlenme skandalları yaşanıyor. (link: https://www.bloomberg.com/news/articles/2018-01-04/china-s-baby-formula-revamp-may-trigger-boom-for-nestle-danone baby formula) özellikle ülkeye dışarıdan giren ürünleri etkili bir şekilde test etmemek neredeyse 1,5 milyar milyoorluk ülkede büyük sıkıntı yaratabilir.

bunun yanı sıra, çin lokal üretimi hayvan deneyine tabi tutmuyor. deneyler ithal edilen ürünler için geçerli. burada lokal üreticiyi koruma amacı da var anlayacağınız.

ülke politikası size doğru gelmeyebilir, karşı çıkabilirsiniz. ancak bir devletin etik seçimlerden önce vatandaşının sağlığını, yerel üreticinin ekonomik refahını düşünmesi çok da şaşırılacak bir seçim değil.

* güzellik sektörü cruelty free tüketimin belki de %5'ini ancak oluşturuyor?

yukarıda bahsettiğim pazarlama kısmını tekrarlayacağım biraz; ancak güzellik sektöründeki cruelty free patlamasının tüketiciyi çok daha büyük ölçekli hayvan zulümlerine karşı kör ve sağır hale getiriyor. buraya bir güzel (bkz: whataboutism) iğneleyeceğim ancak, bir kişi cruelty free makyaj konusu üzerine histeri krizi geçirebilirken, hayvanlara ve çevreye milyonlarca kat fazla zarar vermiş palm yağını nasıl es geçebiliyor? cruelty free olmayan makyajı kullanan youtuber aşağılık da, içinde palm yağı olan eti bumbo'ya koşmalar, güzellemeler yazmak ;;;) hahah bakın çok saçma değil mi, ben buraya gelip yediğiniz yiyeceklere laf etsem, yediğiniz nutellanın orangutanların başına açtığı belaları anlatsam, ve bunun üzerinden karakter analizi yapsam.

cruelty free makyaj malzemesi kullanmak hayvanlara karşı yapılan zulme salt çözümmüş gibi lanse ediliyor. ben kimseyi buna inanmakla itham etmiyorum, ancak bu öyle bir trend haline geldi ki bizi daha önemli konulara yoğunlaşmaktan kesinlikle alıkoyduğunu düşünmekteyim. eminim bu konu üzerinde her koldan hassas davranmaya çalışan vardır; fakat tüketicinin odak noktası büyük resimden(gizlinot: ben büyük resmi reisçiler kadar net göremiyorum) kaymış durumda.

(bkz: stay woke)

15 nisan 10:29 15 nisan 10:40

111. Artık sadece cruelty free ürünler satın alıyorum. Eskiden zor gelirdi, cesaret edemezdim ama alıştığınızda gayet güzel. <3 Gereksiz ürün satın almalarınız yarıya iniyor. ben daha önce elimde olan, test yapan markaların ürünlerini bitirmek için kullanıyorum maalesef çünkü bitirmeden yeni ürün almayı sevmiyorum, ayrıca kendimi daha iyi hissediyorum. benim de bir köpeğim, zeusum var, içim acıyor. aynı zamanda alışverişlerimdeki fiş, poşet, peçete vs. kullanımıma da dikkat ediyorum, ne alaka demeyin, o da doğaya katkı bebişlerim.

10 nisan 10:13 ed.10 nisan 15:05

110. derma e ve jane ıredale ürünleri bu şekilde diye biliyorum. zaten bu niyet ve imajın peşinden giden markalar her zaman kaliteli olmuşlardır.

28 mart 13:47


109. Hep böyle bir şeyden haberdardim ama uygulaması zor geliyordu biraz araştırıp internetteki o resimleri görünce ben de bu tarz ürünler almaya karar verdim ki zaten farketmeden şans eseri hep cruelty free almışım bir ürün hariç biraz olsun vicdan rahatlığı sağlar çok büyük bir şey değil belki ama bu da onlar için bir adım olur ve belki bizim boykotumuzla umarım bu vahşilik ortadan kalkar

27 mart 20:39

108. Ben de, elimden geldiğince, kendi kullandığım ve bildiğim cf ürünleri yazmaya çalışacağım, belki fikir verir

Saç bakımı:(aslında çok fazla çeşit olan bir yer zorlanacağınızı zannetmiyorum) otacı, inecto, creightons, isana, alterra, live clean, down under naturals, the body shop, dalan, Eyüp sabri tuncer)

Vücut bakımı: the body shop, isana, Eyüp sabri tuncer, dalan, inecto

Cilt bakımı:(cilt tedavisi gördüğüm için kullanmıyorum pek aslında) bee beauty, thebodyshop, creightons ,alterra, isana, cyrene, dermalogica

Ağız bakımı: splat, perlodent, alterra, humble brush

Deodorant: cyristal, isana, soft&gentle, alterra, the body shop

Makyaj fırçaları: ecotools, real techniques, eklips, for your beauty

Makyaj: the balm, alterra, rival de loop, wet n wild, the body shop, nyx, urban decay, note, sleek, physicians formula, golden rose, pastel

Aseton: benri, Gülşah, şelale, isana

Pamuk: benri, ipek, isana

Ped: molped, scarlett, facelle

Jilet: isana

Ağda/tüy dökücü krem: sesu

Temizlik malzemesi: frosch, bingo, mintax

Not:Aklıma geldikçe editleyeceğim, yanlış bir bilgi varsa lütfen uyarın, yanlış yönlendirme olmasın. 

20 mart 13:58 20 mart 15:50

107. Keşke her gün daha fazla marka cruelty free olsa. Olan ve bunu başarabilen o kadar marka varken neden diğerleri bile bile bir canlının ölmesine ve acı çekmesine izin verir ki? Alacağım her üründe artık içerik okumaya başladım. Sertifikası varsa bakıyorum, yoksa mail atıyorum, ürünü hemen almıyorum. Bazı açıklamalar çok yanıltıcı olabiliyor. En iyisi sorup öğrenmek oluyor. Ve ne kadar sorsanız da aslında bu biraz da insanın kendi hissiyatına kalıyor. Sonuçta konu para olunca işler çok daha farklı dönüyor bu dünyada...

Hem cf hem de içeriği tamamen bitkisel olan ürünler bulmak ülkemizde daha kolay ve daha ulaşılabilir olsa ne güzel olurdu. Mesela parfüm olarak Türkiye'de hangi marka cf henüz emin olamadığım bir konu.

19 mart 16:49 20 mart 18:18

106. Yakın zamanda, hayvanlar üzerinde deney yapan markaları kullanmayı bıraktım(üst markası yapan fakat kendi yapmayan markaları kullanacağım). Cruelty free olup olmadığı konusunda emin olamadığım bir tek flormar vardı ve kendilerine konuyla ilgili mail attım bugün. Verilen cevabı aynen kopyalıyorum.

"Dünyanın dört bir yanında ürünleri ile kadınların hayatlarına güzellik sunan markamız ürünlerinin üretimi ve testleri aşamasında hiçbir canlıya zarar vermemeyi kendisine ilke edinmiştir.

Ayrıca Avrupa birliği ülkelerinde serbest dolaşım izni olan markamızın ürünleri Avrupa Birliği regülasyonlarına uygun olarak üretilmektedir.

Hayvanlar üzerinde deney yapmanın 2013 Mart ayından itibaren Avrupa Birliği ülkelerinde yasaklanması ile işbirliği yapmakta olduğumuz hammadde üreticileri de bu konuda regülasyonlara uymak zorunluluğundadır.

Markamız ürünleri ile doğaya ve hayvan haklarına saygılı bir politika izlemektedir.

Bilgilerinize sunar, güzellik dolu günler dileriz.​"

Çin pazarında değillerse problem yok gibi görünüyor fakat o soruya cevap vermemişler. İnanmalı mıyım?

19 ocak 22:53


105. (bkz: hayvanlar üzerinde test yapmayan firmalar) (gizlinot: bu başlıktan marka listelerine ulaşabilirsiniz)

ayrıca hala imzalamadıysanız: (link: https://foreveragainstanimaltesting.com/page/9140/petition/1 )

19 kasım 2017 18:12

104. son birkaç aydır tamamen cruelty-free ürünlere geçiş yapmaya çalışıyorum ancak türkiye'de zor olan durum. kullandığım crulety-free markaları yazayım belki birinin işine yarar.

ev temizleme ürünleri - mintax (şok marketlerde var)

saç, vücut bakımı - otacı, hask, urban care, inecto, the body shop, crystal deo

yüz/cilt bakımı - uriage markası bildiğim kadarıyla cf. bioderma'ya alternatif ürünleri var

dış macunu, gargara - splat

oje - wet'n wild

aseton - gülşah

pamuk - benri

makyaj - gosh, the balm, sleek, smashbox, urban decay, nyx

makyaj fırçası vs. - real techniques, beauty blender, eco tools

not: daha önce yazdığım girdiye ek yaparak tekrar paylaştım.

7 ekim 2017 05:00

103. bugün itibariyle cruelty free olmayan ürün almayacağım. bugüne kadar nerdeymişim. süslülüğün sonuna kadar arkasındayım ama ben süslü olacağım diye hayvanların acı çekmesi çok acımasızca. sonunda kafama dank etti. bir yığın cruelty free marka var zaten.

6 ekim 2017 17:55