girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (121)
  • medya (3)

121. Cruelty free olmayan bir şey alınca kendimi iğrenç hissediyorum. O hayvanların kanları bizim de ellerimizde maalesef.

Edit:zaten almıyorum, elimde olanlara (gizlinot: Önceden aldıklarım) kasten söyledim

14 eylül 20:59 15 eylül 16:58

120. Üzülerek söylüyorum ki çok severek kullandığım ve işe yaradığından emin olduğum bazı ürünlere olan bağlılığım yüzünden hayatımda %100 uygulayamadığım bir politika bu. Ancak son birkaç yıldır kendim alışveriş yapıyorsam aldığım ürünlerin cf olmasına dikkat ediyorum. Kullandığım cf olmayan ürünlerin hepsini de (link: https://www.suslusozluk.com/hipder hipder)'e bağış olarak gelen ürünlerden alarak hem bu markalara direkt olarak paramı vermemiş oluyorum hem de verdiğim para sokak hayvanları yararına kullanılıyor. Siz de çeşitli sebeplerden dolayı cf olmayan bir ürün almak isterseniz instagramda hipder'i takip edip açık arttırmaları kollayarak ürünlerinizi o şekilde alabilirsiniz. :3

16 ağustos 02:45

119. Şöyle bir 9-10 ay önce oturup düşününce ben de cruelty-free ürünler kullanmaya karar verdim. Elimde hala Maybelline, Loreal ürünleri var ancak onları bitirince daha fazla almayacağım. İçinde cruelty-free olmayan ürünler olan çekilişlere de hala katılıyorum ancak dediğim gibi, yaklaşık bir yıldır hiçbir ürünü cruelty-free mi, değil mi diye bakmadan almadım. 

İlk başta zorlanacaksınız, özellikle lipbalm konusunda eliniz hep Nivea’lara gidecek maalesef. Ancak alışıyorsunuz bir süre sonra. Gratis’te birçok makyaj markası var cruelty-free olan, Watsons’tan da cilt bakım ürünleri alıyorum.

Düşündüğünüz kadar az değil cruely-free markalar. Hayvanlar biraz özveriye ve araştırmaya değer diye düşünüyorum. Çünkü gözümün üstünde sürdüğüm farla kafesteki hayvanların işkence çekmesine destek olmak istemiyorum.

9 ağustos 14:22


118. youtuberların önce hayvan deneyi için imza kampanyası(gizlinot: body shop) paylaşması sonra da loreal meleği olmaları zoruma gidiyor süslü. önce onlar bu işe bir dur dese eminim daha çok insan duyarlılıkla alışveriş yapacak. mesela duygu özaslan ben artık cruelty free ürünler kullanacağım dese belkide ne olduğunu bilmeyenleri aydınlatmış olacak. hem hayvan besleyip hemde hayvan deneyi yapan markanın ürünlerini kullanmak iki yüzlülük gibi geliyor.

22 temmuz 00:43

117. böyle bir seçeceğimiz varken tercih meselesine bırakmamamız gereken ürünlerdir diye düşünüyorum. yapılan eziyetleri gösteren birçok belgesel var izleyelim izletelim. zoruma gidiyor süslüler hayvanların saçma sapan deneylere maruz kalması

21 temmuz 20:07

116. Bazı boykot konularında duyar kasıldığı kadar bu konuda da duyar beklediğim olaydır. Hayvanlar üzerinde deney yapmadan hayvanlara zarar vermeden yapılan üretimdir. Ve artık böyle bi zamanda herkesin dikkat etmesi gereken bi durum. "Bence".

*Youtube da ilk olarak bu konuya değinen ve benim de bu konuda dikkat etmeme vesile olan: (link: https://www.youtube.com/user/idilerturkler İdil Ertürkler)

21 temmuz 19:23 21 temmuz 22:22

115. cruelty free markaları bir de ben yazmak istedim bilmeyenler için, başlığı canlandırmak için. sokakta gördüğümüz o bazen sevmeye kıyamadığımız canları sırf o markayı o ürünü alacağım diye işkence edip öldürmeyelim. cruelty free hayvanlar üzerinde deney yapmamış markalar demektir. yanlışım olursa düzelti lütfen:

urban decay, too faced,l'erbolario, komili, eyüp sabri tuncer

physician's formula, tarte, urban care,

gosh, body shop, logona, batiste, urtekram

wet'n wild, young blood, m.asam, nyx, note, sleek, frosch, green clean

hurraw!, mediwell, sante, murad, splat

jane iredale, dermalogica, e.l.f, humble brush, natracare

kryolan, eda taşpınar, soligen, down under naturals

iva natura, creightons, madam coco

bebe, organique, laura mercier, tresan, d&p, soft&gentle

live clean, sonett, dessert essence

bee beauty, doa kozmetik, cyrene, solgar

real techniques, the crystal, missha

beauty blender, dalan, burt bees

kat von d, ecotools, alpro, farmasi, essence

the balm, bath&body works, lavera, murad

gilette'e yazdığımda yapmadıklarını söylemişlerdi, emin olamadım. şimdi kürk giyenlere nasıl linç ediyorsak, umarım çok kısa bir süre sonra bu konuda da bilinçleniriz. yeni şeyler buldukça yeniden yazarım veya editlerim.

10 temmuz 21:43


114. yabancı ülkelerde cruelty free ürünler konusunda bilinçlerdirme çok eski yıllarda baslamıs.dun 2000 yapımı olan korkunc bir film' i izliyodum kara komedi de bile cruelty ruj kullanmalısın minvalinde filmde mesaj verildi.bazı yönetmenler peta gönüllüsü ünlüleri daha filmlerinde oynatmaya dikkat ediyormus.ülkemizde de duyarlılık arttıgı için daha çok markanın cruelty free ürünler çıkarmasını bekliyorum.

3 temmuz 18:19 3 temmuz 22:30

113. benim tarafsız olduğum, ancak bazı kullanıcılarının -kişisel etik seçimleri yetersiz gelmiş olacak ki-, başka insanların seçimlerini yargılamaya başlaması ile gözümü seğirtmeye başlamış kavram.

amacım kimsenin kişisel seçimlerini ağzıma malzeme yapmak değil. eteğin bir ucundan tutup değişiklik yapmaya çalışan bir kişiyi ancak tebrik edebilirim. fakat bu trend de (bkz: virtue signalling) denen illetten(gizlinot: lol) nasibini almaya başladı, elf olmayan gözlerim bazı cruelty free tüketicilerin başkalarını aynı yolu izlemediği için ayaküstü vicdansız, cani, ve başka sıfatlar ile yargılamaya başladığını görüyor. sözlükte youtuber'ların cruelty free ürün kullanmadıkları için eleştirildiğini ve bunun üzerinden karakter analizi yapıldığına birçok kez şahit oldum. "influencer, content creator, co-owner"(gizlinot: zaaaaaaaa hahaha) tayfasını eleştirmek için 99 sebebim var ancak cruelty free kavramı bunlardan biri değil. eh, madem cruelty free ürün kullanmamak benim değer yargılarımın hedef haline gelmesine neden olabiliyorsa ben bu konu ile ilgili fikrimi yazayım istedim. belirttiğim gibi, amacım kimseye saldırmak değil; konuya farklı bir açıdan bakmak istiyorum.

* cruelty free kavramının büyük bir pazarlama aracına dönüşmesi

kozmetik şirketlerinin özellikle son birkaç yılda cruelty free tüketime insanı sorgulatacak kadar verdiği önem hiç mi şüpheli gelmiyor? markalar kendi imaj ve ürün tanıtımlarından önce cruelty mcfree yarışında nasıl en birinci olduklarını tüketiciye göstermek için ellerinden geleni yapıyorlar. artık fiyat, performans, ulaşılabilirlik gibi geleneksel tüketim seçimlerinden önce bir ürünün cruelty free olup olmaması birçok kişi için öncelik haline geldiği için hiç şaşırtıcı değil.

"ee, bunda sorun ne?"

marka sana nasıl masum, nasıl bebeksix55 olduğunu cruelty free damgası ile gösteriyor. etik bir şekilde tüketiyorum, kafam rahat.

bu marka farların içindeki mica, rujların içindeki karmin'i, işçilerinin insanlık dışı çalışma şartlarını mı pazarlama aracı yapsın, cruelty free dururken?

(link: https://www.reuters.com/article/us-india-mica-children/blood-mica-deaths-of-child-workers-in-indias-mica-ghost-mines-covered-up-to-keep-industry-alive-idUSKCN10D2NA mica ve çocuk işçiler)

sosyal medyada cruelty free ürün kullanımı patlıyor; tüketicinin içi rahat, üretici bulduğu kolay pazarlama aracı ile mutlu. bunun gibi başka bir hikaye: (bkz: paraben free)

* her kötülüğün anası l'oreal

cruelty free konusunda en büyük tepkiyi çeken kozmetik devi l'oreal'in sadece bir senede lab üretimi deri yaratabilmek için 900 milyon dolardan fazla yatırım yapmış olması? ne şirketler ne de çin hükümeti deneyler sırasında odaya girdiğinizde ellerindeki kozmetiği okşamıyorlar. (link: https://www.cnbc.com/2017/05/25/loreal-is-making-lab-produced-human-skin-to-curb-animal-testing.html l'oreal)

* çin ve hayvan deneyleri

çin hükümeti hayvan deneyleri yapıyor çünkü özellikle komünist parti politburo komitesi tavşanlardan nefret ediyormuş. zaten köpek yiyorlar biliyorsunuz.

çin dünyanın en büyük marketlerinden birine sahip, ürün testleri oldukça meşakatli ve önemli. ülkede birçok kez toksik madde barındıran ürün ortaya çıktı ve zehirlenme skandalları yaşanıyor. (link: https://www.bloomberg.com/news/articles/2018-01-04/china-s-baby-formula-revamp-may-trigger-boom-for-nestle-danone baby formula) özellikle ülkeye dışarıdan giren ürünleri etkili bir şekilde test etmemek neredeyse 1,5 milyar milyoorluk ülkede büyük sıkıntı yaratabilir.

bunun yanı sıra, çin lokal üretimi hayvan deneyine tabi tutmuyor. deneyler ithal edilen ürünler için geçerli. burada lokal üreticiyi koruma amacı da var anlayacağınız.

ülke politikası size doğru gelmeyebilir, karşı çıkabilirsiniz. ancak bir devletin etik seçimlerden önce vatandaşının sağlığını, yerel üreticinin ekonomik refahını düşünmesi çok da şaşırılacak bir seçim değil.

* güzellik sektörü cruelty free tüketimin belki de %5'ini ancak oluşturuyor?

yukarıda bahsettiğim pazarlama kısmını tekrarlayacağım biraz; ancak güzellik sektöründeki cruelty free patlamasının tüketiciyi çok daha büyük ölçekli hayvan zulümlerine karşı kör ve sağır hale getiriyor. buraya bir güzel (bkz: whataboutism) iğneleyeceğim ancak, bir kişi cruelty free makyaj konusu üzerine histeri krizi geçirebilirken, hayvanlara ve çevreye milyonlarca kat fazla zarar vermiş palm yağını nasıl es geçebiliyor? cruelty free olmayan makyajı kullanan youtuber aşağılık da, içinde palm yağı olan eti bumbo'ya koşmalar, güzellemeler yazmak ;;;) hahah bakın çok saçma değil mi, ben buraya gelip yediğiniz yiyeceklere laf etsem, yediğiniz nutellanın orangutanların başına açtığı belaları anlatsam, ve bunun üzerinden karakter analizi yapsam.

cruelty free makyaj malzemesi kullanmak hayvanlara karşı yapılan zulme salt çözümmüş gibi lanse ediliyor. ben kimseyi buna inanmakla itham etmiyorum, ancak bu öyle bir trend haline geldi ki bizi daha önemli konulara yoğunlaşmaktan kesinlikle alıkoyduğunu düşünmekteyim. eminim bu konu üzerinde her koldan hassas davranmaya çalışan vardır; fakat tüketicinin odak noktası büyük resimden(gizlinot: ben büyük resmi reisçiler kadar net göremiyorum) kaymış durumda.

(bkz: stay woke)

15 nisan 10:29 15 nisan 10:40

112. arkadaşlarımdan biri proje bazlı çalışıyor ve son projeleri test için gerekli hayvan sayısını optimize etmek. sektörde dönen paralar, o canlıların talebinin hep yüksek olması, kısa süre sonra "çöp" oluşları beni iyice düşündürdü. makyajla olan bağım iyice kopmaya yakınken almaya devam ettiğim tek malzeme olan maskarayı da hayvan testi yapmayan markalardan tercih etmeye başladım. şirketler kamyonlarca hayvan "sipariş" ediyor. zorla çiftleştirilip kullanılıyor hepsi. insani gelmiyor iyice soğudum bu tip sektörlerden. 

29 mart 16:44