yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (976)
    • medya (7)

    976. Huzur kavramını düşündüğümde aklıma hep kumsal gelir ve sen benim için o kumsaldın.O berrak deniz de sendin,dalga sesleri de sendin.Bütünüyle hepsi sendin.Ama beni gerçekten çok kırdın ve geri dönüşü olmayan bir yerdeyiz.Artık farklı yönlere gidiyoruz.Ben yeniden iç huzuru sağlayacağım bir gün.Sense o kumsaldaki kum tanesi gibi olacaksın.Varlıgın ve yokluğun farkedilmeyecek.

    dün 19:22

    975. Davul gibi gerilen derini aman Allah kim bilir kimler inletmiş (gizlinot: Pamela - istanbul)demek isterim ona.

    dün 19:00 dün 19:13

    974. "En uzun süren sevdalar yarım kalanlardır"

    Ama biliyorum ki sende ne uzun sürecek ne de yarım kalacak hiçbir şey olmadı,olmayacak

    16 ağustos 23:06

    973. bana beni sevdiğini söylediğinde hep dalgaya aldığım, sana hep uzak davrandığım için özür dilerim. şimdi fark ettim ki ben de seni çok seviyormuşum. keşke daha farklı, aşk meşk konularında daha rahat, şeffaf biri olsaydim ve senin gibi birinin başını ağrıtmak yerine daha fazlasını yaşayabilseydik. aramız açıldığından beri başkalarıyla tanıştım ama herkese soğuk durmamın, yok ya bu da değilmiş dememin sebebi seni sevmemmiş. işin kötü yanı senle de anlaşamamamız varlığın ayrı dert yokluğun ayrı dert. seni düşününce içim alev alev oluyor, kasılıyor ama bi yandan da aşırı huzurlu şimdi olsan öyle bi sahip çıkardım ki sana

    16 ağustos 22:27 16 ağustos 22:27

    972. Ne çok bekledim ama seni. Ne çok istedim olmasını, benim olmanı, hep yanımda olmanı. Doğru olmadığını iliklerime kadar hissettiğim halde istedim, olmayacağını kendime haykıra haykıra, yanlış olduğunu bile bile istedim. Olmadı tabii, olamazdı da zaten. Kendime olan saygımı yeterince kaybettim daha fazlasına lüzum da yok kaldıracak gücüm de. En doğrusu buydu çünkü en doğrusu arkaya değil biraz olsun yana doğru bile kafamı çevirmemekti. Saatler süren konuşmalardan saatler süren cevap beklemelere evrilme süreci... Durup düşününce deli gibi ağlamak geliyor içimden ama değmez, hak etmeyene ağlanmaz. Gerçi sana değil ben kendime ağlıyorum ama kendime acımak da yok artık. Belki küçük bir ödül vazgeçebildiğim için, vazgeçilebilir olduğu için sana da küçük bir teşekkür. Senin haberin yok tabii bunların hiçbirinden olmayacak da. Doğum gününü de senin kutladığın sadelikte kutladıktan sonra hayatımda olmayacaksın. Hiç olmamışsın gibi, onca şeyi hiç yaşamamışız gibi bana hiç “beni unutmuşsun görüyorum” dediğimde “olmuyor neler neler yaptım olmadı” dememiş gibi, kahkahalarla gülmemişiz gibi, birbirimizin her şeyini bilmiyormuşuz gibi, birlikte hiç şarkı dinlememişiz gibi, yan yana gelince harika vakit geçirmiyormuşuz gibi, beni kucağına alıp herkesin içinde hiç havaya kaldırmamışsın gibi, defalarca kez sıkıca sarılmamışız gibi, birlikte kahve içmemişiz gibi, birbirimize hiç güzel sözler söylememişiz, hiç birlikte üzülmemişiz gibi, sabahlara kadar konuşmamışız gibi, kokumu hiç sevmemişsin gibi, seninle ilgili tek bir anıyı aylardır cüzdanımda taşımıyormuşum gibi bitecek. Hayatımın çok büyük bir kısmı da eksilecek seninle birlikte, keşke eksilmese ama seninle birlikte keşkeler de yok artık.

    16 ağustos 02:05

    971. "Benim hayatım temelinden sarsıldı, seni güneş gelen tarafa oturtmuşum özür dilerim"

    14 ağustos 10:37

    970. 4 sene önce ilk gördüğüm günden beri seni düşünmeden 1 günüm bile geçmedi. Sen aklıma gelince gözlerim doluyor. Hala umutluyum, belki birgün birlikte olabiliriz. Ben seni bekleyeceğim.

    13 ağustos 22:24

    969. Sen nasıl bir insansın, hayatında hic mi sevilmedin, hic mu mutlu olmadın, nasıl bu kadar negatif oluyorsun, nasıl oluyor da yüzü gülen birine nefretle bakıyorsun, nasıl oluyor da yaptığın saçma hareketler nedeniyle bu kıç kadar şehirde oradan oraya sürülürken hep en iyi sen, hep en kültürlü sen, hep en güzel sen oluyorsun, nasıl oluyor da kendi çocuğuna nefretle bakarken başkasının çocuğunu yetiştirme tarzını eleştiriyorsun.

    Sana cevap vermemem, dediklerini gülerek geçirmem sana olan saygımdan ya da korkumdan değil. Dediklerimi anlamayacak kadar kalın kafalısın tek nedeni bu.

    13 ağustos 00:49

    968. seni seviyorum. sana söylemem gereken tek şeyi sana hiç söyleyemediğim için çok üzgünüm. bazı şeylerin geri dönüşü olmuyor,ben o şehirden dönmeyeceğim ve sen de hiç beni sevmeyeceksin zaten. hani demiştin ya ‘belki ileride karşılaşırız’ belki o zaman seni sevdiğimi söyleyebilirim sana,kim bilir. 

    8 ağustos 05:59

    967. Her yüzde seni görüyorum. Her dışarı çıktığımda her an seni görecekmiş gibi hissediyorum. Kollarımda başkaları, ellerimi tutan başkaları oluyor. Dudaklarımda başka insanların izleri var ama aklımda sadece sen dönüp dolaşıyorsun. Yemin ederim çok sevdim ben seni. Hâlâ da seviyorum. İşin en iğrenç kısmı da ne biliyor musun? şimdi arasan açarım telefonu. Gelsen yanıma kabul ederim seni. Gurur denen bir şey hiç var olmamış gibi davranmaya dünden hazırım. Sana yazamadığım için 4 aydır telefonumun not uygulamasına yazıyorum söylemek istediklerimi. Hepsini sana okuyacağım bir gün olacakmış gibi hissediyorum boşu boşuna. Biliyorum gece yastığa kafanı koyduğunda aklına gelmiyorum, biliyorum sendeki iki üç eşyamı çöpe attığını. Biliyorum yanında bir başkası olduğunu. Biliyor musun kokunu almak için gizli gizli parfümünün satıldığı yere gittiğim oluyor. Numaramın engelini açmamışsın gecenin bir yarısı bir kaldırımda sarhoş kafayla seni aradığımda farkettim. Bütün bir senem seninle geçti. Ankara'nın neresine baksam seni görüyorum. Kışın Kızılay'da bir elim senin montunun cebinde değilken nasıl yürüyeceğimi bilmiyorum mesela. son buluştuğumuz geceyi düşünüp bir anlam çıkarmaya çalışıyorum hep. Çok şey oldu, çok zaman oldu ama ne olur gel artık.

    8 ağustos 04:22