girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (31)
  • medya (2)

31. Ya sen nasıl güzelsin! Böyle kaliteli şeyler izledikçe yahu keşke bu fikirler benim kafamdan çıksaydı diye kıskanıyorum. Jenerik, çekim kalitesi, oyuncular, müzikler, ambiyans, senaryo her şeyine bayıldım. Evet bazı sahneleri çok kasvetli ve uzun ama ben yine de çok sevdim. Sürekli ingilizce şeyler izlemekten de sıkılmıştım zaten biraz, ilaç gibi geldi. Son iki bölümüm ama kıyamıyorum bitmesin :( 

7 mart 06:56

30. !!! S p o i l e r

-

-

-

-

-

-

-

İlk önce karakterler hakkında konuşmak istiyorum. O nasıl bir cast'tir. Bütün karakterlerin çocuklukları nasıl büyümüş hallerine benziyor. Hayran kaldım. Hannah çocukkende büyükkende hayatımda gördüğüm en şirret karakter. Tam bir takıntılı sapık. Katarına ise benim favorim. Cabbar alman kadınını gösterdi valla, ulrich nasıl aldattın lan o kadını??? Regina' yi tokatladığı sahnede keyfim yerine geldi. Regina bence çok şey biliyor. Eskiden annesi simdide kocasi santralin basinda. Kocasının asıl ismi Boris'miş. Sırrı ne merak ediyorum.

Her şey bir paradoksa, ve olay ne yapılırsa yapılsın değişmeyecekse konu kaderle ilişkili olmuyor mu? Ayrıca hannah nasıl mikkel'in küçüklüğünü hatırlamıyor burası kafamı karıştırdı. Okulun 1986 yılındaki fotoğrafında açık açık mikkel var. Bunu nasıl kimse görmedi? Bir tek charlotte en son durumu anlamaya başladı ve ulrich'in hapishane resimlerini gördü. Ulrich geçmişe gitmeseydi ve helge'yi yaralamasaydı eğer her şey başlamayacaktı. Mı acaba? Ulrich nasıl kurtulacak çok merak ediyorum. Noah jonas'ın kandırıldığını söyledi ama jonas' in geleceğe gitmesi onun ait olmadığı zamanlardan silinmesi mi acaba? Yaşlı jonas ben senin tecrübe edeceğin her şeyi çoktan yaşadım demişti. İyi de kendisi deliği yok etmek için geçmişe geldi. Nasıl jonas'la aynı şeyleri yaşayabilir. Kendisiyle aynı düzlemde gitmedi ki hayatı. Orayı anlamadım... Claudia' nin duvarındaki resimlerde sağır kızda vardı, onun etkisi ne merak ediyorum. Çünkü noah onu kaçırmadı. Noah agnes'in kocasi mi? Bir papazdan bahsetti ama öldü dedi. Deliler gibi sorguladım.

İlginç bir dizi gerçekten, bazı sahneler gereksiz uzun ama konu ilgi çekici. Bu paradoksal durum nereye gidecek merak ediyorum.

26 şubat 10:03 26 şubat 15:36

29. Dizi arayışında olan süslüler varsa bir bakınsın derim. Dizi genel olarak gizem üstüne kurulu ve 2.bölümden itibaren neyin ne olduğu anlaşılıyor(gizlinot: Yani konusuna dair çünkü konuyu tam bilmeden izlemeye başladım) ancak benim kafa daha 4.bölümü bitirir bitirmez karışmaya başladı. İlk önce çekimser başladım, kasvetli geliyor bazı dizilerin atmosferi bu da onlardan biri ama neyseki meraktan kasvet falan kalmıyor.dizilerin konusundan bahsetmeyi hem beceremem hem de ucunu kaçırırım diye bu girdiyi burda sonlandırıyorum ve tavsiye de ediyorum :)

Haa bir de müzikleri aşırı güzel netflix dizisi.

11 şubat 22:32 11 şubat 22:36


28. çıkış noktası nietzsche nin bengi döngüsü olan dizi.

bence de zaman doğrusal değil ya da akla en yatkın açıklama mülksüzlerde geçtiği üzere 'time has two aspects. there is the arrow, the running river, without which there is no change, no progress, or direction, or creation and there is the circle or the cycle, without which there is chaos, meaningless succession of instants, a world without clocks or seasons or promises.' olabilir.

Ayrıca 'time is a flat circle'. (gizlinot: <3)

(link: https://i.hizliresim.com/QVQ19g.jpg Bengi döngü1)

(link: https://hizliresim.com/8Y8mjW Bengi döngü2)

5 şubat 09:52 5 şubat 10:01

27. alman yapımı netflix dizisi. kurgusu, oyunculukları, müzikleriyle efsane bir şey, son zamanlarda yapılan en kaliteli yapımlardan biri olduğunu düşünüyorum. stranger thingsle alakası yok demek doğru olmaz ben baya benzettim ama ona göre daha iyi buldum. stranger thingste beni çeken şey çocukların muhteşem oyunculuklarıydı, burada artı olarak kurgu da çok güzel. birazcık karakterlerin yenisi eskisi muhabbetinden kafa karıştıran bir dizi gibi görünse de aslında dikkatli izlenildiğinde her şey açık oluyor, ben çok zorlanmadım. (gizlinot: arkadaşım aşırı karışık dediği için dikkatli olma seviyemi maksa getirdim, her bölüm sonrası bu kimdi bu kimdi diye oturup düşündüm ondan olabilir dfgsadsf)

taze bitirdim de geldim kafamda deli sorular var, buradan sonra yazı ağır spoiler içerir.

küçük bir kasabada çocuklar patır patır kaybolmaya başlıyor ve hepsi bir ormanda buhar olup uçuyor resmen. polislerin o ormanı didik didik araması, mağaraymış oraymış buraymış her yerin altını üstüne getirmesi gerekmez mi? mikkel için düşünüyorum, o mağara yakınlarında kaybolmuş bir çocuk. herkesi kaybedip mağaranın içine sığınmak için girmiş ve daha sonra o mağaralar arasında kaybolmuş olabilir en basitinden ama doğru dürüst hiç arama yapılmadı bile. sonra gitti jonas gibi bir bebe geçidi buldu. bana burası biraz anlamsız geldi.

gretchen adında bir köpek 1986'ya gitti biliyorsunuz, o kapıları açmak deli zor bir şey zaten hava akışı gibi bir şey oluyor, bu kafasız köpek nasıl geçti oralardan? acaba biri helge köpeği mağaralara saldıktan sonra özellikle mi geçirdi? bilemiyorum.

aynı şekilde dizide akan zaman kavramını çözemiyorum.

(link: https://taylorholmes.com/2017/12/22/netflix-series-dark-family-tree-poster/ her şey çok karışık diyenler için soy ağaçları ve karakterler)

(link: https://www.youtube.com/watch?v=R2e2yHjc_mc biraz da gülelim köşesi) (gizlinot: kaynak ekşi sözlük alaturka adlı yazarın bir girdisi)

4 şubat 12:55

26. --------girdinin tamamı spoiler--------

dizi, einstein'ın zamanın doğrusal değil de döngüsel olabileceği sözü ile başlıyor.

1986'daki nükleer santral olayı,bir solucan deliği yaratıyor.y şeklinde düşünürsek, merkezi 1986, geçmişi 1953 gelecek ise 2019 oluyor.

2019'da jonas tarafından yeni bir portal açılıyor bunun da merkezi 2019, geçmişi 1986 ve geleceği 2052 oluyor diye düşündüm ben.

solucan deliği 33 senede bir çalışıyor diye düşünüyorum,tüm olaylar bu senelerde oluyor zaten.bir de dizide polis kadın büyükbabasının böyle bir teori anlattığını söylüyordu.

aynı zamanda noah, kendisi bir zaman makinesi yaratmaya çalışıyor ve sonunda başarıyor, neden bilmiyoruz, iyi mi kötü mü bilmiyoruz, claduia'nın rolünü bilmiyoruz,çocukların kaldığı oda,yüzleri yanarak ölmeleri, köyunların,kuşların ölümü de biraz mıstizm ve gerilim için bana kalırsa.

paralel evrenler açısından bakarsak,her geçmişe gittiklerinde geleceği etkilemeleri gerekir ancak, döngü içindeler,dolayısıyla bence kesinlikle "kadercilik" işleniyor bu sezonda.özgür irade vs asla yok, olacağı varsa olur teması hakim.

paradoks zaten oluşmuyor aynı sebeple diye düşünüyorum.

sanki zamanda yolculuk bile kaderin parçası gibi.

bu loop'u-kısır döngüyü nasıl açıklayacaklar onu da merak ediyorum,zamanda sabit nokta falan mı diyecekler?  dizi bu kadercilik girdabıyla uzun süre devam edemez.

hegel'in yaşlı halinin genç halini öldürmeye çalışıp öldürememesi,hegel'in küçüklüğünü ulrich'in öldüremeyişi hep bak uğraşsan da değişmez hiçbir şeyi gösteriyor.

bir de röportajlarını okudum senarist ve yönetmenin, almanya'nın küçük kasabalarından ikisi de,çocukken de böyle garip hikayeler duyardık diyorlar, başta dedektifçilik gibi görünen diziye biraz daha mistik, doğaüstü olaylar içeren bir hava eklemek istemişler.

özetle,bilim kurgu soslu, mistik, gerilimli bir dizi dark. yani, bilim temelliyiz diye bir iddiaları var gibi gelmedi bana izlerken, ha, saçma noktaları elbette var ve portalın çatır çatır kullanılması gerçekten komik oluyor.

yine de ikinci sezon neler getirecek bize, merak ediyorum bakalım.

çoğu insan bu sezonda karakter yoğunluğuna-kim kimdir'e yoğunlaşmış, ki senarist de bunu istiyor bana kalırsa, bu sezon karakterleri çözdük, gelecek sezon konuya dair daha derin, daha sürükleyici olaylar bekliyorum yoksa yine milletin geleceğini,geçmişini tahmin etmek sıkıcı olabilir.

insanlar bana kalırsa biraz da gereksiz saklabanlıklar olmayan insani geren, merak ettiren bir dizi izlemek istediler, bir de kış aylarında soğukta çayla çok iyi gitti dizi, daha önce de belirttim, asla bir başyapıt değil, yeni bir soluk da değil ama güzel bir dizi,  apfelstrudel tadında alman işi. (gizlinot: swh)

30 ocak 14:03 4 mart 23:48

25. Diziyi gerçekten beğendim mesela stranger things’i beğenememiştim. Fakat kafamda oturtamadığım çok nokta var zaman yolculuğu, fizik kitapları okudum ufak tefek bilgim var bu konularda ama bazı detaylar gerçekten olasılıksız geliyor. Nedense sürekli gerçeklik payı arıyorum

29 ocak 22:35


24. Bi konu hakkında uzun uzun konuşan aslında o konu hakkında hiç bilgi sahibi olmayan insanlar vardır ya dizinin kendisi de aynen onu anımsattı bana. İki teori konuşunca bilimsel gerçeklere dayanan bir şey izlicem sandım da bu açıdan boş çıktı dizi. Bir ütopya/distopya yaratıldığının havası daha çok verilmiş olsa bütün saçmalıklar o dünyanın fizik kurallarıymış gibi gösterilse gerçekten kusursuz bir dizi olurmuş. Tutarsızlıkları dışında konunun işlenişi, sinematografisi, müzikleri, oyuncu seçimleri, atmosferi çok güzel gerçekten.

---spoiler---

Solucan delikleri, paralel evrenler teorisinden vs bahsedip butterfly effecti bi kenara bırakmak bununla da kalmayıp gelecek geçmişi etkiler demek wtf etkisi yaratıyor. Paralel evrenler teorisini anlatıp zamanın doğrusal ilerlediği gerçeğini bir kenara bırakmak da akıl işi değil. Paralel evrenler teorisinin temeli zamanın doğrusal akmasıdır zaten. İşi kadere bağlayıp bilimsel konuşuyormuş gibi yapalım kadere de paradoks diyelim demek izleyicinin zekasıyla dalga geçmektir. İşledikleri şey paradoks değil kader. Bir şeyin olacağı varsa olura bağlıyorlar her şeyi. Paradoksların içinde geçmiş geleceği etkiler çünkü zaman doğrusal ilerler. Geleceğin geçmişi etkilemesi hiçbir durumda gerçek olamaz. Dizinin şu an paradoksa izin vericek bir akışı yok. Yapıma Sci fi, fantazya olarak bakınca bunlar rahatsız etmiyor ama öyle bir 'bilimin ışığında ilerliyoruz, uzay zaman bizden sorulur' havası yaratmışlar ki ciddiye alamıyor insan.

Herhangi bir karakterin geçmişe gidip yaptığı tek bir hareketin gelecekte birçok şeyi etkilemesi gerekir. Ama hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor insanlar hayatına. Dizide bunu onun geçmişe gidip o şeyi yapacağı zaten en başından belliydi ondan hiçbir şey değişmiyor geçmiş geleceği değil, gelecek geçmişi etkiliyor şeklinde açıklıyorlar. Bu kaderciliktir.

500t'ye biner gibi gidip geliyor millet ama uzay zaman boşluğuna sıkışan yok, 5.boyuta geçen yok. 2.sezonda 5. Boyuta değinseler çok çok hoş olur, 2. Sezon biraz daha farklılık ve derinlik istiyor. 5. Boyut işlense o zaman paradoksa izin veren hatta karakterlerin paradokstan kurtulabilecekleri bir akış yaratabilirler..

Jonas'ın döngüyü sonlandırmayı umarak yanlışlıkla yeni kapı açmasıyla anlaşılan post apocalyptic bir sezon bizi bekliyor. Nükleer apocalyptic de nasıl klişeler klişesi :) Yalnız 2052'de jonas'ı geleceğe hoşgeldin diye karşıladılar. Geçmişle gelecek arasında bi 500t'ye benzer bi hat olduğunun farkında yani insanlar bu açıdan 2052 bi miktar heyecan verici.

Zaman yolculuğu işlenmesi zor bir konu içine bir de karmaşık ilişkiler ekleyip işlemişler kesinlikle kötü bir dizi değil. Sadece uydurdukları saçma sapan gerçekleri bilimsel gerçekliğe dayanıyormuş gibi lanse etmeleri sinir bozucu. Hakkında tahmin yürütmek ve teorileri okumak da cok keyifli.

Anlamadığım şeylerde biri Mikkel nam-ı değer michael kahnwald neden mikkel doğmadan önce öldürmedi kendisini. 33. Yılı bekledi onu anlamadım. mikkel'in doğmasını beklemeden intihar etse daha iyi bir hamle olmaz mıydı?

Sığınaktaki o odada birinin çocukluğu geçti belki iki kişinin ama kim onlar? Biri noah bence. Gizli bi ilişki sonucu dünyaya gelmiş olabilir. Malum ihanet eden edene. Asıl büyük çekişme noah ile claudia arasında olduğuna göre aralarında bir bağ var ama ne? Sorular sorular.. Noah kim acaba en çok bunu merak ediyorum. Magnus da olabilir geçmişten biri de. Agnes kocam papazdı dedi ama burada fake atıyorlar bence. Kocasını noah sanalım diye. Noah bartosz değil büyük ihtimal. Alakalı alakasız çoğu sahnede gerilim müziği vermeleri çok hoşuma gitmedi. Çünkü gerildim hdjs

29 ocak 19:23

23. duygu özaslan sığlığı ile stranger thingse benziyor demek istiyorum, konu olarak değil, bu tarz yeni populer olunca ay bende bunun bir versiyonunu yapayım benzerliğinde, vereyim bağlantılı olmayan sahneler, vereyim gizem diyorlar. amiyane bir tabiri var; beyin cıklatma tarzında ama demicem çünkü ben çok terbiyeli bir süslüyüm. şu an 4. bölümdeyim henüz bir zeka pırıltısı göremedim kendimde, tamamen kendi içimde kaosa düştüm anlamıyorum süslüler noluyor.. ki ben sci-fi nin dibine vurmuş biriyim. neyse kısmeth bakalım..

ps. birde ingilizce dublajı gerçekten çok kötü, ses başka ingilizce altyazıyı başka yazıp beni benden aldılar.

25 ocak 12:22 25 ocak 13:05

22. O karanlık atmosferi, merak uyandıran konusu, almancanın bu kasvete uygunluğu, amerikan dizilerinde olan o aşırılığın olmaması ve bir sürü karman çorman karakterleriyle müthiş bir dizi. Biraz İskandinav dizilerini de andırıyor. Ulrich özellikle Mads mikkelsen’ın almanya şubesi gibi geldi bana. 

Umarım ikinci sezonu hıZla çıkar zira ikinci sezon onayını aldığını duydum. 

22 ocak 01:27