sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (52)
  • medya (1)

1. gına getirirler.

iş verenlere, işe almadan önce çalışacak olanlara şu yazıyı okutmalarını ve anlamalarının sağlanmasını istiyorum.

Kişisel alanın ve insanların mesafe kullanımının incelenmesine genel olarak proksemik denir. ‘Proksemik’ terimini ilk kez 1963 yılında, insanların uzamsal ilişkileri ve alanları kullanarak sözsüz iletişimlerini inceleyen antropolog ve araştırmacı Edward Twitchell Hall (1914-2009) tarafından kullanılmıştır. Araştırması sırasında, prosemikle ilgili dört alan tanımladı:

1) Mahrem Bölge: 45 santimetreye kadar olan bölge

2) Kişisel Alan: 45 cm ile 1.2 metre arası

3) Sosyal Alan: 1.2 metre arası ile 3.6 metre arası

4) Kamu Alanı: 3.6 metre ile 7.6 metre arası

Yakın Alan: Bu alan, bedeninizden 45 cm kadar öteye uzanır. Adından da anlaşılacağı gibi, sadece çok yakın ilişkiler sürdürenler birbirlerinin yakın alanın girebilirler. Bu, genellikle dokunmak, fısıldamak, sarılmak, öpüşmek vs. için kullanılan alandır.

Kişisel Alan: Bu alan sizden yaklaşık 45 cm ötede başlar ve 1.2 metreye kadar uzanır. Yakın arkadaşlar ve sağlam kişisel bağlantılarınız olan insanlarla ilişkileriniz için ayrılmış olan alandır

Sosyal Alan: Bu alan sizden yaklaşık bir metre ötede başlar ve 3.6 metreye kadar uzanır. Bu, yeni tanışıklıklar, günlük arkadaşlıklar ve yüksek bir rahatlık seviyesine sahip olmadığınız diğer herkesi için ayrılmış olan alandır.

Kamu Alanı: Bu son alan, 3,6 metre kadar ötede başlar ve 7,5 metreye veya ötesine kadar uzanır, Kamu içindeki iletişim alanıdır; parkta veya alışveriş merkezinde yürürken ya da bir dinleyiciye konuşurken insanlar aranızda bulunan mesafedir.

Bunlar Bilmek Ne İşimize Yarar?

İnsanlarla iletişime geçtiğimizde sosyal alanla başlar ve sonra kişisel alana gireriz. Bu çok dikkat edilmesi gereken bir konudur, kesinlikle mahrem alana girilmemeli ve kişisel alana da girerken yavaş ve tepkiler gözlenerek girilmelidir. Bir çok insanın sosyal alandan kişisel alana hızlı bir giriş yaptığını ve bu yüzden çok itici bulunduklarına bizzat şahit oldum.

Etkili İletişim derslerimde bu alanlar arasındaki yumuşak geçişi öğretiyor, sonrasında Hipno-nlp’deki tekniklerle devam ediyoruz.

Şimdi kendinize şunu sorun, insanlarla iletişime geçerken bu alanlara hiç dikkat ettiniz mi?

bu yazı (link: http://hakanmenguc.org/ hakan mengüç'ün )sitesinden alıntıdır.

17 ocak 2015 18:05

2. bugün bir parfümeride bana gına getirmiş çalışanlardır. küçük yerler de böyle olacaksa vay halimize. telefonla konuşuyorum bi yandan da bakınıyorum. bi şeye elimi uzatıyorum hoop 'yardımcı olalım' diye yanımda bitiyorlar. yanımda bitiyorlar demek de doğru değil aslında çünkü zaten küçük bi yer ve oraya göre epey fazla çalışan var. yani yanımda bitemiyorlar zaten hep oradalar. 1 değil 2 değil farklı farklı kişilerden 10 defa falan 'yardımcı olalım' lafını duydum. hadi haberleri yoktu desem yoo ben hayır dediğimde cidden hepsi oradaydı. o kadar psikolojik baskı altında kaldım ki yaklaşma cıss o deyip elime elime vuruyorlarmış gibi hissettim. yere oturup 'abla nolur yardımcı olmayın' diye ağlayasım geldi. sonra bi tane çalışan dedi ki 'kusura bakmayın ama siz tek başınıza bakınca kameralardan biz ilgilenmiyor gibi görünüyoruz bize kızıyorlar' dedi. 'ya anlıyorum işiniz zor ben de sizi zor durumda bırakmak istemiyorum ama cidden soracağım bi şey yok bi şey olursa söylicem ben size' falan demek zorunda kaldım. ne diyeyim. suç çalışanların olmuyor her zaman. ne biçim mağaza politikasıysa. şey kadar parfümeri bi de. üzüldüm valla.

24 şubat 2015 20:29

3. insanın canına tak ettiren kişilerdir. Mağazaya girdiğiniz anda ensenize yapışır nereye giderseniz takip ederler. Bir ürüne el atmaya görün daha da dibinize yapışıp 'yardımcı olalım' derler. Bundan rahatsız olur kibarca 'teşekkürler' der ürünü derhal yerine bırakırsınız tabi doğal olarak. o zaman da 'onun bir de şu rengi/markası/türü var' derler. Bu noktada kibarlığı elden bırakamazsanız (gizlinot: benim gibi ) mağazanın kalanını gezemeden muhtemelen terk edeceksiniz.

Amaç yardım etmek olabilir ama rahatsız olduğumuz her halimizden belli. Zaten her yerde kameralar var o kadar şüpheleniyorsanız bizden oradan da rahatlıkla takip edebilirsiniz. Bunun bir de devamlı bir şeyler satmaya çalışanı var ki o daha fena.

25 şubat 2015 13:50 25 şubat 2015 21:33

4. Çözümünü bulduğum durum. aklımda pastelden gördüğüm bir mat ruj vardı, renklerine bakmak için maltepe park watsons'a gittim. hemen geldi yanıma, aklımdaki rengi anlattım acaba var mı o rujların içinde diye daha standa varamamışken. o renk başka markada var onlardan vereyim dedi. başka marka dediği de pahalı yani en azından bir ruja o parayı asla vermeyeceğim markalardan. "yok, o kadar para ayırmadım o çok pahalı" deyince sanki eski sevgilisiymişim de yanımda başkasıyla gidip nispet yapmışım gibi bir anda geri döndü gitti. yavrum benim cebimdeki parayı senin baban mı veriyor? harcamam, harcamam. sanane yani. neyse, en azından "dibinde biten mağaza çalışanı nasıl uzaklaştırılır? madde 1"i kayıtlara geçmiş oldum.

25 şubat 2015 14:02

5. Özellikle aradığım birşey yok bakınıyorum dediğim anda gidiyorlar. Ben çok da rahtsız olmuyorum o yüzden. Görevli biri arayıp da bulamadığım durum daha sinir bozucu oluyor. Rafları falan kendim karıştırıyorum o zaman da onlar toplamak zorunda kalıyor. Bana ne ilgilenselermiş.

25 şubat 2015 15:09

6. İtiraf ediyorum süslüler öğrencilik zamanında magazada part time çalışmış biri olarak bende onlardan biriyim. Ama inanın amacım gidip şu müşteriyi rahatsız ediyim değildi. Asıl suçlu o arkanızda dolaşan çalışan değil onun müdürüdür. Çalışırkende ne kadar rahatsız edici olduğunu farkındaydım ama elden ne gelir . Eğer magazada bir müşteri varsa ve siz onun dibinde değilseniz ve müdür o an sizi görürse yediniz zılgıtı niye ilgilenmiyorsun müşteriyle diye . Yahu ben öğrenciyim gelmiş vizeler gitmiş finaller acaba quiz olacakmı bu hafta diye düşünürken bide tüm bunların arasında kendimi iş hayatına atmışım inanın en son isteyeceğim sey beni yanında görmekden rahatsız olacak birinin dibinde dolaşmak üstüne birde bişey lazım olursa ben sorarım siz dolaşmayın peşimde diye müşteriden 2. Sınıf insan muamelesi görmek yani süslüler diyeceğim o ki çalışanların değil müdürlerin suçu bunlar hep yazıl o çalışanlara kızmayın onlara

25 şubat 2015 15:28

7. bazıları var hele mağazada öyle bekliyor, dışarı bakıyor, işte o mağazalardan kaçıyorum. girip alasım varsa bile bir kaç tur atıp öyle giriyorum, onları başka birileri oyalarken. korkulu rüyam. hiç haz etmiyorum.

25 şubat 2015 16:26

8. Kozmetik dışı bir mağazada çalışmıştım. Bana söylenen müşteri varken mutlaka ortalıkta olmam, rafta bişey duzeltiyomuş gibi yapmamdı. Akşama dek 10 kere muiış gibi yapınca bazen uzakta öylesine dururdum. Tabi bana göre uzakta. Şikayetçi olan tek müşteri oldu, o da kasada patronuma ödeme yaparken oyle abarta abarta anlattı ki, lanet olsun demiştim, sanki ustune atladım. Bana soylemektense sanki benim cezai ehliyetim patronummuş gibi direkt ona soyluyordu, zaten aramız kotuydu patronla bu olay yaralamıştı beni.

Ha ama nedir, geçen tekin acara girdim 4 kadın 1 adam hoşgeldiniz ne aradınız dedi. Komik geldi hafifçe guldum iyi niyetle, merhaba şuna bakmıştım dedim. Gelen cevap:"haaa buse terimden okuyup mu geldiniz". Ne diyim....

25 şubat 2015 17:19

9. Kendisi asgari ücretle ancak geçindiği halde herhangi bişeye pahalı diye tepki verene ayyyy pis fakir muamelesi yapandır

25 şubat 2015 20:23

10. beni çok kötü gerenlerdir. yapı olarak çok utangacım ve sosyal anksiyete belirtilerinin bir kısmı bulunmakta. birileri üstüme üstüme gelip "yardımcı olayım" diyince sakin olmaya çalışıp "yok teşekkürler bakıyorum sadece" diyorum. o sırada bir ter basıyor tabi. arkamdan bir diğer standa gelmeye devam edip "yaa siz söyleyin ben yardımcı olayım" dediklerinde daha da geriliyorum. tamam onlara böyle çalışmaları söyleniyor, ilgilenin deniyor olabilir. ama bunların göz deviren, hala sizi takip etmeye devam eden versiyonları mağazadan çıkıp gitmeme sebep oluyor. rahat olamıyorum. tabii bir de kibirli versiyonları ve istediği ürünü aldırtmaya çalışan versiyonları da bulunur.

25 şubat 2015 21:06