yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1)
    • medya (0)

    1. Türkçeye 'it dalaşı' olarak çevrilen, tadı damakta kalan kısa (90 dk) bir 1991 yapımı aşk/dram filmi. Rahmetli river phoenix ile lili taylor başrolü paylaşıyor. Yani adının konusuna bu kadar uyduğu bir film daha görmedim ve orada kopmuş gitmişim. (gizlinot: swh) Efendim bir grup Amerikan askeri, amerika'nın tarihinde en büyük yerlerden birine sahip olan Vietnam SAvaşı'na katılacak Ve savaşa gitmeden önce çok kısıtlı zamanları var. Durup 1-2 gün dinlendikleri uğrak noktalar var, koca otobüs dolusu askerle geziyorlar. Tabii ki herkesin kendi çekirdek grubu var takıldığı. Olanlar son durak rotaları olan san fransisco'da oluyor. River'ın da dahil olduğu grupta -ki Rivercık daha 19 yaşındaymış güya filmde- her gittikleri yerde oyun oynuyorlar. Gruptaki herkes dağılıyor ve bulabildiği en çirkin kızı anlaştıkları mekana partiye getiriyor. Sonra bu kızları puanlıyorlar ve en çirkini bulan bahsi kazanıyor. Yani cidden tam it dalaşı. (gizlinot: swh) Adamlar öyle hal tavır takınıyorlar ki sanki kollarına takıp getirdikleri insan değil, köpek dövüşü yaptırır gibiler.(gizlinot: swh) (gizlinot: kendileri de bir boka benzemiyor üstelik) (gizlinot: river hariç ) Kadınları eşya gibi görüyorlar.

    Zaman su gibi aktı, oyunculuklar çok güzel. Senaryo akıcı, diyaloglar güzel. Ben modern kafalı bir insan olsam da fark ettim ki dibine kadar nostalji seven, eskiye özlem duyan bir insanmışım. Dönüp dolaşıp 90'lar pop dinlerim mesela. çok güzelmiş o zamanlar. Filmde 60'lar Amerika'sı işleniyor, o zamanlara gönderilsem mesela yaşayabilirmişim. İzleyin, izlettirin bu filmi.

    ++ River Phoenix varken şimdinin Leonardo Dicaprio'su anca kahve servisi yaparmış. Ama 23 yaşında ölmüş, üzücü. Filmi izlerken bunu bilmek çok garip geldi be. Yalan dünya işte. Keşke uyuşturucuya bulaşmasaydı, şuan yine film çeviriyor olurdu. Klas oyuncular arasında sayılırdı ve şimdiye kadar çoluk çocuğa karışırdı belki de. 27 yıl olmuş ama hala internette Adamın open casket fotoğrafları duruyor, bu da çok garip. Hepimiz öyle olucaz işte eninde sonunda. Yine de kaliteli işlere imza atmış genç yaşında, adını duyurmuş. İz bırakarak gitmiş. iyi bir insan olduğu izlenimi aldım.

    Bir de bu tür durumlarda erken ölen oyuncuların rol arkadaşları falan ne hissediyor bunu çok merak etmişimdir. Yani çeyrek asır geride kalmış resmen, sen değişmişsin, Dünya değişmiş. Bir ton şey yaşamışsın, evlenmişsin çocuğun olmuş. Başka filmler çevirmişsin, başka projeler yapmışsın. Ama o hep 23 yaşında, o filmi çevirdiğiniz haliyle kalmış. Hiç değişmeyecek. Çok garip çok. Filmi izlerken bol bol andım kendisini, rest in peace diyelim ve spoylırlara dönelim.

    ----------------------------- Spoiler ----------------------------------

    - Offff river offff be. Military haircut bir insana bu kadar yakışır be. İnsafsız, ölmüşsün arkandan çok saydırmak da istemiyorum yazık olmuş be. Şöyle Amerikalı bir asker sevgilim olsa nasıl olurdu merak etmiyor değilim. Onlar çok gezer gerçi ama olsun gidiverirdik biz de. Ergen de değilim ama şu military haircut olayına acayip düşüyorum yalan yok. Rivercık sarışın olmasına rağmen -ki sarışın sevmem- öyle iyi taşımış ki o saç kesimini, cidden bu çocuğun yeni yetme bir asker olduğuna inandım. Mimikleri, jestleri harika!!! Edward birdlace adına bayıldım, arkadaşları birdlegs (gizlinot: haha) diye lakap takmışlardı. Şu yabancı erkeklerdeki - özellikle amerikalı- garip, standart dışı soyadı olayına da ayrı düşüyorum. Mesela smith, johnsson, harris vs türevleri değil de birdlace. Hoş. Akılda kalıcı.

    - Adamların sokak sokak gezip çirkin kadın araması ve herkeste şansını denemesi kopartıyor. Arkadaşım işsiz misiniz? Gidin müziğinizi dinleyin, içkinizi için zıkkımlanın yani. Son günlerini ısrarla böyle boş bir olaya heba etmelerine şaşırdım yani. Ama o dönemde internet yok, akıllı telefonlar yok. Böyle şeyleri eğlence etmişler.

    - Lili taylor (Rose) da çok acayip bir oyunculuk sergilemiş. Edward diğer kadınlardan red alınca, bir kafeye giriyor ve tesadüfi olarak Rose'u görüyor. Rose çok çekingen bir kadın o zamanlarda, annesiyle kafe işletiyor. Gitarı var, müzik tutkunu. Edward'ın yalanlarıyla onu etkilemeye çalışma çabası gülümsettirdiği kadar sinir de ediyor. Rose o kadar çekingen ki, belki de uzun zaman sonra ilk kez bir erkekle muhabbet ediyor. Sesini zar zor duyuyorsunuz ve kabuğunu kırıyor. Edward'la partiye gidiyor.

    - Nedendir bilinmez, partiye giderkenlerki sohbetlerini çok sevdim. Bence Edward ondan o dakika hoşlandı ve yaptığından dönmek istedi. Ama rose ısrar etti. Normal partiye gidicem eğlencem sanıyor garibim.(gizlinot: sad) Çünkü her gün aynı sıkıcı şeyleri yapmaktan sıkılmış, canı eğlence istedi, farklı bir deneyim yaşamak istedi. Yolda Edward'ın Rose'un dudaklarına iltifat edip ve onun rujunu sürmesi, bilerek taşırması da partiye gidişi baltalama çabasıydı bence. Çünkü Rose asla çirkin bir kız değildi o andan sonra, ya da onu bilerek çirkin göstermeye çalıştı beceremedi. Bence de Lil taylor asla çirkin bir kadın değil, bakım ve makyajla karakteristik görünen bir kadın.

    - Parti değil gırgıriye resmen. Yapmacık yapmacık iltifatlar, beğenildiği için partiye geldiğini, arkadaş ortamına girdiğini sanan bir adet Rose, dişsiz bir fahişe ve kızılderili liderine benzeyen bir kadın. Adamların buradaki yılışık yılışık şerefsizlikleri cidden sinir bozucuydu. Nasılsa son günümüz bu deyip kampa gitmeden önce her türlü pisliği yapmayı kendilerine hak görüyorlar. ama dişsiz fahişenin önceden anlaşmalı olması oyunu bozdu ve bu sayede Rose da nasıl bir çarkın içinde olduğunu gördü.

    - Rose'un söyledikleri Edward'a cidden dokunmuş bunu çok rahat görebiliyorsunuz. Zaten partiye girdikleri anda o diğerlerinden tavır olarak geri kalıyor. Hatta Rose'u oraya soktuğu için hafiften de pişman. Ama özür dilemek için yaptıkları ve Rose'un gönlünü kazanmaya çalışması etkileyiciydi. Buradan da anlıyoruz ki seven adam gelir, bahane üretmez.

    - Rose'la yemeğe gittikleri sahne çok güzeldi. Gittikleri lüks mekanın ceketsiz almaması üzerine gecenin yarısı bir mağazayı açtırıp cenaze bahanesiyle ceket araklamaları, Rose'un Edward'ın sürekli küfürlü konuşmasından rahatsız olup garsona küfürlü sipariş vermesi vs çok güzeldi. Rose kafa kızmış aslında da dediğim gibi kabuğunu kırmasına sebep biri gelmemiş karşısına şimdiye kadar. Durumu yokmuş okuyamamış yani.(gizlinot: swh)

    - Karakter gelişimini aşk üzerinden gösteriyor film, Rose içine kapanık mıy mıy konuşan bir kızken Edward'la içine düştüğü durumdan sonra çaçarona dönüştü, çat çat sıralamaya başladı lafları. O da bir şeylerin değişmesi için çaba harcadı aslında. İncinse de adamı beğenmişti.

    - Aslında ta en baştan ikilinin gidişatının basit bir oyundan daha fazlası olacağını seyirciye dolaylı yoldan gösterdiler. Şöyle ki kafede tanıştıkları sırada Edward Rose'a askeri kimliğini gösteriyor, Rose da soyadı ve mesleği üzerine yorumlar yapıyor. Bu ilişkinin derinleşmesi ve aralarında bağ olacağına bir işaretti. Diğer adamlarda böyle bir şey görmedik, onlar bilindik, kilişe iltifatlarını edip kadınların oltaya gelmesini beklediler. (gizlinot: yavrum az gayret edin siz de ya)

    - tabii ki efsane seks sahnesi. Çok realist bir sahne bu. Bu alengirli akşam yemeği orada bitmiyor tabii. Rose Edward'ı evine alıyor ve olanlar oluyor. Hal ve gidişattan bunun Rose için bir ilk olduğunu anlarken, Edward'ın için ilk olmadığını görüyoruz. Ama Rose'a olan şefkati, yumuşaklığı ve anlayışı kalbimizi kazanmasına yeter. Olsun bitsin kafasında olmadı, yapmış olmak için de yapmadı. Yoksa o gece herhangi birini de bulabilirdi o yakışıklılıkla. Rose'un peşinde dolaşmazdı.

    - E büyü bitti. Edward askeri kampa gidecek, savaş kapıda. Rose'la belki de yıllarca görüşemeyecekler. Burası kalp kırıklığını iliklere kadar hissettiriyor. (gizlinot: :() Gitse olmaz, kalsa olmaz. O yıllarda insanlar bu kadar cesur da değiller. Birbirlerini sevseler de sonuçta yeni tanışmışlardı.

    - edward dönüş otobüsünde Rose'la yattığını arkadaşlarından sakladı, bu bile tek başına onu sevdiğinin göstergesi bence. Reklam etmek istemedi onu pisliklere. Ama.... Rose'un mektuplaşmak için yazdığı adres kağıdını bu hengamede yırtıp atmasına hiçbir anlam veremedim, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu ola ki? Cidden aşırı saçma, anlamsız bir sahne. Bu sahneye kadar Edward'ın sevgisinden eminken burdan sonra çok büyük şüpheye düştüm. Dalga olarak gördü desem, oturmuyor kafamda. Keşke Kanuni'yle Hürrem gibi birbirlerine mektup yolladıkları sahneler olaydı. (gizlinot: swh) (gizlinot: benim canımın sultanı) (gizlinot: saadetimin parlayan yıldızı) Süre olarak kısa buldum bu filmi bu yüzden, anam biraz daha uzatsaydınız doysaydık. Arkadaş düşününce o yıllarda mesleği askerlik olan birine mektup yollamak çok romantik olurdu be. Yine o kağıdı yırtıp atmasına anlam veremiyorum, veremiycem.

    - Tv'de Kennedy'nin ölüm haberinin verildiği bir kesit geliyor. Ah John F. Kennedy ah. Aklıma 11.22.63 dizisindeki Kennedy suikastı geldi üzüldüm. Yahu bütün bunlar birer tarih. Şuan bizim yaşadığımız zaman dilimi de ilerde böyle olacak. Rose bu haberi izlerken suikaste şaşırmanın yanında, aslında bir hiç uğruna savaşa giden sevdiği Edward'ı düşünüyor. BU çok açıktı.

    - Filmin efsane ve filme cuk oturan müzik seçimlerine hiç girmiyorum.

    Finalde çalan için (bkz: sunflower river blues)

    - Finalde yıllar sonra Edward tekrar gelip Rose'u buluyor ama yine bu adam aşık mı, ilgi mi bekliyor anlamadım gitti. Belki de psikolojik yorgunluktan dolayı -malum savaştan döndü-, bir şefkat istediği için tekrar Rose'u buldu. Ama bir yandan da sıkı sıkı sarılması, özlem duyduğunu gösteriyor. Tereddütteyim sözlük. (gizlinot: swh) Final eksik kalmış bence, başka sahneler olmalıydı. Yüzeysel olmuş.

    Sırf bu yüzden 10/10 olamamış bir film olmuş bence.

    --------------------------------------Spoiler-------------------------------------

    16 ağustos 2020 02:57 16 ağustos 2020 03:23