girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (18)
  • medya (1)

1. uzun süredir muzdarip olduğum sendrom -idi-.

ilk başta kendimi avutuyordum "yahu (gbkz: madison montgomery), bu kadar işin var, düzenli olamaman normal, hak ediyorsun, kendine zaman tanı, vs..." tadında ama maalesef acı gerçeği söyleyeyim; asla ama asla bunun bir bahanesi yok, erteleme hastalığına bir kez yakalandığınızda sonu gelmiyor. hani birden bir his geliyor ya "of tamam iş listesi yapacağım hepsini tek tek halledeceğim bugün" şeklinde. yok işte o listeye yazdığınız her cümlede mezarınızın üzerine biraz daha toprak atıyorsunuz; geçmiş olsun.

benim bu hastalığımdan bahsettiğim (gbkz: tinder)'da konuştuğum biri (buraya dev bir swh) bana bu (link: https://www.ted.com/talks/tim_urban_inside_the_mind_of_a_master_procrastinator?language=tr#t-36650 ted konuşmasını) önermişti.

sonunda tüylerim diken diken oldu. sabredin izleyin, ama sabredilecek bir şey yok, nasıl geçiyor anlamıyorsunuz bile. (ki ben bunu bile izlemeyi erteledim 2 gün kadar) özellikle sonda gösterdiği tablo poponuzu kaldırıp işlerinizi halletmeye doğru sizi yollamazsa; daha ne yollar bilemiyorum.

ek not: gördüğüm en yardımsever yazarlardan olan (yazar: sorry not sorry) ise okuduğu burns'ün kitabından bana işleri parçalara bölerek halletmeyi önermişti. hani videoyu izlediniz; poponuzu kaldırdınız; bu şekilde yavaş yavaş başlayabilirsiniz. kendisinden alıntılıyorum "Mesela bi yere bir mail atman lazım bu işi küçük parçalara bölüyorsun ve yapman gereken iş sadece oymuş gibi davranıyorsun. Yani diyosun ki sadece mailin gönderilen kısmını başlığını felan yazmam gerek tek işim bu. Bu basit küçük işi yapınca diyorsun ki sadece mailin kaba taslağını çıkarmalıyım tek işim bu. "Giriş hitap sonra şu konudan bahsederim şu şekilde bitiririm". Bu şekilde sadece bu işin belli parçalarına bakınca iş kolay geliyor gözüne yani. Sonraki parçaya geçiyorsun. Bu okunması gereken bir kitaba da uygulanabilir mesela her seferinde sadece 5 sayfa okumam gerek diye veya odayı toplaman gerek sadece masayı toplamam gerek diye düşünüp sonra dolap vs vs diye ilerleyebilirsin

"

böylece psikolojik olarak iş yükünüz azalıyor.

neyse sonuç olarak her şey gibi bunun da çaresi var. siz yeter ki isteyin. değerinizi bilin. kendinize ve geleceğinize değer verin. yatıp yatıp sonra yakınmanın alemi yok. isteyin, isteyin ve yapın.

9 mart 22:43 9 mart 22:45

2. normal insanlar 7’de uyanıp 7:15’e kadar hazırlanıp çıkıyorsa, tabi burda bahsettiğim el yüz yıkayıp giyinip no make up çıkmak, ben 5’te uyanıyorum ve öyle hazırlanmaya başlıyorum. her şeye “beş dakika sonra yaparım/başlarım” diyorum ve alakasız şeylerle ilgilenip geç kalıyorum. asıl yapmam gereken işi asla yapmıyorum. proje teslimlerinde ve vize final dönemlerinde de sıkça buna maruz kalıyorum. arkadaşlarım bu yavaşlığımı ve erteleme huyumu bildiği için bana 12’de orada ol diyorlar ama ben 1 buçukta orda oluyorum, onlar da çeyrek varken geliyor. şuan ciddiyetsiz ve öğrenci bir hayatım var, ama ilerde iş yaşamında bana çok sıkıntı çıkaracağını biliyorum. alarm ertelemekten söz etmiyorum bile. 11’de uyanmam gerekiyorsa 10’a alarm kurup 1 saat daha uyuyorum sözde kendimi tatmin etmiş oluyorum. baya ağır geçiriyormuşum da haberim yokmuş.

9 mart 22:59

3. bende de var olan problem. normalde zaten rahat biriyim. fazla panik olmam. elim de pratiktir, hemen hallederim. ama öyle pis bir huy ki bu tabir-i caizse "yumurta kapının ağzına gelmeden" iş yapmıyorum. harekete geçmem için illa o stresi yaşamam gerekiyor.

sınav mı var? şöyle bir notlara bakıyorum, "ben bunu 3-5 saat içinde bitiririm yeaa." diyorum. sınavdan önceki gün gezip tozuyorum ama gece uyumayıp bitiriyorum.

misafir mi gelecek? iyice yayılıyorum, gelmelerine yakın temizlik, yemek vs. yapıyorum. hepsini halletmesine hallediyorum da yapmam gereken şeyleri normalden daha az bir zaman dilimine sığdırmak için çabalamak beni çok yoruyor. ben de kendimi hep bir önceki gün termin tarihiymiş gibi kodlamaya başladım. biraz daha iyi durumdayım ama hala tam çözümünü biliyor değilim.

edit: nevresimleri yıkamıştım. yenilerini sermeye üşeniyorum. kanepede yatayım, sabah sererim (gizlinot: swh)

9 mart 23:07 9 mart 23:29


4. Yıllardır muzdaribim sonunda sebebini araştırmaya karar verdim ki aydinlandim

Eğer erteliyorsaniz ya da onem verdiğiniz halde ilgilenemiyorsaniz bunun kesinlikle sebepleri vardır mesela başarılı olmaktan korkmak gibi aynı şekilde başarısız olmaktan korktugunuz için eliniz gitmiyor da olabilir.Mukemmelliyetcilik ozguvensizlikle birleşince nasıl olsa yapmayacağım diye bırakıyor da olabilirsiniz

En kotu ve farkına varınca en çok can yakani soyluyorum:kendi kendini sabote etmek

Evet bunu kendi kendinize farkında olmadan yapabilirsiniz ki benim yaptığım buydu

Bunun sebepleri arasında şunlar sayılıyor sizden sürekli mükemmellik beklendiyse ve bu şekilde buyuduyseniz zarar verebileceginiz tek şey kendiniz ve hayatınız kalıyor geriye bir nevi sizin mükemmel olmanızı isteyenlerden intikam diyelim .

Bu sabotajin bir başka sebebi de hakettiğine inanmamak bir düşünün cektiginiz bir vicdan azabı mi var ya da daha iyi bir hayatı hakettiginizi düşünmüyor musunuz acaba? Çok mu değersiz hiç kimse gibi hissettirildiniz?

Çözümü olabileceğine inandığım hastaliktir

9 mart 23:24

5. buna ben, düşünüyorum o halde varım üşeniyorum o halde yarın diyorum :D ve böyle diye diye yüksek lisans tezimde sonları oynuyorum. hayrolsun sonumuz. aslında ertelemeden yaptığım işler olunca o kadar huzurlu olup içim rahat oluyor ki. neden erteleyip kendime zindan ediyorum bilmiyorum. açıkçası bu erteleme hastalığımdan sıkıldım. bitsin artık şu yüksek lisans tezi.

9 mart 23:24 9 mart 23:26

6. (bkz: atalet)

10 mart 04:11

7. Procrastination. bence çağımızın vebası bu işte. Ben de muzdaribim.

10 mart 20:51


8. En kötü huylarımdan biri maalesef. En basitinden örnek vericek olursam ben de planlı programlı düzgün bir şekilde derslerime çalışmayı isterdim ama yumurta kapıya dayanmayan hiçbi şeyi yapmıyorum:d ancak tutuşucam ve elim ayağım birbirine giricek o işi yapmam için. Salı günü sınavım var ve yine çalışmıyorum. Yarın akşam çalışıcam:(

11 mart 20:20

9. sabahın ilk ışıklarında alarmı ertelemekle başladığım hastalıktır.

11 mart 21:39

10. Şimdi size bunu yenmek için bir kitaptan okuduğum güzel bir yöntem yazacağım:

Bir kağıdı 5'e bölüp sırayla şunları yazıyoruz:

- ertelediğiniz eylem

- eylemin zorluk derecesi (100 üzerinden)

- eylemden alacağını düşündüğünüz zevk derecesi (100 üzerinden)

- eylemin "gerçek" zorluk derecesi (eylem bittikten sonra yazıyoruz)

- eylemin "gerçek" zevk derecesi (yine eylem bittikten sonra yazıyoruz)

bu grafiği ertelediğiniz eylemleri parçalara bölerek kullanın. önemli olan nokta, mesela yazmanız gereken 10 sayfalık yazı varsa "yazı için araştırma yapmak, taslağını hazırlamak, 1 sayfasını, 5 sayfasını yazmak" gibi önce basit hedeflere bölmelisiniz. zaten göreceksiniz ki o ertelediğiniz eylemler genelde sandığınız kadar zor ve sıkıcı değilmiş. çoğunlukla da oturmuşken devam edeyim diyip tabloda yazdığınız görevden daha fazlasını yapıyorsunuz. bende gerçekten işe yaradı. size de bu tabloya bir şans vermenizi tavsiye ederim.

12 mart 08:38