girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (142)
  • medya (4)

142. 21 yaşında evlemiş,3 yıllık evli birisi olarak yazıyorum.malesef ki sevdiğim adamla aynı evde yaşamama ailemin izin vermiyeceğinden dolayı evlendik.oda bende bunu evlilik karı koca ilişkisi olarak hiç görmedik.hala sevgiliyiz biz diyoruz birbirimize .ikimizinde evde kendi sorumlulukları var. evli olmak evliyim deme itici geliyor bana.birlikte yaşayabiliyorsanız ne mutlu size.isteyen evlenir isteyen birlikte yaşar.bizimkisi bu şekilde gerçekleştiği için ben hiç bir zorluk yaşamadım.bana göre güzel bir şey evlilik.sevdiğiniz adamla evlenmek daha güzel.

9 mayıs 08:52

141. Kesin olarak gözlemim şu: diyelim bir erkekle tanıştınız.. Ailesi ile tanışmaya geldi sıra.. Lütfen ve lütfen ailesini iyi gözlemleyin süslüler

1- annesi ve babasının arasındaki ilişkiye bakın.. Annesi babasından sevgi görmemişse, annesi daima arka planda kalıyorsa, babası tarafından susturuluyor ilgi sevgi görmüyorsa eyvah! annesi o ilgiyi oğlunda arayacaktır (ensest anlamında değil) yani eşleriyle sıkıntılı kadınlar oğullarına aşırı düşkün oluyor bu net. Her seferinde çağırır gel benimle ilgilen anlamında... Ya da aşırı mağduru muhtaçı oynar duygu sömürüsü Vs...sonuç olarak annesinin ilgisi kocasına dönmüş olmalı oğluna değil.. Oğlunun karısına olan ilgisinden mutlaka kendine de bir parça koparmaya çalışmaz o zaman..

2- aileyle tanışma evresinde aranızda kopmayacak bağlar olmamalı.. Ailesi çok çok önemli o yuzden biraz ileriyi görüp yeri geldiğinde bana müsade diyebilmeniz gerekir yani manevi olarak o kadar ileriye gitmemek gerek.. Bazı çiftler var nişan söz arifesinde tanışıyor yada nişanda tanışıyor!? Sadece sevgilinizle değil kocaman bir aileyle evleniyorsunuz

3- babası annesine ne oranda saygı şefkat gösteriyorsa oğlu da size bu ortalamada davranacaktır..bazen Fazlası da olabilir tabii ama insan gördüğünü işler maalesef..

4- ailede şiddet varsa eş adayının bunu nasıl değerlendirdiğini mutlaka irdeleyin.. Hiç tahmin etmeyeceğiniz şekilde normal de karşılıyor olabilir..

5 nisan 21:50

140. yazılanların çoğunu okudum, çok güzel yerlere değinilmiş. ben şu çocuk konusuyla ilgili tekrar yazmak istiyorum çünkü böylesine özel ve eşleri ilgilendiren bir konuya bu kadar inanılmaz derecede karışılması ve baskı kurulması beni çıldırtıyor. ve bunun okumayla eğitimle falan da alakası yok. iki taraf da eğitimli insanlar bizde baktığın zaman ama yok. yahu söyledik işte evlenmeden önce söyledik hatta şöyle en az bir beş yıl çocuk istemiyoruz kardeşim, neden her fırsatta bir psikolojik baskı kurmaya çalışıyorsunuz? hayır biliyorum bir de hemen ikincisini isteyecekler peşine. o kadar sinirleniyorum ki, yine de sakince cevap veriyorum her seferinde.

evlendikten bir sene sonra çocuk yapılmalıdır diye bir kural mı var ya? ben önce evliliğe karı koca olmaya bir alışalım, ekonomik durumumuz buna uygun olsun, annelik babalıkla ilgili okuyalım öğrenelim bunları düşünürken herkesin derdi ''ay bunlar neden çocuk yapmıyor??''

hayır en komiğini söylemedim, millet acaba bunların çocuğu mu olmuyor diye düşünürmüş...

y a p m ı y o r u m i ş t e.

5 nisan 10:26


139. ikimiz de ailelerimizi birlikte yaşama konusunda ikna edemeyeceğimiz için hiç uzatmadan kısa sürede evlendik. o kısacık nişanlılık dönemi bile çok korkunçtu. düğün istemedik -ooo nasıl olur, nişan istemedik -nasıl yaniii, herşeyi biz alıcaz hazırlıcaz -saçmalamayın. neden evime konsol almamışım. neden evde tv yokmuş da bilgisayar varmış. bu odayı neden çalışma odası yapmışız. neden diğer odayı çocuk odası diye ayırmamışımız da giyinme odası yapmışız. çoğu eşyamızı evlendikten sonra aldık ve herşeyi ortak seçtik, bir kadın evi olmadı daha çok konforlu bir ev oldu ihtiyaçlarımıza yönelik aldık. çok oyun oynuyoruz ya da içiyoruz ona göre alışveriş yaptık mesela misafir yemek takımım yok benim :) o ağır misafir masalarından hazırlamayacağımı bildiğim için ona göre masa örtüsü vs de almadım. bekar evi gibi bekar evi gibi diye geze geze durdular nikah gününe kadar. hatta kına gecesi, bekarlığa veda vs. hiç bir şey yapmadık. nikah gününü halledip direk tatile çıktık. döndüğümüzde ise iki tarafta ailesini evimize, ilişkimize uzak tuttu. illa bir deniyorlar onu, yönetmek istiyor büyükler. biz kırmadan uzaklaştırdık. şuanda evimize aramadan kimse gelmiyor çok nadir görüşüyoruz hatta. garip garip isteklerde kıskançlıklarda vs bulunamıyor iki tarafında ailesi. hatta hiç ilişki de bulunmuyoruz demek doğru olur ara sıra ziyaret etmek dışında. evliliğe hazırlık döneminde ailelere karşı güçlü durmak gerekiyor en ufak isteklerine boyun eğerseniz sonu kötü gidiyor. izin vermeyin, istemediğiniz hiç bir şeye tamam demeyin üzülürler diye onun sonu asla gelmiyor. iki kişisiniz hayatta ihtiyaçlarınız olduğunda aniden kaybolabiliyor bu insanlar, kimse de düşünceli davranmıyor düştüğünüzde. (gizlinot: nişanlılık dönemimizde borç verdik hala bize geri ödemediler, çok düşünceliler kına gecesi yapmadık diye ağlayabiliyorlar ama.) evlilikten korkan süslüler benim gibi ailesi olanlar için sadece kağıt meselesi görüp altından kalkabilirsiniz. evleneceğiniz insanın da buna uyması lazım, benim sevgilim beni ailesine karşı çok korudu hiç yaklaştırmadı, hiç kimse gelip bana karışamadı ben de aynısını kendi ailemde ona karşı sağladım. tüm bunları yazdıktan sonra evliliğimizde ki ilişkimizi de tahmin edersiniz, o ağır evlilik havası yok. iyi gidiyor böyle.

4 nisan 13:27 4 nisan 13:32

138. Bana gore dünyanın en saçma olayı. Ven sevdiğim insanla birlikte yasamak için, sevişmek için neden saçma bur belgeyi imzalayım ki. Su anda evli olduğum adamla 6 sene ayni evde kaldim, kimseden gizlemedim, çünkü gizlenecek utanılacak bir durum degil. Ne mi oldu peki. İs yerinde ahlaksız, ailemin genelinde o...pu, öldürülmesi gereken insan oldum. İnsanlar -yani akrabalarım olan musvetteler- kendi çocuklarının hastalıklarını bırakıp benim evlenmeden önce nasıl seks yaptığımi sorguladı, erkek arkadaşımın ne gavatligi ne ahlaksızlığı kaldı. Hic bir zaman düğün istemedim, gelinlik giymek istemedim, hatta o kız isteme, nişan bilmem ne olaylarını düşündükçe içim daralir, sevmiyorum boyle şeyleri. Ama öyle bir baskı var ki artik mutlu olamiyoruz. Her birileri arıyor saçma sapan konuşup sinirlendiriyor derken evlendik. Sırf bu saçmalıklar bitsin diye hickimse olmadan, kot pantolonla, bizi bu duruma sıkanlara lanet ederek, ağlayarak evlendik. Nikah sahitlerimiz yoktu, oradan geçen iki kişiden rica ettik. Sonra gidip evlendik dedik. Ne mi oldu? Söylenen tüm sözler unutuldu, o..puluktan evli, namuslu kadına geçiş yaptım, tüm o akraba bozuntulari derin bir oh çekti, çünkü namus kurtuldu. Simdi hepsi 'hala neden onlarla konuşmadığımi' merak ediyorlar. Çünkü onlara gore evlenene kadar onlarla konusmamamin nedeni evlilik dışı sevişmenin verdiği utanç. Boyle boş boş isler yani. Bu ulkede kendi düşüncelerine gire yasamaya çalışan bir insan olmak çok zor. Kadın veya erkek farketmiyor, size biçilen rolleri yaşamayı redettiginizde herkes her şeyinize karışmayı hak görüyor. Biz pes etmek zorunda kaldık yoksa kafayı siyiracaktik. Bana bunları yaşayan herkesten nefret ediyorum. Boyle bitireyim süslüler, muhakkak boyle şeyler yasayanlar vardır. Hepinize sabir diliyorum.

4 nisan 12:59

137. evlilik hayatım boyunca hiç hayalini kurmadığım, dahil olmaktan çokça korktuğum, ama 1 ay sonra dahil olacağım oluşum. hayatım boyunca evlilikteki sorunları dinledim. hiç abartmıyorum çocukluğumdan beri. abim boşandı, arkadaşlarım boşandı. hepsinde temel sorunun empati eksikliği olduğunu düşündüm. geçen senelerde yalnız eve çıktım. ne kadar zorlanabilirim ki derken sorumlulukların altında ezildiğimi hissettim. evi temizle yemek yap faturaları öde doğalgaz vs derken bir şekilde idareyi öğrendim. eğer bir süredir yalnız yaşamasaydım muhtemelen erkek arkadaşımla aramda devamlı sorun olacaktı çünkü hem titiz hem bıdıbıdı yapmayı seven biriyim_kendi kendime dahi söylenebiliyorum. kendimle ilgili evet. ev bakımı, eşya sorumluluğu gerçekten zor. üzerine bir de bir kişinin daha sorumluluğu biniyor omuzlara.

3 nisan 14:06

136. oluşabilmesi için iki erişkin insan (türk medeni kanuna göre bir kadın ve bir erkek olmalı) ve tek bir ev içinde kurulan birliktelik olmalı. resmi akdi yerine getirilmedikçe evli olunmayan fakat türlü ritüel ile ya da sadece partnerlerin evlerini-yaşamlarını öylece birleştirmesiyle gerçekleşebilen birliktelik. bitmiyor tabi ahlaki normlara göre ve hukuk yasalarına göre anne babayla, kardeşle, amca dayıyl, yeğenle de evlenemiyorsunuz. 

iki yabancının birbirini tanıması, sevgi gibi güçlü duygular ya da maddiyat-statü gibi akli uyumluluklar sergilemesiyle gerçekleşir evlilik. baskı ve zor yoluyla kurulanları dilerim kimseye nasip olmasın.

kurucu koşullardan en az birinin yokluğunda ise evlilik bozulabilen bir şeydir. örneğin sevgi de para da tükenebilir. statü ve itibar zedelenebilir, yerle bir olabilir. çocuk asla evliliğin çimentosu (bağlayıcısı) falan değildir. çocuk sizi karı koca yapmaz, ebeveyn yapar. karı kocalık ilişkiniz bitse de ebeveynlik devam eder. o medenle asla ve asla evliliği kuvvetlendirmek, çatlağını sıvamak, yıkıntısından yeniden inşa etmek gerekçeleriyle çocuğa başvurulmamalıdır. 

eşlerin birbirlerinin hayatlarında ölene dek kalma garantileri yoktur. hayatımızdaki kan bağımız olanlar dışındaki her insan gibi eşler de gelip geçici olabilir. aşk çok güzeldir ama aşk ile ahmakça hareket edip bireysel hayatımız evliliğe ve eşe adanmamalı altın tepside al bunu parçala diye sunulmamalıdır. 

hayat gibi evliliğin de kuralı vardır. kuralına göre oynayanlar devamlılığında da sonlandırışdığında da enkaz altından kalmadan hayatlarına devam ederler. 

çok kutsallaştırılmamalı çok da “sadece birliktelik sözleşmesi” gözüyle bakılmamalıdır. büyk sorumluluk getrdiği bilinciyle sevdiğimiz biriyle hayatı paylaşmanın tadı çıkarılmalıdır. 

hazır evlilik sezonu açılırken bir şeyler yazayım istedim. mutlu evlilikler dilerim. nacizane “maddelere” yüklenen büyük anlamlardan kaçınmanızı tavsiye ederim. evlilik özünde manevi bir birliktelik olduğundan onu temsil eden maddi şeylerin pahası arttıkça manevi gücü de artar gibi hissettirir ancak elbette öyle değildir. bir kere evleniyoruz diye varı yoğu düğün dernek işlerine gömüp üstüne de borçlanmayın. bunlar evliliği en baştan çok yıpratıyor bir de aile büyüklerini bu konularda çok söz hakkı sahini yapıyor. bazen ne kadar küçük o kadar büyüktür.

3 nisan 12:11 3 nisan 13:28


135. 7 yıllık evli biri olarak ben de bir iki kelam etmek isterim...

Evlilik zordur arkadaşlar. türkiye'de daha da zordur.

Kimi kadın daha fazla zorlanır, kimi kadın daha az. Ama hepsi istisnasız zorlanır.

Evlenirsiniz, toplum bekler 10-15 yıllık krediye girip ev almanızı. Alışverişi, para harcamayı sevmeyen biriyseniz daha az zorlanırsınız, severseniz çok fazla.

Anne olmanız beklenir. Kolik sancıyla saatlerce ağlayan bebekle yalnız başınızasınızdır. Bekleyenler, ilk fırsatta gidenlerdir.

Bakımlı olmanız beklenir. Hamilelikte her yeriniz çatlamış, memelerinize defalarca kez süt dolmuş boşalmış şaftı kaymıştır. Ama lohusalık bitmiştir, tekrar 38-36 beden olmanız gerekmektedir.

Çocuğu genellikle tek başınıza büyütmeniz beklenir. Çünkü analık kutsaldır. Herkes nasıl büyütmüşse sen de fedakar olmalısındır.

Evin pırıl pırıl olmalıdır. Temizlik imandandır.

Velhasılkelam toplumca kadının üzerine öyle çöreklenmişiz ki engerek yılanı gibi. Azıcık aldığı nefes bile kafi...

24 mart 16:40 ed.28 mart 18:23

134. Evlilikte 4 seneyi devirmis ve evliliginden doyum alan biri olarak sunu soylemek istiyorum ki; evliligin iyi gitmesini etkileyen cok fazla faktor var bu biiiiiir. Eslerin gecinmeye gonlu olacak bu da ikiiiiii. Hic mi sikinti yasamadik problemimiz olmadi tabi ki oldu, oluyor. Evlilikte en kritik meseleler ise ailelerin sizin cekirdek ailenize ne derece mudahil oldugu(size saygilari), esinizle birbirinize olan sayginiz (kavga aninda kufurler havada ucusuyorsa bence bu kotuye isaret) , cinsel hayatiniz (oldukca onemli) , kendi bireysel alaniniz(arkadaslarinizla rahatca program yapabilmeniz) ve hobilerinize karsilikli saygi , para mevzularinda acik olmak, birbirinizin ailesini saygili olmak , aile kurumunun getirmis oldugu maddi manevi sorumlulugu(ev isleri-faturalar vs.) beraber ustlenmek gibi gibi.. kimse mutsuz olacagini dusunerek evlenmez. Ama sevgiliyken haftada 1 gun , 2 saat gordugunuz kisiyle ayni evde kalmak cok farkli olabiliyor(bunu cevremde cok gordum) Neyse ki bizim evlenmeden ayni evde kalma firsatimiz oldu ve evlenince olumsuz bir durum ya da hayal kirikligiyla karsilasmadim.

Bir diger ekleyecegim sey küs kalmamak. Bir problem varsa ayni gun icinde konusup ortak bir cozume ulasiriz mutlaka.

Girdimi okudum da cok tozpembe olmus, sunu eklemek istiyorum ki toplumsal olarak kadina o kadar cok rol yukleniyor ki tabi ki benim de bunaldigim zamanlar oluyor ama bunlari sakince dile getirip cozum uretmeye calisiyoruz. Mesela 4 aylik bir bebegimiz var ve ben artik dogru durust yemek yapamiyorum bu sorumlulugu esim ustlendi. O da zorlaniyor ve cok gonullu degil biliyorum ama bu sekilde cozebildik sorunu. Ayni sekilde onun da av meraki var mesela. Kisin yaklasik 4 ay pazar gunleri (bir aksilik olmazsa) avda oluyor.(yaklasik 10 saat) Bu da benim cok hosnut olmadigim ama onun coook keyif aldigini bildigim icin sorun etmedigim bir durum.

Hala okuyorsaniz cok tesekkurler:)

12 şubat 21:11 12 şubat 23:52

133. 6 aydır evliyim, sevdiğim adamla mı evlendim yoksa domestos ultra güçlüyle mi evlendim allah belamı versin bilmiyorum.

daha evlilik nedir ne değildir biz niye böyleyiz bu tavşanlık niye sormadan sorgulamadan kendimi oraya buraya şuraya domestos sıkan bi kadın olarak buldum.

ya ben geçen kendi çorabımı kokladım bu nasıl bir şüphe duygusu, biri evin ortasına sıçsada rahatlasam.

12 şubat 13:46