sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (153)
  • medya (6)

153. Ailem (özellikle baba tarafım) beni çok kariyer odaklı yetiştirdi. Babaannemle izdivaç programı izlerdik de cıkcıklar içinde "Bak kızım, üniversiteni bitirmeden, paranı kazanmadan evlenmeyeceksin. Otuzundan önce evleneceksin de ne olacak ki?" derdi. Erkek arkadaşımın ailesi ile tanıştığımı öğrendiğimde babam telefonda sinir krizleri geçirip "Bu çocuk sana yüzük takacak! Ben sevmedim bu çocuğu sal sen bunu, ellini sallasan ellisi" diye bağırdıydı. Halacığımın mutsuz evliliği babamın ailesinde nasıl travma yarattıysa çocukluğumdan "evlilik tu kaka" kafasına girdim. Lise çağında feminist literatürün ucundan kıyısından okumuş, evliliğin erkeğin ve devletin kadın üzerindeki tahakkümünü garanti altına alan bir kurum olduğuna kani olmuştum bile (halbuki az daha okusam başka feminizmler olduğunu ve hepsinin de evliliğe negatif bakmadığını görecektim).

Birkaç sene önce Amerikalı gay bir aktivistle konuşurken "Neden evlilik gibi demode, çağdışı bir ilişki biçimi için hak talep ediyorsunuz ki?" diye sormuştum (o zaman supreme court federal düzeyde eşcinsel evliliğe onay vermemişti). "Evlilik geleneksel olmak zorunda değil. Biz heteroseksüel çiftlere partnerlerin eşitliğine dayanan, dayanışmacı alternatif bir evlilik yapısı gösterebiliriz" demişti.

Zaten zamanla benim içimdeki romantik zincirlerinden boşandı, son bir iki senedir evlilik hayali kurmaya başladım: kendi dinamiğiyle, kendi yapısıyla benim evliliğimin hayalini. Zaman akıp giderken bir hayat arkadaşım olsun, gerçekten de iyi günde kötü günde birlikte olalım istiyorum. Beraber bir ev kuralım, bir insanın büyümesini birlikte izleyelim, gündelik hayatın orasına burasına saklanmış ilginçliklerin, zevklerin tadına birlikte varalım istiyorum. Birbirimiz için bazı şeylerden (her şeyden değil), zor olsa bile, feragat edebilelim istiyorum. Dünya dönerken, katı olan her şey buharlaşırken bizim birbirimize duyduğumuz sevgi sağlam kalsın istiyorum. Frida filminde fotoğrafçı Tina, Frida ve Diego'nun düğününde "Evlilik bana göre değil; ama iki insanın sonsuza kadar bağlanmak üzere and içmesini romantik ve cesur buluyorum" demişti. Bütün bunlar resmiyete dökülmek zorunda değil tabii; ama ufak bir törenin, yüzük taşımanın da bir şiirselliği olduğunu düşünüyorum.

Hayırlısı be Esra Erol.

15 mart 00:57

152. Evlilik kurumunu ben de çok saçma buluyorum ancak 8 senedir beraber yaşadığın adam kaza geçirip acil ameliyata alınması gerektiğinde 1.derece yakını olmadığın için 20'lik diş çektirirken elini tutan, yumurtayı kayısı ile rafadan arasındaki evrede sevdiği için her sabah 5 dakika ocağın karşısında dikilen, ilaçlarını unutmasın diye telefonuna alarm kurup zorla içiren senin değil de, 10 senedir görmediği yüzünü bile unutan ana babasının imzasını bekliyorlar.

14 mart 11:38

151. devlet önünde ilişkimi meşru kılmaktan başka ne işe yaradığını çözemediğim olay.

tüm sevgililerimle birlikte yaşadım. ileride de tamam bu kadınla devam edeceğim dediğimde evlenmesem ne olur? ben kendi açımdan hiçbir sorun görmüyorum. çevremde de 40 yaşına kadar böyle yaşamış bir çift vardı taa ki çocukları okula çağına gelene kadar sonrasında bir tık resmiyet için evlendiler, böyle olmak durumunda kaldı.

bunun dışında birlikte yaşayıp fakat evlenmemenin de gerçek sevgi temelli olduğunu düşünüyorum. birlikte bir şeyler kuruyorsunuz ve ortada bir garanti yok imza gibi. bu bana çok çılgınca ve tutkulu geliyor.

özetle benim bakış açımdan evlenmenin çocuk dışında (o da yapılır ama resmiyet gerektiriyor) herhangi bir avantajı yok ki zaten imzasız bir nevi evliliği pek çok ilişkimde yaşadım.

edit: bir süslü klasiği olarak eksileyip karşıt bir fikir sunmamak. :)

edit2: ben de bunu diyorum zorunlu durumlar dışında ki o da devlete bak biz resmi olarak birlikteyiz durumları dışında saçma bir kurum.

14 mart 10:57 14 mart 17:15

150. iğrenç bir üslupla yazılmış olan anonim cevaba ithafen yazdığımı söyleyerek başlayacağım sanırım.evlenmeden önce cinsellik yaşamak, tatile gitmek, içmek s*çmak kötüymüş evliliğe bir şey kalmıyormuş söylendiğine göre.

siz galiba zannediyorsunuz ki bunlar yaşandıktan sonra evlenmek boşuna oluyor, ki bu bile başlı başına aşırı anlamsız bir düşünce (evliliğe bakış açınız içip s*çabilmek ya rahat rahat) yine de hadi bunu ele alalım düzgün bir fikirmiş gibi.hadi diyelim bunları yaşamadan evlendiniz, sonra 3 sene geçti aradan fazlasıyla yaşandı her şey.

eeeee?

ne farkı kaldı bunun? yüzüğü takıyor olmanız mı?kusura bakmayın da bir ilişki tükenecekse ve taraflara heyecan katmayacaksa bu 10 gün içerisinde de olabilir.sanki evlendikten sonra hiçbir şeyden sıkılma yok.asıl evlilik sonrası yük artıyor 15 gün geçmeden kaynana soruları diziliyor.

doğru kişi olursa 10 sene sevgili kalın yine yitirmezsiniz, eskimezsiniz.bakış açınızı bu kadar dar tutmayın ya.

13 mart 20:47

149. Evlilik aslında güzel, iki kişi arasında yaşandığı müddetçe..

13 mart 18:46

148. Bunu nereye yazsam bilemedim, buraya yazayım. Kanal d’de  büyük göç (exodus) filminde duyduğum en güzel evlilik yeminini gördüm.

‘Seni tanıdığım kadarıyla seviyorum,

Tanımadığım yönlerine de güveniyorum.’ 

Şu sözün karşılığı olan insanla yapıldığında güzel olduğuna inandığım müessese. 

31 temmuz 2018 21:12

147. filmlerde dizilerde allayıp pulladıkları bir şey olsa da işin gerçek yüzünün öyle olmaması insanı üzüyor. şöyle bir şey de var tabi ki bekar insanların da kendi dertleri tasaları var ancak sırf başımda bir erkek olsun mantığıyla evlenmek bana bir şey katmayacak aksine benden birçok şey çalacak. o yüzden değer veren birini bulana kadar yalnızlığa devam.

24 temmuz 2018 03:24

146. Özgürlüğümün kısıtlanmadığı bir aile ortamında bu yaşa kadar(27) gerek duymadığım ve ilişkilerim ciddiye binince kaçtığım kurumdur. Güzel yanları olsa da kadın için çok büyük yük olduğunu düşünüyorum. Sanırım bir süre sonra biyolojik saat geliyor ve "evlenmeliyim" diye düşünüyorsundur.

23 temmuz 2018 13:19

145. Mutlu evliliği olanların hadi yine "evlen" baskısına empati ile yaklaşabilirim de hayatında kocasından değer görmemiş, aldatılma korkusundan, güvensizlikten neredeyse eşine takip için çip taktıracak, süper mutsuz evlilikleri olan insanların bu baskısını anlamıyorum ve komik buluyorum. hayır sen bir karadeliğin içine düştün diye illa biz de mi düşelim yani. 

23 temmuz 2018 12:29

144. 33 yaşındaki ablamın üzerinde tüm çevrenin oluşturduğu baskının adı.

3 sene önce 130 kilo iken herkesin tombik,sevimli, esprili olarak tanımladığı ablam, şuan ameliyatla 65 kilo olunca, evlilik ne zaman sorularının mağduru oluyor.

Bir bayram günü, misafirliğe gittigimiz bir akraba evinde, kendisine yapılan baskılar sonucu gelen haklı bir dellenmeyle "eskiden bayramlarda favori diyetlerinizi önerirdiniz, şimdi de katalogdan seçer gibi önerdiğiniz koca adaylarından seçim yapmamı istiyorsunuz. Kilolu iken sevilmeyi,evlenmeyi layık görmediğiniz kadına şimdi de evde kaldı derler diye fellik fellik eş arıyorsunuz, istemez kalsın." Tiradi atarak tartismalara son noktayı koydu.

Annem "evlensin allah evlensin, ay bak herkesin çocuğu evli,mutlu, çocuklu." kafasinda iken babam da bir gün anneme dellenip

"ben damizlik yetistirmedim,ben insan büyüttüm. sırf adı evli barklı kadın olsun diye ağız tadıyla oturup sohbet edemeyecekleri,dost olamayacakları adamlarla omur heba etmelerine göz yummam. Sen lise aşkın diye benimle evlendin kafan rahat oysa çocuklarını yaş geçer korkusuyla istemedikleri şeyin içine itmeye razısın, sırf etraf ay şunun kız da evlenmiş desin diye" dedi. Hepimiz şok.

Sonra döndü hepimize "evlenmeniz umrumda değil, ama oldu da evlendiniz eğer karşınızdaki adam benim annenize yaptığım saygisizliklarin onda birini yaparsa bu evin kapısını çalacaksınız. Getireceğiniz adamın dili,dini,ırkı,parası,unvanı umrumda değil. Bana merhametli,vatansever,namuslu,dürüst adam getirin, baba ben bu adamla bi oturdum mu 1 saat konuşabiliyorum diyeceğiniz birini getirin, bu yeter. Başka isteğim yok sizden, hayat sizin. Evlilik yok mu diye sorana da biz asifteyiz kimse bizi almiyo diyin cahil,densiz insanla uğraşmayın, gülün geçin ." (gizlinot: Annem burda tovbe tovbe ceker ahsh)

evlilik konusunda babamin fikirleri favorim. "Düğün istemezlerse canıma minnet, kimse de altın falan getirmesin istemiyorum, nikah kıysınlar evlerini istedikleri gibi döşesinler,bana da baba su kadar para eksigimiz var desinler vereyim."

Bizleri yoran çevreden de öte gelenekçi annem.

23 temmuz 2018 12:08 23 temmuz 2018 12:09