sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (15)
  • medya (0)

15. benim büyücü dünyasında en sevdiğim karakter (gbkz: albus dumbledore). evet, herkesten farklı olarak o kadar karakter arasından anormal bir aşırılıkta dumbledore'u seviyorum. hatta sinema tarihinde en sevdiğim karakter olabilir.

hem büyücü dünyasından yeni bir seri hem de dumbledore'n gençliğini anlatıyor. bunun benim için ne kadar büyük bir mutluluk olduğunu size gerçekten tarif edemem. yetmezmiş gibi yine çok sevdiğim, çok beğendiğim (hatta yakışıklı birini örnek vermem gerektiğinde insanlığın %90'sını gibi brad pitt değil jude law derim hep) jude law'ı role seçiyorsunuz. jude law'ın gerçek hayatta michael gambon'ın gençliği olduğunu söyleseler inanırım. öyle güzel bir hissiyat oluşturmayı başarmışlar.

sonuç olarak filmi izlediğim günü sadece "bu mutluluk fazla bana." diye tarif edebilirim.

bunları bu kadar uzun niye yazdım? çünkü ben de filmi çok beğenmedim ama bu sebeplerde dolayı da çok mutluyum.

daha yeni oturup eleştirileri okudum, videoları izledim. ben galiba gerçekten farklı bir insanım. harry potter evreni konusunda hep genel düşüncelerin tersini düşünürüm, tersini severim hatta savunurum. o yüzden ben "potterhead"leri pek sevmem. bu filmi ben de beğenmedim ama herkesin eleştirmeyi geçip çıldırdığı noktalara ben "ee?" falan diyorum. şimdi spoilerlı uzun uzun yazayım.

****spoiler****

filmi beğenmeme sebeplerim;

-klasik bir indiana jones filmi havası olması. filmde sürüyle karakter ve olay var. hepsi çok üstünkörü geçiliyor ama hiç işimiz yokmuş gibi uzun aksiyon sahneleri var, newt'in tina'yı arayışı var falan. yani ne gerek var? öylesine bir film çekmiyorsunuz siz, önemli bir film çekiyorsunuz. başı çok güzel mesela çok önemli bir noktayı, grindelwald'un kaçışını anlatıyor. sonra gidiyor kaç dakika newt'in yardımcısının ona olan platonik aşkını anlatıyor. ya bize ne? ne işlevi var? onu anlatana kadar leta neden newt'i bırakıp abisine gitmiş? onu anlatın mesela.

-herkes gibi ben de karakterlerin birden derinleşmiş halinin yemek programlarında "bakın burada bir gece önceden hazır yapılmışı var." tadında önümüze serilmesinden aşırı rahatsız oldum. mesela ben tina'yı sevmiyorum (yine çoğunluğun aksine.) queenie'yi (yine çoğunluğun aksine) çok seviyorum. tina da mesela aşırı bir değişim yok çok klasik onu derinleştirmemelerini anlarım ama queenie öyle değil. evet queenie hem biraz saf hem biraz deli bir karakter. grindelwald'un tarafına geçmesi benim çook kafama yatıyor. bence kendi isteğiyle hür iradesiyle seçti. seçmesi için haklı sebepleri var belli ki. peki biz bunu gördük mü? hayır. sadece ne gördük? evlenmek isteyen ama jacob'ın isteksiz oluşundan mutsuz bir kadın. onun yerine "bir ailem olsun istiyorum." diyen queenie'nin sevdiği adamla arasına giren muggle yasaklarını, queenie'nin aile özlemini, büyücülerin mugglelara karşı sert davranışlarını, queenie'nin yalnızlığını anlatan birkaç sahne koysalardı belki max 10 dakika harcarlardı ama queenie karakteri çok önemli bir noktada olacaktı. zira kendisi çok yüksek ihtimalle fantastik canavarlar serisinin severus snape'i olacak ve bu derinliği hakediyor. sonra bazı aklıevveller çıkıp eleştiriyor. elalemin ağzına laf veriyorsun rowling, sana kırgınım.

- leta lestrange konusuna girmek dahi istemiyorum. leta karakterini çok sevdim ama karakter hakkında önemli noktalar resmen havada kaldı. newt'le aralarında ne oldu? ne oldu da gitti abisiyle nişanlandı? yani aşırı havada kaldı. ölümü de bence çok saçmaydı. intihardı resmen çok gereksizdi. orada grindelwald'ın newt'i ve theseus'u öldüreceğini sanmıyorum. grindelwald voldemort değil.

- grindelwal'un gözü de gözü! taktı herkes kafayı. az önce mösyö taha'nın da videosunu izledim. zaten laf aramızda (gizlinot: dedikodu time) bu çocuk iyi güzel de seri hakkında yorum yapmaya başladığı an ağzına kürekle vurasım geliyor. bence baya gereksiz düşünüyor. newt asasını kulağana koyunca asanın ucu büyümüş de ohaaa böyle bir şey mi yapılabiliyormuş ooovvv en ilginç sahne oymuş. manayk mısın ya? daha önce asanın gırtlağa konunca hoparlör olduğunu gördük e kulağa koyunca da dinleme cihazı oluyormuş işte. ee? yok efendim grindelwald'un gözüne ne olduğunu açıklamıyorlarmış da bu onu dehşete düşürüyormuş seneler önce çekilen filmlerde gözü normalmiş. ya seneler önce grindelwald öylesine bir karakterdi. evet, ben de gençliğinde gözleri normal olsa sonra bir kara büyü yüzünden gözü bu hale gelmiş olsa (ki gerçekten öyle bir şey başına gençliğinde gelmiş olacak belki) sevinirim ama adamlar sıfırdan bir kötü karakter yarattılar ve görünüşüne böyle bir dokunuş yapmak istemişler illa bunun için açıklama metni yayınlamak zorunda değiller. evet, bir eksiklik ama dehşetlik bir olay değil bence. daha büyük sorunlar varken buna takılmam. ee gözü değişikse değişik, karaktere bir şey katıyor mu? evet. sorun yok o zaman.

-ama kafayo takacağım nokta tabii ki mcgonagall. şimdi tepkilerden sonra asıl mvgonagall'ın ablası canım o falan demesinler sesini falan baya benzetmişler. tamam güzel nostaljik bir hava katmak istemişler filme ama bu serinin fanlarının manyak olduğunu ve bu ayrıntıya takılacaklarını tahmin etmemeleri komik.

-gelelim credence'n dumbledore oluşuna. öncelikle ben dumbledore olduğuna inanan yeryüzündeki tek insanım ve inanmamın çok basit bir sebebi var. gelin bana kulak verin :D beni bir dinleyin. şimdi albus dumbledore serinin geçtiği zamandaki en güçlü büyücü. bunun filmde d altı çiziliyor. grindelwald da kabul ediyor ve diyor ki "onu öldürebilecek biri yok. sadece crednce yapabilir." neden? gerçekten credence'n dumbledore'dan daha güçlü olduğuna inanabiliyor musunuz? bundan dolayı credence'a nefret tohumu ekelim, sen dumbledoresun diyelim hop gitsin öldürsün. yok artık. peki o zaman neden grindelwald bunu sadece credence'n yapabileceğini düşünüyor? çünkü dumbledore bir kere kardeş acısı yaşadı ve bu onu çok etkiledi. ikinci defa bir kardeşinin öldüğünü göremez. üstelik onu kendisi öldüremez. kendi kardeşini öldürmenin acısı ile yaşayamaz. dumbledore gibi güçlü, akıllı biri de credence'n gerçekten kardeşi olup olmadığını da çok iyi bilir. kimse onu kandıramaz. belki ben dumbledore'a çok güveniyorum orasına siz karar verin ama bence durum bu. credence gerçekten bir dumbledore ve albus bunu bildiği için daha ilk filmin başında newt'i amerikaya gönderiyor. newt ikinci filmde bunun altını çizdi fark ettiyseniz "sen gitmemi istedin." dedi. newt'i ısrarla grindelwaldla savaşsın diye dğeil crednce'ı korusun diye öne sürüyor. o da credence'n kardeşi olduğunu biliyor. dumbledore ailesine çook yakın olan grindelwald da bu gizli veya kayıp kardeşten haberdar ve bunu kullanıyor. aşırı mantıklı bence. çok normal ilk izlediğimde de bende böyle basit bir aydınlanma oldu be "hm vay be." dedim. rowlingcim, aşkım bak seni bir tek ben anlıyorum inşallah ben de yanlış anlamıyorumdur asdfadfg

e herkes bir tutturmuş ama babası azkabanda öldü. ya nereden biliyoruz? kayıtlara öyle geçmiş belki bu adam arada azkabandan kaçtı. bir şeyler oldu. belli ki olmuş. olamaz mı? mcgonagall'ın doğmadan önce hogwartsta görülmesi evet, aşırı mantıksız ama bu değil.

-hatta çıtayı bir tık yukarı çıkarıp beni tam bir manyak gibi görmenize sebep olayım asdfdadf credence'n dumbledore olması benim hoşuma gitti. şu an mesela credence'a ne olacağını çok merak ediyorum.

-grindelwald karakterini sevdim, birkaç sahnede bakın grindelwald ne kadar da kötü bir karakter diye gözümüze gözümüze sokulmasından ben de hoşlanmadım. grindelwald'un davası biraz daha derinleştirilebilirdi tabii ki. daha anlamlı hale gelebilecek bir dava çünkü voldemort gibi "hadi gelin hep birlikte kötü olup tüm dünyayı ele geçirelim." değil de daha siyasi bir savaş. özellikle insanların büyücüler dünyasını yıktığı, büyücüleri öldürdüğü görü sahneleri falan çok akıllıcaydı bence. keşke tek bir konuşmadan daha fazlasını görseydik.

-genç dumbledore benim için muazzamdı. beklediğimden de güzeldi. o fitilli kadife montlu fötr şapkalı dumbledore halini poster şeklinde bastırıp asasım var. ki gerçekten asıcam büyük ihtimalle. çıldırıyorum. asasına hele ölüyorum. şimdiye kadar sadece ama gerçekten sadece snape'n asasını çok sevmiştim ve sadece ona sahibim, bir de dumbledore'n gerçek asası. bayıldım bence mükemmel bir asa olmuş. böbreğimi falan verebilirim şu an onu almak için. türkiyede satıldığını gören bilen olursa bana haber versin lüüüütfen. sadece tek eksik bence büyük bir eksik, grindelwalda olan ilişkilerine girmesini beklemiyordum rowligin. bence bu ayrıntılar hep son filme kalacak ama dumbledore döneminin en güçlü büyücüsü. herkes ondan çekiniyor, onun gücünü konuşuyor. e peki biz ne gördük? hiçbir şey. dumbledore'n gücünü bize sözler dışında hissettiren bir şeyler de olsaydı keşke. çok mutlu olurdum.

-nicolas flamel ve nagini gibi süprizleri keşke fragmanlarda harcamasalardı. zira filmde üstüne hiçbir şey koyamadılar ve mis gibi fikirler ellerinde patladı. gerçekten patladı. ooo nagini inaaaanmıyorum diyen herkes "eee bu muymuş?" dedi. bu da tamamen yapımın hatası. ya sen yeni wizarding world filmi yapıyorsun fragmanla heyecan yaratmana gerek mi var? bırak insanlar filmde şaşırsın.

- çok büyü yapılmasına ben takılmadım çünkü filmdeki karakterlerin hepsi yetişkin ve güçlü büyücüler dolayısıyla iyi büyü yapıyorlar. rowling'in böyle düşündüğünü düşünüyorum. mesela dumbledore voldemort düellosunu düşünün orada da sadece asa hareket ettirerek çok güçlü büyüler yapılıyordu. bu da onun gibi bir şey.

-leta'ya yazdıkları geçmiş, kardeş öldürme hikayesi bence aşırı saçmaydı. o beni hayal kırıklığına uğrattı. jacob'a aşırı yer vermemeleri sevindirdi. yine her sahneden fırlasa sinirlenirdim ama queenie karakterine temel oluşturmak adına en azından seride bir işlevi var.

sonuç olarak rowling çok güzel düşünmüş ama beyaz perdeye aktaramamış. belki kitap şeklinde yazsa çok daha iyi bir bütün oluştururdu. olayların havada kalması değil geçiştirilmesi, altının boş bırakılması beni üzdü. havada kalsa diğer üç filmde bir şekilde cevaplanacak derdik mesela ama artık kim dönecek de leta lestrange anlatacak? geçti artık.

bol genç albus dumbledore'lu yeni filmlere diyelim artık. haftasonu gelse de bir daha izlesem ben de. bilinçli bir şekilde tekrar izleyince insan çok güzel ayrıntılar yakalıyor. buraya kadar okuyan var mı ya? youtuber tribi gibi oldu ama. bence bu yazdıklarımı kimse okumadı. olsun ben yine de buraya bırakayım. benim de bir fantastik canavarlar incelemem olmasın mı?

****spoiler****

not: heyecanla ve hızlı yazmaktan bir sürü anlatım bozukluğu yapmışım, kusura bakmayın.

20 kasım 22:38 20 kasım 23:19

14. Dün sinemadan sonra bende bazı şeyleri çok sorguladım. Ama 3 devam filmi daha olduğunu öğrenince akıllarda bırakılan soru işaretlerini yerinde buldum. Evet kabul çok karmaşıktı. Ama devam filmlerinde bütün puzzle parçaları yerine oturacaktır.

20 kasım 18:34

13. *spoiler uyarısı!*

Öncelikle Griendelwald'un suçları derken? Ortada pek suç göremedim ben. Adam bir stat dolusu insanı örgütleyip konuşma yapmak ve biraz karışıklığa sebep olmak dışında pek de bir şey yapmadı bence. Seherbazlar ve bakanlık daha saldırgandı yani.

Leta lestrange karakteri de o kadar özensizdi ki... Newt'le bağlantıları neydi tam olarak, ortada bir aşk üçgeni mi var, abisi nerede olaya karıştı? Bu sorulara cevap bulamadım. Yalnızca bir okul anısı ile geçiştirildi. Hadi neyse romantizm şurada kalsın, peki ölümü neydi öyle? Aniden ve nedenini anlayamadan şak diye ölüverdi gitti.

Yan karakterlerin genelinde bir sorun vardı bana göre. Bir derinlik yoktu yani. Flamel'i görmekteki amacımız neydi çözemedim mesela. Queenie bir anda griendelwald takipçisi oluverdi. Evlenemedi diye adamla ayak üstü kavga etti, kız kardeşine kaçtı ve onu bulamadı. Oturup ağlayıp, griendelwald'a katılmaya karar verdi.

Bir de odaklanma sorunu vardı. Griendelwald ile dumbledore, Newt mi, credence ve aile meselesi mi odak? Hangisini anlatacaklarını şaşırmışlar, bu yüzden de bir yarım kalmışlık var filmde.

Kısacası beni biraz üzdü bu film. Umarım üçüncü filmde bütün açıklar kapanır.

20 kasım 18:26 20 kasım 18:29


12. -Spoiler ihtimali olabilir ama çok da değil-

Harry potter serisine selam çakıp durmuşlar. Dumbledore ve grindelwald hariç Filmde harry potterla ortak ne varsa sadece potterhead’lerin hoşuna gitmesi içindi. Filmin konusuna akışına doğrudan bi faydası yoktu. Ha potterhead olarak hoşuma gitti mi bunları görmek evet gitti. Hogwarts’ın ilk göründüğü sahnede hedwig’s theme’i duymak mutlu ediciydi. Ama filmden tatmin oldum mu hayır.

-kesin spoiler-

Sanırım jk rowling bu dumbledore’u pek sevmiyor. Arkadaş bi karakterin üzerine bu kadar da gidilmez ki. Ya da insanların dumb’ı çok sevdiğini fark ettiği için onun üzerinden prim kasmaya çalışıyor. Ya serisini sevdiğim halde şu rowling popülisti çok sinirlerimi bozuyor. Lgbt akımı popüler oldu dumbledore eşcinseldi açıklaması yapıyor. Harry potter evrenine ait başka filmlere dumbledore’u sokup ona diğer seride hiiiiç adı geçmeyen kardeş falan türetiyor, yok neymiş kardeş düşmanıymış falan dedirtiyor. Kardeş bi düş yakasından artık dumbledore’un. Ne güzel derinlikli Bi karakterdi, seriyi bitirdin kapağı kapattın hala gündemde kalmak için prim kasmak için çeşitli özellikler yüklemesi yapmaya çalışıyorsun. Sen yazdın tamam ama yazdın bitti rahat bırak artık evreni de okuyucunun hayal gücüne saygın olsun. Zaten her zaman olaylardan uzak durup başkalarını çatışmaya attırdı dumbledore’a. Ne alaka ki newt scamander etliye sütlüye karışmaz, taraf bile tutmayan, konuşurken doğrudan insanların yüzüne bile bakamayan, asosyal ve börtü böcekleriyle kendi halinde mutlu bi insan evladıyken “Bunu sadece sen yapabilirsin niut” diyerek dönemin en karanlık büyücüsünün önüne atıyorsun onu? O kadar güçlü yetenekli seherbaz var ortalıkta, sevilen sözü geçen de birisin. Theseus biradere bile deseydi bunu daha mantıklı olurdu. İlk filmde ana karakterdi diye newti ve abdden gelen takımı zorla hikayeye dahil etmişler. Alakaları yok aslında. Nagini desen credence’ın yanında süs olsun diye var, bi de nagini ya işte hani film çıkmadan adı geçsin de merak edelim diye. Grindelin yanına ne işe yaradığı belirsiz bi vinda rosier koymuşlar evlere şenlik, bazıları kalkmış “bu serinin bellatrixi bu” falan diyorlar töbe töbe ya. Bence filmin güzellik ve moda ortalaması artsın diye süs olarak konmuş mimikleri de abartılı,tuhaf duran süs bi karakter. Efektleri falan evet güzeldi izlemesi zevkliydi ama konu bütünlüğü olsun karakterler olsun bana zorlama geldi sevemedim. Ama serde potterhead’lik var, diğer filmler de çıksın izlerim.

Not: hani nerede crimes of grindelwald? Ben bi suç göremedim de pek.

20 kasım 13:42 20 kasım 21:42

11. harry potter ile ilgili ne olsa izleyecek biri olarak pek de tatmin olamadığım film. yüzeysel ve sanki geçiş filmiymiş gibi bir izlenim bıraktı bende. yine de sevdim ama çok eksik vardı.

20 kasım 12:05

10. Yeni neslin Harry potter i. Ama bana gore asla o evreni tutmuyor. Tek iyi yani Johnny Depp in oynuyor olması. Adam efsane ve bu role çok yakıştı.( Duyduğuma gore karayip korsanlarında olmayacakmış. Jack yerine bir kadın gelecekmiş . Bu arada da Amber cadisinin da adama iftira attığı ortaya çıktı. ) ben internetten izledim. Çok onyargiliyim çünkü filme gidesim gelmiyor. jk rowling bu evrenin kurucusu ve ne yapsa tamam diyorlar. Ama orijinal karakterleri de bozması beni irite ediyor. Nagini mesela harry potterda bu özelliği hic geçmedi ya da newt karakteri kıyıda köşede bile yoktu harry kitaplarında. Madem dumbledore ile bu kadar iyi arkadaş o zaman harry potterda bi cümle dahi olsa geçmeliydi ki fantastik canavarlar serisinin bu kadar zorlama olusu batmasaydı. Jk rowling para kazanma uğruna bu evreni kullanabildigi kadar kullanıyor. Diğer kitapları tutmadı çünkü. Ama en azından uzaticam diye naginiye falan bu kadar abartı özellikler yüklemese ve orijinal halinde bıraksa. Bu yaptığı resmen hayal gücünü zorlamak oluyor. Harrypotter her şeyiyle yaraticiydi ama fantastik canavar serisi zorlama bir yaratıcılık ve bir deformasyona neden oluyor karakterler için. ikisi de güzel değildi fantastik canavarlar serisinin. Yani herkes aslında harry potter evrenini arıyor ama olmuyor iste eski tat. Oyuncular ne kadar iyi olursa olsun olmuyor. Kitap olmadığı için zaten derinlik yok. Bu seri de sanırım 5 bolum olacakmış. Belki çok iyiye de evrilir ama karakterler çok bozulacak gibi geliyor. Aslında jk kendi dünyasına para için ihanet ediyor. Film boş olduğu için söyleyecek bisey de yok daha fazla.

19 kasım 20:51

9. ---------------Spoiler----------------

Çoğu kişinin en şikayet ettiği şey filmde grindelwald'un gözle görünür büyük bir suçu olmadığı sanırım. Okuduğum en mantıklı teori beni gayet tatmin etti ve belki sizleri de eder diye düşünüyorum.

Filmin sonunda gördüğümüz üzere grindelwald credence'a bir dumbledore olduğunu ve dolayısıyla albus'un kardeşi olduğunu söyledi. Bu bakınca pek de mantıklı görünmüyor tarihleri biraz irdelersek. Baktığımız zaman credence maksimum 20'li yaşlarının sonunda görünüyor. Bildiğimiz gibi ariana dumbledore 1885 yılında doğmuş ve 6 yaşındayken muggle çocuklar tarafından saldırıya uğruyor. Bunun üzerine babaları Percival dumbledore o çocuklara saldırıyor ve bunun sonucu azkaban'a giriyor ve orada ölüyor. Bu olayın da 1891 yılında olduğunu varsayalım. Anneleri Kendra dumbledore ise 1899 yılında ariana'nın güçlerinin ortaya çıkması sonucu ölüyor. Credence'ın kendra'nın oğlu olup 1899 yılında doğması mümkün olabilirdi başka bir erkek ile ilişkisi sonucu ancak bu credence'ı bir dumbledore yapmazdı hepimizin bildiği gibi. Soy vasıtası ile dumbledore olduğunu Anka kuşunun ortaya çıkması ile anlıyoruz. Burada mantıklı olan credence'ın Percival ölmeden 1891 yılından önce doğması olabilir, ancak o zaman da yaş hesabı tutmuyor. Hadi diyelim 1890 yılında doğdu, o zaman filmde 37 yaşında olması gerekirdi. Hiç kimseye mantıklı gelmez sanırım credence'ın 37 yaşında olması çünkü daha önce de bahsettiğim gibi maksimum 20'li yaşlarının sonunda duruyor. Credence 1905 yılında evlat edinilmiş ve 5-6 yaşında olması mantıklı oluyor. Geriye kalan mantıklı tek sonuç credence'ın ariana'nın oğlu olması. Ariana 1899 yılında henüz 14 yaşındayken ölmüş ve 14 yaşındayken doğum yapmış olabilir. Bildiğimiz üzere credence evlat edinildiği kadın tarafından baskı ile büyümüş ve üzerinde oluşan baskı onun karanlık bir güce - obscurial'a sahip olmasına sebep oluyor. Daha önce Ariana'nın 6 yaşındayken saldırıya uğradığını söylemiştik, bu ariana'nın da sihir gücünü bastırdığını ve obscurial'a sahip olabileceğini gösteriyor - henüz J.K. Rowling tarafından kesinleştirilmedi. Grindelwald'un obscurial'a büyük bi hayranlık duyduğunu söyleyebiliriz, o kadar büyük bir güç ilgisini çekiyor haliyle. Ariana 14 yaşındayken büyük bir patlamaya ve annesinin ölümüne sebep oluyor demiştik - 6 yaşından sonra büyü kullanmayıp böyle büyük bir gücün açığa çıkması onun da obscurial olduğunu gösteriyor bence. Ariana'nın obscurial'a sahip olduğunu patlamadan önce farkeden grindelwald kendi soyundan gelen birisinin de bu güce sahip olacağını düşündüğü için ariana'ya tecavüz ediyor ve bu onun büyük suçu oluyor. Aslında obscurial aileden geçen bir şey degil ancak zavallı credence da baskı ile büyümesi sonucu aynı kadere sahip oluyor annesi ile. Ariana'nın çocuğu olması sebebiyle Anka kuşu kendisine geliyor. Peki grindelwald neden yalan söyledi ve albus'un kardeşi olduğunu söyledi? Filmin yine sonlarında görüldüğü üzere grindelwald ile albus arasında birbirlerine saldırmama üzerine bir kan bağı var. Bunu bozmadan albus'u öldürmenin tek yolu çok güçlü olan credence'ı albus üzerine sürmek olabilir. Bildiğimiz üzere albus'u öldürebilecek daha güçlü bir büyücü yok.

Sanırım çok uzattım ancak grindelwald'un gerçek suçu bu filmde değil de gelecek filmde açığa çıkacak diye düşünüyorum. Hatalarım olduysa affola, kendi teorilerinizi yazarsanız sizinkileri de okumak isterim.

19 kasım 19:59 19 kasım 20:01


8. İlk filmine çok büyük bir heyecanla gidip asla istediğimi bulamamıştım. Baya baya sıkmıştı. Harry Potter serisinin filmlerini izlerken sonu gelmesin isterdim oysa ki. Yeni film için yorumlar genel olarak kötü. Sinemanın 20 tl olduğu şu günlerde değmeyecek bir filme şans vermeyi düşünmüyorum.  Zaten beni hiç heyecanlandırmadı sinemaya gelişi. İnternete düştüğünde izlemeyi düşünüyorum boş bir vaktimde :*

19 kasım 16:04

7. Valla geçen hafta bohemian rhapsody e gittim (queen hayranıyım ancak fanatik değil). Geçen cumartesi de fantastic beasts e gittim (dehşet bir potterhead im). Şunu söyleyebilirim ki fantastic beasts e gideceğime bohemian rhapsody i bir daha bir daha ve bir daha sinemada izlerdim.

Bohemian rhapsody = k u s u r s u z. filmin içerisinde olduğunuzu hissettiren. başrol, oyunculuk yönetmenin başarısı her şeyiyle eşsiz.

fantastic beasts = amerikada geçtiğinden midir nedir ucuz amerikan aksiyonu bol bol SGİ özetle görsel show türk dizilerindeki saatlerce süren bakışmalar (en iğrenç tarafı buydu)

Sıfır derinlik, kitaplara hakaret. Rowling'i de kınamıyorum değil hani hepsinden haberi vardı.

Harry potter hayranları ne çıkarsak gelir düşüncesinde olduklarından e biz de gittiğimizden dolayı eminim çok izlenmiştir bu film ama kesinlikle hak etmemekte üzgünüm.

19 kasım 15:57

6. 3d izledim dün.

öncelikle film ne tamamen fantastik canavarlarla tam alakalı ne de grindelwald'ın suçları ile. ama harry potter ile büyümüş bir neslin önüne harry potter'ın suyunun suyunu koysan gider zaten. kendimden biliyorum.

****ccc spoiler geliyor****

belki üstümüzden bir at geçer. geçti de... görsellik şahaneydi(gizlinot: jude law dahil). sırf görsellik açısından bu kadar başarılı olduğu için bile gidilebilir.

ama senaryo ilk filme göre baya zayıf kalmış. leta lestrange karakterini hiç sevemedim. hani dumbledore, grindelwald hatta newt, jacob, tina-queenie karakterleri hakkında dünya kadar malzeme üretebilecekken neden yeni bir karakteri işleyip filmin sonunda harcama ihtiyacı duydular anlamadım. çok mu gerekliydi? dağ gibi credence var, nagini var. sadece onları işlediğin bir senaryo üretsen kaç film çıkar. zaten olayın özü büyülü yaratıklar değil mi? filmin adı "fantastik canavarlar" güya.

jacob gene çok şirindi. queenie seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım. lanet olsun sebebi neydi ki :(

bu arada hogwarts'ı görünce gözleri yaşarmayan bizden(gizlinot: potterhead) değildir.

****ccc spoiler gidiyor****

18 kasım 22:50 18 kasım 22:51