yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (3)
    • medya (0)

    3. Silikon, paraben, petrol türevi bileşenlere hayır; yalnızca Hindistan cevizi yağı, shea yağı, avokado yağı (gizlinot: Cart yağı curt yağı) derken şimdiye kadar çoğumuzun uzak durmaya çalıştığı petrolatum ve dimethicone'un bu yağların etkisini ne kadar arttırdığına defalarca şahit oluyorum. Normalde durulanarak kullanılması gereken ipek saç kremi, kuru saç uçlarıma durulanmayan krem olarak çok iyi geliyor. Bir zorunluluk halinden dolayı içinde envai çeşit paraben olan, ama avokado yağı da içeren yüz ve vücut losyonu cildimde hiçbir olumsuz etki yaratmadı. Ama bu demek değildir ki yüze sürülebilen her şeyi kullanabiliriz. Mesela ben karma ciltliyim ve cildimin biraz kuruduğu bir dönem excipial lipo'yu çok az miktarda süreyim dedim, bir hafta boyunca minik minik sivilcelerle uğraştım. Sls içermeyen temizleyicilere yöneldim, dalin'in içinde cocamidopropyl betaine var diye göz temizliğinde denedim. Göz altlarım kağıt gibi oldu, çoğu kişinin karşı çıktığı sabunlar da aynı etkiyi yaptı. Cilt temizliği için özel olarak üretilen ve ph değerinin de nispeten uygun olduğu sabunlar cidden cildimi germiyor ve kurutmuyor. Keza biraz kurutsa bile yukarıda saydığım içeriklere sahip ürünlere tamamen karşı çıkmak yerine biraz kumar oynamak faydalı olabilir. Ancak dediğim gibi herkesin cilt tipinin farklı olduğunu da göz önünde bulundurmak lazım.

    4 temmuz 18:42 4 temmuz 18:44

    2. üstteki süslümün yazdığı girdiye katılıyorum.

    Tamamen pazarlama üzerine doğal içerik cart bırt diyerek ürünlere neler neler koyuyorlar... hatta bir ara diy (do it yourself- evde kendin yap) olayı meşhurdu millet çılgınlar gibi yüzüne limon sürüp güneşe çıkıyordu. Yüzlerindeki güneş lekeleri noldu acaba sonra...

    Yıllarca yok bunun içeriğinde hiç kötü bir şey yok şu bu denen cilt bakım ürünlerini kullandım, bu korku manipülasyonuna yenilerek. Binlerce lira harcadım belki, döndüm dolaştım şimdi elimde neutrogena kremimle yüzüme sürdüğüm la roche posay temizleme jelimle 2 senedir geçmeyen sivilcelerimden kurtuldum. Ama bu doğal içerikçilere kalsa yüzüme daha sürmem gereken bir ton ürün vardı. Mineral yağ konusunda benim cildim fazla sebum üreten bir cilt olduğu için ben yağ bazlı hiçbir ürün kullanmıyorum, gidiyorum su bazlı nemlendirici alıyorum. Drug-store ve eczane ürünlerinin yeterince işini yapabildiğini düşünüyorum, bu marketing algısına kapılıp boşa para harcamayın derim...

    4 temmuz 18:21

    1. korku tüccarlığı diyebiliriz bu ingilizce deyimin açıklamasına.

    cilt bakımında maalesef çok yaygın.

    yıllarca sülfatlardan silikonlardan mineral yağlardan, yani cilt bakımında hedefine en uygun, sağlıklı olduğu en araştırılmış, işlerini en iyi yapan ve en ucuz olan içeriklerden kaçınmayı dikte eden nice mesnetsiz yaygaraya artık kulak tıkama vakti geldi bence.

    sülfattan kaçındık, sülfatsız ürünler alacağız diye sülfat kadar araştırılmamış içeriklerden oluşan temizleyiciler kullandık. sonuç, iyi formüle edilmemiş ürünler cildi yine kurutuyor, bariyeri yine yok ediyor.

    silikondan yıllarca kaçıldı, artık çok iyi nemlendirdiği ortada.

    mineral yağ'ın sivilce yapmadığını artık söylemeyen doktor kalmadı.

    güney kore menşeili eğilimlere her geçen gün daha şüpheyle yaklaşıyorum.

    mineral yağ / silikon / sülfat içermeyen, içermediği için de katıyla pahalı olan ürünler yerine daha uygun fiyatlı nemlendiriciler temizleyiciler kullanıp, o parayı bariyer onardığı kanıtlanan, anti aging etkisi kanıtlanan seramitli peptitli retinollü ürünlere harcamak çok daha mantıklı.

    3 temmuz 13:20


    ilginizi çekebilecek benzer başlıklar