sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (5)
  • medya (0)

1. Sadece erkeklerde değil, kadınlarda da var bu durum. Erkekler ve kadınlar olarak ayrı ayrı inceleyeceğim. 

Erkeklerden başlayalım. sadece Türkiye’de değil, dünyanın herhangi bir yerinde bir erkeğe feminist olduğunuzu söylediğiniz anla, dalga geçmeye başlaması arasında milisaniyeler var. bunun 2 sebebi var bence. Kadınları kendilerine denk görmemeleri ve feminizm’i erkek nefreti sanan kadınların feminizm konusunda tüm dünyada yarattığı algı. Türkiye’de biz çocuklar duymasın izleyerek büyüyen bir nesildik ve o dizide bacak kadar velet bile ablasına “feminist”i bir hakaret olarak kullanıyordu. erkeklerin EGOları ve gururları genel olarak oldukça hassas.

Yurtdışında psikanaliz doktorasını yapan bir arkadaşım bir araştırma yapmıştı mesela, konusu çok basit. 

“şirket yöneticisi bir kadınla mı birlikte olmayı tercih edersiniz, yoksa bir mankenle mi?” ezici bir çoğunluk oyunu mankenden yana kullanmıştı. çünkü manken, erkeklerin gözünde olması gereken kadın. makyajlı, tüm işi yediklerine dikkat etmek, bakımlı olmak ve spor yapmak, iş hayatında yönetici pozisyonundaki bir kadın kadar güç sahibi değil. ve ekmeğini vücudundan kazanıyor, erkeklerin kadınları metalaştırması hakkında konuşmayacağım, çünkü görünen köy kılavuz istememekte. bu araştırmanın sonucunda varılan nokta şuydu, erkekler tuttuğunu koparan kadınlardan değil, narin, çiçek böcek, saç baş yaptırsın, tek taş derdine düşsün kafasındaki kadınlarla olmak istiyor. bunu direkt zengin iş adamlarının yanındaki kadınlara bakarak görebilirsiniz. ne herhangi bir aktivistlik, ne herhangi bir kariyer hevesi. güzel, zengin ve bakımlı. Bitti. Erkek dominantlık anlamında ilişkide kendisine rakip çıksın istemiyor, kendine güveni öyle narin, öyle kırılgan yani, kıyamam. :) şimdi, bu adam bir feministle ilişki kurarsa istediği itaat ve sadakati bulamayacak, çünkü karşısındaki kadın, kendisinden talep edilenleri er kişiden de bekleyecek.

Kadınlara geliyoruz, yukarıda bahsettiğim durumun, kendini feminist zanneden ve erkekleri köle olarak gören ruh hastası kadınlarla da alakası var. meramını doğru düzgün açıklanamayan, feminizm’in kadının dominantlığı değil, kadın-erkek eşitliği olduğunu daha kendisi bilmeyen sözde feminist, kime neyi anlatsın zaten. Türkiye’de değil ama yurtdışında “tecavüz” kelimesini yerli yersiz kullanan çok fazla “feminist” kadın görüyorum sosyal medyada. Onlarda bu çok hassas bir konu ve bu tarz feminaziler her tartışmada “haklarıma tecavüz ettin, inancıma tecavüz ettin” gibi salak argümanlarda kullanıp tecavüz olgusunun altını boşaltıyorlar. erkeklere kendimi beğendirmek gibi bir kaygım yok diyip kıllarını salıyorlar, geneli aşırı kilolu vs. bunun kendini erkeğe beğendirme çabası değil, kişisel vücut bakımı ve sağlık olduğunu anlayamayacak kadar gözleri kararmış. Her fırsatta gerek fiziken gerek sözlü olarak, erkeklere saldırıyorlar. bir hata yapsa ve bu yüzüne söylense “kadın olduğum için ayrımcılık yapıyorsunuz!!!” Noktasına geliyor, ki yurtdışındaki şirketler bu konuda çok hassaslar, insan kaynakları departmanları deli gibi çalışıyor ama bu şikayetler hatalarını kabul etmeyen bu feminazilerden o kadar fazla geliyor ki, artık “ayrımcılığın” da altı boşaltılıyor yavaş yavaş. Erkekler de Dolayısıyla dalga geçiyor. 

Türkiye’de toplum ve sosyolojik yapıya bakarsak “feminazi”liğin çok fazla işlemeyeceği görebiliyoruz. Çünkü elin memleketinde kadınlar erkek çalışanlarla aynı maaşı almak için protestolar yaparken, biz penisiyle düşünen ortadoğulu erkekler arasında yaşadığımızdan “lütfen bize tecavüz etmeyin. Tecavüz yanlıştır. Lütfen bizi öldürmeyin.” Gibi söylemlerde bulunabiliyoruz, eşit maaş ve sosyal eşitlik isteme noktasına gelmemiz için Türkiye’de davullu zurnalı bir rönesans olmalı diye düşünüyorum açıkçası. Türkiye’de kadınların istediği eşitlik istediğini giyebilmek ve taciz yememek, yahut bir kadının cinsel özgürlüğe sahip olması gibi aslında çok temel insan haklarıyken bile, Türkiye’deki barzo erkeklerden hakaret amaçlı “feminist” damgası yiyebiliyoruz. bunun sebebi de, ataerkilliğin ağzına sıçan bir coğrafyada yaşıyor olmamız. Avrupa ve amerika’daki Erkek kendini ne kadar dominant görüyorsa, bizim erkeğimiz onun 1 milyon katı dominant sanıyor kendini. halbuki “tecavüz etme” diyorum sana, “öldürme” diyorum. sen önündekine hakim olmayı öğrendikten sonra benim ne giydiğimin ne önemi var? 

Bir de son dönemde vajinasıyla gurur duyan kadınlar türedi. Yahu hepimizde var. Biz erkeklerdeki “pırlanta çüklü oğluşum” algısını yıkmaya çalışırken bir de sizin vajinanızla mı uğraşacağız?!

instagramdaki bir kaç feminist sayfada fotoğraflar görüyorum habire, külot giymiş bir kadın fotoğrafı, külodun üstünde “power” yazıyor. Pardon bacım da sen gücünü vajinandan mı alıyorsun? seni sen yapan vajinan mı, yoksa beynin mi? sen üstünde power yazan külot giydiğinde tam da erkeklerin dediği şey oluyor. senin güçlü yerin vajinansa, etrafındakilerin üzerinde bunu kullanarak bir etki bırakıyorsun demektir, kadınlık organını neredeyse bir manipülasyon aracı gibi göstermektir, nitekim bu da erkeklerin tam olarak yaptığı şey senelerdir. Seni insan yerine koymadan, vajinadan ibaret olarak görmek. Sen kendini öyle görüyorsan zaten...

Bazı “feministler” olayı “kuku çok tatlı birisi” seviyesine indiriyorlar, feminist olarak ben dalga geçiyorum, erkekler nasıl geçmesin?!

Sözün özü, çözüm bilmediğin şeyi savunmamaktan geçiyor. sen feminizmi iyi bilirsen, iyi savunursun. iyi savunursan da derdini karşıya daha iyi anlatır, belki onu bile feminist yaparsın. karşındakine içi boş silahla gideceğine, elin boş git, en azından rezil olmazsın. 

Yalnız amma çok vajina dedim. 

(yazar: idareedemem) uktesi. 

12 ekim 2017 19:43 12 ekim 2017 21:10

2. Sebebi kendilerinin türevleri ve toplum olan kesimdir.

Şuan feminizm denince herkesten duyduğum ilk şey 'bayan değil kadin'sözü çünkü bunu yerli yersiz kullanan çok. Sen 'bayan değil kadin' diyene kadar eşitlikten falan bahsetsen insanlar belki bir iki kalip düşünceden sıyrılır ama daha kadını insandan görmeyen kişilere 'bayan' dememeyi öğretmeye çalışıyorsun.

Kadınların daha çok ikinci plana atilmasi sonucu feminizm de daha çok dile getirilen taraf olduğunu bilmeyip'kadın üstündür'diye gezenler var.

'Feminizm mi?o zaman kadın için bu,adindan belli.'diyen düz mantik insanlar var.

Ayrıca feminizmi savunanlarin en büyük sorunun kadınların hakkini savunmaktan erkekleri ikinci plana atmalari olduğunu düşünüyorum.Mesela erkeklerde tecavuze,tacize ugruyor.Ugramiyor mu?hem de üstüne boyle bir şey yasadigini söyleyen erkeğe inanilmiyor bile ama bu tarz olaylara tepki verildigini çok nadir görüyorum.İlla var tepki veren ama az.Şunu dengeleyebilsek çok daha etkin olur bu tür düşünce sistemleri.

13 ekim 2017 18:43

3. inanılmaz. feminizm eşitlik tamam da bi yandan da kadının neyi ne için yaptığını sorgulamadan onu rahat rahat yapabilmesi için vardır. kıl almamayı, "fazla" kiloları falan karıştırmaya gerek yoktu. kişisel vücut bakımı denilen şey sadece kadınlardan bekleniyorsa o kişisel vücut bakımı değildir, direkt dayatmadır. ya da sağlıksa sokaktaki insanlara nasıl lütfen abur cubur yeme demiyorsak ki dememeliyiz çünkü bize ne, kadınların da ne sebeple olursa olsun kilosunu dilimize dolayamayız.

14 ekim 2017 18:36


4. Ben bunun biraz da feminizmin “moda” olmasına bağlıyorum. Kadın haklarını savunan herkes kendine feminist demeye başladı. Oysaki feminizmin altını dolduracak bir bilgiden muhtaç, ideolojisini bilmeyecek kadar hakkında bir gram bir şey okuyup araştırmamış çoğu kişi. 

Burada da “ben de feministim ama...” ile başlayan “...ama erkek yüzüğü alacak, erkek hesabı ödeyecek” vs gibi şeyler görüyorum. Bacım feministim diyorsun ama erkeğin neden bunları yapacak edecek hissettiğini anlayamayacak kadar durumun üstünde düşünmemişsin. Maalesef ataerkilliğin üstümüzde ne kadar derinden bir baskı kurduğunu çoğumuz farkedemiyoruz.

Niye kişiye bir statü kazandırıyor gibi bastıra bastıra ben feministim diye geziliyor ben onu anlayamıyorum açıkçası. Feminist olabilirsiniz, ne güzel, ama bunu bırakın insanlar düşüncelerinizde görsün, hareketlerinizde  görsün. Ben de fotoğrafçıyım o zaman ama değilim işte sırf fotoğraf çekiyorum ve kendime fotoğrafçı dedim diye de olmuyorum.

Brnce iş birazcık kadının farklı bir yönde ayrıştırılmasına dönmeye başladı. En basitinden insanlar düşüncelerini ‘ben bir kadın olarak...’ cümleleriyle ifade ediyor. Sen bir kadından önce bir insansın ve feminizmin temel düşüncesi de bu. Bir erkeğin ben bir erkek olarak diye söze başladığını hiç görmedim mesela. Böyle böyle kendi kendimizi ayrıştırıyoruz. Bana da bu tutum, Sümeyye Erdoğan’ın sözde feminizm konuşması gibi geliyor. İlk yazarın yazdıklarıyla ilgili de şunları düşünüyorum nacizane. Genel olarak yazdıklarınıza katılmak ile birlikte bence bahsettiğiniz araştırma çok yüzeysel ve bana pek anlam ifade etmeyen bir araştırma. Mesela benim erkek arkadaşım gerçekten kendini feminist olarak tanımlamaz ama çok feminist bir adamdır, bu soruyu ona sorsalar manken diyebilirdi çünkü beyaz yakalı kesim ona modern köleliğin vücut bulmuş hali gibi geliyor. Kaldı ki kendi parasını kendi kazanan çok güçlü ve başarılı olan bir manken/model olamaz yargısı yaratılmış gibi geldi ki bence bunun meslekle bi alakası yok.

Bir de kıl mevzusuna değinmek istiyorum. Kıl bırakma mevzusunun tam anlamıyla kişisel bakımla ilintili olduğunu düşünmüyorum. Mesela kol kılını, bacak kılını bırakan bir kadın neden bakımlı olmuyor, bir erkeğin kol bacak kıllarını alması gerektiğini hissettiğini ya da onu öyle kimsenin bakımsız gördüğünü düşünmüyorum. Bu tamamıyla yukarıda bahsettiğiniz kadının çiçek gibi olması gerektiği algısı yüzünden. 

19 ekim 2017 12:37

5. feyza altun diycem ama onun ki yanlış anlamak değil para kazanmak için feminizmi kullanmak. aman neyse bu kadını başka başlıkta eleştiririz. feminizmi yanlış anlayan kesimin başında zihinlerinde bir “özgür kadın” portresi çizen ve bu portreye uymayan bütün kadınları da “özgürleştirilmesi gereken” kadınlar olarak görenlerdir. mesela bu gruba göre;

- kadın çalışmalı asla eşine maddi olarak muhtaç olmamalıdır. eğer kadın çalışmıyorsa ve ev hanımıysa vay haline. tabiki kadın eğer ki hayatındaki erkeğin baskısı yüzünden çalışamıyorsa ayrı mesele ama onun dışında sana ne kardeşim çalışıyor mu çalışmıyor mu? belki koca çalışıyor karısına bakıyor belki karısı çalışıyor kocasına bakıyor her türlü şey olabilir. maddi zorunluluklar dışında kişisel bir tercihtir çalışmak bunu bir türlü idrak edemiyorlar. 

- kadınları kadınlıklarını ön plana çıkarmakla suçlayanlar. emma watson böyle bir linç yemişti neymiş kız dekolte giymiş de nasıl feminist olurmuş? kokain falan mı kullanıp böyle cümleler kuruyorsunuz arkadaşlar? feminizm kadın istediği gibi davranabilsin diye ortaya çıktı. evet kadınım ve memem var. istersem dekolte giyerim istersem boya kutusuna düşmüş gibi makyaj yaparım yahu size ne?

- aklıma gelen son grupta kadının cinsel özgürlüğüyle kafayı bozanlar. şimdi ben bir kadın olarak özgürüm istersem cinselliği evlilikte yaşarım, istersem evliliği beklemem güvendiğim sevdiğim bir adamla yaşarım, istersem her hafta 10 kişiyle beraber olurum, istersem de kimseyle olmam kurur giderim. feminizm de bu değil mi yahu özgürlük. adı üzerinde öz gür lük. ama bu gruba göre “aaa sen hala bakire misin??! kaç yaşındasın 18i de geçmişsin?! aaa sen bu ülkedeki baskıcı anlayışın esiri olmuşsun!!” size ne ya hadsizler. 

20 ekim 2017 00:22